# Ye-Kaf-Nun — يقن (yqn)

> Kur'an'da 28 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/yqn

- **Anlam:** kesinlik, elbette, kesinlikle, emin olmak/olmak/açık olmak, saptamak, kesin olan kişi
- **Türevleri:** مُسْتَيْقِنِين (1) · مُّوقِنِين (5) · يَقِين (8) · يُوقِنُ (12) · ٱسْتَيْقَنَتْ (2)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** يُوقِنُونَ — yukinune · "kesinlikle inanırlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ

Vellezine yu'minune bi ma unzile ileyke ve ma unzile min kablik ve bil ahireti hum yukınun.

Onlar, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara iman ederler. Ve onlar, ahirete de kesin olarak iman ederler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/4-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 118. ayet

- **Geçtiği form:** يُوقِنُونَ — yukinune · "bilmek isteyen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا اللّٰهُ اَوْ تَأْت۪ينَٓا اٰيَةٌۜ  كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِثْلَ قَوْلِهِمْۜ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْۜ قَدْ بَيَّنَّا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ

Ve kalellezine la ya'lemune lev la yukellimunallahu ev te'tina ayeh, kezalike kalellezine min kablihim misle kavlihim, teşabehet kulubuhum, kad beyyennal ayati li kavmin yukınun.

Bilmeyen kimseler: "Allah'ın bizimle konuşması veya bize bir ayet göndermesi gerekmez mi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların sözlerine benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri birbirlerine benziyor. Bilmek isteyen kimseler için ayetleri iyice açıkladık.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/118-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 157. ayet

- **Geçtiği form:** يَقِينًۢا — yekinen · "yakinen"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَقَوْلِهِمْ اِنَّا قَتَلْنَا الْمَس۪يحَ ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ اللّٰهِۚ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلٰكِنْ شُبِّهَ لَهُمْۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا ف۪يهِ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُۜ مَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍ اِلَّا اتِّبَاعَ الظَّنِّۚ وَمَا قَتَلُوهُ يَق۪يناًۙ

Ve kavlihim inna katelnal mesiha isabne meryeme resulallah, ve ma kateluhu ve ma salebuhu ve lakin şubbihe lehum. Ve innellezinahtelefu fihi le fi şekkin minhu. Ma lehum bihi min ilmin illattibaaz zann, ve ma kateluhu yakina.

Ve yine Allah'ın Resulü Meryem Oğlu İsa Mesih'i, "Kesinlikle biz öldürdük." demeleri nedeniyle. Aslında onu öldürmediler ve onu asmadılar da. Fakat kendilerine öyle göründü. Onlar, herhangi bir bilgi sahibi olmadıklarından, ayrılığa düştükleri bu konuda kesin olarak şüphe içindedirler. Onlar, sadece zanna uyuyorlar. Kesin olan şu ki, onu öldürmediler.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/157-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** يُوقِنُونَ — yukinune · "iyi bilen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَۜ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ حُكْماً لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ۟

E fe hukmel cahiliyyeti yebgun ve men ahsenu minallahi hukmen li kavmin yukınun.

Cahiliye hükmünü mü istiyorlar? Gerçeği kavramış bir toplum için, Allah'tan daha iyi hüküm veren kim olabilir?

_https://acikkuran.com/maide-suresi/50-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُوقِنِينَ — l-mukinine · "inananlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَكَذٰلِكَ نُر۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ مَلَكُوتَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلِيَكُونَ مِنَ الْمُوقِن۪ينَ

Ve kezalike nuri ibrahime melekutes semavati vel ardı ve li yekune minel mukınin.

Böylece, göklerin ve yerin melekutunu İbrahim'e gösteriyorduk ki kesin iman edenlerden olsun.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/75-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** تُوقِنُونَ — tukinune · "kesin olarak inanırsınız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَللّٰهُ الَّذ۪ي رَفَعَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ يُدَبِّرُ الْاَمْرَ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ

Allahullezi refeas semavati bi gayri amedin terevneha summesteva alel arşı ve sehhareş şemse vel kamer, kullun yecri li ecelin musemma, yudebbirul emre yufassılul ayati leallekum bi likai rabbikum tukınun.

Bir dayanak olmaksızın -görmekte olduğunuz gibi- gökleri yükselten Allah'tır. Sonra, mutlak gücüyle Güneş'i ve Ay'ı koyduğu yasalara bağlı kıldı. Hepsi, adı konmuş bir ecele doğru akıp gitmektedir. İşleri düzenleyip idare eden O'dur. Ayetleri ayrıntılı olarak açıklamaktadır ki, belki Rabb'inize kavuşacağınıza kesin olarak iman edersiniz.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/2-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 99. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْيَقِينُ — l-yekinu · "yakîn"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ

Va'bud rabbeke hatta ye'tiyekel yakin.

Sana yakin gelinceye kadar, Rabb'ine kulluk et!

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/99-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** مُّوقِنِينَ — mukinine · "gerçekten inanan kimseler"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

قَالَ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ

Kale rabbus semavati vel ardı ve ma beynehuma, in kuntum mukınin.

Musa: "Eğer bütün gerçekliği ile doğruyu bilmek istiyorsanız, bilesiniz ki O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabb'idir." dedi.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/24-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** يُوقِنُونَ — yukinune · "kesin olarak inanırlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ

Ellezine yukimunes salate ve yu'tunez zekate ve hum bil ahıreti hum yukınun.

Onlar, salatı ikame ederler, zekatı yaparlar.Onlar, ahiret'e kesin olarak inanırlar.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/3-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱسْتَيْقَنَتْهَآ — vesteykanetha · "kanaat getirdiği halde"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

وَجَحَدُوا بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَٓا اَنْفُسُهُمْ ظُلْماً وَعُلُواًّۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ۟

Ve cehadu biha vesteykanetha enfusuhum zulmen ve uluvva, fenzur keyfe kane akıbetul mufsidin.

Doğruluğundan emin oldukları halde, haksızca ve büyüklenerek mücadele ettiler. Ama bozguncuların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

_https://acikkuran.com/neml-suresi/14-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** يَقِينٍ — yekinin · "gerçek"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

فَمَكَثَ غَيْرَ بَع۪يدٍ فَقَالَ اَحَطْتُ بِمَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ وَجِئْتُكَ مِنْ سَبَأٍ بِنَبَأٍ يَق۪ينٍ

Fe mekese gayre baidin fe kale ehattu bi ma lem tuhıt bihi ve ci'tuke min sebein bi nebein yakin.

Çok geçmeden geldi. Ve: "Senin kuşatamadığın bir şeyi kuşattım. Sana Sebe'den kesin doğru olan bir haber getirdim." dedi.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/22-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** يُوقِنُونَ — yukinune · "inanmıyor(lar)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ اَخْرَجْنَا لَهُمْ دَٓابَّةً مِنَ الْاَرْضِ تُكَلِّمُهُمْۙ اَنَّ النَّاسَ كَانُوا بِاٰيَاتِنَا لَا يُوقِنُونَ۟

Ve iza vakaal kavlu aleyhim ahracna lehum dabbeten minel ardı tukellimuhum ennen nase kanu bi ayatina la yukınun.

Üzerlerine söz gerçekleştiği zaman, onlara yerden bir dabbe çıkarırız. Kuşkusuz o, onlara, İnsanların ayetlerimize inanmadıklarını söyler.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/82-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** يُوقِنُونَ — yukinune · "inanmayan(lar)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ الَّذ۪ينَ لَا يُوقِنُونَ

Fasbir inne va'dallahi hakkun ve la yestahıffennekellezine la yukınun.

Öyleyse sabret, kuşkusuz Allah'ın verdiği söz kesindir. Sakın ha! İman etmeyenler seni gevşetmesinler.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/60-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** يُوقِنُونَ — yukinune · "kesin olarak inanırlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ

Ellezine yukimunes salate ve yu'tunez zekate ve hum bil ahıreti hum yukinun.

Onlar, salatı ikame ederler ve zekatı yaparlar. Onlar Ahiret'e kesin olarak iman ederler.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/4-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** مُوقِنُونَ — mukinune · "kesin olarak inandık"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ رَبَّـنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَـالِحاً اِنَّا مُوقِنُونَ

Ve lev tera izil mucrimune nakısu ruusihim inde rabbihim, rabbena ebsarna ve semi'na ferci'na na'mel salihan inna mukinun.

Mücrimleri, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde iman ettik." derlerken bir görsen!

_https://acikkuran.com/secde-suresi/12-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** يُوقِنُونَ — yukinune · "kesinlikle inanıyor"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُواۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يُوقِنُونَ

Ve cealna minhum eimmeten yehdune bi emrina lemma saberu ve kanu bi ayatina yukınun.

Sabrettikleri ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.

_https://acikkuran.com/secde-suresi/24-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** مُّوقِنِينَ — mukinine · "kesin olarak inanıyor"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۢ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ

Rabbis semavati vel ardı ve ma beynehuma, in kuntum mukinin.

Eğer kesin olarak iman ediyorsanız bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir.

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/7-ayet-meali.md_

### 45. Casiye suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** يُوقِنُونَ — yukinune · "kesin olarak inanan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَف۪ي خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِنْ دَٓابَّةٍ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَۙ

Ve fi halkıkum ve ma yebussu min dabbetin ayatun li kavmin yukınun.

Sizin yaratılışınızda ve üretip yaydığı canlı varlıklarda "gerçek bilgi" sahibi olan bir toplum için ayetler vardır.

_https://acikkuran.com/casiye-suresi/4-ayet-meali.md_

### 45. Casiye suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** يُوقِنُونَ — yukinune · "kesin olarak inanan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

هٰذَا بَصَٓائِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ

Haza basairu lin nasi ve huden ve rahmetun li kavmin yukınun.

Bu Kur'an, insanlar için gerçeği görme, gerçekten iman eden halk için doğru yolu gösterme ve bir rahmettir.

_https://acikkuran.com/casiye-suresi/20-ayet-meali.md_

### 45. Casiye suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** بِمُسْتَيْقِنِينَ — bimusteykinine · "inananlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِذَا ق۪يلَ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ لَا رَيْبَ ف۪يهَا قُلْتُمْ مَا نَدْر۪ي مَا السَّاعَةُۙ اِنْ نَظُنُّ اِلَّا ظَناًّ وَمَا نَحْنُ بِمُسْتَيْقِن۪ينَ

Ve iza kile inne va'dallahi hakkun ves saatu la reybe fiha kultum ma nedri mes saatu in nezunnu illa zannen ve ma nahnu bi musteykınin.

"Allah'ın verdiği söz gerçektir ve Sa'at mutlaka gelecektir." dendiği zaman, siz: "Biz, o Sa'at nedir bilmeyiz? Yalnızca bir varsayım olduğunu sanıyoruz, kesin bilgi sahibi değiliz." dediniz.

_https://acikkuran.com/casiye-suresi/32-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** لِّلْمُوقِنِينَ — lilmukinine · "kesin inanacaklar için"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَفِي الْاَرْضِ اٰيَاتٌ لِلْمُوقِن۪ينَۙ

Ve fil ardı ayatun lil mukınine.

Gerçeği kavrayanlar için yeryüzünde nice ayetler vardır.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/20-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** يُوقِنُونَ — yukinune · "onlar düşünüp inanmazlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَمْ خَلَقُوا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ بَلْ لَا يُوقِنُونَۜ

Em halakus semavati vel ard, bel la yukınun.

Yoksa gökleri ve yeryüzünü onlar mı yarattı? Hayır, onlar gerçeğe ulaşmaya yanaşmıyorlar!

_https://acikkuran.com/tur-suresi/36-ayet-meali.md_

### 56. Vakıa suresi 95. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْيَقِينِ — l-yekini · "kesin"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَق۪ينِۚ

İnne haza le huve hakkul yakin.

Kuşkusuz bu bildirdiklerimiz kesin olarak gerçektir.

_https://acikkuran.com/vakia-suresi/95-ayet-meali.md_

### 69. Hâkka suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْيَقِينِ — l-yekini · "kesin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · mecrur isim

وَاِنَّهُ لَحَقُّ الْيَق۪ينِ

Ve innehu le hakk'ul yakin.

O, kesinlikle gerçektir.

_https://acikkuran.com/hakka-suresi/51-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** لِيَسْتَيْقِنَ — liyesteykine · "iyice inansın diye"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَمَا جَعَلْنَٓا اَصْحَابَ النَّارِ اِلَّا مَلٰٓئِكَةًۖ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ اِلَّا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَـفَرُواۙ لِيَسْتَيْقِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْـكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا ا۪يمَاناً وَلَا يَرْتَابَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْـكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَۙ وَلِيَقُولَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْـكَافِرُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلاًۜ   كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَـهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ اِلَّا هُوَۜ  وَمَا هِيَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْبَشَرِ۟

Ve ma cealna ashaben nari illa melaiketen ve ma cealna ıddetehum illa fitneten lillezine keferu li yesteykınellezine utul kitabe ve yezdadellezine amenu imanen ve la yertabellezine utul kitabe vel mu'minune, ve li yekulellezine fi kulubihim maradun vel kafirune maza eradallahu bi haza mesela, kezalike yudıllullahu men yeşau ve yehdi men yeşa, ve ma ya'lemu cunude rabbike illa hu, ve ma hiye illa zikra lil beşer.

Cehennem ashabını meleklerden başkasını yapmadık. Onların sayılarını, Kafirler için bir fitneden başka bir şey yapmadık. Kendilerine kitap verilenler; kesin olarak bilsinler, İman Edenler'in imanları artsın. Kendilerine kitap verilmiş iman sahipleri kuşku duymasınlar. Kalplerinde hastalık olanlarla, Kafirler de desinler ki: "Allah, bu örnekle ne demek istiyor şimdi?" İşte böyle, Allah, hak edeni dalalette bırakır, hak edeni doğru yolu gösterir. Rabb'inin ordularını, kendisinden başkası bilmez. Bu, beşer için zikirden başka bir şey değildir.

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/31-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْيَقِينُ — l-yekinu · "ölüm"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim

حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَق۪ينُۜ

Hatta etanel yakin.

"Bize yakin gelene kadar."

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/47-ayet-meali.md_

### 102. Tekasür suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْيَقِينِ — l-yekini · "kesin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · mecrur isim

كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَق۪ينِۜ

Kella lev ta'lemune ilmel yakin.

Hayır, asla bildiğiniz gibi değil, keşke kesin bilgi ile bilseydiniz.

_https://acikkuran.com/tekasur-suresi/5-ayet-meali.md_

### 102. Tekasür suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْيَقِينِ — l-yekini · "kesin olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · mecrur isim

ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ

Summe le terevunneha aynel yakin.

Sonra onu gözlerinizle kesin olarak göreceksiniz.

_https://acikkuran.com/tekasur-suresi/7-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
