# Vav-Ra-Dal — ورد (wrd)

> Kur'an'da 11 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/wrd

- **Anlam:** Mevcut olmak, (içmek için herhangi bir suya) ulaşmak, inmek, (bir yere) yaklaşmak
- **Türevleri:** أَوْرَدَ (1) · مَوْرُود (1) · وَارِد (3) · وَرَدَ (2) · وِرْد (2) · وَرْدَة (1) · وَرِيد (1)

## Geçtiği ayetler

### 11. Hud suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** فَأَوْرَدَهُمُ — fe evradehumu · "sürükler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ

Yakdumu kavmehu yevmel kıyameti fe evredehumun nar, ve bi'sel virdul mevrud.

Kıyamet Günü, halkının önüne düşecek ve onları ateşe götürecektir. Varacakları yer, ne kötü bir yerdir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/98-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْوِرْدُ — l-virdu · "bir yerdir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ

Yakdumu kavmehu yevmel kıyameti fe evredehumun nar, ve bi'sel virdul mevrud.

Kıyamet Günü, halkının önüne düşecek ve onları ateşe götürecektir. Varacakları yer, ne kötü bir yerdir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/98-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَوْرُودُ — l-mevrudu · "vardıkları yer"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril · merfu` isim

يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ

Yakdumu kavmehu yevmel kıyameti fe evredehumun nar, ve bi'sel virdul mevrud.

Kıyamet Günü, halkının önüne düşecek ve onları ateşe götürecektir. Varacakları yer, ne kötü bir yerdir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/98-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** وَارِدَهُمْ — veridehum · "sucularını"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim

وَجَٓاءَتْ سَيَّارَةٌ فَاَرْسَلُوا وَارِدَهُمْ فَاَدْلٰى دَلْوَهُۜ قَالَ يَا بُشْرٰى هٰذَا غُلَامٌۜ وَاَسَرُّوهُ بِضَاعَةًۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَعْمَلُونَ

Ve caet seyyaretun fe erselu varidehum fe adla delveh, kale ya buşra haza gulam, ve eserruhu bidaah, vallahu alimun bi ma ya'melun.

Ve bir kervan geldi. Sucularını gönderdiler. Kovasını sarkıtan, "Müjde! Burada bir çocuk var." dedi. Satmak için onu yanlarına aldılar. Allah, yapmak istedikleri şeyi çok iyi biliyordu.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/19-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** وَارِدُهَا ۚ — variduha · "oraya gitmeyecek"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim

وَاِنْ مِنْكُمْ اِلَّا وَارِدُهَاۚ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ حَتْماً مَقْضِياًّۚ

Ve in minkum illa variduha, kane ala rabbike hatmen makdıyya.

Sizden oraya gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/71-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 86. ayet

- **Geçtiği form:** وِرْدًۭا — virden · "yaya ve susuz olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَنَسُوقُ الْمُجْرِم۪ينَ اِلٰى جَهَنَّمَ وِرْداًۢ

Ve nesukul mucrimine ila cehenneme virda.

Mücrimleri de susamış olarak Cehennem'e süreceğiz.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/86-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** وَٰرِدُونَ — varidune · "gireceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ حَصَبُ جَهَنَّمَۜ اَنْتُمْ لَهَا وَارِدُونَ

İnnekum ve ma ta'budune min dunillahi hasabu cehennem, entum leha varidun.

Siz ve Allah'ın yanı sıra kulluk ettikleriniz, Cehennem'in odunusunuz. Siz oraya gireceksiniz.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/98-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 99. ayet

- **Geçtiği form:** وَرَدُوهَا ۖ — veraduha · "oraya girmezlerdi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

لَوْ كَانَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اٰلِهَةً مَا وَرَدُوهَاۜ وَكُلٌّ ف۪يهَا خَالِدُونَ

Lev kane haulai aliheten ma veraduha, ve kullun fiha halidun.

Eğer onlar gerçekten ilah olsalardı, Cehennem'e girmezlerdi. Oysa hepsi orada sürekli kalacaklardır.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/99-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** وَرَدَ — verade · "varınca"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَۘ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِۚ قَالَ مَا خَطْبُكُمَاۜ قَالَتَا لَا نَسْق۪ي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَب۪يرٌ

Ve lemma verede mae medyene vecede aleyhi ummeten minen nasi yeskun, ve vecede min dunihimumreeteyni tezudan, kale ma hatbukuma, kaleta la neski hatta yusdirar riau ve ebuna şeyhun kebir.

Medyen suyuna vardığında, orada hayvanlarını sulamakta olan birçok İnsan gördü. Bir de sürülerini sulamayı gözetleyen iki kadın vardı. Onlara: "Neden böyle duruyorsunuz?" dedi. "Çobanlar sulayıp çekilmeden biz sulayamayız. Babamız çok ihtiyardır." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/23-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْوَرِيدِ — l-veridi · "şah damarı-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِه۪ نَفْسُهُۚ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ

Ve lekad halaknel insane ve na'lemu ma tuvesvisu bihi nefsuh, ve nahnu akrebu ileyhi min hablil veridi.

Ant olsun ki insanı Biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Ve Biz ona "habl-i verid"ten daha yakınız.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/16-ayet-meali.md_

### 55. Rahman suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** وَرْدَةًۭ — verdeten · "kıpkırmızı bir gül"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

فَاِذَا انْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِۚ

Fe izen şakkatis semau fe kanet verdeten keddihan.

Gök parçalanıp kırmızı gül renginde yağ eriyiğine dönüştüğü zaman;

_https://acikkuran.com/rahman-suresi/37-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
