# 38. Sad suresi 36. ayet

- **Sure:** 38. Sad suresi (Sad) — سُورَةُ صٓ
- **Ayet:** 36 / 88 · **Cüz:** 23 · **Mushaf sayfası:** 454
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/sad-suresi/36-ayet-meali

## Arapça

فَسَخَّرْنَا لَهُ الرّ۪يحَ تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ رُخَٓاءً حَيْثُ اَصَابَۙ

## Okunuş

Fe sehharna lehur riha tecri bi emrihi ruhaen haysu esab.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Bunun üzerine biz,rüzgarı onun emrine verdik. Onun emriyle istediği yöne doğru tatlı tatlı esiyordu.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Bunun üzerine O'nun (Allah'ın) emriyle istediği yere yumuşakça akan rüzgârı hizmetine vermiştik.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Bunun üzerine rüzgarı onun emrine verdik. Onun emri ile dilediği yere yumuşak bir esinti ile akıp gidiyordu.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Bunun üzerine biz de rüzgarı emrine verdik; onun belirlediği tarafa yumuşakça eserdi[1].

_Dipnotlar_
- [1] Süleyman aleyhisselamın emrine verilen rüzgar, bir ayette "asıfeten (عَاصِفَةً)" diye nitelenir ([Enbiya 21/81](https://acikkuran.com/21/81)). Bu ayette ise, emrettiği yere giderkenki hali "ruhaen (رُخَاء)" şeklinde ifade edilir. Meallerde asıf kelimesine "şiddetli" anlamı verilir. Şiddetli rüzgar, varacağı yere yumuşakça gitmeyeceği için asıf kelimesine, sözlüğe uygun olarak "hızlı esen" anlamı vermek gerekir (Mekayis). Yani bu rüzgar, emredilen işi yapacak hızda ve bunu yaparken başka yerlere zarar vermeyecek yumuşaklıkta esmektedir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Bunun üzerine, güçlü bir rüzgarı buyruğuna verdik. Onun buyruğuyla, istediği yöne kolayca eserdi.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Bunun ardından rüzgarı ona amade kıldık ki, onun emriyle (çalışan gemileri) istediği yöne doğru kolayca yüzdürebilsin;

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Bunun üzerine, rüzgarı onun emrine verdik; onun emriyle onun istediği yere uysal uysal/tatlı tatlı akıp giderdi.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Böylece rüzgarı onun buyruğu altına verdik. Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine Biz rüzgarı onun emrine verdik. Emriyle istediği yere yumuşacık akardı.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Bunun üzerine rüzgarı o'nun emrine verdik ki o'nun direktifi ile istediği yöne doğru kolayca essin;

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Biz de rüzgarı onun buyruğuna verdik. Rüzgar, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bunun üzerine ona rüzgarı müsahhar ettik, emriyle istediği yere yumuşacık cereyan ederdi

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biz, rüzgarı ona boyun eğdirdik. Onun buyruğuyla, onun istediği yere tatlı tatlı eserdi.

### Gültekin Onan

Böylece rüzgarı onun kullanımına / boyunduruğuna verdik. Onun buyruğuyla dilediği yöne yumuşakça eserdi.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Bunun üzerine biz de ona rüzgarı müsahhar etdik ki bu, onun emriyle, onun dilediği yere yumuşacık akar giderdi.

### İbni Kesir

Bunun üzerine Biz de rüzgarı emrine verdik. Emri ile istediği yere kolayca giderdi.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Rüzgarı ona boyun eğdirmiştik. Emri ile dilediği yere yumuşak bir şekilde eserdi.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Bunun üzerine rüzgarı (gibi akıp gideni) Onun hizmetine verdik; Onun emriyle, dilediği yere, hiçbir şeyi sarsmadan - yıkmadan akıp giderdi.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Bunun üzerine rüzgarı onun emrine verdik. Onun emri ile dilediği yere yumuşak bir esinti ile akıp gidiyordu.

### Progressive Muslims

So, We committed the wind to run by his command, raining gently where he directed it.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

So We made subject to him the wind — running by his command gently whithersoever he directed —

### Aisha Bewley

So We subjected the wind to him to blow at his command, softly, wherever he directed.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We (answered his prayer and) committed the wind at his disposal, pouring rain wherever he wanted.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

So, We commissioned the wind to run by his command, raining gently where he directed it.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Bunun üzerine rüzgarı emrine verdik; onun belirlediği tarafa tatlı tatlı eserdi.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Bunun üzerine rüzgarı onun emrine verdik. Onun emri ile dilediği yere yumuşak bir esinti ile akıp gidiyordu.

### Taqi Usmani

Then We subjugated the wind for him that blew smoothly on his command to wherever he wished,

### Abdul Haleem

So We gave him power over the wind, which at his request ran gently wherever he willed,

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

So We subjected to him the wind, blowing gently at his command to wherever he pleased.

### Marmaduke Pickthall

So We made the wind subservient unto him, setting fair by his command whithersoever he intended.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

We subjected the wind to him, so that it blew gently at his bidding, wherever he directed it,[1]

_Dipnotlar_
- [1] For explanation, see (Surah Al-Anbiya, Ayat 81 and E.N. 74) thereof. However, there is one thing which requires further explanation here. In Surah Al-Anbiya where mention has been made of subjecting the wind for the Prophet Solomon (peace be upon him), it has been described as the strongly blowing wind, but here "it blew by his command gently wherever he intended". This means that the wind in itself was strong and violent as is needed for moving the sailing-ships but it had been made gentle for the Prophet Solomon in the sense that it blew whither-soever he wanted it to blow for his commercial fleets.

### Al-Hilali & Khan

So, We subjected to him the wind; it blew gently by his order whithersoever he willed,

### Abdullah Yusuf Ali

Then We subjected the wind to his power, to flow gently to his order, Whithersoever he willed,-

### Mohamed Ahmed - Samira

So we subjugated the wind to his service which carried his merchandise wheresoever he wished;

### Arthur John Arberry

So We subjected to him the wind, that ran at his commandment, softly, wherever he might light on,

### Mahmoud Ghali

So We subjected to him the wind, which ran at his command, gently where he would direct it light on,

### E. Henry Palmer

And we subjected to him the wind to run on at his bidding gently wherever he directed it;

### Amatul Rahman Omar

So (We accepted his prayer and) We subjected to him a gentle wind. It blew gently according to his requirements in the direction he desired to go.

### Hamid S. Aziz

Then We made the wind subservient to him; it made his command to run gently wherever he desired,

### Ali Quli Qarai

So We disposed the wind for him, blowing softly by his command wherever he intended,

### George Sale

And We made the wind subject to him; it ran gently at his command, whithersoever he directed.

### Bijan Moeinian

I [granted his wish and as a mean of the power] subdued the winds to him so that he may direct them anywhere he wants [and water that place. ]

### Muhammad Asad

And so We made subservient to him the wind, so that it gently sped at his behest whithersoever he willed,

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And there We subdued the wind and We made its activity subservient to his command, it flowed gently to wherever He willed and yielded to his demand.

### Shabbir Ahmed

So We gave him the science of making the wind serve him and it carried his ships wherever he intended (34:12).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

So We subjected to him the wind blowing by his command, gently, wherever he directed,

### Syed Vickar Ahamed

So, We made the Wind obey his power, to flow gently by his order, where ever he wanted—

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | فَسَخَّرْنَا — fesehharna | biz boyun eğdirdik | سخر — Sin-Kh-Ra |
| 2 | لَهُ — lehu | ona | — |
| 3 | ٱلرِّيحَ — r-riha | rüzgarı | روح — Ra-Vav-Ha |
| 4 | تَجْرِى — tecri | eserdi | جري — Cim-Ra-Ye |
| 5 | بِأَمْرِهِۦ — biemrihi | onun buyruğuyla | امر — Elif-Mim-Ra |
| 6 | رُخَآءً — ruha'en | tatlı tatlı | رخو — Ra-Kh-Vav |
| 7 | حَيْثُ — haysu | yere | حيث — Ha-Ye-Se |
| 8 | أَصَابَ — esabe | istediği | صوب — Sad-Vav-Be |

---
Önceki: https://acikkuran.com/sad-suresi/35-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/sad-suresi/37-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
