# Vav-Kef-Lam — وكل (wkl)

> Kur'an'da 70 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/wkl

- **Anlam:** Güvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.
- **Türevleri:** تَوَكَّلْ (40) · مُتَوَكِّلُون (4) · وُكِّلَ (2) · وَكِيل (24)

## Geçtiği ayetler

### 3. Ali İmran suresi 122. ayet

- **Geçtiği form:** فَلْيَتَوَكَّلِ — felyetevekkeli · "dayansınlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اِذْ هَمَّتْ طَٓائِفَتَانِ مِنْكُمْ اَنْ تَفْشَلَاۙ وَاللّٰهُ وَلِيُّهُمَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

İz hemmet taifetani minkum en tefşela vallahu veliyyuhuma ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

Hani! İçinizden iki grup korkuya kapılıp, geri çekilmeye yeltenmişti. Halbuki Allah, onların velisiydi. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/122-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 159. ayet

- **Geçtiği form:** فَتَوَكَّلْ — fetevekkel · "dayan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْاَمْرِۚ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّل۪ينَ

Fe bima rahmetin minallahi linte lehum, ve lev kunte fazzan galizal kalbi lenfaddu min havlik, fa'fu anhum vestagfir lehum ve şavirhum fil emr, fe iza azamte fe tevekkel alallah, innallahe yuhibbul mutevekkilin.

Allah'tan gelen rahmet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli biri olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet. Onlar için bağışlanma dile. Yapacağın işlerde onlara danış. Karar verdikten sonra da artık Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/159-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 159. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُتَوَكِّلِينَ — l-mutevekkiline · "kendine dayanıp güvenenleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · tefa'ul kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْاَمْرِۚ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّل۪ينَ

Fe bima rahmetin minallahi linte lehum, ve lev kunte fazzan galizal kalbi lenfaddu min havlik, fa'fu anhum vestagfir lehum ve şavirhum fil emr, fe iza azamte fe tevekkel alallah, innallahe yuhibbul mutevekkilin.

Allah'tan gelen rahmet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli biri olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet. Onlar için bağışlanma dile. Yapacağın işlerde onlara danış. Karar verdikten sonra da artık Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/159-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 160. ayet

- **Geçtiği form:** فَلْيَتَوَكَّلِ — felyetevekkeli · "dayansınlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اِنْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْۚ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذ۪ي يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

İn yansurkumullahu fe la galibe lekum, ve in yahzulkum fe menzellezi yansurukum min ba'dih, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

Eğer Allah, size yardım ederse hiç kimse size güç yetiremez. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/160-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 173. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْوَكِيلُ — l-vekilu · "vekildir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَاناًۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ

Ellezine kale lehumun nasu innen nase kad cemeu lekum fahşevhum fe zadehum imana, ve kalu hasbunallahu ve ni'mel vekil.

"İnsanlar size karşı toplandılar, onlara derin saygı duyun." diyenlerin sözleri, onların imanlarını daha da artırdı: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir." dediler.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/173-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَوَكَّلْ — ve teve kkel · "ve dayan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَيَقُولُونَ طَاعَةٌۘ فَاِذَا بَرَزُوا مِنْ عِنْدِكَ بَيَّتَ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ غَيْرَ الَّذ۪ي تَقُولُۜ وَاللّٰهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَۚ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً

Ve yekulune taatun, fe iza berazu min indike beyyete taifetun minhum gayrallezi tekul. Vallahu yektubu ma yubeyyitun, fe a'rıd anhum ve tevekkel alallah. Ve kefa billahi vekila.

Sana, itaat ettiklerini söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan, senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah'a dayan, vekil olarak Allah sana yeter.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/81-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًا — vekilen · "vekil olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَيَقُولُونَ طَاعَةٌۘ فَاِذَا بَرَزُوا مِنْ عِنْدِكَ بَيَّتَ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ غَيْرَ الَّذ۪ي تَقُولُۜ وَاللّٰهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَۚ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً

Ve yekulune taatun, fe iza berazu min indike beyyete taifetun minhum gayrallezi tekul. Vallahu yektubu ma yubeyyitun, fe a'rıd anhum ve tevekkel alallah. Ve kefa billahi vekila.

Sana, itaat ettiklerini söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan, senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah'a dayan, vekil olarak Allah sana yeter.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/81-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 109. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًۭا — vekilen · "vekil"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ جَادَلْتُمْ عَنْهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فَمَنْ يُجَادِلُ اللّٰهَ عَنْهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَمْ مَنْ يَكُونُ عَلَيْهِمْ وَك۪يلاً

Ha entum haulai cadeltum anhum fil hayatid dunya fe men yucadilullahe anhum yevmel kıyameti em men yekunu aleyhim vekila.

Diyelim ki bu dünya hayatında onları savundunuz, peki ya kıyamet günü, Allah'a karşı onları kim savunacak veya onlara kim vekil olacak?

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/109-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 132. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًا — vekilen · "vekil olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً

Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard. Ve kefa billahi vekila.

Göklerde ve yerde olan her şey, yalnızca Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/132-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 171. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًۭا — vekilen · "vekil olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ وَلَا تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ اِنَّمَا الْمَس۪يحُ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّٰهِ وَكَلِمَتُهُۚ اَلْقٰيهَٓا اِلٰى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِنْهُۘ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَلَا تَقُولُوا ثَلٰثَةٌۜ اِنْتَهُوا خَيْراً لَكُمْۜ اِنَّمَا اللّٰهُ اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ سُبْحَانَهُٓ اَنْ يَكُونَ لَهُ وَلَدٌۢ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً۟

Ya ehlel kitabi la taglu fi dinikum ve la tekulu alallahi illal hakk. İnnemal mesihu isabnu meryeme resulullahi ve kelimetuhu.  Elkaha ila meryeme ve ruhun minhu, fe aminu billahi ve rusulihi, ve la tekulu selaseh. İntehu hayran lekum. İnnemallahu ilahun vahid. Subhanehu en yekune lehu veled, lehu ma fis semavati ve ma fil ard. Ve kefa billahi vekila.

Ey Kitap Ehli! Dininiz hakkında haddi aşmayın. Allah hakkında, gerçek olandan başka bir şey söylemeyin. Allah'ın Resulü İsa Mesih, Meryem'in oğludur. Ve o, Allah'ın Meryem'e attığı kelime ve Kendisinden bir ruhtur. O halde Allah'a ve Resullerine iman edin. Ve "Üçtür." demeyin. Buna son verin. Bu, sizin için hayırlı olandır. Kuşkusuz Allah, tek bir ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/171-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** فَلْيَتَوَكَّلِ — felyetevekkeli · "dayansınlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ۟

Ya eyyuhellezine amenuzkuru ni'metallahi aleykum iz hemme kavmun en yebsutu ileykum eydiyehum fe keffe eydiyehum ankum, vettekullah ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

Ey İman Edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/11-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** فَتَوَكَّلُوٓا۟ — fetevekkelu · "dayanın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

قَالَ رَجُلَانِ مِنَ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمَا ادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَۚ فَاِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَاِنَّكُمْ غَالِبُونَ وَعَلَى اللّٰهِ فَتَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Kale raculani minellezine yehafune en'amallahu aleyhim edhulu aleyhimul bab, fe iza dehaltumuhu fe innekum galibune ve alallahi fe tevekkelu in kuntum mu'minin.

Korkanların içinden, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: "Onların üzerine bildik kapıdan girin. Eğer oraya girerseniz, o zaman galip gelirsiniz. Eğer iman edenlerseniz, Allah'a tevekkül edin."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/23-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** بِوَكِيلٍۢ — bivekilin · "vekil"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَكَذَّبَ بِه۪ قَوْمُكَ وَهُوَ الْحَقُّۜ قُلْ لَسْتُ عَلَيْكُمْ بِوَك۪يلٍۜ

Ve kezzebe bihi kavmuke ve huvel hakk,kul lestu aleykum bi vekil.

O hakikat olduğu halde halkın onu yalanladı. "Ben üzerinize vekil değilim." de.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/66-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** وَكَّلْنَا — vekkelna · "biz vekil bırakmışızdır"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَۚ فَاِنْ يَكْفُرْ بِهَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْماً لَيْسُوا بِهَا بِكَافِر۪ينَ

Ulaikellezine ateynahumul kitabe vel hukme ven nubuvveh, fe in yekfur biha haulai fe kad vekkelna biha kavmen leysu biha bi kafirin.

İşte bunlar, kendilerine Kitap, Hüküm ve Nubuvvet verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar, bunları küfrederlerse yerlerine bunları küfretmeyecek bir halkı vekil etmişizdir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/89-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلٌۭ — vekilun · "vekildir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ فَاعْبُدُوهُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ

Zalikumullahu rabbukum, la ilahe illa huve, haliku kulli şey'in fa'buduh,ve huve ala kulli şey'in vekil.

İşte Rabb'iniz Allah budur; O'ndan başka ilah yoktur. O, her şeyi yaratandır. O halde O'na kulluk edin. O, Her Şeye Vekil'dir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/102-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 107. ayet

- **Geçtiği form:** بِوَكِيلٍۢ — bivekilin · "vekil"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكُواۜ وَمَا جَعَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظاًۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ

Ve lev şaallahu ma eşreku, ve ma cealnake aleyhim hafiza, ve ma ente aleyhim bi vekil.

Eğer Allah dileseydi, onlar Müşrik olmazlardı. Seni onların üzerine koruyucu yapmadık. Ve Sen onların vekili de değilsin.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/107-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلْنَا ۚ — tevekkelna · "dayanmışız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

قَدِ افْتَرَيْنَا عَلَى اللّٰهِ كَذِباً اِنْ عُدْنَا ف۪ي مِلَّتِكُمْ بَعْدَ اِذْ نَجّٰينَا اللّٰهُ مِنْهَاۜ وَمَا يَكُونُ لَـنَٓا اَنْ نَعُودَ ف۪يهَٓا اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّنَاۜ وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَيْءٍ عِلْماًۜ عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَاۜ رَبَّـنَا افْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِالْحَقِّ وَاَنْتَ خَيْرُ الْفَاتِح۪ينَ

Kadiftereyna alallahi keziben in udna fi milletikum ba'de iz necceynallahu minha, ve ma yekunu lena en neude fiha illa en yeşaallahu rabbuna, vesia rabbuna kulle şey'in ilmen, alallahi tevekkelna, rabbeneftah beynena ve beyne kavmina bil hakkı ve ente hayrul fatihin.

"O, bizi ondan kurtardıktan sonra, eğer tekrar sizin milletinize dönersek, Allah'a karşı yalan yere iftira etmiş oluruz. Rabb'imiz Allah dilemedikçe bizim ona dönmemiz olacak şey değildir. Rabb'imizin bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Biz, yalnızca Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabb'imiz! Bizimle halkımız arasında gerçeği ortaya çıkar. Sen, gerçeği ortaya çıkaranların en hayırlısısın."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/89-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَوَكَّلُونَ — yetevekkelune · "tevekkül ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ اٰيَاتُهُ زَادَتْهُمْ ا۪يمَاناً وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ

İnnemel mu'minunellezine iza zukirallahu vecilet kulubuhum ve iza tuliyet aleyhim ayatuhu zadethum imanen ve ala rabbihim yetevekkelun.

Gerçekten Mü'minler o kimselerdir ki: Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, onlara Allah'ın ayetleri okunduğunda bu imanlarını artırır ve yalnızca Rabb'lerine tevekkül ederler.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/2-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَوَكَّلْ — yetevekkel · "dayanırsa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ غَرَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ د۪ينُهُمْۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ

İz yekulul munafikune vellezine fi kulubihim maradun garrehaulai dinuhum, ve men yetevekkel alallahi fe innallahe azizun hakim.

Münafıklar, o kalplerinde hastalık bulunanlar: "Bunları, dinleri aldatmış." diyorlardı. Oysa kim Allah'a tevekkül ederse Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/49-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَوَكَّلْ — ve teve kkel · "ve dayan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَاِنْ جَنَحُوا لِلسَّلْمِ فَاجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

Ve in cenehu lis selmi fecnah leha ve tevekkel alallah, innehu huves semiul alim.

Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/61-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** فَلْيَتَوَكَّلِ — felyetevekkeli · "dayansınlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

قُلْ لَنْ يُص۪يبَنَٓا اِلَّا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَنَاۚ هُوَ مَوْلٰينَاۚ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

Kul len yusibena illa ma keteballahu lena, huve mevlana, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize erişmez. O, bizim Mevla'mızdır. Öyleyse, Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/51-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 129. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلْتُ ۖ — tevekkeltu · "dayandım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ  لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ

Fe in tevellev fe kul hasbiyallah, la ilahe illa huv, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azim.

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim. O, Büyük Arş'ın Rabb'idir."

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/129-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلْتُ — tevekkeltu · "güvendim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ نُوحٍۢ اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُمْ مَقَام۪ي وَتَذْك۪ير۪ي بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَعَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْتُ فَاَجْمِعُٓوا اَمْرَكُمْ وَشُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُنْ اَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ اقْضُٓوا اِلَيَّ وَلَا تُنْظِرُونِ

Vetlu aleyhim nebe'e nuh, iz kale li kavmihi ya kavmi in kane kebure aleykum makami ve tezkiri bi ayatillahi fe alallahi tevekkeltu fe ecmiu emrekum ve şurekaekum summe la yekun emrukum aleykum gummeten summakdu ileyye ve la tunzirun.

Onlara, Nuh'un haberini anlat. Hani o halkına: "Ey halkım! Eğer aranızda durmam ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, bilin ki ben yalnızca Allah'a güveniyorum. Öyleyse yapacağınızı yapmak için şirk koştuklarınızla toplanıp karar verin. Sonra ne yapacaksanız yapın. Sonra bana fırsat vermeden aldığınız kararı hemen uygulayın!" demişti.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/71-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 84. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلُوٓا۟ — tevekkelu · "güvenin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَقَالَ مُوسٰى يَا قَوْمِ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ فَعَلَيْهِ تَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُسْلِم۪ينَ

Ve kale musa ya kavmi in kuntum amentum billahi fe aleyhi tevekkelu in kuntum muslimin.

Musa dedi ki: "Ey halkım! Eğer Allah'a iman etmişseniz ve O'na teslim olmuşsanız, o halde O'na tevekkül edin."

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/84-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 85. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلْنَا — tevekkelna · "güvendik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

فَقَالُوا عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَاۚ رَبَّـنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ

Fe kalu alallahi tevekkelna, rabbena la tec'alna fitneten lil kavmiz zalimin.

Dediler ki: "Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabb'imiz! Bizi zalim halk için bir fitne yapma."

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/85-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 108. ayet

- **Geçtiği form:** بِوَكِيلٍۢ — bivekilin · "bir vekil"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْۚ  فَمَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِوَك۪يلٍۜ

Kul ya eyyuhen nasu kad caekumul hakku min rabbikum, fe men ihteda fe innema yehtedi li nefsih, ve men dalle fe innema yadıllu aleyha, ve ma ene aleykum bi vekil.

De ki: "Ey insanlar, işte Rabb'inizden size Hakk geldi. Doğru yolu kabul eden, kendisi için kabul etmiş olur. Sapkınlık eden de kendi aleyhine sapmış olur. Ve ben sizin vekiliniz değilim."

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/108-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلٌ — vekilun · "vekildir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

فَلَعَلَّكَ تَارِكٌ بَعْضَ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ وَضَٓائِقٌ بِه۪ صَدْرُكَ اَنْ يَقُولُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ جَٓاءَ مَعَهُ مَلَكٌۜ اِنَّـمَٓا اَنْتَ نَذ۪يرٌۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌۜ

Fe lealleke tarikun ba'da ma yuha ileyke ve daikun bihi sadruke en yekulu lev la unzile aleyhi kenzun ev cae meahu melek, innema ente nezir, vallahu ala kulli şey'in vekil.

O halde sen, "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla bir melek gelmeli değil miydi?" dedikleri için göğsün daralıp; sana vahyolunanın bir kısmını tebliğ etmekten vaz mı geçeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/12-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلْتُ — tevekkeltu · "güvendim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

اِنّ۪ي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ رَبّ۪ي وَرَبِّكُمْۜ مَا مِنْ دَٓابَّةٍ اِلَّا هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَتِهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

İnni tevekkeltu alallahi rabbi ve rabbikum, ma min dabbetin illa huve ahızun bi nasıyetiha, inne rabbi ala sıratın mustekim.

"Ben, benim de Rabb'im sizin de Rabb'iniz olan Allah'a tevekkül ettim. Hiçbir canlı yoktur ki O'nun buyruğunda/kontrolünde olmasın. Kuşkusuz Rabb'im dosdoğru bir yol üzerindedir."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/56-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 88. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلْتُ — tevekkeltu · "güvendim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَرَزَقَن۪ي مِنْهُ رِزْقاً حَسَناًۜ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اُخَالِفَكُمْ اِلٰى مَٓا اَنْهٰيكُمْ عَنْهُۜ اِنْ اُر۪يدُ اِلَّا الْاِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُۜ وَمَا تَوْف۪يق۪ٓي اِلَّا بِاللّٰهِۜ  عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ

Kale ya kavmi e reeytum in kuntu ala beyyinetin min rabbi ve rezekani minhu rızkan hasena, ve ma uridu en uhalifekum ila ma enhakum anh, in uridu illel ıslaha mesteta'tu, ve ma tevfiki illa billah, aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unib.

"Ey halkım! Bana söyleyin! "Ya ben Rabb'imden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem; kendinden bana iyi bir rızık vermişse! Vazgeçmenizi istediğim şeyleri, kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve yalnız O'na yöneldim." dedi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/88-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 123. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَوَكَّلْ — ve teve kkel · "ve dayan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاِلَيْهِ يُرْجَعُ الْاَمْرُ كُلُّهُ فَاعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Ve lillahi gaybus semavati vel ardı ve ileyhi yurceul emru kulluhu fa'budhu ve tevekkel aleyh, ve ma rabbuke bi gafilin amma ta'melun.

Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse yalnızca O'na kulluk et ve yalnızca O'na tevekkül et. Rabb'in, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/123-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلٌۭ — vekilun · "vekildir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

قَالَ لَنْ اُرْسِلَهُ مَعَكُمْ حَتّٰى تُؤْتُونِ مَوْثِقاً مِنَ اللّٰهِ لَتَأْتُنَّن۪ي بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يُحَاطَ بِكُمْۚ فَلَمَّٓا اٰتَوْهُ مَوْثِقَهُمْ قَالَ اللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ

Kale len ursilehu meakum hatta tu'tuni mevsikan minallahi le te'tunneni bihi illa en yuhata bikum, fe lemma atevhu mevsikahum kalallahu ala ma nekulu vekil.

"Saldırıya uğrayıp çaresiz kalmadıkça, kesinlikle onu bana getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle asla göndermem." dedi. Onlar, söz verince: "Allah söylediklerimize vekildir." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/66-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلْتُ ۖ — tevekkeltu · "tevekkül ettim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

وَقَالَ يَا بَنِيَّ لَا تَدْخُلُوا مِنْ بَابٍ وَاحِدٍ وَادْخُلُوا مِنْ اَبْوَابٍ مُتَفَرِّقَةٍۜ وَمَٓا اُغْن۪ي عَنْكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۚ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ

Ve kale ya beniyye la tedhulu min babin vahidin vedhulu min ebvabin muteferrikah, ve ma ugni ankum minallahi min şey inil hukmu illa lillah, aleyhi tevekkeltu ve aleyhi fel yetevekkelil mutevekkilun.

Ve "Ey oğullarım! Aynı kapıdan girmeyin, her biriniz ayrı bir kapıdan girin. Allah'ın takdirine karşı size bir faydam olmaz. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edecek olanlar O'na tevekkül etsinler." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/67-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** فَلْيَتَوَكَّلِ — felyetevekkeli · "tevekkül etsinler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَ يَا بَنِيَّ لَا تَدْخُلُوا مِنْ بَابٍ وَاحِدٍ وَادْخُلُوا مِنْ اَبْوَابٍ مُتَفَرِّقَةٍۜ وَمَٓا اُغْن۪ي عَنْكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۚ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ

Ve kale ya beniyye la tedhulu min babin vahidin vedhulu min ebvabin muteferrikah, ve ma ugni ankum minallahi min şey inil hukmu illa lillah, aleyhi tevekkeltu ve aleyhi fel yetevekkelil mutevekkilun.

Ve "Ey oğullarım! Aynı kapıdan girmeyin, her biriniz ayrı bir kapıdan girin. Allah'ın takdirine karşı size bir faydam olmaz. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edecek olanlar O'na tevekkül etsinler." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/67-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُتَوَكِّلُونَ — l-mutevekkilune · "tevekkül edenler"
  - **Dil bilgisi:** isim · tefa'ul kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَقَالَ يَا بَنِيَّ لَا تَدْخُلُوا مِنْ بَابٍ وَاحِدٍ وَادْخُلُوا مِنْ اَبْوَابٍ مُتَفَرِّقَةٍۜ وَمَٓا اُغْن۪ي عَنْكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۚ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ

Ve kale ya beniyye la tedhulu min babin vahidin vedhulu min ebvabin muteferrikah, ve ma ugni ankum minallahi min şey inil hukmu illa lillah, aleyhi tevekkeltu ve aleyhi fel yetevekkelil mutevekkilun.

Ve "Ey oğullarım! Aynı kapıdan girmeyin, her biriniz ayrı bir kapıdan girin. Allah'ın takdirine karşı size bir faydam olmaz. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edecek olanlar O'na tevekkül etsinler." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/67-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلْتُ — tevekkeltu · "dayandım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

كَذٰلِكَ اَرْسَلْنَاكَ ف۪ٓي اُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهَٓا اُمَمٌ لِتَتْلُوَ۬ا عَلَيْهِمُ الَّـذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِالرَّحْمٰنِۜ قُلْ هُوَ رَبّ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ مَتَابِ

Kezalike erselnake fi ummetin kad halet min kabliha umemun li tetluve aleyhimullezi evhayna ileyke ve hum yekfurune bir rahman, kul huve rabbi la ilahe illa hu, aleyhi tevekkeltu ve ileyhi metab.

Kendilerinden önce nice toplumların gelip geçtiği bir topluma seni gönderdik ki, sana vahyettiğimizi onlara okuyup duyurasın. Onlar, Rahman'a nankörlük ediyorlar. De ki: "O benim Rabb'imdir; Ondan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim, tevbe O'nadır."

_https://acikkuran.com/rad-suresi/30-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** فَلْيَتَوَكَّلِ — felyetevekkeli · "dayansınlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالَتْ لَهُمْ رُسُلُهُمْ اِنْ نَحْنُ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَمُنُّ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَمَا كَانَ لَـنَٓا اَنْ نَأْتِيَكُمْ بِسُلْطَانٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

Kalet lehum rusuluhum in nahnu illa beşerun mislukum ve lakinnallahe yemunnu ala men yeşau min ibadih, ve ma kane lena en ne'tiyekum bi sultanin illa bi iznillah, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

Resulleri onlara dediler ki: "Biz de ancak sizin gibi beşeriz. Ancak Allah, kullarından dilediği kimseye iyilikte bulunur. Allah'ın izni olmaksızın bizim size bir sultan getirmemiz olacak şey değildir. Mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etsinler."

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/11-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** نَتَوَكَّلَ — netevekkele · "dayanmayalım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَمَا لَـنَٓا اَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينَا سُبُلَنَاۜ وَلَنَصْبِرَنَّ عَلٰى مَٓا اٰذَيْتُمُونَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ۟

Ve ma lena ella netevekkele alallahi ve kad hedana subulena, ve le nasbirenne ala ma azeytumuna, ve alallahi fel yetevekkelil mutevekkilun .

"Bize ne oluyor ki Allah'a tevekkül etmeyelim? Üstelik bize yollarımızı göstermişken. Elbette biz, bize yaşattığınız sıkıntılara sabredeceğiz. Tevekkül edenler de yalnızca Allah'a tevekkül etsinler."

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/12-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** فَلْيَتَوَكَّلِ — felyetevekkeli · "dayansınlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَمَا لَـنَٓا اَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينَا سُبُلَنَاۜ وَلَنَصْبِرَنَّ عَلٰى مَٓا اٰذَيْتُمُونَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ۟

Ve ma lena ella netevekkele alallahi ve kad hedana subulena, ve le nasbirenne ala ma azeytumuna, ve alallahi fel yetevekkelil mutevekkilun .

"Bize ne oluyor ki Allah'a tevekkül etmeyelim? Üstelik bize yollarımızı göstermişken. Elbette biz, bize yaşattığınız sıkıntılara sabredeceğiz. Tevekkül edenler de yalnızca Allah'a tevekkül etsinler."

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/12-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُتَوَكِّلُونَ — l-mutevekkilune · "tevekkül edenler"
  - **Dil bilgisi:** isim · tefa'ul kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَمَا لَـنَٓا اَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينَا سُبُلَنَاۜ وَلَنَصْبِرَنَّ عَلٰى مَٓا اٰذَيْتُمُونَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ۟

Ve ma lena ella netevekkele alallahi ve kad hedana subulena, ve le nasbirenne ala ma azeytumuna, ve alallahi fel yetevekkelil mutevekkilun .

"Bize ne oluyor ki Allah'a tevekkül etmeyelim? Üstelik bize yollarımızı göstermişken. Elbette biz, bize yaşattığınız sıkıntılara sabredeceğiz. Tevekkül edenler de yalnızca Allah'a tevekkül etsinler."

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/12-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَوَكَّلُونَ — yetevekkelune · "dayanmaktadırlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Ellezine saberu ve ala rabbihim yetevekkelun.

Onlar, sabreden kimselerdir. Rabb'lerine, tevekkül edenlerdir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/42-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 99. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَوَكَّلُونَ — yetevekkelune · "dayananlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّهُ لَيْسَ لَهُ سُلْطَانٌ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

İnnehu leyse lehu sultanun alellezine amenu ve ala rabbihim yetevekkelun.

Kuşkusuz, iman etmiş ve Rabb'lerine tevekkül eden kimseler üzerinde, onun bir sultanlığı yoktur.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/99-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًۭا — vekilen · "bir vekil"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اَلَّا تَتَّخِذُوا مِنْ دُون۪ي وَك۪يلاًۜ

Ve ateyna musel kitabe ve cealnahu huden li beni israile ella tettehızu min duni vekila.

Musa'ya, İsrailoğulları'na, Ben'den başka bir vekil edinmeyin diye, doğru yola ileten o Kitap'ı verdik.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/2-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًۭا — vekilen · "bir vekil"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِكُمْۜ اِنْ يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ اَوْ اِنْ يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْۜ وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ وَك۪يلاً

Rabbukum a'lemu bikum, in yeşa' yerhamkum ev in yeşa' yuazzibkum, ve ma erselnake aleyhim vekila.

Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Hak edene merhamet eder veya hak edene azap eder. Seni onlara vekil olarak göndermedik.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/54-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًۭا — vekilen · "vekil olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ وَك۪يلاً

İnne ibadi leyse leke aleyhim sultan, ve kefa bi rabbike vekila.

"Bana yönelmiş kullarım üzerinde, senin bir sultanın yoktur. Vekil olarak Rabb'in yeter."

_https://acikkuran.com/isra-suresi/65-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًا — vekilen · "bir koruyucu"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اَفَاَمِنْتُمْ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ الْبَرِّ اَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِباً ثُمَّ لَا تَجِدُوا لَكُمْ وَك۪يلاًۙ

E fe emintum en yahsife bikum canibel berri ev yursile aleykum hasiben summe la tecidu lekum vekila.

Peki, sizi karada yerin dibine geçirmesinden veya üzerinize bir kasırga göndermesinden güvende misiniz? Sonra kendinize bir vekil de bulamazsınız.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/68-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 86. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًا — vekilen · "bir yardımcı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَلَئِنْ شِئْنَا لَنَذْهَبَنَّ بِالَّـذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ بِه۪ عَلَيْنَا وَك۪يلاًۙ

Ve lein şi'na le nezhebenne billezi evhayna ileyke summe la tecidu leke bihi aleyna vekila.

Eğer dilersek, sana vahyettiklerimizi ortadan kaldırırız; sonra Bize karşı kendine bir vekil bulamazsın.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/86-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًا — vekilen · "bekçi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُۜ اَفَاَنْتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَك۪يلاًۙ

E raeyte menittehaze ilahehu hevah, e fe ente tekunu aleyhi vekila.

Hevasını ilah edinen kimseyi görüyorsun! Onun sorumluluğunu sen üstlenebilir misin?

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/43-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَوَكَّلْ — ve teve kkel · "ve tevekkül et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذ۪ي لَا يَمُوتُ وَسَبِّـحْ بِحَمْدِه۪ۜ وَكَفٰى بِه۪ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يراًۚۛ

Ve tevekkel alel hayyillezi la yemutu ve sebbih bi hamdih, ve kefa bihi bi zunubi ibadihi habira.

Ve sen, Ölümsüz Olan'a güvenip dayan. Ve O'nu övgü ile yücelt. O'nun kullarının suçlarından haberdar olması sana yeter.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/58-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 217. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَوَكَّلْ — ve teve kkel · "ve tevekkül et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ

Ve tevekkel alel azizir rahim.

Mutlak Üstün Olan'a, Rahmeti Kesintisiz Olan'a tevekkül et.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/217-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 79. ayet

- **Geçtiği form:** فَتَوَكَّلْ — fetevekkel · "o halde tevekkül et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّكَ عَلَى الْحَقِّ الْمُب۪ينِ

Fe tevekkel alallah, inneke alel hakkıl mubin.

Öyleyse Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz sen, apaçık gerçek üzerindesin.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/79-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلٌۭ — vekilun · "vekildir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

قَالَ ذٰلِكَ بَيْن۪ي وَبَيْنَكَۜ اَيَّمَا الْاَجَلَيْنِ قَضَيْتُ فَلَا عُدْوَانَ عَلَيَّۜ وَاللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ۟

Kale zalike beyni ve beynek, eyyemel eceleyni kadaytu fe la udvane aleyy, vallahu ala ma nekulu vekil.

"Bu ikimizin arasındadır. Bu iki süreden hangisini tamamlarsam tamamlıyayım bana kırgınlık olmasın. Konuştuklarımıza Allah tanıktır." dedi.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/28-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَوَكَّلُونَ — yetevekkelune · "dayanmaktadırlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Ellezine saberu ve ala rabbihim yetevekkelun.

Onlar, sabreden ve Rabb'lerine tevekkül edenlerdir.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/59-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** وُكِّلَ — vukkile · "vekil edilen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · edilgen · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قُلْ يَتَوَفّٰيكُمْ مَلَكُ الْمَوْتِ الَّذ۪ي وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ۟

Kul yeteveffakum melekul mevtillezi vukkile bikum summe ila rabbikum turceun.

De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği, sizi vefat ettirecek. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz."

_https://acikkuran.com/secde-suresi/11-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَوَكَّلْ — ve teve kkel · "ve dayan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً

Ve tevekkel alallah ve kefa billahi vekila.

Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/3-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًۭا — vekilen · "vekil olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً

Ve tevekkel alallah ve kefa billahi vekila.

Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/3-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَوَكَّلْ — ve teve kkel · "ve dayan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَلَا تُطِـعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَدَعْ اَذٰيهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً

Ve la tutııl kafirine vel munafikine veda'ezahum ve tevekkel alallah, ve kefa billahi vekila.

Kafirlere ve Münafıklara boyun eğme, onların baskılarına aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/48-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًۭا — vekilen · "vekil olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَلَا تُطِـعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَدَعْ اَذٰيهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً

Ve la tutııl kafirine vel munafikine veda'ezahum ve tevekkel alallah, ve kefa billahi vekila.

Kafirlere ve Münafıklara boyun eğme, onların baskılarına aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/48-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَوَكَّلُ — yetevekkelu · "dayanırlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَنِيَ اللّٰهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّه۪ٓ اَوْ اَرَادَن۪ي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِه۪ۜ قُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۜ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ

Ve le in seeltehum men halakas semavati vel arda le yekulunnallah, kul e fe raeytum ma ted'une min dunillahi in eradeniyallahu bi durrin hel hunne kaşifatu durrihi ev eradeni bi rahmetin hel hunne mumsikatu rahmetih, kul hasbiyallah, aleyhi yetevekkelul mutevekkılun.

Onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, "Elbette Allah." Diyecekler. De ki: "O halde Allah'ın yanı sıra yöneldiğiniz ilahlar, eğer Allah bana bir sıkıntı vermek istese, o sıkıntıya engel olabilirler mi? Veya Allah bana bir rahmet dilese, buna engel olabilirler mi?" De ki: "Allah bana yeter!" De ki: "Sığınıp güvenmek isteyenler, yalnızca O'na sığınıp güvensinler."

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/38-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُتَوَكِّلُونَ — l-mutevekkilune · "tevekkül edenler"
  - **Dil bilgisi:** isim · tefa'ul kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ اَرَادَنِيَ اللّٰهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّه۪ٓ اَوْ اَرَادَن۪ي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِه۪ۜ قُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۜ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ

Ve le in seeltehum men halakas semavati vel arda le yekulunnallah, kul e fe raeytum ma ted'une min dunillahi in eradeniyallahu bi durrin hel hunne kaşifatu durrihi ev eradeni bi rahmetin hel hunne mumsikatu rahmetih, kul hasbiyallah, aleyhi yetevekkelul mutevekkılun.

Onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, "Elbette Allah." Diyecekler. De ki: "O halde Allah'ın yanı sıra yöneldiğiniz ilahlar, eğer Allah bana bir sıkıntı vermek istese, o sıkıntıya engel olabilirler mi? Veya Allah bana bir rahmet dilese, buna engel olabilirler mi?" De ki: "Allah bana yeter!" De ki: "Sığınıp güvenmek isteyenler, yalnızca O'na sığınıp güvensinler."

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/38-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** بِوَكِيلٍ — bivekilin · "vekil"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

اِنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ لِلنَّاسِ بِالْحَقِّۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ۟

İnna enzelna aleykel kitabe lin nasi bil hakkı, fe men ihteda fe li nefsih, ve men dalle fe innema yadıllu aleyha, ve ma ente aleyhim bi vekil.

Biz, sana bu Kitap'ı insanlar için "hakk" ile indirdik. Artık kim doğru yolu seçerse bu kendi yararınadır. Kim de sapkınlığı seçerse kendi zararına sapmış olur. Sen onların üzerine vekil değilsin.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/41-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلٌۭ — vekilun · "vekildir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌ

Allahu haliku kulli şey'in ve huve ala kulli şey'in vekil.

Allah, her şeyin yaratıcısıdır. O, Her Şeye Vekil'dir.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/62-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** بِوَكِيلٍۢ — bivekilin · "bir vekil"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهُ حَف۪يظٌ عَلَيْهِمْۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ

Vellezinettehazu min dunihi evliyallahu hafizun aleyhim ve ma ente aleyhim bi vekil.

Onlar, O'nun yanı sıra veliler edindiler. Allah, onları görüp gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/6-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلْتُ — tevekkeltu · "dayandım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

وَمَا اخْتَلَفْتُمْ ف۪يهِ مِنْ شَيْءٍ فَحُكْمُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبّ۪ي عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۗ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ

Ve mahteleftum fihi min şey'in fe hukmuhu ilallah, zalikumullahu rabbi aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unib.

Bir şey hakkında anlaşmazlığa düşerseniz, artık onun hükmü Allah'a aittir. İşte O Allah, benim Rabb'imdir. O'na tevekkül ettim ve O'na yöneldim.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/10-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَوَكَّلُونَ — yetevekkelune · "dayananlar (için)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَمَٓا اُو۫ت۪يتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَمَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ وَاَبْقٰى لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ

Fe ma utitum min şey'in fe meta'ul hayatid dunya, ve ma ındallahi hayrun ve ebka lillezine amenu ve ala rabbihim yetevekkelun.

Size verilen her şey, geçici dünya hayatının geçimliğidir. İman edip, Rabb'lerine tevekkül edenlere Allah katından verilecek nimetler daha hayırlıdır ve daha kalıcıdır.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/36-ayet-meali.md_

### 58. Mücadele suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** فَلْيَتَوَكَّلِ — felyetevekkeli · "dayansınlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اِنَّمَا النَّجْوٰى مِنَ الشَّيْطَانِ لِيَحْزُنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيْسَ بِضَٓارِّهِمْ شَيْـٔاً اِلَّا بِـاِذْنِ اللّٰهِۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

İnne men necva mineş şeytani li yahzunellezine amenu ve leyse bi darrihim şey'en illa bi iznillah, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

Kuşkusuz gizlilik içinde yapılan görüşmeler, İman Edenler'i üzmek için şeytancadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça onlara bir sıkıntı verecek değildir. Öyleyse Mü'minler Allah'a tevekkül etsinler.

_https://acikkuran.com/mucadele-suresi/10-ayet-meali.md_

### 60. Mümtehine suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلْنَا — tevekkelna · "dayandık"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُۚ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءٰٓؤُ۬ا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۘ   كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَٓاءُ اَبَداً حَتّٰى تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَحْدَهُٓ اِلَّا قَوْلَ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ لَاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَٓا اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ رَبَّـنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ

Kad kanet lekum usvetun hasenetun fi ibrahime vellezine meah, iz kalu li kavmihim inna bureau minkum ve mimma ta'budune min dunillahi keferna bikum, ve bedee beynena ve beynekumul adavetu vel bagdau ebeden hatta tu'minu billahi vahdehu, illa kavle ibrahime li ebihi le estagfirenne leke ve ma emliku leke minallahi min şey'İn, rabbena aleyke tevekkelna ve ileyke enebna ve ileykel masir.

Ancak İbrahim'in babasına: "Allah'tan olacak olana gücüm yetmez, fakat senin için bağışlanma dileyeceğim" sözü hariç. İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için iyi bir örnek vardır. Onlar halklarına şöyle demişlerdi: "Biz, sizden ve sizin Allah'ın yanı sıra kulluk ettiğiniz şeylerden kesinlikle uzağız. Biz, sizi reddediyoruz. Siz, ilahın yalnızca Allah olduğuna iman edinceye kadar bizimle sizin aranızda düşmanlık ve kınama devam edecektir. Rabb'imiz! Yalnız Sana dayandık, yalnız Sana yöneldik. Ve dönüş yalnızca Sana'dır."

_https://acikkuran.com/mumtehine-suresi/4-ayet-meali.md_

### 64. Tegabun suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** فَلْيَتَوَكَّلِ — felyetevekkeli · "dayansınlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

Allahu la ilahe illa huve, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

Allah! Kendisinden başka ilah olmayandır. İman Edenler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.

_https://acikkuran.com/tegabun-suresi/13-ayet-meali.md_

### 65. Talak suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَوَكَّلْ — yetevekkel · "dayanırsa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بَالِغُ اَمْرِه۪ۜ قَدْ جَعَلَ اللّٰهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْراً

Ve yerzukhu min haysu la yahtesib, ve men yetevekkel alallahi fe huve hasbuh, innallahe baligu emrih, kad cealallahu li kulli şey'in kadra.

Ve Allah, ona ummadığı yerden rızık verir. Kim Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter. Kuşkusuz Allah, buyruğunu yerine getirir. Allah, her şey için bir ölçü belirlemiştir.

_https://acikkuran.com/talak-suresi/3-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** تَوَكَّلْنَا ۖ — tevekkelna · "dayanmışızdır"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

قُلْ هُوَ الرَّحْمٰنُ اٰمَنَّا بِه۪ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَاۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

Kul huver rahmanu amenna bihi ve aleyhi tevekkelna, fe se ta'lemune men huve fi dalalin mubin.

De ki: "O, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır. O'na iman ettik ve O'na tevekkül ettik. Artık kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu yakında bileceksiniz."

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/29-ayet-meali.md_

### 73. Müzzemmil suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** وَكِيلًۭا — vekilen · "vekil"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَاتَّخِذْهُ وَك۪يلاً

Rabbul meşrıkı vel magribi la ilahe illa huve fettehızhu vekila.

O, doğunun ve batının Rabb'idir. O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse yalnız O'nu vekil edin.

_https://acikkuran.com/muzzemmil-suresi/9-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
