# Kh-Ta-Elif — خطا (xTA)

> Kur'an'da 22 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/xTA

- **Anlam:** Yanlış yapmak, hata yapmak, ceza gerektiren bir günah/suç/itaatsizlik yapmak, kasıtlı veya kasıtsız bir hata/kusur işlemek, yanlış bir yol izlemek (kasıtlı veya değil), bir şeyin kaçırılmasına veya atlanmasına neden olmak, bir şeyi kaçırmak (veya isabet ettirememek), bir şeyden sapmak veya uzaklaşmak, ulaşılamaz olmak, birinin hata yapmasına neden olmak, yanlış bir hareket/hata/kusur gibi davranmak.
- **Türevleri:** أَخْطَأْ (2) · خَاطِئَة (2) · خَطَ ٔ (2) · خِطْ ٔ (1) · خَطِي َٔة (8) · خَطِي َٰٔت (2) · خَٰطِ ِٔين (5)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** خَطَـٰيَـٰكُمْ ۚ — hatayakum · "hatalarınızı"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mansub isim

وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَداً وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّداً وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْۜ وَسَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ

Ve iz kulnadhulu hazihil karyete fe kulu minha haysu şi'tum ragaden vedhulul babe succeden ve kulu hıttatun nagfir lekum hatayakum ve senezidul muhsinin.

Hani: "Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde ederek girin. Ve "Bizi bağışla." deyin ki Biz de yanlışlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz." demiştik.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/58-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** خَطِيٓـَٔتُهُۥ — hatiyetuhu · "suçu"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

بَلٰى مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً وَاَحَاطَتْ بِه۪ خَط۪ٓيـَٔتُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

Bela men kesebe seyyieten ve ehatat bihi hatietuhu fe ulaike ashabun nar, hum fiha halidun.

Hayır! Kim bir kötülük yapar da yanlışları kendisini kuşatırsa, onlar Cehennem ehlidir ve onlar, orada kalıcıdırlar.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/81-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 286. ayet

- **Geçtiği form:** أَخْطَأْنَا ۚ — ehta'na · "yanılırsak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَاۜ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْۜ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ

La yukellifullahu nefsen illa vus'aha leha ma kesebet ve aleyha mektesebet rabbena la tuahızna in nesina ev ahta'na, rabbena ve la tahmil aleyna ısran kema hameltehu alellezine min kablina, rabbena ve la tuhammilna ma la takate lena bih, va'fu anna, vagfir lena, verhamna, ente mevlana fensurna alel kavmil kafirin.

Allah, hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazla yük yüklemez. Herkesin yaptığı iyilik lehine, kötülük de aleyhinedir. "Rabb'imiz! Unutur veya yanlış yaparsak, bizi sorumlu tutma. Rabb'imiz! Bize daha öncekilere yüklediğin gibi zor şeyler yükleme. Rabb'imiz! Bize gücümüzün üzerinde bir sorumluluk yükleme. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen, Mevlamız'sın. Kafirlere karşı bize yardım et.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/286-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** خَطَـًۭٔا ۚ — hataen · "yanlışlık"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِناً اِلَّا خَطَـٔاًۚ وَمَنْ قَتَلَ مُـؤْمِناً خَطَــٔاً فَـتَـحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً

Ve ma kane li mu'minin en yaktule mu'minen illa hataa, ve men katele mu'minen hataen fe tahriru rakabetin mu'minetin ve diyetun musellemetun ila ehlihi illa en yessaddaku. Fe in kane min kavmin aduvvin lekum ve huve mu'minun fe tahriru rakabetin mu'mineh. Ve in kane min kavmin beynekum ve beynehum misakun fe diyetun musellemetun ila ehlihi ve tahriru rakabetin mu'mineh, fe men lem yecid fe sıyamu şehreyni mutetabiayni tevbeten minallah. Ve kanallahu alimen hakima.

Hata ile olması dışında, bir Mü'min'in bir Mü'min'i öldürmesi olacak şey değildir. Kim, hata ile bir Mü'min'i öldürürse, Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuştursun, ailesi bağışlamadığı takdirde, ölenin ailesine diyet ödesin. Eğer, öldürülen Mü'min; düşmanınız olan bir halka mensupsa, Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuştursun. Eğer, aranızda anlaşma bulunan bir halktansa, ailesine diyet vermek ve Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuşturmak gerekir. Kim bunları bulamazsa, Allah'tan tevbesini kabul etmesi için ardı ardına iki ay siyam yapmalıdır. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/92-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** خَطَـًۭٔا — hataen · "yanlışlıkla"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِناً اِلَّا خَطَـٔاًۚ وَمَنْ قَتَلَ مُـؤْمِناً خَطَــٔاً فَـتَـحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً

Ve ma kane li mu'minin en yaktule mu'minen illa hataa, ve men katele mu'minen hataen fe tahriru rakabetin mu'minetin ve diyetun musellemetun ila ehlihi illa en yessaddaku. Fe in kane min kavmin aduvvin lekum ve huve mu'minun fe tahriru rakabetin mu'mineh. Ve in kane min kavmin beynekum ve beynehum misakun fe diyetun musellemetun ila ehlihi ve tahriru rakabetin mu'mineh, fe men lem yecid fe sıyamu şehreyni mutetabiayni tevbeten minallah. Ve kanallahu alimen hakima.

Hata ile olması dışında, bir Mü'min'in bir Mü'min'i öldürmesi olacak şey değildir. Kim, hata ile bir Mü'min'i öldürürse, Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuştursun, ailesi bağışlamadığı takdirde, ölenin ailesine diyet ödesin. Eğer, öldürülen Mü'min; düşmanınız olan bir halka mensupsa, Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuştursun. Eğer, aranızda anlaşma bulunan bir halktansa, ailesine diyet vermek ve Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuşturmak gerekir. Kim bunları bulamazsa, Allah'tan tevbesini kabul etmesi için ardı ardına iki ay siyam yapmalıdır. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/92-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 112. ayet

- **Geçtiği form:** خَطِيٓـَٔةً — hatiyeten · "bir hata"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

وَمَنْ يَكْسِبْ خَط۪ٓيـَٔةً اَوْ اِثْماً ثُمَّ يَرْمِ بِه۪ بَر۪ٓيـٔاً فَقَدِ احْتَمَلَ بُهْتَـاناً وَاِثْماً مُب۪يناً۟

Ve men yeksib hatieten ev ismen summe yermi bihi berien fe kadihtemele buhtanen ve ismen mubina.

Kim bir yanlış yapar veya günah işler, sonra da onu suçsuz birinin üzerine atarsa, muhakkak ki büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/112-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 161. ayet

- **Geçtiği form:** خَطِيٓـَٔـٰتِكُمْ ۚ — hatiyatikum · "hatalarınızı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

وَاِذْ ق۪يلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّداً نَغْفِرْ لَكُمْ خَط۪ٓيـَٔاتِكُمْۜ سَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ

Ve iz kile lehumuskunu hazihil karyete ve kulu minha haysu şi'tum ve kulu hıttatun vedhulul babe succeden nagfir lekum hatiatikum, senezidul muhsinin.

Onlara, "Şu beldeye yerleşin ve orada dilediğiniz şeylerden yiyin. Af dilediğinizi söyleyin ve teslim olmuş/kabullenmiş olarak kapısından girin." denilmişti. Biz, "Yanlışlarınızı bağışlayalım ve iyilik edenlere fazlasıyla verelim."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/161-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْخَاطِـِٔينَ — l-hatiine · "günahkarlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

يُوسُفُ اَعْرِضْ عَنْ هٰذَا وَاسْتَغْفِر۪ي لِذَنْبِكِۚ اِنَّكِ كُنْتِ مِنَ الْخَاطِـ۪ٔينَ۟

Yusufu a'rıd an haza vestagfiri li zenbik, inneki kunti minel hatıin.

"Yusuf! Bundan kimseye söz etme. Sen de suçundan dolayı bağışlanma dile. Yanlış yapan sensin!" dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/29-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 91. ayet

- **Geçtiği form:** لَخَـٰطِـِٔينَ — lehatiine · "suç işlemiştik"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

قَالُوا تَاللّٰهِ لَقَدْ اٰثَرَكَ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَاِنْ كُنَّا لَخَاطِـ۪ٔينَ

Kalu tallahi lekad aserekellahu aleyna ve in kunna le hatıin.

Dediler ki: "Allah'a yemin olsun ki, Allah, seni bize üstün kıldı. Ve biz gerçekten yanlış yapmışız."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/91-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 97. ayet

- **Geçtiği form:** خَـٰطِـِٔينَ — hatiine · "günah işledik"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

قَالُوا يَٓا اَبَانَا اسْتَغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَٓا اِنَّا كُنَّا خَاطِـ۪ٔينَ

Kalu ya ebanestagfir lena zunubena inna kunna hatıin.

"Ey babamız! Suçlarımız için bağışlama dile. Gerçekten bizler yanlış yaptık." dediler.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/97-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** خِطْـًۭٔا — hit'en · "günahtır"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَلَا تَقْتُلُٓوا اَوْلَادَكُمْ خَشْيَةَ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَاِيَّاكُمْۜ اِنَّ قَتْلَهُمْ كَانَ خِطْـٔاً كَب۪يراً

Ve la taktulu evladekum haşyete imlak, nahnu nerzukuhum ve iyyakum, inne katlehum kane hıt'en kebira.

Yoksulluk endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin. Onları ve sizi sadece Biz rızıklandırırız. Onların öldürülmesi büyük bir yanlıştır.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/31-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** خَطَـٰيَـٰنَا — hatayana · "günahlarımızı"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mansub isim

اِنَّٓا اٰمَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَايَانَا وَمَٓا اَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ السِّحْرِۜ وَاللّٰهُ خَيْرٌ وَاَبْقٰى

İnna amenna bi rabbina li yagfire lena hatayana ve ma ekrehtena aleyhi mines sihr, vallahu hayrun ve ebka.

"Biz, yanlışlarımız ve bize sihirle zorla yaptırdığın kötü şeyler için Rabb'imizin bizi bağışlayacağına inanıyoruz. Allah hayırlı ve kalıcı olandır."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/73-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** خَطَـٰيَـٰنَآ — hatayana · "hatalarımızı"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

اِنَّا نَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَٓا اَنْ كُنَّٓا اَوَّلَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ۟

İnna natmeu en yagfira lena rabbuna hatayana en kunna evvelel mu'minin.

"İlk Mü'minler olduğumuz için, Rabb'imizin yanlışlarımızı bağışlayacağını ümit ediyoruz." dediler.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/51-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** خَطِيٓـَٔتِى — hatieti · "hatamı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَالَّـذ۪ٓي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ ل۪ي خَط۪ٓيـَٔت۪ي يَوْمَ الدّ۪ينِۜ

Vellezi atmeu en yagfira li hatieti yevmed din.

"Ve Din Günü yanlışımı bağışlayacağını umduğum O'dur."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/82-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** خَـٰطِـِٔينَ — hatiine · "yanılıyorlardı"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَالْتَقَطَهُٓ اٰلُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُواًّ وَحَزَناًۜ اِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا خَاطِـ۪ٔينَ

Feltekatahu alu fir'avne li yekune lehum aduvven ve hazena, inne fir'avne ve hamane ve cunudehuma kanu hatıin.

Derken Firavun ailesi, kendileri için bir düşman ve başlarına dert olacak olan onu, buluntu olarak aldı. Firavun, Haman ve askerleri yanlış yaptılar.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/8-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** خَطَـٰيَـٰكُمْ — hatayakum · "sizin hatalarınızı"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبِعُوا سَب۪يلَنَا وَلْنَحْمِلْ خَطَايَاكُمْۜ وَمَا هُمْ بِحَامِل۪ينَ مِنْ خَطَايَاهُمْ مِنْ شَيْءٍۜ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ

Ve kalellezine keferu lillezine amenuttebiu sebilena velnahmil hatayakum, ve ma hum bi hamiline min hatayahum min şey', innehum le kazibun.

Kafirler: İman Edenler'e: "Bizim yolumuza uyun, sizin yanlışlarınızı biz üstlenelim." dediler. Oysa onlar, başkalarının hatalarından hiçbir şey üstlenemezler. Kesinlikle onlar yalancıdırlar.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/12-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** خَطَـٰيَـٰهُم — hatayahum · "onların hataları-"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبِعُوا سَب۪يلَنَا وَلْنَحْمِلْ خَطَايَاكُمْۜ وَمَا هُمْ بِحَامِل۪ينَ مِنْ خَطَايَاهُمْ مِنْ شَيْءٍۜ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ

Ve kalellezine keferu lillezine amenuttebiu sebilena velnahmil hatayakum, ve ma hum bi hamiline min hatayahum min şey', innehum le kazibun.

Kafirler: İman Edenler'e: "Bizim yolumuza uyun, sizin yanlışlarınızı biz üstlenelim." dediler. Oysa onlar, başkalarının hatalarından hiçbir şey üstlenemezler. Kesinlikle onlar yalancıdırlar.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/12-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** أَخْطَأْتُم — ehta'tum · "yanılarak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اُدْعُوهُمْ لِاٰبَٓائِهِمْ هُوَ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِۚ فَاِنْ لَمْ تَعْلَمُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ فِي الدّ۪ينِ وَمَوَال۪يكُمْۜ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ ف۪يمَٓا اَخْطَأْتُمْ بِه۪ۙ وَلٰكِنْ مَا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً

Ud'uhum li abaihim huve aksatu indallah, fe in lem ta'lemu abaehum fe ıhvanukum fid dini ve mevalikum, ve leyse aleykum cunahun fima ahta'tum bihi ve lakin ma taammedet kulubukum, ve kanallahu gafuren rahima.

Onları babalarına nispetle çağırın. Bu Allah'ın yanında daha hakkaniyetlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, artık onlar dinde kardeşleriniz ve sorumluluklarını üstlendiğiniz kimselerdir. Bilinçli olarak yaptığınız şeyler dışında, yanlışlıkla yaptıklarınızda sizin için bir günah yoktur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/5-ayet-meali.md_

### 69. Hâkka suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** بِٱلْخَاطِئَةِ — bil-hatieti · "hatalı iş ile"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil · mecrur isim

وَجَٓاءَ فِرْعَوْنُ وَمَنْ قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِۚ

Ve cae fir'avnu ve men kablehu vel mu'tefikatu bil hatıeh.

Firavun, ondan öncekiler ve kentleri alt üst olanlar, o yanlış ile geldiler.

_https://acikkuran.com/hakka-suresi/9-ayet-meali.md_

### 69. Hâkka suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْخَـٰطِـُٔونَ — l-hatiune · "hata işleyenlerden"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

لَا يَأْكُلُهُٓ اِلَّا الْخَاطِؤُ۫نَ۟

La ye'kuluhu illel hatiun.

Onu, yanlışlarında ısrar edenlerden başkası yemez.

_https://acikkuran.com/hakka-suresi/37-ayet-meali.md_

### 71. Nuh suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** خَطِيٓـَٔـٰتِهِمْ — hatiyatihim · "hatalarından"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

مِمَّا خَط۪ٓيـَٔاتِهِمْ اُغْرِقُوا فَاُدْخِلُوا نَاراً فَلَمْ يَجِدُوا لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْصَاراً

Mimma hatiatihim ugriku fe udhılu naran fe lem yecıdu lehum min dunillahi ensara.

Onlar, yanlışları nedeniyle suda boğuldular. Sonra ateşe atıldılar. Kendilerine Allah'tan başka yardımcı bulamadılar.

_https://acikkuran.com/nuh-suresi/25-ayet-meali.md_

### 96. Alak suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** خَاطِئَةٍۢ — hatietin · "günahkar"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · dişil · mecrur isim · belirsiz

نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍۚ

Nasiyetin kazibetin hatıeh.

Yalancı ve yanlış yapan perçeminden.

_https://acikkuran.com/alak-suresi/16-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
