# Ye-Dal-Ye — يدي (ydy)

> Kur'an'da 120 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/ydy

- **Anlam:** dokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyit
- **Türevleri:** يَد (120)

## Geçtiği ayetler

_Sayfa 1 / 2_

### 2. Bakara suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهَا — yedeyha · "onların iki eli"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

فَجَعَلْنَاهَا نَكَالاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ

Fe cealnaha nekalen li ma beyne yedeyha ve ma halfeha ve mev'ızaten lil muttakin.

Biz bunu, onlara ve onlardan sonra gelecek kuşaklara ibret; muttakilere de bir öğüt olarak yaptık.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/66-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 79. ayet

- **Geçtiği form:** بِأَيْدِيهِمْ — bieydihim · "elleriyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِاَيْد۪يهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هٰذَا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ لِيَشْتَرُوا بِه۪ ثَمَناً قَل۪يلاًۜ فَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا كَتَبَتْ اَيْد۪يهِمْ وَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا يَكْسِبُونَ

Fe veylun lillezine yektubunel kitabe bi eydihim summe yekulune haza min indillahi li yeşteru bihi semenen kalila, fe veylun lehum mimma ketebet eydihim ve veylun lehum mimma yeksibun.

Yazıklar olsun o kimselere ki: Kitabı elleriyle yazıyorlar, sonra da az bir kazanç elde etmek için "Bu Allah'ın katındandır." diyorlar. Yazıklar olsun onlara, elleriyle yazdıklarından dolayı. Yazıklar olsun onlara, kazandıklarından dolayı!

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/79-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 79. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "ellerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِاَيْد۪يهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هٰذَا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ لِيَشْتَرُوا بِه۪ ثَمَناً قَل۪يلاًۜ فَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا كَتَبَتْ اَيْد۪يهِمْ وَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا يَكْسِبُونَ

Fe veylun lillezine yektubunel kitabe bi eydihim summe yekulune haza min indillahi li yeşteru bihi semenen kalila, fe veylun lehum mimma ketebet eydihim ve veylun lehum mimma yeksibun.

Yazıklar olsun o kimselere ki: Kitabı elleriyle yazıyorlar, sonra da az bir kazanç elde etmek için "Bu Allah'ın katındandır." diyorlar. Yazıklar olsun onlara, elleriyle yazdıklarından dolayı. Yazıklar olsun onlara, kazandıklarından dolayı!

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/79-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 95. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ ۗ — eydihim · "ellerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَلَنْ يَتَمَنَّوْهُ اَبَداً بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ

Ve len yetemennevhu ebeden bima kaddemet eydihim vallahu alimun biz zalimin.

Ama elleriyle yaptıkları şeylerden dolayı, ölümü asla istemezler. Allah, zalimleri en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/95-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 97. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "kendinden öncekileri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

قُلْ مَنْ كَانَ عَدُواًّ لِجِبْر۪يلَ فَاِنَّهُ نَزَّلَهُ عَلٰى قَلْبِكَ بِاِذْنِ اللّٰهِ مُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ

Kul men kane aduvven li cibrile fe innehu nezzelehu ala kalbike bi iznillahi musaddikan lima beyne yedeyhi ve huden ve buşra lil mu'minin.

De ki kim Cibril'e düşmansa, Bilsin ki O, onu iki eli arasındakileri tasdik edici olarak Allah'ın izni ile senin kalbine çokça indirdi. Mü'minler için bir hidayet ve müjde olarak.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/97-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 195. ayet

- **Geçtiği form:** بِأَيْدِيكُمْ — bieydikum · "kendi ellerinizle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

وَاَنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا تُلْقُوا بِاَيْد۪يكُمْ اِلَى التَّهْلُكَةِۚۛ وَاَحْسِنُواۚۛ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ

Ve enfiku fi sebilillahi ve la tulku bi eydikum ilet tehluketi, ve ahsinu, innallahe yuhıbbul muhsinin.

Allah yolunda malınızı infak edin. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik yapın. Kuşkusuz, Allah, iyilik yapanları sever.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/195-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 237. ayet

- **Geçtiği form:** بِيَدِهِۦ — biyedihi · "elinde olan"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mecrur isim

وَاِنْ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَر۪يضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ اِلَّٓا اَنْ يَعْفُونَ اَوْ يَعْفُوَا الَّذ۪ي بِيَدِه۪ عُقْدَةُ النِّكَاحِۜ وَاَنْ تَعْفُٓوا اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۜ وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ

Ve in tallaktumuhunne min kabli en temessuhunne ve kadfaradtum lehunne faridaten fe nısfu ma faradtum illaen ya'fune ev ya'fuvellezi bi yedihi ukdetun nikah, ve en ta'fu akrabu lit takva ve la tensevul fadla beynekum innallahe bi ma ta'melune basir.

Farz kılıp ta kendilerine dokunmadığınız kadınlardan ayrılırsanız, farz kılınanın yarısı onlarındır. Ancak kendisinin veya nikah akdini elinde tutanın, bundan vazgeçmesi hariç. Bununla birlikte, mehirin tamamının verilmesi takvaya daha uygundur. Aranızda birbirinize iyilik yapmayı ihmal etmeyin. Kuşkusuz, Allah, yaptığınız her şeyi görür.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/237-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 249. ayet

- **Geçtiği form:** بِيَدِهِۦ ۚ — biyedihi · "eliyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mecrur isim

فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِالْجُنُودِۙ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ مُبْتَل۪يكُمْ بِنَهَرٍۚ فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنّ۪يۚ وَمَنْ لَمْ يَطْعَمْهُ فَاِنَّهُ مِنّ۪ٓي اِلَّا مَنِ اغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِه۪ۚ فَشَرِبُوا مِنْهُ اِلَّا قَل۪يلاً مِنْهُمْۜ فَلَمَّا جَاوَزَهُ هُوَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۙ قَالُوا لَا طَاقَةَ لَنَا الْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا اللّٰهِۙ  كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَل۪يلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَث۪يرَةً بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ

Fe lemma fesale talutu bil cunudi, kale innallahe mubtelikum bi neher, fe men şeribe minhu fe leyse minni, ve men lem yat'amhu fe innehu minni illa menigterafe gurfeten bi yedih, fe şeribu minhu illa kalilen minhum fe lemma cavezehu huve vellezine amenu meahu, kalu la takate lenal yevme bi calute ve cunudih, kalellezine yezunnune ennehum mulakullahi, kem min fietin kaliletin galebet fieten kesiraten bi iznillah, vallahu meas sabirin.

Talut, askerleriyle yola çıkınca onlara: "Allah, sizi bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan içerse benden değildir. Bir avuç kadar tatmakla yetinirse o bendendir." dedi. Çok azı hariç, ondan doyasıya içtiler. O ve yanında yer alan İman Edenler, nehri geçince: "Bugün Calut'a ve askerlerine karşı savaşacak gücümüz kalmadı." dediler. Allah'a kavuşacaklarına iman edenler ise: "Nice az topluluklar, Allah'ın izni ile nice çok topluluklara galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir." dediler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/249-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 255. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "onların önünde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ

Allahu la ilahe illa huvel hayyul kayyum, la te'huzuhu sinetun ve la nevm, lehu ma fis semavati ve ma fil ard, menzellezi yeşfeu indehu illa bi iznih ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum, ve la yuhitune bi şey'in min ilmihi illa bi ma şae, vesia kursiyyuhus semavati vel ard, ve la yeuduhu hıfzuhuma ve huvel aliyyul azim.

Allah: O'ndan başka ilah yoktur. O, sürekli diridir, koruyup gözetendir. O'nda ne bir dalgınlık olur ne de O'nu bir uyku tutar. Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunabilecek kimmiş? Onların önlerinde ve arkalarında olan her şeyi bilir. Onlar, O'nun ilminden ancak dilediği kadarını kavrayabilirler. O'nun egemenliği yeri ve göğü kuşatmıştır. Bunları korumak O'na ağır gelmez. O, Çok Yüce ve Çok Güçlü'dür.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/255-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "kendinden öncekini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

نَزَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۙ

Nezzele aleykel kitabe bil hakkı musaddikan lima beyne yedeyhi ve enzelet tevrate vel incil.

Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/3-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** بِيَدِكَ — biyedike · "senin elindedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mecrur isim

قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Kulillahumme malikel mulki tu'til mulke men teşau ve tenziul mulke mimmen teşa', ve tuizzu men teşau ve tuzillu men teşa', bi yedikel hayr, inneke ala kulli şey'in kadir.

De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen mülkü hak edene verirsin, mülkü hak edenden çekip alırsın. Hak edeni aziz, hak edeni zelil edersin. Hayır, Sen'in elindedir. Kuşkusuz Sen Her Şeye Güç Yetiren'sin."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/26-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَىَّ — yedeyye · "benden önce gelen"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

وَمُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَلِاُحِلَّ لَكُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي حُرِّمَ عَلَيْكُمْ وَجِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِ

Ve musaddikan lima beyne yedeyye minet tevrati ve li uhılle lekum ba'dallezi hurrime aleykum ve ci'tukum bi ayetin min rabbikum fettekullahe ve etiun.

"Ben, size Rabb'inizden, elinizin altında bulunan Tevrat'ı tasdik edici olarak ve daha önce size haram kılınmış bazı şeyleri helal kılmak için bir ayetle geldim. Allah'a karşı takvalı olun ve bana itaat edin."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/50-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** بِيَدِ — biyedi · "elindedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mecrur isim

وَلَا تُؤْمِنُٓوا اِلَّا لِمَنْ تَبِـعَ د۪ينَكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْهُدٰى هُدَى اللّٰهِۙ اَنْ يُؤْتٰٓى اَحَدٌ مِثْلَ مَٓا اُو۫ت۪يتُمْ اَوْ يُحَٓاجُّوكُمْ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ قُلْ اِنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِۚ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ

Ve la tu'minu illa li men tebia dinekum, kul innel huda hudallahi en yu'ta ehadun misle ma utitum ev yuhaccukum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillah, yu'tihi men yeşa', vallahu vasiun alim.

"Kendi dininize tabi olanlardan başkasına inanmayın." dediler. De ki: "Hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilmiş olanın benzerinin verilmesinden veya Rabb'inizin katından aleyhinize kanıt getirebileceklerinden ötürü mü böyle söylüyorsunuz?" De ki: "Lütuf, Allah'ın elindedir, onu hak edene verir." Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/73-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 182. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيكُمْ — eydikum · "sizin ellerinizin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۚ

Zalike bima kaddemet eydikum ve ennallahe leyse bi zallamin lil abid.

Bu, ellerinizle yaptığınız şeylerin karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına, haksızlık edici değildir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/182-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَيْدِيكُمْ ۗ — ve eydikum · "ve ellerinize"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْرَبُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْتُمْ سُكَارٰى حَتّٰى تَعْلَمُوا مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُباً اِلَّا عَابِر۪ي سَب۪يلٍ حَتّٰى تَغْتَسِلُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يداً طَيِّباً فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُواًّ غَفُوراً

Ya eyyuhallezine amenu la takrabus salate ve entum sukara hatta ta'lemu ma tekulune ve la cunuben illa abiri sebilin hatta tagtesilu. Ve in kuntum marda ev ala seferin ev cae ehadun minkum minel gaiti ev lamestumun nisae fe lem tecidu maen fe teyemmemu saiden tayyiben femsehu bi vucuhikum ve eydikum. İnnallahe kane afuvven gafura.

Ey İman Edenler! Sarhoşken ne dediğinizi bilinceye kadar; cünupken -yolculukta olmanız hariç- yıkanıncaya kadar salata yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolcuyken sizden biriniz tuvaletten geldiyse veya kadınlarınızla ilişkiye girdiyseniz; o anda su bulamadıysanız, temiz kumla teyemmüm edin; onunla ellerinizi ve yüzlerinizi mesh edin. Kuşkusuz Allah, Çok Affedici'dir ve Çok Bağışlayıcı'dır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/43-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "elleriyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

فَكَيْفَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ ثُمَّ جَٓاؤُ۫كَ يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّٓا اِحْسَاناً وَتَوْف۪يقاً

Ve keyfe iza esabethum musibetun bima kaddemet eydihim summe cauke yahlıfune billahi in eradna illa ihsanen ve tevfika.

Kendi elleriyle yaptıklarından dolayı, onlara bir musibet isabet edince, sana gelerek: "Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmaktan başka bir şey istemedik." diye nasıl da Allah'a yemin ediyorlar.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/62-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَكُمْ — eydiyekum · "ellerinizi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ ق۪يلَ لَهُمْ كُفُّٓوا اَيْدِيَكُمْ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۚ  فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَخْشَوْنَ النَّاسَ كَخَشْيَةِ اللّٰهِ اَوْ اَشَدَّ خَشْيَةًۚ وَقَالُوا رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا الْقِتَالَۚ  لَوْلَٓا اَخَّرْتَنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۜ  قُلْ مَتَاعُ الدُّنْيَا قَل۪يلٌۚ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِمَنِ اتَّقٰى وَلَا تُظْلَمُونَ فَت۪يلاً

E lem tera ilallezine kile lehum kuffu eydiyekum, ve ekimus salate ve atuz zekat, fe lemma kutibe aleyhimul kıtalu iza ferikun minhum yahşevnen nase ke haşyetillahi ev eşedde haşyeh, ve kalu rabbena lime ketebte aleynal kıtal, lev la ahhartena ila ecelin karib. Kul metaud dunya kalil, vel ahıratu hayrun li menitteka ve la tuzlemune fetila.

Kendilerine, ellerinizi çekin, salatı ikame edin, zekatı yapın denilen kimseleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, içlerinden bir kısmı Allah'ın haşyeti gibi, hatta daha fazla insanlara haşyet duyarlar. Ve "Ey Rabb'imiz! Neden üzerimize savaş yazdın, bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya?" dediler. De ki: "Dünya geçimliği önemsizdir. Ahiret, takva sahibi kimseler için daha hayırlıdır. Ve hurma çekirdeğinin içindeki lif kadar size haksızlık yapılmaz."

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/77-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 91. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَهُمْ — eydiyehum · "ellerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

سَتَجِدُونَ اٰخَر۪ينَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَأْمَنُوكُمْ وَيَأْمَنُوا قَوْمَهُمْۜ كُلَّمَا رُدُّٓوا اِلَى الْفِتْنَةِ اُرْكِسُوا ف۪يهَاۚ فَاِنْ لَمْ يَعْتَزِلُوكُمْ وَيُلْقُٓوا اِلَيْكُمُ السَّلَمَ وَيَكُفُّٓوا اَيْدِيَهُمْ فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكُمْ جَعَلْنَا لَكُمْ عَلَيْهِمْ سُلْطَاناً مُب۪يناً۟

Se tecidune aharine yuridune en ye'menukum ve ye'menu kavmehum. Kullema ruddu ilal fitneti urkisu fiha, fe in lem ya'tezilukum ve yulku ileykumus seleme ve yekuffu eydiyehum fe huzuhum vaktuluhum haysu sekıftumuhum. Ve ulaikum cealna lekum aleyhim sultanen mubina.

Başkalarını da bulacaksınız hem sizden hem de kendi halklarından güvende olmak isteyen. Fitne ortamı bulduklarında, hemen onun içine baş aşağı dalarlar. Eğer bunlar, sizden uzak durmazlar, sizinle barış yapmaya yanaşmazlarsa, sizden ellerini çekmezlerse onları yakaladığınız yerde, her nerede bulursanız öldürün. İşte bu kimseler hakkında size apaçık bir yetki verdik.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/91-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَيْدِيَكُمْ — ve eydiyekum · "ve ellerizi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُباً فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يداً طَيِّباً فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Ya eyyuhellezine amenu iza kumtum iles salati fagsilu vucuhekum ve eydiyekum ilel merafikı vemsehu bi ruusikum ve erculekum ilal ka'beyn ve in kuntum cunuben fattahheru ve in kuntum marda ev ala seferin ev cae ehadun minkum minel gaitı ev lamestumun nisae fe lem tecidu maen fe teyemmemu saiden tayyiben femsehu bi vucuhikum ve eydikum minh ma yuridullahu li yec'ale aleykum min haracin ve lakin yuridu li yutahhirekum ve li yutimme ni'metehu aleykum leallekum teşkurun.

Ey İman Edenler! Salata durduğunuz zaman, yüzlerinizi ve ellerinizi -dirseklerinizle beraber- yıkayın. Başlarınızı ve -aşık kemiklerinizle beraber- ayaklarınızı mesh edin. Eğer cünüpseniz; tam olarak temizlenin. Eğer hasta veya yolcukta iseniz veya tuvaletten gelmişseniz veya kadınlarınızla ilişkiye girdiyseniz ve o anda su bulamadıysanız, temiz kumla teyemmüm edin; onunla ellerinizi ve yüzlerinizi mesh edin. Allah size herhangi bir zorluk dilemiyor. Ancak sizi tertemiz etmek ve üzerinize nimetini tamamlamak istiyor. Umulur ki şükredersiniz.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/6-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَيْدِيكُم — ve eydikum · "ve ellerinize"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُباً فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يداً طَيِّباً فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Ya eyyuhellezine amenu iza kumtum iles salati fagsilu vucuhekum ve eydiyekum ilel merafikı vemsehu bi ruusikum ve erculekum ilal ka'beyn ve in kuntum cunuben fattahheru ve in kuntum marda ev ala seferin ev cae ehadun minkum minel gaitı ev lamestumun nisae fe lem tecidu maen fe teyemmemu saiden tayyiben femsehu bi vucuhikum ve eydikum minh ma yuridullahu li yec'ale aleykum min haracin ve lakin yuridu li yutahhirekum ve li yutimme ni'metehu aleykum leallekum teşkurun.

Ey İman Edenler! Salata durduğunuz zaman, yüzlerinizi ve ellerinizi -dirseklerinizle beraber- yıkayın. Başlarınızı ve -aşık kemiklerinizle beraber- ayaklarınızı mesh edin. Eğer cünüpseniz; tam olarak temizlenin. Eğer hasta veya yolcukta iseniz veya tuvaletten gelmişseniz veya kadınlarınızla ilişkiye girdiyseniz ve o anda su bulamadıysanız, temiz kumla teyemmüm edin; onunla ellerinizi ve yüzlerinizi mesh edin. Allah size herhangi bir zorluk dilemiyor. Ancak sizi tertemiz etmek ve üzerinize nimetini tamamlamak istiyor. Umulur ki şükredersiniz.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/6-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَهُمْ — eydiyehum · "ellerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ۟

Ya eyyuhellezine amenuzkuru ni'metallahi aleykum iz hemme kavmun en yebsutu ileykum eydiyehum fe keffe eydiyehum ankum, vettekullah ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

Ey İman Edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/11-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَهُمْ — eydiyehum · "onların ellerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ۟

Ya eyyuhellezine amenuzkuru ni'metallahi aleykum iz hemme kavmun en yebsutu ileykum eydiyehum fe keffe eydiyehum ankum, vettekullah ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

Ey İman Edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/11-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَكَ — yedeke · "elini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mansub isim

لَئِنْ بَسَطْتَ اِلَيَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَن۪ي مَٓا اَنَا۬ بِبَاسِطٍ يَدِيَ اِلَيْكَ لِاَقْتُلَكَۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ

Lein besadte ileyye yedeke li taktuleni ma ene bi basitın yediye ileyke li aktulek, inni ehafullahe rabbel alemin.

"Yemin olsun ki! Beni öldürmek istesen de ben sana elimi kaldırmayacağım. Ben alemlerin Rabb'i olan Allah'a karşı gelmekten korkarım."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/28-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** يَدِىَ — yediye · "elimi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mansub isim

لَئِنْ بَسَطْتَ اِلَيَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَن۪ي مَٓا اَنَا۬ بِبَاسِطٍ يَدِيَ اِلَيْكَ لِاَقْتُلَكَۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ

Lein besadte ileyye yedeke li taktuleni ma ene bi basitın yediye ileyke li aktulek, inni ehafullahe rabbel alemin.

"Yemin olsun ki! Beni öldürmek istesen de ben sana elimi kaldırmayacağım. Ben alemlerin Rabb'i olan Allah'a karşı gelmekten korkarım."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/28-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "ellerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

اِنَّمَا جَزٰٓؤُا الَّذ۪ينَ يُحَارِبُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَاداً اَنْ يُقَتَّلُٓوا اَوْ يُصَلَّـبُٓوا اَوْ تُقَطَّعَ اَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلَافٍ اَوْ يُنْفَوْا مِنَ الْاَرْضِۜ ذٰلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ

İnnema cezaullezine yuharibunallahe ve resulehu ve yes'avne fil ardı fesaden en yukattelu ev yusallebu ev tukattaa eydihim ve erculuhum min hılafin ev yunfev minel ard, zalike lehum hızyun fid dunya ve lehum fil ahırati azabun azim.

Allah ve Resul'üyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya yerlerinden sürgün edilmeleridir. İşte bu durum, onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahiret'te ise onlar için büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/33-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَهُمَا — eydiyehuma · "ellerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُٓوا اَيْدِيَهُمَا جَزَٓاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالاً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ

Ves sariku ves sarikatu faktau eydiyehuma cezaen bima keseba nekalen minallah vallahu azizun hakim.

Hırsızlık yapan erkeğin ve kadının, her ikisinin de ellerini, Allah'tan caydırıcı bir karşılık olarak kesin. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/38-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "ellerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

وَقَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِۖ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ ف۪يهِ هُدًى وَنُورٌۙ وَمُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ

Ve kaffeyna ala asarihim bi isebni meryeme musaddıkan lima beyne yedeyhi minet tevrati ve ateynahul incile fihi huden ve nurun ve musaddıkan lima beyne yedeyhi minet tevrati ve huden ve mev'ızeten muttekin.

Onların ardından, Tevrat'ı tasdik edici olarak, Meryem Oğlu İsa'yı gönderdik. Biz ona, içinde hidayet ve nur bulunan, Tevrat'ı tasdik eden, takva sahipleri için hidayet ve öğüt olan İncil'i verdik.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/46-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "ellerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

وَقَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِۖ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ ف۪يهِ هُدًى وَنُورٌۙ وَمُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ

Ve kaffeyna ala asarihim bi isebni meryeme musaddıkan lima beyne yedeyhi minet tevrati ve ateynahul incile fihi huden ve nurun ve musaddıkan lima beyne yedeyhi minet tevrati ve huden ve mev'ızeten muttekin.

Onların ardından, Tevrat'ı tasdik edici olarak, Meryem Oğlu İsa'yı gönderdik. Biz ona, içinde hidayet ve nur bulunan, Tevrat'ı tasdik eden, takva sahipleri için hidayet ve öğüt olan İncil'i verdik.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/46-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "ellerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

وَاَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِناً عَلَيْهِ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ عَمَّا جَٓاءَكَ مِنَ الْحَقِّۜ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجاًۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْ فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعاً فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَۙ

Ve enzelna ileykel kitabe bil hakkı musaddıkan lima beyne yedeyhi minel kitabi ve muheyminen aleyhi fahkum beynehum bima enzelallahu ve la tettebi' ehvaehum amma caeke minel hakk li kullin cealna minkum şir'aten ve minhaca ve lev şaallahu le cealekum ummeten vahıdeten ve lakin li yebluvekum fi ma atakum festebikul hayrat ilallahi merciukum cemian fe yunebbiukum bima kuntum fihi tahtelifun.

Biz sana, kendinden önceki Kitap'ı tasdik eden, onu düzenleyen bu Kitap'ı hakk olarak indirdik. O halde, aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Ve sakın sana gelen hakkı bırakıp onların hevalarına uyma. Ve Biz, sizin her biriniz için, bir şeriat ve yöntem belirledik. Allah dileseydi, sizi tek tip bir topluluk yapardı. Ancak sizlere verdiği ile sizi sınıyor. O halde hayırlarda yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Allah, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri bildirecektir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/48-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** يَدُ — yedu · "eli"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · merfu` isim

وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌۜ غُلَّتْ اَيْد۪يهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۢ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَاناً وَكُفْراًۜ وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ   كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَاراً لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَاداًۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ

Ve kaletil yehudu yedullahi magluleh gullet eydihim ve luınu bima kalu bel yedahu mebsutatani yunfıku keyfe yeşa ve leyezidenne kesiran minhum ma unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufra ve elkayna beynehumul adavete vel bagdae ila yevmil kıyameh kullema evkadu naran lil harbi etfeehallahu ve yes'avne fil ardı fesada vallahu la yuhıbbul mufsidin.

O Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır." dediler. Böyle söylemelerinden dolayı elleri bağlandı ve söyledikleri yüzünden lanetlendiler. Oysaki O'nun iki eli de açıktır. Nasıl dilerse öyle infak eder. Yemin olsun ki sana Rabb'inden indirilen şey onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Biz de aralarına kıyamet gününe kadar düşmanlık ve nefret yerleştirdik. Savaş için ateş yaktıkları her seferinde Allah onu söndürdü. Yeryüzünde bozgunculuk için koşuşuyorlar. Ve Allah bozguncuları sevmez.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/64-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "kendi elleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌۜ غُلَّتْ اَيْد۪يهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۢ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَاناً وَكُفْراًۜ وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ   كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَاراً لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَاداًۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ

Ve kaletil yehudu yedullahi magluleh gullet eydihim ve luınu bima kalu bel yedahu mebsutatani yunfıku keyfe yeşa ve leyezidenne kesiran minhum ma unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufra ve elkayna beynehumul adavete vel bagdae ila yevmil kıyameh kullema evkadu naran lil harbi etfeehallahu ve yes'avne fil ardı fesada vallahu la yuhıbbul mufsidin.

O Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır." dediler. Böyle söylemelerinden dolayı elleri bağlandı ve söyledikleri yüzünden lanetlendiler. Oysaki O'nun iki eli de açıktır. Nasıl dilerse öyle infak eder. Yemin olsun ki sana Rabb'inden indirilen şey onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Biz de aralarına kıyamet gününe kadar düşmanlık ve nefret yerleştirdik. Savaş için ateş yaktıkları her seferinde Allah onu söndürdü. Yeryüzünde bozgunculuk için koşuşuyorlar. Ve Allah bozguncuları sevmez.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/64-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَاهُ — yedahu · "O'nun iki eli de"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌۜ غُلَّتْ اَيْد۪يهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۢ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَاناً وَكُفْراًۜ وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ   كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَاراً لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَاداًۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ

Ve kaletil yehudu yedullahi magluleh gullet eydihim ve luınu bima kalu bel yedahu mebsutatani yunfıku keyfe yeşa ve leyezidenne kesiran minhum ma unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufra ve elkayna beynehumul adavete vel bagdae ila yevmil kıyameh kullema evkadu naran lil harbi etfeehallahu ve yes'avne fil ardı fesada vallahu la yuhıbbul mufsidin.

O Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır." dediler. Böyle söylemelerinden dolayı elleri bağlandı ve söyledikleri yüzünden lanetlendiler. Oysaki O'nun iki eli de açıktır. Nasıl dilerse öyle infak eder. Yemin olsun ki sana Rabb'inden indirilen şey onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Biz de aralarına kıyamet gününe kadar düşmanlık ve nefret yerleştirdik. Savaş için ateş yaktıkları her seferinde Allah onu söndürdü. Yeryüzünde bozgunculuk için koşuşuyorlar. Ve Allah bozguncuları sevmez.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/64-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 94. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيكُمْ — eydikum · "ellerinizin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَيَبْلُوَنَّكُمُ اللّٰهُ بِشَيْءٍ مِنَ الصَّيْدِ تَنَالُهُٓ  اَيْد۪يكُمْ وَرِمَاحُكُمْ لِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَخَافُهُ بِالْغَيْبِۚ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Ya eyyuhellezine amenu le yebluvennekumullahu bi şey'in mines saydı tenaluhu eydikum ve rimahukum li ya'lemallahu men yahafuhu bil gayb, fe meni'teda ba'de zalike fe lehu azabun elim.

Ey İman Edenler! Allah, ellerinizin ve oklarınızın ulaşabildiği bir kısım avla sizi dener. Ki görünmeyen yerde kendisine karşı gelmekten sakınanların kimler olduğunu bilmek için. Bundan sonra kim haddi aşarsa onun için elem verici bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/94-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** بِأَيْدِيهِمْ — bieydihim · "elleriyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَاباً ف۪ي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِاَيْد۪يهِمْ لَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ

Ve lev nezzelna aleyke kitaben fi kırtasin fe le mesuhu bi eydihim le kalelezine keferu in haza illa sihrun mubin.

Biz, sana kağıt üzerine yazılı bir metin indirmiş olsaydık da onlar da ona elleriyle dokunsalardı yine de Kafirler "Bu, ancak apaçık bir sihirdir." derlerdi.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/7-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "elleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ مُصَدِّقُ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِه۪ وَهُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

Ve haza kitabun enzelnahu mubarekun musaddıkullezi beyne yedeyhi ve li tunzire ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahireti yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizun.

Bu, şehirlerin anası ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendisinden öncekileri doğrulayan kutlu bir Kitap'tır. Ahiret'e iman edenler, buna da iman ederler. Ve onlar salatlarını korurlar.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/92-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 93. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "ellerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباً اَوْ قَالَ اُو۫حِيَ اِلَيَّ وَلَمْ يُوحَ اِلَيْهِ شَيْءٌ وَمَنْ قَالَ سَاُنْزِلُ مِثْلَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ ف۪ي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَاسِطُٓوا اَيْد۪يهِمْۚ اَخْرِجُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنْتُمْ عَنْ اٰيَاتِه۪ تَسْتَكْبِرُونَ

Ve men azlemu mimmeniftera alallahi keziben ev kale uhıye ileyye ve lem yuha ileyhi şey'un ve men kale seunzilu misle ma enzelallah, ve lev tera iziz zalimune fi gameratil mevti vel melaiketu basitu eydihim, ahricu enfusekum, el yevme tuczevne azabel huni bima kuntum tekulune alallahi gayrel hakkı ve kuntum an ayatihi testekbirun.

Allah'a karşı yalan uydurandan veya kendisine hiçbir şey vahyedilmemiş iken, "Bana da vahyolundu." diyenden ya da "Ben de Allah'ın indirdiği ayetlerin benzerini indireceğim." diyenden daha zalim kim olabilir? Melekler, canlarını almak için ellerini uzatıp, "Canlarınızı verin; Allah'a karşı gerçek olmayanı söylemenizden ve onun ayetlerine karşı büyüklük taslamanızdan dolayı bugün alçaltıcı azabı tadın." dediklerinde, can çekişirlerken bu zalimleri bir görsen!

_https://acikkuran.com/enam-suresi/93-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "önlerinden"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ اَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَٓائِلِهِمْۜ وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِر۪ينَ

Summe le atiyennehum min beyni eydihim ve min halfihim ve an eymanihim ve an şemailihim, ve la tecidu ekserehum şakirin.

"Sonra, ant olsun ki onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve Sen onların çoğunu şükrediciler olarak bulamayacaksın."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/17-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَىْ — yedey · "önünde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

وَهُوَ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْراً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَقَلَّتْ سَحَاباً ثِقَالاً سُقْنَاهُ لِبَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَنْزَلْنَا بِهِ الْمَٓاءَ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ   كَذٰلِكَ نُخْرِجُ الْمَوْتٰى لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Ve huvellezi yursilur riyaha buşren beyne yedey rahmetih, hatta iza ekallet sehaben sikale suknahu li beledin meyyitin fe enzelna bihil mae fe ahrecna bihimin kullissemerat, kezalikenuhricul mevta leallekum tezekkerun.

Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/57-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 108. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَهُۥ — yedehu · "elini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mansub isim

وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟

Ve neze'a yedehu fe iza hiye beydau lin nazırin.

Ve elini çıkardığı zaman, eli bakanlar için bembeyaz parlayıverdi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/108-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 124. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَكُمْ — eydiyekum · "ellerinizi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ ثُمَّ لَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ

Le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hilafin summe le usallibennekum ecmain.

"Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sonra da hepinizi asacağım."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/124-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 149. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "(başları) ellerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

وَلَمَّا سُقِطَ ف۪ٓي اَيْد۪يهِمْ وَرَاَوْا اَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّواۙ قَالُوا لَئِنْ لَمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

Ve lemma sukıta fi eydihim ve reev ennehum kad dallu kalu le in lem yerhamna rabbuna ve yağfir lena le nekunenne minel hasirin.

Ne zaman ki akılları başlarına gelip gerçekten sapmış olduklarını görünce: "Eğer Rabb'imiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz." dediler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/149-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 195. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدٍۢ — eydin · "elleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim · belirsiz

اَلَهُمْ اَرْجُلٌ يَمْشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَيْدٍ يَبْطِشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَعْيُنٌ يُبْصِرُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۜ قُلِ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ ك۪يدُونِ فَلَا تُنْظِرُونِ

E lehum erculun yemşune biha, em lehum eydin yabtışune biha, em lehum a'yunun yubsırune biha, em lehum azanun yesmeune biha, kulid'u şurekaekum summe kiduni fe la tunzırun.

Onların, kendileriyle yürüyecek ayakları mı var? Veya tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın ortaklarınızı, sonra göz açtırmaksızın bana tuzak kurun."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/195-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيكُمْ — eydikum · "ellerinizin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۙ

Zalike bima kaddemet eydikum ve ennallahe leyse bi zallamin lil abid.

İşte bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/51-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 70. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيكُم — eydikum · "ellerinizde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِمَنْ ف۪ٓي اَيْد۪يكُمْ مِنَ الْاَسْرٰٓىۙ اِنْ يَعْلَمِ اللّٰهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ خَيْراً يُؤْتِكُمْ خَيْراً مِمَّٓا اُخِذَ مِنْكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Ya eyyuhen nebiyyu kul li men fi eydikum minel esra in ya'lemillahu fi kulubikum hayren yu'tikum hayren mimma uhıze minkum ve yagfirlekum, vallahu gafurun rahim.

Ey Nebi! Elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar." Allah'ın Rahmeti Bol'dur, Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/70-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** بِأَيْدِيكُمْ — bieydikum · "sizin ellerinizle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ بِاَيْد۪يكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِن۪ينَۙ

Katiluhum yuazzibhumullahu bi eydikum ve yuhzihim ve yansurkum aleyhim ve yeşfi sudure kavmin mu'minin.

Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin. İman Eden halkın göğüslerine şifa versin.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/14-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** يَدٍۢ — yedin · "elleriyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mecrur isim · belirsiz

قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَلَا يَد۪ينُونَ د۪ينَ الْحَقِّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حَتّٰى يُعْطُوا الْجِزْيَةَ عَنْ يَدٍ وَهُمْ صَاغِرُونَ۟

Katilullezine la yu'minune billahi ve la bil yevmil ahıri ve la yuharrimune ma harremallahu ve resuluhu ve la yedinune dinel hakkı minellezine utul kitabe hatta yu'tul cizyete an yedin ve hum sagirun.

Kendilerine Kitap verilenlerden, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmayan; Allah'ın ve Resul'ünün haram kıldığını haram saymayan ve Hak dini, din edinmeyen kimselerle, üstünlüğünüzü kabul ettirinceye, kendi elleriyle size o cizyeyi verinceye kadar savaşın.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/29-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** بِأَيْدِينَا ۖ — bieydina · "bizim ellerimizle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

قُلْ هَلْ تَرَبَّصُونَ بِنَٓا اِلَّٓا اِحْدَى الْحُسْنَيَيْنِۜ وَنَحْنُ نَتَرَبَّصُ بِكُمْ اَنْ يُص۪يبَكُمُ اللّٰهُ بِعَذَابٍ مِنْ عِنْدِه۪ٓ اَوْ بِاَيْد۪ينَاۘ فَتَرَبَّصُٓوا اِنَّا مَعَكُمْ مُتَرَبِّصُونَ

Kul hel terabbesune bina illa ıhdel husneyeyn ve nahnu neterabbesu bikum en yusibekumullahu bi azabin min indihi ev bi eydina, fe terabbasu inna meakum muterabbisun.

De ki: "Bize iki güzellikten birinin dışında başka bir şeyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz, Allah'ın kendi katından veya bizim elimizle size bir azap gelmesini bekliyoruz. Öyleyse bekleyin. Doğrusu biz de sizinle beraber bekleyenlerdeniz."

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/52-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَهُمْ ۚ — eydiyehum · "ellerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ اَيْدِيَهُمْۜ نَسُوا اللّٰهَ فَنَسِيَهُمْۜ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

El munafikune vel munafikatu ba'duhum min ba'd, ye'murune bil munkeri ve yenhevne anil ma'rufi ve yakbidune eydiyehum nesullahe fe nesiyehum innel munafıkine humul fasikun.

Münafık erkekler ve Münafık kadınlar birbirlerindendirler; kötülüğü buyururlar, iyilikten alıkoyarlar. Ellerini sıkı tutarlar. Onlar, Allah'ı unuttular, Allah da onları unuttu. Münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/67-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "iki eli"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

وَمَا كَانَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ اَنْ يُفْتَرٰى مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ تَصْد۪يقَ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْص۪يلَ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۠

Ve ma kane hazel kur'anu en yuftera min dunillahi ve lakin tasdikallezi beyne yedeyhi ve tafsilel kitabi la reybe fihi min rabbil alemin.

Bu Kur'an, Allah'tandır; başkası tarafından uydurulmuş değildir. Aynı zamanda kendinden önceki Kitapları tasdik eder ve Kitap'ı ayrıntılı olarak açıklar. Alemlerin Rabb'inden olduğu mutlak bir gerçektir.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/37-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 70. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَهُمْ — eydiyehum · "ellerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

فَلَمَّا رَآٰ اَيْدِيَهُمْ لَا تَصِلُ اِلَيْهِ نَكِرَهُمْ وَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خ۪يفَةًۜ قَالُوا لَا تَخَفْ اِنَّٓا اُرْسِلْـنَٓا اِلٰى قَوْمِ لُوطٍۜ

Fe lemma rea eydiyehum la tesilu ileyhi nekirehum ve evcese minhum hifeh, kalu la tehaf inna ursilna ila kavmi lut.

Ona ellerini uzatmadıklarını görünce, onlardan kuşkulanıp korkuya kapıldı. "Korkma! Biz Lut halkına gönderildik." dediler.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/70-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَهُنَّ — eydiyehunne · "ellerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

فَلَمَّا سَمِعَتْ بِمَكْرِهِنَّ اَرْسَلَتْ اِلَيْهِنَّ وَاَعْتَدَتْ لَهُنَّ مُتَّكَـٔاً وَاٰتَتْ كُلَّ وَاحِدَةٍ مِنْهُنَّ سِكّ۪يناً وَقَالَتِ اخْرُجْ عَلَيْهِنَّۚ فَلَمَّا رَاَيْنَهُٓ اَكْبَرْنَهُ وَقَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّ وَقُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا هٰذَا بَشَراًۜ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا مَلَكٌ كَر۪يمٌ

Fe lemma semiat bi mekrihinne erselet ileyhinne ve a'tedet lehunne mutteke'en ve atet kulle vahidetin minhunne sikkinen ve kaletihruc aleyhinn, fe lemma re'eynehu ekbernehu ve katta'ne eydiyehunne ve kulne haşe lillahi ma haza beşera,in haza illa melekun kerim.

Kadın dedikoduları işitince, onları davet etti, onlar için güzel bir ortam ve ziyafet hazırlayarak her birine birer bıçak verdi. Yusuf'a "Kadınların karşılarına çık." dedi. Kadınlar, gördükleri karşısında adeta büyülendiler; şaşkınlıkla ellerini kestiler. "Aman Allah'ım! Bu bir beşer değil, bu ancak şerefli bir melektir." dediler.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/31-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَهُنَّ ۚ — eydiyehunne · "ellerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُون۪ي بِه۪ۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجِعْ اِلٰى رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ الّٰت۪ي قَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّۜ اِنَّ رَبّ۪ي بِكَيْدِهِنَّ عَل۪يمٌ

Ve kalel meliku'tuni bih, fe lemma caehur resulu kalerci' ila rabbike fes'elhu ma balun nisvetillati katta'ne eydiyehunn, inne rabbi bi keydihinne alim.

Hükümdar: "Onu bana getirin." dedi. Hükümdarın elçisi ona gelince, rabbine dön ve ona, ellerini kesen kadınların durumunu sor. Kuşkusuz Rabb'im onların hilesini bilendir."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/50-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 111. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "kendinden öncekinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

لَقَدْ كَانَ ف۪ي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۜ مَا كَانَ حَد۪يثاً يُفْتَرٰى وَلٰكِنْ تَصْد۪يقَ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْص۪يلَ كُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Lekad kane fi kasasıhim ibretun li ulil elbab, ma kane hadisen yuftera ve lakin tasdikallezi beyne yedeyhi ve tafsile kulli şey'in ve huden ve rahmeten li kavmin yu'minun.

Ant olsun ki; onların kıssalarında sağlıklı düşünen temiz akıl sahipleri için ibretler, alınacak dersler vardır. Bu uydurulan bir hadis değildir. Bilakis, kendinden öncekilerini onaylayan ve her şeyi ayrıntılı olarak açıklayan ve aynı zamanda iman eden halklar için bir yol gösterici ve bir rahmettir.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/111-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "önünden"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ يَحْفَظُونَهُ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۜ وَاِذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِقَوْمٍ سُٓوءاً فَلَا مَرَدَّ لَهُۚ وَمَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَالٍ

Lehu muakkibatun min beyni yedeyhi ve min halfihi yahfezunehu min emrillah, innallahe la yugayyiru ma bi kavmin hatta yugayyiru ma bi enfusihim, ve iza eradallahu bi kavmin suen fe la meredde leh, ve ma lehum min dunihi min val.

Onu her şeyi ile izleyenler vardır. Allah'ın işinden olarak onu gözetlerler. Kuşkusuz bir halk kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez. Ve Allah, kötü bir halka ceza vermeyi istediğinde hiçbir güç bunu engelleyemez. Onlar için O'ndan başka bir veli yoktur.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/11-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَهُمْ — eydiyehum · "onlar ellerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَۜۛ وَالَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْۜۛ لَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا اللّٰهُۜ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرَدُّٓوا اَيْدِيَهُمْ ف۪ٓي اَفْوَاهِهِمْ وَقَالُٓوا اِنَّا كَفَرْنَا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ وَاِنَّا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَـنَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ

E lem ye'tikum nebeullezine min kablikum kavmi nuhın ve adin ve semud, vellezine min ba'dihim, la ya'lemuhum illallah, caethum rusuluhum bil beyyinati fe reddu eydiyehum fi efvahihim ve kalu inna keferna bi ma ursiltum bihi ve inna le fi şekkin mimma ted'unena ileyhi murib.

Sizden öncekilerin; Nuh, Ad, Semud halklarının ve onlardan sonra gelenlerin haberleri size gelmedi mi? Allah'tan başkası onları bilmez. Resulleri onlara beyyinelerle geldiği halde onlar zorla susturmaya çalışarak: "Biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeyi küfrediyoruz; bizi çağırdığınız şey konusunda kaygı verici ikilem içindeyiz." dediler.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/9-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَكَ — yedeke · "el(ler)ini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mansub isim

وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً اِلٰى عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُوماً مَحْسُوراً

Ve la tec'al yedeke magluleten ila unukıke ve la tebsutha kullel bastı fe tak'ude melumen mahsura.

Elini bağlayıp boynuna asma. Onu büsbütün de açma. Aksi halde kınanırsın ve yaptığına pişman olur kalırsın.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/29-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَاهُ ۚ — yedahu · "ellerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ فَاَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِيَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُۜ اِنَّا جَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْراًۜ وَاِنْ تَدْعُهُمْ اِلَى الْهُدٰى فَلَنْ يَهْتَدُٓوا اِذاً اَبَداً

Ve men azlemu mimmen zukkire bi ayati rabbihi fe a'rada anha ve nesiye ma kaddemet yedah, inna cealna ala kulubihim ekinneten en yefkahuhu ve fi azanihim vakra ve in ted'uhum ilel huda fe len yehtedu izen ebeda.

Rabb'inin ayetleriyle öğüt verildiği zaman onu dikkate almayan ve yapıp ettiklerini önemsemeyen kimseden daha zalim kim vardır? Biz, böylelerinin kalplerinin üzerine, gerçeği düşünüp kavramayı engelleyen bir örtü, kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları doğruya yöneltmeye çalışsan da artık asla doğru yola dönmezler.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/57-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِينَا — eydina · "önümüzde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

وَمَا نَتَنَزَّلُ اِلَّا بِاَمْرِ رَبِّكَۚ لَهُ مَا بَيْنَ اَيْد۪ينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذٰلِكَۚ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِياًّۚ

Ve ma netenezzelu illa bi emri rabbik, lehu ma beyne eydina ve ma halfena ve ma beyne zalik, ve ma kane rabbuke nesiyya.

Biz, Rabb'inin emri olmaksızın inmeyiz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasında olan her şey O'na aittir. Rabb'in unutkan değildir.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/64-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَكَ — yedeke · "elini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mansub isim

وَاضْمُمْ يَدَكَ اِلٰى جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ اٰيَةً اُخْرٰىۙ

Vadmum yedeke ila cenahıke tahruc beydae min gayri suin ayeten uhra.

Allah: "Elini koynuna sok. Başka bir ayet olarak, kusursuz bir beyazlıkta çıksın."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/22-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَكُمْ — eydiyekum · "sizin ellerinizi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۜ  اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ ف۪ي جُذُوعِ النَّخْلِۘ وَلَتَعْلَمُنَّ اَيُّـنَٓا اَشَدُّ عَذَاباً وَاَبْقٰى

Kale amentum lehu kable en azene lekum, innehu le kebirukumullezi allemekumus sihr, fe le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hilafin ve le usallibennekum fi cuzuın nahli ve le ta'lemunne eyyuna eşeddu azaben ve ebka.

Firavun, "Ben izin vermeden ona iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma ağacının gövdesine asacağım. Ve böylece hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu mutlaka öğreneceksiniz." dedi.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/71-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 110. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "ellerinin (önlerinde)"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُح۪يطُونَ بِه۪ عِلْماً

Ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum ve la yuhitune bihi ılma.

Onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Ama onlar, O'nu bilgice kavrayamazlar.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/110-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "ellerinin (önlerinde)"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يَشْفَعُونَۙ اِلَّا لِمَنِ ارْتَضٰى وَهُمْ مِنْ خَشْيَتِه۪ مُشْفِقُونَ

Ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum ve la yeşfeune illa li menirteda ve hum min haşyetihi muşfikun.

Allah, onların bütün yapıp ettiklerini bilir. Ve onlar, rızasına ermiş olanlardan başkasına şefaat edemezler. Onlar, O'na duydukları derin saygıdan titrerler.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/28-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَاكَ — yedake · "senin ellerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ۟

Zalike bima kaddemet yedake ve ennallahe leyse bi zallamin lil abid.

İşte bu kendi tercihinle yaptığın şeylerden dolayıdır. Kuşkusuz Allah, kullarına haksızlık edici değildir.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/10-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 76. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "elleri (önlerinde)"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ

Ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum, ve ilallahi turceul umur.

Onların geçmişte yaptıklarını da gelecekte yapacaklarını da bilir. Ve işler yalnızca Allah'a döndürülür.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/76-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 88. ayet

- **Geçtiği form:** بِيَدِهِۦ — biyedihi · "elinde olan"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mecrur isim

قُلْ مَنْ بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ يُج۪يرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

Kul men bi yedihi melekutu kulli şey'in ve huve yuciru ve la yucaru aleyhi in kuntum ta'lemun.

Sor bakalım: "Evrenin egemenliğine sahip olan, koruyup gözeten ve kendisine karşı kimsenin korunamayacağı kimdir? Biliyorsanız söyleyin!"

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/88-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَيْدِيهِمْ — ve eydihim · "ve elleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ اَلْسِنَتُهُمْ وَاَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Yevme teşhedu aleyhim elsinetuhum ve eydihim ve erculuhum bima kanu ya'melun.

O Gün dilleri, elleri ve ayakları yaptıklarına tanıklık edecektir.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/24-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَهُۥ — yedehu · "elini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mansub isim

اَوْ كَظُلُمَاتٍ ف۪ي بَحْرٍ لُجِّيٍّ يَغْشٰيهُ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِه۪ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِه۪ سَحَابٌۜ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍۜ اِذَٓا اَخْرَجَ يَدَهُ لَمْ يَكَدْ يَرٰيهَاۜ وَمَنْ لَمْ يَجْعَلِ اللّٰهُ لَهُ نُوراً فَمَا لَهُ مِنْ نُورٍ۟

Ev ke zulumatin fi bahrin lucciyyin yagşahu mevcun min fevkıhi mevcun min fevkıhi sehab, zulumatun ba'duha fevka ba'd, iza ahrace yedehu lem yeked yeraha ve men lem yec'alillahu lehu nuren fe ma lehu min nur.

Veya üzerinde bulutlar olan, üst üste dalgaların kuşattığı derin denizlerdeki karanlığa benzer. Elini göremeyecek kadar, karanlık üstüne karanlık. Allah'ın aydınlığıyla aydınlanmamış bir kimse için başka aydınlık yoktur.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/40-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "ellerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلٰى يَدَيْهِ يَقُولُ يَا لَيْتَنِي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَب۪يلاً

Ve yevme yeadduz zalimu ala yedeyhi yekulu ya leytenittehaztu mear resuli sebila.

O Gün, zalim kimse, ellerini ısırarak: "Eyvah, keşke Resul'ün tuttuğu yolu tutmuş olsaydım." diyecek.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/27-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَىْ — yedey · "ellerinin (önünde)"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ بُشْراً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۚ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً طَهُوراًۙ

Ve huvellezi erseler riyaha buşren beyne yedey rahmetih, ve enzelna mines semai maen tahura.

Rahmetinin önünde rüzgarı haberci olarak gönderen O'dur. Biz, gökten tertemiz bir su indirdik.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/48-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَهُۥ — yedehu · "elini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mansub isim

وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟

Ve nezea yedehu fe iza hiye beydau lin nazırin.

Ve elini çıkardı. Bakanlar ne görsün; beyaz bir el.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/33-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيَكُمْ — eydiyekum · "ellerinizi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۚ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ  فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَۜ  لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ

Kale amentum lehu kable en azene lekum, innehu le kebirukumullezi allemekumus sıhr, fe le sevfe ta'lemun, le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hılafin ve le usallibennekum ecmain.

Firavun, "Ben izin vermeden O'na iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Şunu kesin olarak bilin ki ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve kesinlikle hepinizi astıracağım!" dedi.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/49-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَكَ — yedeke · "elini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mansub isim

وَاَدْخِلْ يَدَكَ ف۪ي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ ف۪ي تِسْعِ اٰيَاتٍ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَقَوْمِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْماً فَاسِق۪ينَ

Ve edhıl yedeke fi ceybike tahruc beydae min gayri suin fi tis'ı ayatin ila fir'avne ve kavmih, innehum kanu kavmen fasikin.

"Ve elini koynuna sok. Kötülük olmaksızın onu bembeyaz olarak çıkar. Firavun ve halkına dokuz ayet ile git. Çünkü onlar fasık bir halk oldular."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/12-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَىْ — yedey · "önünde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

اَمَّنْ يَهْد۪يكُمْ ف۪ي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْراً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ تَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَۜ

Emmen yehdikum fi zulumatil berri vel bahri ve men yursilur riyaha buşren beyne yedey rahmetih, e ilahun meallah, tealallahu amma yuşrikun.

Yoksa karanın ve denizin karanlıklarında size yol gösteren mi? Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen mi? Allah ile birlikte bir ilah mı? Allah, onların şirk koştuklarından çok yücedir.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/63-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَكَ — yedeke · "elini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mansub isim

اُسْلُكْ يَدَكَ ف۪ي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍۘ وَاضْمُمْ اِلَيْكَ جَنَاحَكَ مِنَ الرَّهْبِ فَذَانِكَ بُرْهَانَانِ مِنْ رَبِّكَ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْماً فَاسِق۪ينَ

Usluk yedeke fi ceybike tahruc beydae min gayri su, vadmum ileyke cenahake miner rehbi fe zanike burhanani min rabbike ila fir'avne ve melaih, innehum kanu kavmen fasikin.

"Elini koynuna sok, kusursuz beyaz olarak çıkar. Telaşlanma, kollarını kendine çek. Bu ikisi, senin Rabb'inden, Firavun ve onun melelerine iki burhandır. Kuşkusuz ki onlar, sapkın bir kavimdir."

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/32-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "kendi elleriyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَلَوْلَٓا اَنْ تُص۪يبَهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَيَقُولُوا رَبَّـنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولاً فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ

Ve lev la en tusibehum musibetun bima kaddemet eydihim fe yekulu rabbena lev la erselte ileyna resulen fe nettebia ayatike ve nekune minel mu'minin.

Eğer elleriyle sundukları nedeniyle onlara bir bela isabet ederse: "Rabb'imiz! Keşke bize bir Resul gönderseydin böylece biz, Sen'in ayetlerine tabi olur ve iman edenlerden olurduk." diyemesinler diye.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/47-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "elleriyle (yapıp)"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ اِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ

Ve iza ezaknen nase rahmeten ferihu biha, ve in tusıbhum seyyietun bima kaddemet eydihim iza hum yaknetun.

İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla şımarırlar. Kendi yaptıklarından dolayı başlarına bir kötülük gelirse, o zaman hemen umutsuzluğa kapılırlar.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/36-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِى — eydi · "elleriyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ اَيْدِي النَّاسِ لِيُذ۪يقَهُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Zaharel fesadu fil berri vel bahri bima kesebet eydin nasi, li yuzikahum ba'dallezi amilu leallehum yerciun.

İnsanların kendi yaptıklarından dolayı karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Belki akıllarını başlarına alırlar diye yaptıklarının bir kısmı onlara tattırıldı.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/41-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "elleri (önlerinde)"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

اَفَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنْ نَشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفاً مِنَ السَّمَٓاءِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ۟

E fe lem yerev ila ma beyne eydihim ve ma halfehum mines semai vel ard, in neşe'nahsif bihimul arda ev nuskıt aleyhim kisefen mines sema, inne fi zalike le ayeten li kulli abdin munib.

Onlar, göklerde ve yerde, önlerinde ve arkalarında olanları görmediler mi? Dilersek onları yere geçiririz. Veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunlarda yönelen her kul için ayet vardır.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/9-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "onun önünde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌۚ وَاَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِۜ وَمِنَ الْجِنِّ مَنْ يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۜ وَمَنْ يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ اَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّع۪يرِ

Ve li suleymaner riha guduvvuha şehrun ve revahuha şehr, ve eselna lehu aynel kıtr, ve minel cinni men ya'melu beyne yedeyhi bi izni rabbih, ve men yezıg minhum an emrina nuzıkhu min azabis sair.

Sabahleyin bir aylık yol gitmeyi, akşamleyin bir aylık yoldan geri dönmeyi sağlayan rüzgar, Süleyman içindi. Ve erimiş bakırı kaynağından ona akıttık. Ve cinnlerden, Rabb'inin izni ile onun elinin altında çalışanlar vardı. Onlardan kim emrimizden çıkacak olsa, ona alevli ateşin azabından tattırdık.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/12-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ ۗ — yedeyhi · "ellerinde olan"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ نُؤْمِنَ بِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَلَا بِالَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ مَوْقُوفُونَ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ يَرْجِعُ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۨ الْقَوْلَۚ يَقُولُ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا  لَوْلَٓا اَنْتُمْ لَكُنَّا مُؤْمِن۪ينَ

Ve kalellezine keferu len nu'mine bi hazel kur'ani ve la billezi beyne yedeyh, ve lev tera iziz zalimune mevkufune inde rabbihim, yerciu ba'duhum ila ba'dınil kavl, yekulullezinestud'ifu lillezinestekberu lev la entum le kunna muminin.

Kafirler, "Biz ne bu Kur'an'a ne de ondan önce gelene asla inanmayacağız." dediler. Sen bu zalimleri, Rabb'leri huzuruna çıkarıldıklarında nasıl birbirlerine sataştıklarını bir görsen! Güçsüzler, büyüklük taslayan kimselere, "Eğer siz olmasaydınız, biz kesinlikle inananlardan olurduk." derler.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/31-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَىْ — yedey · "öncesinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

قُلْ اِنَّـمَٓا اَعِظُـكُمْ بِوَاحِدَةٍۚ اَنْ تَقُومُوا لِلّٰهِ مَثْنٰى وَفُرَادٰى ثُمَّ تَتَفَكَّرُوا۠ مَا بِصَاحِبِكُمْ مِنْ جِنَّةٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذ۪يرٌ لَكُمْ بَيْنَ يَدَيْ عَذَابٍ شَد۪يدٍ

Kul innema eızukum bi vahideh, en tekumu lillahi mesna ve furada summe tetefekkeru, ma bi sahıbikum min cinneh, in huve illa nezirun lekum beyne yedey azabin şedid.

De ki: "Size yalnızca bir tek şey öğütlüyorum. Allah için ikişer ikişer ve teker teker bir araya gelin. Sonra iyice düşünün." Sizin arkadaşınızda bir delilik yoktur. O, şiddetli bir azabın öncesinde bir uyarıcıdır.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/46-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ ۗ — yedeyhi · "ellerindeki"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

وَالَّـذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ هُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِعِبَادِه۪ لَخَب۪يرٌ بَص۪يرٌ

Vellezi evhayna ileyke minel kitabi huvel hakku musaddikan lima beyne yedeyh, innallahe bi ibadihi le habirun basir.

Sana Kitap'tan vahyettiğimiz, kendisinden öncekileri tasdik edici olarak gerçektir. Kuşkusuz Allah, Kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/31-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "önlerinden"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ سَداًّ وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَداًّ فَاَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ

Ve cealna min beyni eydihim sedden ve min halfihim sedden fe agşeynahum fe hum la yubsırun.

Önlerine ve arkalarına birer set çektik. Böylece onları perdeledik. Artık gerçeği görmezler.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/9-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ ۖ — eydihim · "ellerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

لِيَأْكُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ۙ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْد۪يهِمْۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ

Li ye'kulu min semerihi ve ma amilethu eydihim, e fe la yeşkurun.

Onun ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Hala şükretmeyecekler mi?

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/35-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيكُمْ — eydikum · "önünüzdeki"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّقُوا مَا بَيْنَ اَيْد۪يكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Ve iza kile lehumutteku ma beyne eydikum ve ma halfekum leallekum turhamun.

Onlara: "Sahip olduğunuz ve olacağınız şeylerde takva sahibi olun. Umulur ki böylece merhamet olunursunuz." denildiği zaman;

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/45-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "elleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلٰٓى اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَٓا اَيْد۪يهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

El yevme nahtimu ala efvahihim ve tukellimuna eydihim ve teşhedu erculuhum bima kanu yeksibun.

Bugün onların ağızlarını kapatırız. Bize elleri konuşur, ayakları da kazandıkları şeylere tanıklık eder.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/65-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِينَآ — eydina · "ellerimizin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا خَلَقْنَا لَهُمْ مِمَّا عَمِلَتْ اَيْد۪ينَٓا اَنْعَاماً فَهُمْ لَهَا مَالِكُونَ

E ve lem yerev enna halakna lehum mimma amilet eydina en'amen fe hum leha malikun.

Ellerimizin yaptıklarından, onlara sahip oldukları hayvanlar yarattığımızı görmüyorlar mı?

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/71-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** بِيَدِهِۦ — biyedihi · "O'nun elindedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mecrur isim

فَسُبْحَانَ الَّذ۪ي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Fe subhanellezi bi yedihi melekutu kulli şey'in ve ileyhi turceun.

O, çok yüce ve çok üstündür. Her şeyin mülkü ve egemenliği O'nun elindedir. Ve O'na döndürüleceksiniz.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/83-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** بِيَدِكَ — biyedike · "eline"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · mecrur isim

وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثاً فَاضْرِبْ بِه۪ وَلَا تَحْنَثْۜ اِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِراًۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ  اَوَّابٌ

Ve huz bi yedike dıgsen fadrıb bihi ve la tahnes, inna vecednahu sabira, ni'mel abd, innehu evvab.

Ve eline bir deste al, onunla yola koyul ve hanis olma. Biz, onu sabredici bulduk. O ne iyi kuldu! O, her zaman Allah'a yöneldi.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/44-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَيْدِى — l-eydi · "kuvvet"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

وَاذْكُرْ عِبَادَنَٓا اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ اُو۬لِي الْاَيْد۪ي وَالْاَبْصَارِ

Vezkur ıbadena ibrahime ve ishaka ve ya'kube ulil eydi vel ebsar.

Güç ve basiret sahibi olan kullarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u da an.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/45-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** بِيَدَىَّ ۖ — biyedeyye · "iki elimle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْـبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَال۪ينَ

Kale ya iblisu ma meneake en tescude lima halaktu bi yedeyy, estekberte em kunte minel alin.

"Ey İblis! İki elimle yarattığım şeye secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü taslıyorsun, yoksa kendini çok mu üstün görüyorsun?" dedi.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/75-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "önleri-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

اِذْ جَٓاءَتْهُمُ الرُّسُلُ مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ   قَالُوا لَوْ شَٓاءَ رَبُّنَا لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةً فَاِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ

İz caethumur rusulu min beyni eydihim ve min halfihim ella ta'budu illallah, kalu lev şae rabbuna le enzele melaiketen fe inna bima ursiltum bihi kafirun.

Hani! Onlara, onlardan önceki ve sonrakilere, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin." diye Resuller gelmişti. Onlar, "Eğer Rabb'imiz isteseydi kesinlikle melekler indirirdi. O halde biz kendisiyle gönderilmiş olduğunuz şeylere kafirlik ediyoruz." demişlerdi.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/14-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "onların önlerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَقَيَّضْنَا لَهُمْ قُرَنَٓاءَ فَزَيَّنُوا لَهُمْ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۚ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ۟

Ve kayyadna lehum kurenae fe zeyyenu lehum ma beyne eydihim ve ma halfehum ve hakka aleyhimul kavlu fi umemin kad halet min kablihim minel cinni vel ins, innehum kanu hasirin.

Biz, onlara birtakım yandaşlar musallat ettik. Yaptıklarını ve yapacaklarını onlara süslü gösterdiler. Cinn ve insten, kendilerinden önce gelip geçmiş topluluklarda yürürlükte olan "söz" üzerlerine gerçekleşti. Onlar hüsrana uğrayan kimselerdir.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/25-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "önü-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

لَا يَأْت۪يهِ الْبَاطِلُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِه۪ۜ تَنْز۪يلٌ مِنْ حَك۪يمٍ حَم۪يدٍ

La ye'tihil batılu min beyni yedeyhi ve la min halfih, tenzilun min hakimin hamid.

Ona önünden ve arkasından batıl yaklaşamaz. En İyi Hüküm Veren, Övgüye Değer Yegane Varlık tarafından indirilmiştir.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/42-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيكُمْ — eydikum · "kendi ellerinizin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَمَٓا اَصَابَكُمْ مِنْ مُص۪يبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ اَيْد۪يكُمْ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ

Ve ma esabekum min musibetin fe bi ma kesebet eydikum ve ya'fu an kesir.

Size isabet eden musibet kendi ellerinizle yaptığınız şeyler yüzündendir. O, çoğuna da engel oluyor.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/30-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ — eydihim · "ellerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

فَاِنْ اَعْرَضُوا فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظاًۜ اِنْ عَلَيْكَ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاِنَّٓا اِذَٓا اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً فَرِحَ بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَاِنَّ الْاِنْسَانَ كَفُورٌ

Fe in a'redu fe ma erselnake aleyhim hafiza, in aleyke illel belagu, ve inna iza ezaknal insane minna rahmeten feriha biha, ve in tusibhum seyyietun bi ma kaddemet eydihim fe innel insane kefur.

Buna rağmen eğer yüz çevirirlerse, Biz, seni onların üzerine bekçi olarak göndermedik. Senin üzerine düşen yalnızca çağrıda bulunmaktır. Biz, insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman, insan ona sevinir. Kendi yaptıklarından dolayı başına bir kötülük gelse, işte o zaman insan kafir kesilir.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/48-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

وَاذْكُرْ اَخَا عَادٍۜ اِذْ اَنْذَرَ قَوْمَهُ بِالْاَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ النُّذُرُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ٓ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

Vezkur eha ad, iz enzere kavmehu bil ahkafi ve kad haletin nuzuru min beyni yedeyhi ve min halfihi ella ta'budu illallah, inni ehafu aleykum azabe yevmin azim.

Ad'ın kardeşini an! Hani Ahkaf'taki halkını uyarmıştı. Ondan önce de ve sonra da "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin! Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." diye uyaran nice uyarıcılar gelip geçmişti.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/21-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَيْهِ — yedeyhi · "kendinden öncekini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

قَالُوا يَا قَوْمَنَٓا اِنَّا سَمِعْنَا كِتَاباً اُنْزِلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰى مُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّ وَاِلٰى طَر۪يقٍ مُسْتَق۪يمٍ

Kalu ya kavmena inna semi'na kitaben unzile min ba'di musa musaddikan li ma beyne yedeyhi yehdi ilel hakkı ve ila tarikın mustekim.

"Ey halkımız! Kuşkusuz biz, Musa'dan sonra indirilen ve kendinden öncekilerini onaylayan; gerçeği ve dosdoğru yolu gösteren bir Kitap dinledik." dediler.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/30-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** يَدُ — yedu · "eli"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · merfu` isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ يُبَايِعُونَكَ اِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللّٰهَۜ يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ اَيْد۪يهِمْۚ فَمَنْ نَكَثَ فَاِنَّمَا يَنْكُثُ عَلٰى نَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَوْفٰى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللّٰهَ فَسَيُؤْت۪يهِ اَجْراً عَظ۪يماً۟

İnnellezine yubayiuneke innema yubayiunallah, yedullahi fevka eydihim, fe men nekese fe innema yenkusu ala nefsih, ve men evfa bi ma ahede aleyhullahe fe se yu'tihi ecren azima.

Sana bi'at edenler, aslında Allah'a bi'at etmişlerdir. Allah'ın eli onların eli üzerindedir. Kim bağlılığını bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği söze bağlı kalırsa, Allah, ona büyük bir ödül verecektir.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/10-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** أَيْدِيهِمْ ۚ — eydihim · "onların ellerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ يُبَايِعُونَكَ اِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللّٰهَۜ يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ اَيْد۪يهِمْۚ فَمَنْ نَكَثَ فَاِنَّمَا يَنْكُثُ عَلٰى نَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَوْفٰى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللّٰهَ فَسَيُؤْت۪يهِ اَجْراً عَظ۪يماً۟

İnnellezine yubayiuneke innema yubayiunallah, yedullahi fevka eydihim, fe men nekese fe innema yenkusu ala nefsih, ve men evfa bi ma ahede aleyhullahe fe se yu'tihi ecren azima.

Sana bi'at edenler, aslında Allah'a bi'at etmişlerdir. Allah'ın eli onların eli üzerindedir. Kim bağlılığını bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği söze bağlı kalırsa, Allah, ona büyük bir ödül verecektir.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/10-ayet-meali.md_

---
Sonraki: https://acikkuran.com/root/ydy.md?page=2
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
