# 30. Rum suresi 28. ayet

- **Sure:** 30. Rum suresi (Romalılar) — سُورَةُ ٱلرُّومِ
- **Ayet:** 28 / 60 · **Cüz:** 21 · **Mushaf sayfası:** 406
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/rum-suresi/28-ayet-meali

## Arapça

ضَرَبَ لَكُمْ مَثَلاً مِنْ اَنْفُسِكُمْۜ هَلْ لَكُمْ مِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ شُرَكَٓاءَ ف۪ي مَا رَزَقْنَاكُمْ فَاَنْتُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخ۪يفَتِكُمْ اَنْفُسَكُمْۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

## Okunuş

: Darabe lekum meselen min enfusikum, hel lekum min ma meleket eymanukum min şurekae fi ma rezaknakum fe entum fihi sevaun tehafunehum ke hifetikum enfusekum, kezalike nufassılul ayati li kavmin ya'kılun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Allah, kendinizden şöyle bir örnek verdi: "Size verdiğimiz mallarda hizmetçilerinizden ortaklarınız var mı? Siz ve hizmetçileriniz mallarda eşit misiniz? Bu konuda birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz?" İşte biz akıllarını kullanan insanlara ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Allah) size kendinizden şöyle bir örnek vermektedir: Sahibi olduğunuz köleler içinde, size verdiğimiz rızıklarda -birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz için sizinle eşit (haklara sahip)- ortaklarınız var mı? Akıl eden bir toplum için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 24, 37; Hûd 11:1; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Fussilet 41:3, 44.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Kendinizden, size bir örnek vermektedir: "Size verdiğimiz mallarda yeminle hak sahibi olduğunuz[1] kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz."[2]

_Dipnotlar_
- [1] Bkz. 24:31. ayetin 6. dipnotu.
- [2] Bu ayette, Rabb'imiz; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: "Siz yeminle hak sahibi olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim." Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Ben'im demektedir. Hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi malda ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: "Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar (16:71)?"

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah, size kendinizden örnek veriyor; hakimiyetiniz altındakilerden size verdiğimiz rızıklarda size ortak olup da sizinle eşit durumda olan var mı[1]? Onlar için duyduğunuz kaygı, aynı kendiniz için duyduğunuz kaygı gibi midir? Ayetlerimizi, aklını kullanan bir topluluk için işte böyle ayrıntılı olarak açıklarız.

_Dipnotlar_
- [1] [Nahl 16/75.](https://acikkuran.com/16/75)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Kendi benliklerinizden size bir örnek veriyor: Emrinizde bulunan kimseleri, size verdiğimiz geçimliklerde sizinle denk olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan çekindiğiniz ortaklar olarak kabul eder misiniz? Aklını kullanan bir toplum için, ayetleri, işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

O size kendinizden bir örnek verir: Otoriteniz altında bulunan kimseleri, size verdiğimiz servet üzerinde (söz sahibi) ortaklar olarak görüp onlarla (otoritenizi) eşit olarak paylaşır; size denk (statüde) olanlardan çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz? İşte Biz, akleden bir topluluğa ayetlerimizi böyle açıklarız.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Size öz benliklerinizden bir örnek verdi: Ellerinizin altında bulunanlarda, size verdiğimiz rızıklarda, sizinle aynı haklara sahip, birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz ortaklarınız var mı? İşte biz, aklını işletecek bir topluluk için ayetleri böyle açık açık sıralıyoruz.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Size kendi nefislerinizden bir örnek verdi: "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde, sağ ellerinizin malik olduklarınızdan, sizinle eşit olup kendi kendinizden korktuğunuz gibi kendilerinden de korktuğunuz (veya çekinip saygı duyduğunuz) ortaklar var mıdır?" İşte biz, aklını kullanabilen bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Allah) size kendinizden bir misal verdi: Hiç size kısmet ettiğimiz şeyde elleriniz altındaki kölelerinizden ortaklarınız bulunur da onlarla siz eşit olur, aranızda birbirinizi saydığınız gibi, onları da sayar mısınız? İşte düşünecek bir toplum için ayetleri böyle ayırdediyoruz.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

O size kendi hayatınızdan örnek getirir: Sağ elinizin sahip olduğu kimseleri size verdiğimiz rızık üzerinde (tam yetki sahibi) ortaklarınız olarak görmeye ve böylece (onlarla) bu hakkı eşit olarak paylaşmaya razı olur musunuz? Ve (daha güçlü olan) emsallerinizden korktuğunuz gibi onlar(a danışmadan o hakkı kullanmak)tan korkar mısınız? İşte akıllarını kullanan insanlara mesajlarımızı böylece açıklarız.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? Düşünen bir topluluk için ayetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Size kendinizden bir temsil yaptı: hiç size kısmet ettiğimiz şeyde elleriniz altındaki milklerinizden ortaklarınız bulunur da onlarla siz müsavi olur kendilerinizi saydığınız gibi onları sayar mısınız? İşte akledecek bir kavm için ayetleri böyle ayırd ediyoruz

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Size kendinizden bir misal verdi: (Bakın) size verdiğimiz rızıklarda; sizin ellerinizin altında bulunan(köleler, hizmetçi)lerden sizinle eşit derecede (yönetim hakkına sahip) olan, birbiriniz(in hakkına dokunmak)dan çekindiğiniz gibi onlar(ın hakkına dokunmak)dan da çekindiğiniz ortaklar var mı (ki tutup kendi mülkümüzde, saltanatımızda bize ortaklar atfediyorsunuz, kendi kullarımızı, yaratıklarımızı bize eş koşuyorsunuz)? İşte biz, aklını kullanan bir toplum için ayetleri böyle açıklıyoruz.

### Gültekin Onan

Size kendi nefslerinizden bir örnek verdi: "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde, sağ ellerinizin malik olduklarınızdan, sizinle eşit olup kendi kendinizden korktuğunuz gibi kendilerinden de korktuğunuz (veya çekinip saygı duyduğunuz) ortaklar var mıdır? İşte biz, akleden bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

O, size kendi nefislerinizden bir temsil getirdi: Sizi rızıklandırdığımız şeylerde sağ elinizin malik olduğu (köleler) den ortaklarınız olmasını ister de bu hususda siz (onlarla) müsavi olur, onları kendinizi saydığınız gibi sayar mısınız? İşte biz ayetleri, aklını kullanacak bir kavm için, böyle açıklarız.

### İbni Kesir

O, size kendi nefislerinizden bir misal verdi: Size verdiğimiz rızıklarda sağ ellerinizin malik olduklarından ortaklarınız olmasını ister de onlarla, eşit olur ve birbirinizi saydığınız gibi bunları da sayar mısınız? İşte Biz, akleden bir kavim için ayetleri böyle açıklarız.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah, size kendinizden örnek veriyor. Emriniz altında olan köleleri, size verdiğimiz rızıklara eşit olarak ortak eder misiniz? Kendiniz için çekindikleriniz gibi onlar için de çekinir misiniz? İşte ayetleri aklını kullanan bir toplum için böyle açıklıyoruz.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Size nefslerinizden bir misal verdi: Siz yaşam gıdalarınızda (mallarınızda), kölelerinizin ortaklığını kabul eder misiniz? Ki siz mallarda onlarla eşit olmayı kabullenip, kendi nefslerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkuyor musunuz? Aklını kullanan bir toplum için dersleri böylece ayrıntılıyoruz.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Kendinizden, size bir örnek vermektedir: Size verdiğimiz mallarda, sağ ellerinizin sahip olduğu[1] kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz."[2]

_Dipnotlar_
- [1] "Sağ ellerinizin sahip olduğu" deyimi, "güç yolu ile üzerinde tasarruf etme hakkına sahip olduğunuz" anlamına gelmektedir. Diğer bir anlatımla; antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, üzerlerinde hak sahibi olunanlar gibi anlamlara gelmektedir.
- [2] Bu ayette Rabb'imiz; rızkı yaratan da, rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz yeminlerinizin mülkü olan kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı(Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Benim demektedir. Aktüel bir tanımlama ile hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi mal ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını yeminlerinin mülkü olan kimselere aktarıyorlar da onlar onda eşit oluyorlar mı? O halde Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? (16/Nahıl, 71)

### Progressive Muslims

An example is cited for you from among yourselves: are there any from among those who are still dependant that are partners to you in what provisions We have given you that you become equal therein Would you fear them as you fear each other It is such that We clarify the revelations for a people who have sense.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

He strikes for you a similitude from yourselves: — have you from among those whom your right hands possess any partners in what We have provided for you, so that you are equal therein, you fearing them as you fear each other? Thus do We set out and detail the proofs for people who reason.

### Aisha Bewley

He has made an example for you from among yourselves. Are any of the slaves you own partners with you in what We have provided for you so that you are equal in respect of it, you fearing them the same as one another? In that way We make Our Signs clear for people who use their intellect.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

He cites for you herein an example from among yourselves: Do you ever elevate your servants or subordinates to the level where they rival you, and to the point that you pay them as much allegiance as is being paid to you? We thus explain the revelations for people who understand.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

An example is put forth for you from among yourselves: are there any from among those who are maintained by your oaths that are partners to you in what provisions We have given you that you become equal therein? Would you fear them as you fear each other? It is such that We clarify the revelations for a people who have sense.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Allah size kendinizden örnek veriyor: Yönetiminiz altındakilerden size verdiğimiz rızıklara, sizinle eşit oranda ortak olanlar var mıdır? Onlar için duyduğunuz kaygı aynı kendiniz için duyduğunuz kaygı gibi midir? Ayetlerimizi, aklını kullanan bir topluluk için işte böyle açıklarız.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Kendinizden, size bir örnek vermektedir: "Size verdiğimiz mallarda yeminle hak sahibi olduğunuz[1] kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz."[2]

_Dipnotlar_
- [1] Yeminle hak sahibi olduğunuz. Sağ elinizin sahip olduğu. Eyman sağ el ve yeminler(sözleşmeler) anlamına gelen bir sözcüktür. Bu deyim, "antlaşma yoluyla sahip olunan" demektir. El, aynı zamanda deyim olarak "güç" demektir; güç yolu ile "üzerinde yetkili olma hakkına" sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. Kur'an; kiminle olursa olsun, nikah yapmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır. Diğer bir deyimle "nikahsız her birliktelik" zinadır. Toplumsal gerçekliğin verili kalıntısı olan kölelik ve cariyelik olgusu, İslam'ın kabul ettiği veya ön gördüğü bir olgu değildir. İslam, kölelik ve cariyeliği; cariye ve köle edinme yollarını ortadan kaldırarak kesinlikle yasaklamıştır. Verili durumun tasfiye edilmesi süreci olan uygulamaları ileri sürerek, İslam'da cariyeliğin ve köleliğin olduğunu söylemek, İslam'a iftira atmaktır.
- [2] Bu ayette, Rabb'imiz; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz yeminle hak sahibi olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Benim demektedir. Hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi malda ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: "Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? (16:71)"

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

He sets forth[1] for you a parable from your own lives. Do you have among your slaves some who share with you the sustenance that We have bestowed on you so that you become equals in it, all being alike, and then you would hold them in fear as you fear each other?[2] Thus do We make plain the Signs for those who use reason.

_Dipnotlar_
- [1] In the forgoing section, arguments have been given both for Tauhid and for the Hereafter; now the discourse turns to only Tauhid.
- [2] The mushriks, even after admitting that Allah is the Creator and Master of the earth and heavens and all that they contain, held some of His creatures as associates in His attributes and powers, and prayed to them, presented offerings and performed rites of worship before them. Their belief regarding their self-made associates is found in the words of the Talbih that they used to pronounce while going round the Kabah. They said: "Here I am, O Allah, here I am in Thy presence! Thou hast no partner except the partner who is Thy own. Thou art his owner as well as owner of what he owns." (Tabarani on the authority of Ibn Abbas). Allah has refuted this kind of shirk in this verse. The argument is to this effect: “When you do not make your own slaves partners in your wealth, how do you think and believe that Allah will make His creatures partners in His Godhead?” (See (E.N. 62 of Surah An-Nahl).

### Marmaduke Pickthall

He coineth for you a similitude of yourselves. Have ye, from among those whom your right hands possess, partners in the wealth We have bestowed upon you, equal with you in respect thereof, so that ye fear them as ye fear each other (that ye ascribe unto Us partners out of that which We created)? Thus We display the revelations for people who have sense.

### Abdullah Yusuf Ali

He does propound to you a similitude from your own (experience): do ye have partners among those whom your right hands possess, to share as equals in the wealth We have bestowed on you? Do ye fear them as ye fear each other? Thus do we explain the Signs in detail to a people that understand.

### Al-Hilali & Khan

He sets forth for you a parable from your ownselves: Do you have partners among those whom your right hands possess (i.e. your slaves) to share as equals in the wealth We have bestowed on you whom you fear as you fear each other? Thus do We explain the signs in detail to a people who have sense.[1]

### Abdul Haleem

He gives you this example, drawn from your own lives: do you make your slaves full partners with an equal share in what We have given you? Do you fear them as you fear each other? This is how We make Our messages clear to those who use their reason.

### Taqi Usmani

He (Allah) gives you an example from yourselves: Do you have, from among your slaves, any partners in the wealth that We have given to you, so as they and you are equal in it, (and) so as you fear them like you fear each other? This is how We explain the signs for a people who understand.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

He sets forth for you an example ˹drawn˺ from your own lives: would you allow some of those ˹bondspeople˺ in your possession to be your equal partners in whatever ˹wealth˺ We have provided you, keeping them in mind as you are mindful of your peers?[1] This is how We make the signs clear for people who understand.

### Bijan Moeinian

Consider your own religious chants [the pagans were used to chant in their pilgrimage to Mecca: "O God, we worship you as well as those whom you have chosen as your partners!] Would you ever chose your own slaves as your partners? Then why should God choose his own creatures as His partner? This is the way that God presents His arguments so that the disbelievers use common sense [and not worship anyone beside the Lord. ]

### George Sale

He propoundeth unto you a comparison taken from yourselves. Have ye, among the slaves whom your right hands possess, any partner in the substance which We have bestowed on you, so that ye become equal sharers therein with them, or that ye fear them as ye fear one another? Thus do We distinctly explain our signs, unto people who understand.

### Amatul Rahman Omar

He sets forth for you an illustration drawn from your own lives. Do any of those whom your right hands own equally share with you that which We have provided you with. It is, however, a fact that you all (the owner and the owned) are equal (partners) in it, so that you take care of them as you take care of your own selves. That is how We explain many of Our Messages to a people who make use of their understanding.

### Hamid S. Aziz

And He it is Who originates the creation, then reproduces it, and it is easy for Him; and His is the Sublime Similitude (or the most exalted attributes) in the heavens and the earth, and He is the Mighty, the Wise.

### E. Henry Palmer

He has struck out for you a parable from yourselves; have ye of what your right hand possess partners in what we have bestowed upon you, so that ye share alike therein? do ye fear them as ye fear each other?- Thus do we detail the signs unto a people who have sense.

### Arthur John Arberry

He has struck for you a similitude from yourselves; do you have, among that your right hands own, associates in what We have provided for you so that you are equal in regard to it, you fearing them as you fear each other? So We distinguish the signs for a people who understand.

### Ali Quli Qarai

He draws for you an example from yourselves: Do you have among your slaves any partners [who may share] in what We have provided you, so that you are equal in its respect, and you revere them as you revere one another? Thus do We elaborate the signs for a people who apply reason.

### Mahmoud Ghali

He has struck for you a similitude from yourselves: do you have, among what your right hands possess, any associates in what We have provided for you, so that you are equal in regard to it, you fearing them as you have fright of each other? (Literally: yourselves) Thus We expound the signs for a people who consider.

### Mohamed Ahmed - Samira

He gives you an example from your own life: Do you possess among your dependants any partners in what We have bestowed on you, so that you and they have equal (share) in it, and that you fear them as you fear each other? That is how We explain Our signs clearly for those who comprehend.

### Muhammad Asad

He propounds unto you a parable drawn from your own life: Would you [agree to] have some of those whom your right hands possess as [full-fledged] partners in whatever We may have bestowed upon you as sustenance, so that you [and they] would have equal shares in it, and you would fear [to make use of it without consulting] them, just as you might fear [the more powerful of] your equals? Thus clearly do We spell out these messages unto people who use their reason.

### Shabbir Ahmed

He gives you an example from your own society. Would you agree to make your employees equal partners in the provision We have bestowed upon you? Are you as mindful of them as you are mindful of yourselves? (So do you conceive of a 'discriminating' God!) Thus do We explain Our Messages for people who use their intellect.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Do you -people- have part- owners among those you have on hand, be they captives or reduced to a servile state who go shares with you in what We bestowed on you of affluence and stand with you on equal terms and you fear them as you fear yourselves - for injustice and temptation for ill-gotten gain! Then how could you relate to Allah partners of His created beings?. Thus do We expound Our revelations distinctly expressing all that they meant leaving nothing merely implied to those who exercise sound judgment and have the ability to perceive and adopt the best means for accomplishing an end.

### Syed Vickar Ahamed

He (Allah) brings out for you a similitude from your own selves (and thinking): Do you have partners from those whom your right hands possess, to be your equals to share in (your) wealth We have given to you? Do you fear them as you fear each other? Like this We explain the Signs in detail to those people who understand.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

He presents to you an example from yourselves. Do you have among those whom your right hands possess any partners in what We have provided for you so that you are equal therein [and] would fear them as your fear of one another [within a partnership]? Thus do We detail the verses for a people who use reason.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ضَرَبَ — derabe | misal verdi | ضرب — Dad-Ra-Be |
| 2 | لَكُم — lekum | size | — |
| 3 | مَّثَلًۭا — meselen | bir benzetmeyle | مثل — Mim-Se-Lam |
| 4 | مِّنْ — min | -den | — |
| 5 | أَنفُسِكُمْ ۖ — enfusikum | kendiniz- | نفس — Nun-Fe-Sin |
| 6 | هَل — hel | -mı dır? | — |
| 7 | لَّكُم — lekum | sizin için var- | — |
| 8 | مِّن — min | -dan | — |
| 9 | مَّا — ma | — | — |
| 10 | مَلَكَتْ — meleket | malik olduklarınız | ملك — Mim-Lam-Kef |
| 11 | أَيْمَـٰنُكُم — eymanukum | yeminlerinizle | يمن — Ye-Mim-Nun |
| 12 | مِّن — min | -dan | — |
| 13 | شُرَكَآءَ — şuraka'e | ortaklar- | شرك — Şin-Ra-Kef |
| 14 | فِى — fi | — | — |
| 15 | مَا — ma | şeylerde | — |
| 16 | رَزَقْنَـٰكُمْ — razeknakum | sizi rızıklandırdığımız | رزق — Ra-Za-Kaf |
| 17 | فَأَنتُمْ — feentum | sizinle | — |
| 18 | فِيهِ — fihi | onda | — |
| 19 | سَوَآءٌۭ — seva'un | eşit olan | سوي — Sin-Vav-Ye |
| 20 | تَخَافُونَهُمْ — tehafunehum | onlardan çekindiğiniz | خوف — Kh-Vav-Fe |
| 21 | كَخِيفَتِكُمْ — kehifetikum | çekindiğiniz gibi | خوف — Kh-Vav-Fe |
| 22 | أَنفُسَكُمْ ۚ — enfusekum | birbirinizden | نفس — Nun-Fe-Sin |
| 23 | كَذَٰلِكَ — kezalike | işte böyle | — |
| 24 | نُفَصِّلُ — nufessilu | biz açıklıyoruz | فصل — Fe-Sad-Lam |
| 25 | ٱلْـَٔايَـٰتِ — l-ayati | ayetleri | ايي — Elif-Ye-Ye |
| 26 | لِقَوْمٍۢ — likavmin | bir toplum için | قوم — Kaf-Vav-Mim |
| 27 | يَعْقِلُونَ — yea'kilune | aklını kullanan | عقل — Ayn-Kaf-Lam |

---
Önceki: https://acikkuran.com/rum-suresi/27-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/rum-suresi/29-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-23
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
