# Kh-Lam-Sad — خلص (xlS)

> Kur'an'da 31 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/xlS

- **Anlam:** Saf/hakiki/karışımsız/berrak olmak, güvende/emniyette/utanç veya zorluk ya da yıkımdan uzak olmak, insanların yanından çekilmek/ayrılmak, gelmek/yaklaşmak/ulaşmak, bir şeyi berrak veya saf yapmak, açıklamak/izah etmek/yorumlamak, birisiyle karşılıklı saflıkla davranmak, saf ve samimi olmak, bir şeyi veya kişiyi tamamen kendine mal etmek, saf ve samimi şekilde inanmak (ikiyüzlülükten uzak).
- **Türevleri:** أَخْلَصُ (2) · أَسْتَخْلِصْ (1) · خَالِص (2) · خَالِصَة (5) · خَلَصُ (1) · مُخْلَص (9) · مُخْلِص (11)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 94. ayet

- **Geçtiği form:** خَالِصَةًۭ — halisaten · "gerçekten"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil · mansub isim · belirsiz

قُلْ اِنْ كَانَتْ لَكُمُ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ عِنْدَ اللّٰهِ خَالِصَةً مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ

Kul in kanet lekumud darul ahiretu indallahi halisaten min dunin nasi fe temennevul mevte in kuntum sadikin.

De ki: "Eğer Allah katında; ahiret yurdunun, diğer insanların değil de yalnızca size ait olduğunu iddia eden sözünüzde samimi iseniz, o zaman ölümü istesenize!"

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/94-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 139. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلِصُونَ — muhlisune · "gönülden bağlananlarız"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قُلْ اَتُحَٓاجُّونَنَا فِي اللّٰهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۚ وَلَـنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۚ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَۙ

Kul e tuhaccunena fillahi ve huve rabbuna ve rabbukum, ve lena a'maluna ve lekum a'malukum ve nahnu lehu muhlisun.

De ki: "Bizimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O, bizim de Rabb'imiz sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz ona içtenlikle bağlananlarız."

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/139-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 146. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَخْلَصُوا۟ — ve ehlesu · "ve yapanlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَاعْتَصَمُوا بِاللّٰهِ وَاَخْلَصُوا د۪ينَهُمْ لِلّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ وَسَوْفَ يُؤْتِ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ اَجْراً عَظ۪يماً

İllallezine tabu ve aslehu va'tesamu billahi ve ahlesu dinehum lillahi fe ulaike meal mu'minin. Ve sevfe yu'tillahul mu'minine ecran azima.

Ancak tevbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar hariç. İşte bunlar, Mü'minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, Mü'minlere büyük bir ödül verecektir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/146-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 139. ayet

- **Geçtiği form:** خَالِصَةٌۭ — halisatun · "yalnız"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil · merfu` isim · belirsiz

وَقَالُوا مَا ف۪ي بُطُونِ هٰذِهِ الْاَنْعَامِ خَالِصَةٌ لِذُكُورِنَا وَمُحَرَّمٌ عَلٰٓى اَزْوَاجِنَاۚ وَاِنْ يَكُنْ مَيْتَةً فَهُمْ ف۪يهِ شُرَكَٓاءُۜ سَيَجْز۪يهِمْ وَصْفَهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ

Ve kalu ma fi butuni hazihil en'ami halisatun li zukurina ve muharremun ala ezvacina, ve in yekun meyteten fe hum fihi şurekau, se yeczihim vasfehum, innehu hakimun alim.

"Bu davarların karınlarında bulunanlar yalnızca erkeklerimize ait olup, kadınlarımıza haram kılınmıştır. Eğer ölü doğarsa o zaman herkes onda ortaktır." dediler. Bu nitelendirmelerinin cezasını görecekler. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/139-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلِصِينَ — muhlisine · "has kılarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

قُلْ اَمَرَ رَبّ۪ي بِالْقِسْطِ۠ وَاَق۪يمُوا وُجُوهَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ   كَمَا بَدَاَكُمْ تَعُودُونَۜ

Kul emere rabbi bil kıst ve ekimu vucuhekum inde kulli mescidin ved'uhu muhlisine lehud din, kema bedeekum teudun.

De ki: "Rabb'im bana haktan yana olmayı emretti." Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnızca O'na has kılarak dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/29-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** خَالِصَةًۭ — halisaten · "yalnız onlarındır"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil · mansub isim · belirsiz

قُلْ مَنْ حَرَّمَ ز۪ينَةَ اللّٰهِ الَّت۪ٓي اَخْرَجَ لِعِبَادِه۪ وَالطَّيِّبَاتِ مِنَ الرِّزْقِۜ قُلْ هِيَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا خَالِصَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ  كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

Kul men harreme zinetallahilleti ahrece li ibadihi vet tayyibati miner rızk, kul hiye lillezine amenu fil hayatid dunya halisaten yevmel kıyameh, kezalike nufassılul ayati li kavmin ya'lemun.

De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "Bunlar dünya hayatında iman edenlerindir; kıyamet günü ise yalnız onlara aittir." Bilen bir topluma ayetleri böyle detaylı olarak açıklıyoruz.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/32-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلِصِينَ — muhlisine · "has kılarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

هُوَ الَّذ۪ي يُسَيِّرُكُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ حَتّٰٓى اِذَا كُنْتُمْ فِي الْفُلْكِۚ وَجَرَيْنَ بِهِمْ بِر۪يحٍ طَيِّبَةٍ وَفَرِحُوا بِهَا جَٓاءَتْهَا ر۪يحٌ عَاصِفٌ وَجَٓاءَهُمُ الْمَوْجُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اُح۪يطَ بِهِمْۙ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ لَئِنْ اَنْجَيْتَنَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ

Huvellezi yuseyyirukum fil berri vel bahr, hatta iza kuntum fil fulk, ve cereyne bihim bi rihin tayyibetin ve ferihu biha caetha rihun asifun ve caehumul mevcu min kulli mekanin ve zannu ennehum uhita bihim deavullahe muhlisine lehud din, le in enceytena min hazihi le nekunenne mineş şakirin.

Sizi karada ve denizde yürüten O'dur. Öyle ki siz gemideyken ve güzel bir rüzgarla akıp giderken, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada, birden şiddetli bir kasırga gelip çatar ve her yönden dalgaların onları sarıp kuşattığı anda, dini Allah'a has kılarak: "Ant olsun, eğer bizi kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız." diye dua ederler.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/22-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُخْلَصِينَ — l-muhlesine · "ihlasa erdirilmiş"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · edilgen · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَقَدْ هَمَّتْ بِه۪ۗ وَهَمَّ بِهَاۚ لَوْلَٓا اَنْ رَاٰ بُرْهَانَ رَبِّه۪ۜ  كَذٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّٓوءَ وَالْفَحْشَٓاءَۜ اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَص۪ينَ

Ve le kad hemmet bihi ve hemme biha, levla en rea burhane rabbih, kezalike li nasrife anhus sue vel fahşa, innehu min ibadinel muhlesin.

Gerçekten kadın Yusuf'a ilgi duydu. Yusuf da kadına ilgi duydu. Ne var ki Rabb'inin burhanı sayesinde kadına uymadı. Böylece ondan kötülüğü ve fuhşu çevirdik. Kuşkusuz o Bizim muhles kullarımızdandı.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/24-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْتَخْلِصْهُ — estehlishu · "onu özel (dost) yapayım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُون۪ي بِه۪ٓ اَسْتَخْلِصْهُ لِنَفْس۪يۚ فَلَمَّا كَلَّمَهُ قَالَ اِنَّكَ الْيَوْمَ لَدَيْنَا مَك۪ينٌ اَم۪ينٌ

Ve kalel meliku'tuni bihi estahlishu li nefsi, fe lemma kellemehu kale innekel yevme ledeyna mekinun emin.

Ve Hükümdar: "Onu bana getirin. Onu, yanımda seçkin bir kimse yapayım." dedi. Onunla görüştüğünde de: "Sen bundan böyle yanımızda itibarlısın ve güvendesin." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/54-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 80. ayet

- **Geçtiği form:** خَلَصُوا۟ — halesu · "(bir kenara) çekildiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَلَمَّا اسْتَيْـَٔسُوا مِنْهُ خَلَصُوا نَجِياًّۜ قَالَ كَب۪يرُهُمْ اَلَمْ تَعْلَمُٓوا اَنَّ اَبَاكُمْ قَدْ اَخَذَ عَلَيْكُمْ مَوْثِقاً مِنَ اللّٰهِ وَمِنْ قَبْلُ مَا فَرَّطْتُمْ ف۪ي يُوسُفَۚ فَلَنْ اَبْرَحَ الْاَرْضَ حَتّٰى يَأْذَنَ ل۪ٓي اَب۪ٓي اَوْ يَحْكُمَ اللّٰهُ ل۪يۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ

Fe lemmestey'esu minhu halesu neciyya, kale kebiruhum e lem ta'lemu enne ebakum kad ehaze aleykum mevsikan minallahi ve min kablu ma ferrattum fi yusuf, fe len ebrahal arda hatta ye'zene li ebi ev yahkumallahu li ve huve hayrul hakimin.

Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmaya başladılar. Büyükleri: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını ve daha önce Yusuf konusunda da sınırı aşmış olduğunuzu bilmez misiniz? Babam izin verinceye veya Allah hakkımda hüküm verinceye kadar buradan ayrılmam. O, hüküm verenlerin en iyisidir." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/80-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُخْلَصِينَ — l-muhlesine · "ihlâslı"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · edilgen · eril, çoğul · mansub isim

اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ

İlla ıbadeke minhumul muhlasin.

"Ancak onlardan muhles kulların hariç."

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/40-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** خَالِصًۭا — halisen · "halis"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ  نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَناً خَالِصاً سَٓائِغاً لِلشَّارِب۪ينَ

Ve inne lekum fil en'ami le ibreh, nuskikum mimma fi butunihi min beyni fersin ve demin lebenen halisen saigan liş şaribin.

Hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından süzülüp gelen içimi lezzetli, halis bir süt içiriyoruz.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/66-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلَصًۭا — muhlesen · "içi temiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · edilgen · eril · mansub isim · belirsiz

وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مُوسٰىۘ اِنَّهُ كَانَ مُخْلَصاً وَكَانَ رَسُولاً نَبِياًّ

Vezkur fil kitabi musa, innehu kane muhlesan ve kane resulen nebiyya.

Kitap'ta Musa'yı da an. O, muhles bir Resul, bir Nebi'ydi.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/51-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلِصِينَ — muhlisine · "halis kılarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَاِذَا رَكِبُوا فِي الْفُلْكِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ اِذَا هُمْ يُشْرِكُونَۙ

Fe iza rakibu fil fulki deavullahe muhlisine lehud din, fe lemma neccahum ilel berri iza hum yuşrikun.

Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a özgü kılarak O'na dua ederler. Fakat onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman, hemen şirk koşarlar.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/65-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلِصِينَ — muhlisine · "yalnız has kılarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَاِذَا غَشِيَهُمْ مَوْجٌ كَالظُّلَلِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۚ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ فَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌۜوَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ

Ve iza gaşiyehum mevcun kez zuleli deavullahe muhlisine lehud din, fe lemma neccahum ilel berri fe minhum muktesıd, ve ma yechadu bi ayatina illa kullu hattarin kefur.

Ve karanlık gölgeler gibi dalgalar onları sardığı zaman, dini O'na has kılarak Allah'a yalvarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtardığı zaman, onlardan bir kısmı orta bir yol tutar. Ve Biz'im ayetlerimize ancak, tam hain ve tam nankör olanlardan başkası bile bile ilgisiz kalmaz.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/32-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** خَالِصَةًۭ — halisaten · "mahsus olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil · mansub isim · belirsiz

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَحْلَلْنَا لَكَ اَزْوَاجَكَ الّٰـت۪ٓي اٰتَيْتَ اُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَ مِمَّٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ الّٰت۪ي هَاجَرْنَ مَعَكَۘ وَامْرَاَةً مُؤْمِنَةً اِنْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِيِّ اِنْ اَرَادَ النَّبِيُّ اَنْ يَسْتَنْكِحَهَاۗ خَالِصَةً لَكَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ ف۪ٓي اَزْوَاجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً

Ya eyyuhen nebiyyu inna ahlelna leke ezvacekelleti ateyte ucurehunne ve ma meleket yeminuke mimma efaallahu aleyke ve benati ammike ve benati ammatike ve benati halike ve benati halatikellati hacerne meak, vemreeten mu'mineten in vehebet nefseha lin nebiyyi in eraden nebiyyu en yestenkihaha halisaten leke min dunil mu'minin, kad alimna ma faradna aleyhim fi ezvacihim ve ma meleket eymanuhum li keyla yekune aleyke harac, ve kanallahu gafuran rahima.

Ey Nebi! Biz, ecirlerini verdiğin eşlerini ve savaşlarda Allah'ın fey olarak sana verdiği antlaşma yolu ile hak sahibi olduklarını, sana helal kıldık. Seninle birlikte hicret eden amcanın kızları, halalarının kızları, dayının kızları, teyzelerinin kızları ve kendisini Nebi'ye hibe edip de Nebi'nin de evlenmeyi uygun gördüğü Mü'min kadını -ki bu yalnızca sana özgüdür- sana helal kıldık. Onlara zevceleri ve antlaşma yolu ile hak sahibi oldukları konusunda neyi farz kıldığımızı biliriz. Bu durum senin için bir güçlük olmasın diyedir. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/50-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُخْلَصِينَ — l-muhlesine · "halis"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · edilgen · eril, çoğul · mansub isim

اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ

İlla ibadallahil muhlesin.

Allah'ın muhles kulları hariç.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/40-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُخْلَصِينَ — l-muhlesine · "halis"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · edilgen · eril, çoğul · mansub isim

اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ۟

İlla ibadallahil muhlasin.

Ancak Allah'ın muhles kulları hariç.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/74-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 128. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُخْلَصِينَ — l-muhlesine · "halis"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · edilgen · eril, çoğul · mansub isim

اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ

İlla ibadallahil muhlasin.

Allah'ın muhles kulları hariç.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/128-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 160. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُخْلَصِينَ — l-muhlesine · "temiz"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · edilgen · eril, çoğul · mansub isim

اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ

İlla ibadallahil muhlasin.

Allah'ın muhles kulları hariç.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/160-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 169. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُخْلَصِينَ — l-muhlesine · "halis"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · edilgen · eril, çoğul · mansub isim

لَـكُنَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ

Le kunna ibadallahil muhlasin.

"Biz de Allah'ın muhles kullarından olurduk."

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/169-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** أَخْلَصْنَـٰهُم — ehlesnahum · "onları ihlaslı (kul) yaptık"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّٓا اَخْلَصْنَاهُمْ بِخَالِصَةٍ ذِكْرَى الدَّارِۚ

İnna ahlasnahum bi halisatin zikred dar.

Biz, onları sürekli ahiret yurdu düşüncesiyle arınmış, samimiyet sahibi kimseler yaptık.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/46-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** بِخَالِصَةٍۢ — bihalisatin · "samimiyetle"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil · mecrur isim · belirsiz

اِنَّٓا اَخْلَصْنَاهُمْ بِخَالِصَةٍ ذِكْرَى الدَّارِۚ

İnna ahlasnahum bi halisatin zikred dar.

Biz, onları sürekli ahiret yurdu düşüncesiyle arınmış, samimiyet sahibi kimseler yaptık.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/46-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُخْلَصِينَ — l-muhlesine · "ihlaslı"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · edilgen · eril, çoğul · mansub isim

اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ

İlla ibadeke minhumul muhlasin.

"Ancak içlerinden muhles kulların hariç."

_https://acikkuran.com/sad-suresi/83-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلِصًۭا — muhlisen · "halis kılarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

اِنَّٓا اَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللّٰهَ مُخْلِصاً لَهُ الدّ۪ينَۜ

İnna enzelna ileykel kitabe bil hakkı fa'budillahe muhlisan lehud din.

Biz, bu Kitap'ı sana Hakk ile indirdik. Öyleyse dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a kulluk et.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/2-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْخَالِصُ ۚ — l-halisu · "halis"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim

اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ ف۪ي مَا هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ

E la lillahid dinul halis, vellezinettehazu min dunihi evliya, ma na'buduhum illa li yukarribuna ilallahi zulfa, innallahe yahkumu beynehum fi ma hum fihi yahtelifun, innallahe la yehdi men huve kazibun keffar.

Dikkat edin! Halis din yalnızca Allah'a aittir. O'nun yanı sıra veliler edinenler: "Onlara, bizi Allah'a daha yakın bir seviyeye yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz." diyorlar. Allah, hakkında tartıştıkları şey için hükmünü verecektir. Allah, yalancı ve azılı nankörleri doğru yola iletmez.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/3-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلِصًۭا — muhlisen · "halis kılarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ مُخْلِصاً لَهُ الدّ۪ينَۙ

Kul inni umirtu en a'budallahe muhlisan lehud din.

De ki: "Ben, dini yalnızca Kendisine özgü kılarak, Allah'a kulluk etmekle emrolundum."

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/11-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلِصًۭا — muhlisen · "halis kılarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

قُلِ اللّٰهَ اَعْبُدُ مُخْلِصاً لَهُ د۪ين۪يۙ

Kulillahe a'budu muhlisan lehu dini.

De ki: "Ben, dinimi Allah'a özgü kılarak O'na kulluk ederim."

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/14-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلِصِينَ — muhlisine · "halis kılarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَادْعُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ

Fed'ullahe muhlisine lehud dine ve lev kerihel kafirun.

Öyleyse, Kafirler hoşlanmasa da dini yalnızca kendisine özgü kılarak Allah'a dua edin.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/14-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلِصِينَ — muhlisine · "halis kılarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

هُوَ الْحَيُّ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

Huvel hayyu la ilahe illa huve fed'uhu muhlisine lehud din, el hamdu lillahi rabbil alemin.

O, diridir. Ondan başka ilah yoktur. O halde dini yalnızca O'na has kılarak O'na dua edin. Hamd yalnızca alemlerin Rabb'i olan Allah'a özgüdür.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/65-ayet-meali.md_

### 98. Beyyine suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** مُخْلِصِينَ — muhlisine · "halis kılarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ حُنَفَٓاءَ وَيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُوا الزَّكٰوةَ وَذٰلِكَ د۪ينُ الْقَيِّمَةِۜ

Ve ma umiru illa li ya'budullahe muhlisine lehud dine hunefae ve yukimus salate ve yu'tuz zekate ve zalike dinul kayyimeh.

Oysa Allah'a kulluktan ve dini hanifler olarak O'na has kılmaktan ve salatı ikame etmekten, zekatı yapmaktan başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte doğru din budur.

_https://acikkuran.com/beyyine-suresi/5-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
