# 37. Saffat suresi 127. ayet

- **Sure:** 37. Saffat suresi (Sıra Sıra Dizilenler) — سُورَةُ ٱلصَّافَّاتِ
- **Ayet:** 127 / 182 · **Cüz:** 23 · **Mushaf sayfası:** 450
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/saffat-suresi/127-ayet-meali

## Arapça

فَكَذَّبُوهُ فَاِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ

## Okunuş

Fe kezzebuhu fe inne hum le muhdarun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Onu yalanladılar. Onlar bu sebeple sonunda cehenneme atılacaklardır.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Kavmi) onu (İlyas'ı) yalanlamıştı. Şüphesiz ki onlar (cehennemde) hazır kılınacaklardır.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Yaptıklarından dolayı hesaba çekileceklerdir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Ama onu yalancı saydılar. Şüphesiz onlar (cehenneme) atılacaklardır[1].

_Dipnotlar_
- [1] [Saffat 37/57](https://acikkuran.com/37/57)'de "el-muhdarin (الْمُحْضَرِينَ)" kelimesi "cehenneme atılacaklar" anlamında olduğu için bu ayet ona göre meallendirilmiştir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Yine de yalanladılar. Kuşkusuz, sonunda kesinlikle yargılanacaklar.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Derken onu da yalanladılar; bu yüzden onlar elbette yargılanacaklar.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Sonunda onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka huzura getirileceklerdir.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Fakat onu yalanladılar; bundan dolayı gerçekten onlar, (azab için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zaman onu yalanladılar. Şüphesiz ki onlar da (cehenneme atılmak üzere) hazır bulunduruldular.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Fakat onlar (İlyas'ı) yalanladılar: bu nedenle (Hesap Günü) kesinlikle yargılanacaklardır,

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O vakıt onu tekzib ettiler, şübhesiz ki onlar da ıhzar edildiler

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onu yalanladılar, bundan dolayı onlar (azaba) getirileceklerdir.

### Gültekin Onan

Fakat onu yalanladılar; bundan dolayı gerçekten onlar, (azab için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Fakat bunlar onu tekzib etdiler. Şübhesiz bunlar da elbette (cehenneme) ihzaaren getirilenlerdir.

### İbni Kesir

Fakat bunlar, onu yalanlamışlardı. Muhakkak ki onlar da cehenneme götürüleceklerdir.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onu yalanladılar, bu yüzden onlar, azaba hazır olmuşlardır.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onu (İlyas'ı) yalanladılar! Muhakkak ki onlar zorunlu huzura çıktılar!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Yaptıklarından dolayı hesaba çekileceklerdir.

### Progressive Muslims

But they denied him. Thus they were called to account.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

But they denied him; then are they those summoned,

### Aisha Bewley

they denied him and so they will be among those arraigned –

### Rashad Khalifa — The Final Testament

They disbelieved him. Consequently, they had to be called to account.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

But they denied him. Thus they were called to account.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Hemen onu yalancı saydılar; nasıl olsa onlar da yargı önüne çıkarılacaklardır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Yaptıklarından dolayı hesaba çekileceklerdir.

### Al-Hilali & Khan

But they denied him [Iliyâs (Elias)], so they will certainly be brought forth (to the punishment),

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

But they denounced him as a liar, so they will surely be arraigned (for punishment),

### Taqi Usmani

Then they rejected him. Therefore, they will be arraigned -

### Marmaduke Pickthall

But they denied him, so they surely will be haled forth (to the doom)

### Abdullah Yusuf Ali

But they rejected him, and they will certainly be called up (for punishment),-

### Abdul Haleem

but they rejected him. They will be brought to punishment as a consequence;

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

But they rejected him, so they will certainly be brought ˹for punishment˺.

### Mahmoud Ghali

Yet they cried him lies; then surely they will indeed be presented forward?"

### Bijan Moeinian

The people of Elias did not listen to him; therefore, they will be called to answer for their disbelief.

### Arthur John Arberry

But they cried him lies; so they will be among the arraigned,

### Hamid S. Aziz

But they called him a liar, therefore they shall most surely be brought forth (to the doom).

### Amatul Rahman Omar

But they cried lies to him and they will surely be brought (before God to account for their deeds).

### George Sale

But they accused him of imposture: Wherefore they shall be delivered up to eternal punishment;

### E. Henry Palmer

But they called him liar; verily, they shall surely be arraigned,

### Ali Quli Qarai

But they impugned him. So they will indeed be arraigned [before Him]

### Mohamed Ahmed - Samira

They denied him, and will surely be brought to punishment,

### Muhammad Asad

But they gave him the lie: and therefore they will most surely be arraigned [on Judgment Day],

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

But they counselled deaf and accused him of falsehood and by consequence they shall have much to answer for in Day of Judgement.

### Shabbir Ahmed

But they denied him. And they will certainly be called to account.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And they denied him, so indeed, they will be brought [for punishment],

### Syed Vickar Ahamed

But they denied him, so they will be truly brought up (for punishment)—

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | فَكَذَّبُوهُ — fekezzebuhu | onu yalanladılar | كذب — Kef-Zal-Be |
| 2 | فَإِنَّهُمْ — feinnehum | bundan dolayı onlar | — |
| 3 | لَمُحْضَرُونَ — lemuhderune | (azaba) getirileceklerdir | حضر — Ha-Dad-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/saffat-suresi/126-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/saffat-suresi/128-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
