# Vav-Zal-Ra — وذر (wpr)

> Kur'an'da 45 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/wpr

- **Anlam:** Terk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmek
- **Türevleri:** يَذَرَ (45)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 234. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَذَرُونَ — ve yezerune · "geriye bıraktıkları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجاً يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَعَشْراًۚ فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ

Vellezine yuteveffevne minkum ve yezerune ezvacen yeterabbasne bi enfusihinne erbeate eşhurin ve aşra, fe iza belagne ecelehunne fe la cunahe aleykum fi ma fealne fi enfusihinne bil ma'ruf, vallahu bi ma ta'melune habir.

Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Bu süreyi tamamlayınca, kendi haklarında verecekleri meşru kararlarda sizin için bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/234-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 240. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَذَرُونَ — ve yezerune · "ve geriye bırakan(erkek)ler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجاًۚ وَصِيَّةً لِاَزْوَاجِهِمْ مَتَاعاً اِلَى الْحَوْلِ غَيْرَ اِخْرَاجٍۚ فَاِنْ خَرَجْنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪ي مَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ مِنْ مَعْرُوفٍۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ

Vellezine yuteveffevne minkum ve yezerune ezvaca, vasıyyeten li ezvacihim metaan ilel havli gayre ıhrac, fe in harecne fe la cunaha aleykum fi ma fealne fi enfusihinne min ma'ruf, vallahu azizun hakim.

Sizden, ölüp de geride eşler bırakacak olan erkekler; eşlerinin evlerinden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin teminini vasiyet etsinler. Eğer, kendileri çıkmak isterlerse, kendi haklarında uygun olanı yapmalarında sizin için bir sorumluluk yoktur. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/240-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 278. ayet

- **Geçtiği form:** وَذَرُوا۟ — ve zeru · "ve bırakın (almayın)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَذَرُوا مَا بَـقِيَ مِنَ الرِّبٰٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Ya eyyuhellezine amenuttekullahe ve zeru ma bakiye miner riba in kuntum mu'minin.

Ey İman Edenler! Allah'a karşı takvalı olun. Eğer Mü'min'seniz, ribadan geriye kalanı almayın.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/278-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 179. ayet

- **Geçtiği form:** لِيَذَرَ — liyezera · "bırakacak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

مَا كَانَ اللّٰهُ لِيَذَرَ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلٰى مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِ حَتّٰى يَم۪يزَ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى الْغَيْبِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَجْتَب۪ي مِنْ رُسُلِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا فَلَكُمْ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ

Ma kanallahu li yezerel mu'minine ala ma entum aleyhi hatta yemizel habise minet tayyib, ve ma kanallahu li yutliakum alel gaybi ve lakinnallahe yectebi min rusulihi men yeşau fe aminu billahi ve rusulih, ve in tu'minu ve tetteku fe lekum ecrun azim.

Allah, tayyib olanı habis olandan ayırmadan; Mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten haberdar edecek de değildir. Ancak Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde, Allah'a ve Resullerine iman edin. Eğer iman edip, takvalı davranırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/179-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 129. ayet

- **Geçtiği form:** فَتَذَرُوهَا — fe tezeruha · "ötekini bırakmayın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَنْ تَسْتَط۪يعُٓوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَٓاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَم۪يلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِۜ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُوراً رَح۪يماً

Ve len testatiu en ta'dilu beynen nisai ve lev harastum fe la temilu kullel meyli fe tezeruha kel muallakah. Ve in tuslihu ve tetteku fe innallahe kane gafuran rahima.

Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/129-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 70. ayet

- **Geçtiği form:** وَذَرِ — ve zeri · "ve bırak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَذَرِ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَهُمْ لَعِباً وَلَهْواً وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَذَكِّرْ بِه۪ٓ اَنْ تُبْسَلَ نَفْسٌ بِمَا كَسَبَتْۗ لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِيٌّ وَلَا شَف۪يعٌۚ وَاِنْ تَعْدِلْ كُلَّ عَدْلٍ لَا يُؤْخَذْ مِنْهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اُبْسِلُوا بِمَا كَسَبُواۚ لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟

Ve zerillezinettehazu dinehum leiben ve lehven ve garrethumul hayatud dunya ve zekkir bihi en tubsele nefsun bima kesebet, leyse leha min dunillahi veliyyun ve la şefi', ve in ta'dil kulle adlin la yu'haz minha, ulaikellezine ubsilu bima kesebu, lehum şarabun min hamimin ve azabun elimun bima kanu yekfurun.

Dinlerini oyun ve eğlence edinen, dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak. Hiç kimsenin kazandığı şeyle bir felaket yaşamaması için Kur'an ile uyar. O kimse için Allah'tan başka ne bir veli ne de bir şefaatçi vardır. O, bütün varlığını fidye olarak verse de ondan kabul edilmez. Onlar, kazandıklarından dolayı mahvolan kimselerdir. Onlar için kaynar sudan bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/70-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 91. ayet

- **Geçtiği form:** ذَرْهُمْ — zerhum · "bırak onları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ٓ اِذْ قَالُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذ۪ي جَٓاءَ بِه۪ مُوسٰى نُوراً وَهُدًى لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاط۪يسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَث۪يراًۚ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُٓوا اَنْتُمْ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬كُمْۜ قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ ف۪ي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ

Ve ma kaderullahe hakka kadrihi iz kalu ma enzelallahuala beşerin min şey, kul men enzelel kitabellezi cae bihi musa nuren ve huden lin nasi tec'alunehu karatise tubduneha ve tuhfune kesira, ve ullimtum ma lem ta'lemu entum ve la abaukum, kulillahu summe zerhum fi havdıhim yel'abun.

Allah'ı gereği gibi takdir etmediler. "Allah, beşere hiçbir şey indirmedi." dediler. De ki: "Musa'nın insanlar için bir nur ve hidayet olarak getirdiği; sizin yazılı sayfalar haline getirip bir kısmını açıklayıp ama çoğunu da gizlediğiniz; sizin de atalarınızın da bilmediğiniz şeyler, kendisiyle size öğretilen Kitap'ı kim indirdi?" Sen, "Allah" de. Ve sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynaya dursunlar!

_https://acikkuran.com/enam-suresi/91-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 110. ayet

- **Geçtiği form:** وَنَذَرُهُمْ — ve nezeruhum · "ve bırakırız onları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَنُقَلِّبُ اَفْـِٔدَتَهُمْ وَاَبْصَارَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا بِه۪ٓ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ۟

Ve nukallibu ef'idetehum ve ebsarehum kema lem yu'minu bihi evvele merretin ve nezeruhum fi tugyanihim ya'mehun.

İlkin ona inanmadıkları gibi, onların gönüllerini ve basiretlerini tersyüz ederiz ve onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/110-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 112. ayet

- **Geçtiği form:** فَذَرْهُمْ — fezerhum · "artık onları baş başa bırak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُواًّ شَيَاط۪ينَ الْاِنْسِ وَالْجِنِّ يُوح۪ي بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ زُخْرُفَ الْقَوْلِ غُرُوراًۜ وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ

Ve kezalike cealna li kulli nebiyyin aduvven şeyatinel insi vel cinni, yuhi ba'duhum ila ba'dın zuhrufel kavli gurura, ve lev şae rabbuke ma fealuhu fe zerhum ve ma yefterun.

Böylece her Nebi'ye ins ve cinn şeytanları düşman yaptık. Onların kimileri kimilerine aldatıcı yaldızlı sözler vahyederler. Eğer Rabb'in dileseydi bunu yapamazlardı. Onları iftiralarıyla baş başa bırak.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/112-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 120. ayet

- **Geçtiği form:** وَذَرُوا۟ — vezeru · "ve bırakın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَذَرُوا ظَاهِرَ الْاِثْمِ وَبَاطِنَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْسِبُونَ الْاِثْمَ سَيُجْزَوْنَ بِمَا كَانُوا يَقْتَرِفُونَ

Ve zeru zahirel ismi ve batıneh, innellezine yeksibunel isme seyuczevne bima kanu yakterifun.

Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah işleyenler, işledikleri günahın karşılığını göreceklerdir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/120-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 137. ayet

- **Geçtiği form:** فَذَرْهُمْ — fezerhum · "öyleyse onları baş başa bırak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَكَذٰلِكَ زَيَّنَ لِكَث۪يرٍ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ قَتْلَ اَوْلَادِهِمْ شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ لِيُرْدُوهُمْ وَلِيَلْبِسُوا عَلَيْهِمْ د۪ينَهُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ

Ve kezalike zeyyene li kesirin minel muşrikine katle evladihim şurekauhum li yurduhum ve li yelbisu aleyhim dinehum, ve lev şaellahu ma fealuhu fe zerhum ve ma yefterun.

Böylece ortakları, Müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi hoş gösterdiler. Hem onları mahvetmek hem de dinlerini karmakarışık etmek için. Eğer Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Öyleyse onları uydurduklarıyla baş başa bırak.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/137-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 70. ayet

- **Geçtiği form:** وَنَذَرَ — ve nezera · "ve bırakalım diye"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ اللّٰهَ وَحْدَهُ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ

Kalu e ci'tena li na'budallahe vahdehu ve nezere ma kane ya'budu abauna, fe'tina bi ma teiduna in kunte mines sadıkin.

"Sen, bize, tek olan Allah'a kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru sözlülerdensen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyi getir!" dediler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/70-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** فَذَرُوهَا — fezeruha · "bırakın onu"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَـالِـحاًۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْۜ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Ve ila semude ehahum salihan kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin gayruhu, kad caetkum beyyinetun min rabbikum hazihi nakatullahi lekum ayeten fe zeruha te'kul fi ardıllahi ve la temessuha bi suin fe ye'huzekum azabun elim.

Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik: "Ey halkım: Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Rabb'inizden size bir beyyinat gelmiştir. İşte şu Allah'ın dişi devesi, sizin için bir ayettir. Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azab yakalar." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/73-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 127. ayet

- **Geçtiği form:** أَتَذَرُ — etezeru · "bırakacak mısın?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اَتَذَرُ مُوسٰى وَقَوْمَهُ لِيُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَيَذَرَكَ وَاٰلِهَتَكَۜ قَالَ سَنُقَتِّلُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَنَسْتَحْـي۪ نِسَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّا فَوْقَهُمْ قَاهِرُونَ

Ve kalel meleu min kavmi fir'avne e tezeru musa ve kavmehu li yufsidu fìl ardı ve yezereke ve aliheteke, kale senukattilu ebnaehum ve nestahyi nisaehum ve inna fevkahum kahirun.

Firavun halkının meleleri: "Musa'yı ve yanında yer alanları, yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Kuşkusuz, biz onların üzerinde kahredicileriz." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/127-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 127. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَذَرَكَ — ve yezerake · "ve seni terk edip"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اَتَذَرُ مُوسٰى وَقَوْمَهُ لِيُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَيَذَرَكَ وَاٰلِهَتَكَۜ قَالَ سَنُقَتِّلُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَنَسْتَحْـي۪ نِسَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّا فَوْقَهُمْ قَاهِرُونَ

Ve kalel meleu min kavmi fir'avne e tezeru musa ve kavmehu li yufsidu fìl ardı ve yezereke ve aliheteke, kale senukattilu ebnaehum ve nestahyi nisaehum ve inna fevkahum kahirun.

Firavun halkının meleleri: "Musa'yı ve yanında yer alanları, yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. O da: "Oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Kuşkusuz, biz onların üzerinde kahredicileriz." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/127-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 180. ayet

- **Geçtiği form:** وَذَرُوا۟ — ve zeru · "ve bırakın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَلِلّٰهِ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَاۖ وَذَرُوا الَّذ۪ينَ يُلْحِدُونَ ف۪ٓي اَسْمَٓائِه۪ۜ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Ve lillahil esmaul husna fed'uhu biha ve zerullezine yulhıdune fi esmaih, se yuczevne ma kanu ya'melun.

En iyi isimler Allah'ındır. Öyleyse O'nu, onlarla çağırın. Ona yakışmayan isimlerle çağıran kimseleri bırakın. Onlar, yaptıklarının cezasını görecekler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/180-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 186. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَذَرُهُمْ — ve yezeruhum · "ve bırakır onları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

مَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۜ وَيَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ

Men yudlilillahu fe la hadiye leh, ve yezeruhum fi tugyanihim ya'mehun.

Allah, kimi saptırırsa ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/186-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 86. ayet

- **Geçtiği form:** ذَرْنَا — zerna · "bizi bırak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ اَنْ اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَجَاهِدُوا مَعَ رَسُولِهِ اسْتَأْذَنَكَ اُو۬لُوا الطَّوْلِ مِنْهُمْ وَقَالُوا ذَرْنَا نَكُنْ مَعَ الْقَاعِد۪ينَ

Ve iza unzilet suretun en aminu billahi ve cahidu mearesulihiste'zeneke ulut tavli minhum ve kaluzerna nekun meal ka'ıdin.

"Allah'a iman edin, Resul'ü ile birlikte cihad edin." diye bir sure indirildiği zaman, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler: "Bırak bizi oturanlarla beraber oturalım." dediler.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/86-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** فَنَذَرُ — fenezeru · "böyle bırakırız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ اِلَيْهِمْ اَجَلُهُمْۜ فَنَذَرُ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ

Ve lev yuaccilullahu lin nasiş şerresti'calehum bil hayri le kudiye ileyhim eceluhum, fe nezerullezine la yercune likaena fi tugyanihim ya'mehun.

İnsanların, hayrı acele istedikleri gibi, Allah da şerri onlara acele verseydi, muhakkak süreleri bitirilirdi. Ama Biz, Bizimle karşılaşmayı ummayanları, kendi hallerine bırakırız. Azgınlıkları içinde bocalar dururlar.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/11-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** فَذَرُوهَا — fezeruha · "onu bırakın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَيَا قَوْمِ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَر۪يبٌ

Ve ya kavmi hazihi nakatullahi lekum ayeten fe zeruha te'kul fi ardıllahi ve la temessuha bi suin fe ye'huzekum azabun karib.

"Ey halkım! İşte şu Allah'ın dişi devesi, sizin için bir ayettir. Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/64-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** فَذَرُوهُ — fezeruhu · "bırakın onu"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

قَالَ تَزْرَعُونَ سَبْعَ سِن۪ينَ دَاَباًۚ فَمَا حَصَدْتُمْ فَذَرُوهُ ف۪ي سُنْبُلِه۪ٓ اِلَّا قَل۪يلاً مِمَّا تَأْكُلُونَ

Kale tezreune seb'a sinine de'eba, fe ma hasadtum fe zeruhu fi sunbulihi illa kalilen mimma te'kulun.

Dedi ki: "Yedi yıl bildik şekilde ekip biçin. Ancak biçtiğinizden, yiyeceğiniz kadarını ayırdıktan sonra kalanı biriktirin."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/47-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** ذَرْهُمْ — zerhum · "bırak onları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Zerhum ye'kulu ve yetemetteu ve yulhihimul emelu fe sevfe ya'lemun.

Bırak onları; yiyip, içip faydalansınlar; beklentileri onları oyalasın. Fakat yakında gerçeği anlayacaklar.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/3-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** وَّنَذَرُ — ve nezeru · "ve bırakırız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

ثُمَّ نُنَجِّي الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا وَنَذَرُ الظَّالِم۪ينَ ف۪يهَا جِثِياًّ

Summe nuneccillezinettekav ve nezeruz zalimine fiha cisiyya.

Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/72-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 106. ayet

- **Geçtiği form:** فَيَذَرُهَا — feyezeruha · "bırakacaktır"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَيَذَرُهَا قَاعاً صَفْصَفاًۙ

Fe yezeruha kaan safsafa.

"Onları dümdüz araziye çevirecektir."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/106-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** تَذَرْنِى — tezerni · "beni bırakma"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَزَكَرِيَّٓا اِذْ نَادٰى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْن۪ي فَرْداً وَاَنْتَ خَيْرُ الْوَارِث۪ينَۚ

Ve zekeriyya iz nada rabbehu rabbi la tezerni ferden ve ente hayrul varisin.

Ve Zekeriyya'yı da an! Rabb'ine: "Rabb'im! Beni tek başıma bırakma, Sen varislerin en hayırlısısın." diye seslenmişti.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/89-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** فَذَرْهُمْ — fezerhum · "onları bırak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَذَرْهُمْ ف۪ي غَمْرَتِهِمْ حَتّٰى ح۪ينٍ

Fe zerhum fi gamratihim hatta hin.

Artık onları belli bir süreye kadar aymazlıkları ile baş başa bırak!

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/54-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 166. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَذَرُونَ — ve tezerune · "ve bırakıyor (musunuz?)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ

Ve tezerune ma halaka lekum rabbukum min ezvacikum, bel entum kavmun adun.

"Rabb'inizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır! Siz azgın bir halksınız."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/166-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 125. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَذَرُونَ — ve tezerune · "ve bırakıyorsunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَتَدْعُونَ بَعْلاً وَتَذَرُونَ اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَۙ

Eted'une ba'len ve tezerune ahsenel halikin.

"Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba'le mi yöneliyorsunuz?"

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/125-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** ذَرُونِىٓ — zeruni · "bırakın beni"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَقَالَ فِرْعَوْنُ ذَرُون۪ٓي اَقْتُلْ مُوسٰى وَلْيَدْعُ رَبَّهُۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُبَدِّلَ د۪ينَكُمْ اَوْ اَنْ يُظْهِرَ فِي الْاَرْضِ الْفَسَادَ

Ve kale fir'avnu zeruni aktul musa vel yed'u rabbeh, inni ehafu en yubeddile dinekum ev en yuzhire fil ardıl fesad.

Firavun: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. O istediği kadar Rabb'ini yardıma çağırsın. Ben, onun sizin dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum." dedi.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/26-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** فَذَرْهُمْ — fezerhum · "bırak onları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَ

Fe zerhum yahudu ve yel'abu hatta yulaku yevme humullezi yu'adun.

Artık onları kendi hallerine bırak! Uyarıldıkları güne kavuşuncaya değin boş şeylerle oyalanıp dursunlar.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/83-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** ذَرُونَا — zeruna · "bizi bırakın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

سَيَقُولُ الْمُخَلَّفُونَ اِذَا انْطَلَقْتُمْ اِلٰى مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْۚ يُر۪يدُونَ اَنْ يُبَدِّلُوا كَلَامَ اللّٰهِۜ قُلْ لَنْ تَتَّبِعُونَا كَذٰلِكُمْ قَالَ اللّٰهُ مِنْ قَبْلُۚ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَاۜ بَلْ كَانُوا لَا يَفْقَهُونَ اِلَّا قَل۪يلاً

Se yekulul muhallefune izentalaktum ila meganime li te'huzuha zeruna nettebi'kum, yuridune en yubeddilu kelamallah, kul len tettebiuna kezalikum kalallahu min kabl, fe se yekulune bel tahsudunena, bel kanu la yefkahune illa kalila.

Geri bırakılanlar, ganimetleri almak için gittiğinizde: "Müsaade edin sizinle gelelim." diyecekler. Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, asla bizimle gelemezsiniz. Allah, bu hükmü daha önce buyurmuştu." O zaman da: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz." diyecekler. Doğrusu onlar anlayışı kıt kimselerdir.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/15-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** تَذَرُ — tezeru · "bırakmıyor"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

مَا تَذَرُ مِنْ شَيْءٍ اَتَتْ عَلَيْهِ اِلَّا جَعَلَتْهُ  كَالرَّم۪يمِۜ

Ma tezeru min şey'in etet aleyhi illa cealethu ker remim.

Nereye uğradıysa orayı çürümüş çer çöpe çevirmişti.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/42-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** فَذَرْهُمْ — fezerhum · "bırak onları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَذَرْهُمْ حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي ف۪يهِ يُصْعَقُونَۙ

Fe zerhum hatta yulaku yevmehumullezi fihi yus'akune.

Artık onları cezalandırılacakları güne kavuşuncaya kadar kendi hallerine bırak.

_https://acikkuran.com/tur-suresi/45-ayet-meali.md_

### 62. Cuma suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** وَذَرُوا۟ — ve zeru · "ve bırakın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

Ya eyyuhellezine amenu iza nudiye lis salati min yevmil cumuati fes'av ila zikrillahi ve zerul bey'a, zalikum hayrun lekum in kuntum ta'lemun.

Ey İman Edenler! Cuma günü salat için seslenildiği zaman, alışverişi bırakıp, hemen Allah'ın öğüdüne koşun. Eğer bilirseniz, bu, sizin için hayırlı olandır.

_https://acikkuran.com/cuma-suresi/9-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** فَذَرْنِى — fezerni · "bana bırak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَذَرْن۪ي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَد۪يثِۜ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ

Fe zerni ve men yukezzibu bi hazel hadis, se nestedricuhum min haysu la ya'lemun.

O halde bu hadisi yalanlayanları Bana bırak. Onları bilmedikleri bir yerden yavaş yavaş yaklaştıracağız.

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/44-ayet-meali.md_

### 70. Mearic suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** فَذَرْهُمْ — fezerhum · "bırak onları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَۙ

Fe zerhum yehudu ve yel'abu hatta yulaku yevme humullezi yuadun.

Artık onları kendi hallerine bırak. Uyarıldıkları günleri gelip çatıncaya kadar gaflet içinde oyalanıp dursunlar.

_https://acikkuran.com/mearic-suresi/42-ayet-meali.md_

### 71. Nuh suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** تَذَرُنَّ — tezerunne · "bırakmayın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَقَالُوا لَا تَذَرُنَّ اٰلِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَداًّ وَلَا سُوَاعاًۙ وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْراًۚ

Ve kalu la tezerunne alihetekum ve la tezerrunne vedden ve la suvaan ve la yeguse ve yeuka ve nesra.

"Sakın ilahlarınızı bırakmayın; sakın Vedd'i, Suva'yı, Yeğus'u, Yeuk'u ve Nesr'i bırakmayın." dediler.

_https://acikkuran.com/nuh-suresi/23-ayet-meali.md_

### 71. Nuh suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** تَذَرُنَّ — tezerunne · "bırakmayın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَقَالُوا لَا تَذَرُنَّ اٰلِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَداًّ وَلَا سُوَاعاًۙ وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْراًۚ

Ve kalu la tezerunne alihetekum ve la tezerrunne vedden ve la suvaan ve la yeguse ve yeuka ve nesra.

"Sakın ilahlarınızı bırakmayın; sakın Vedd'i, Suva'yı, Yeğus'u, Yeuk'u ve Nesr'i bırakmayın." dediler.

_https://acikkuran.com/nuh-suresi/23-ayet-meali.md_

### 71. Nuh suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** تَذَرْ — tezer · "bırakma"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَ نُوحٌ رَبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْاَرْضِ مِنَ الْكَافِر۪ينَ دَيَّاراً

Ve kale nuhun rabbi la tezer alel ardı minel kafirine deyyara.

Nuh: "Rabb'im! O Kafirlerden yeryüzünde hiç kimseyi bırakma." dedi.

_https://acikkuran.com/nuh-suresi/26-ayet-meali.md_

### 71. Nuh suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** تَذَرْهُمْ — tezerhum · "onları bırakırsan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اِنَّكَ اِنْ تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُٓوا اِلَّا فَاجِراً كَفَّاراً

İnneke in tezerhum yudıllu ıbadeke ve la yelidu illa faciren keffara.

"Çünkü onları bırakınca, kullarını saptırıyorlar; yalnızca facir ve Kafir kimseler yetiştiriyorlar."

_https://acikkuran.com/nuh-suresi/27-ayet-meali.md_

### 73. Müzzemmil suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** وَذَرْنِى — ve zerni · "beni yalnız bırak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَذَرْن۪ي وَالْمُكَذِّب۪ينَ اُو۬لِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَل۪يلاً

Ve zerni vel mukezzibine ulin na'meti ve mehhilhum kalila.

Varlık sahibi, yalanlayıcıları Bana bırak. Onlara biraz süre tanı.

_https://acikkuran.com/muzzemmil-suresi/11-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** ذَرْنِى — zerni · "beni yalnız bırak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

ذَرْن۪ي وَمَنْ خَلَقْتُ وَح۪يداًۙ

Zerni ve men halaktu vahida.

Tek olarak yarattığım kişiyi Bana bırak.

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/11-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** تَذَرُ — tezeru · "bırakmaz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

لَا تُبْق۪ي وَلَا تَذَرُۚ

La tubki ve la tezer.

O bırakmaz ve terk etmez!

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/28-ayet-meali.md_

### 75. Kıyame suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَذَرُونَ — ve tezerune · "ve bırakıyorsunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَۜ

Ve tezerunel ahıreh.

"Ahireti de umursamıyordunuz."

_https://acikkuran.com/kiyame-suresi/21-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَذَرُونَ — ve yezerune · "ve bırakıyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْماً ثَق۪يلاً

İnne haulai yuhıbbunel acilete ve yezerune veraehum yevmen sekila.

Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/27-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
