# 34. Sebe suresi 54. ayet

- **Sure:** 34. Sebe suresi (Sebe) — سُورَةُ سَبَإٍ
- **Ayet:** 54 / 54 · **Cüz:** 22 · **Mushaf sayfası:** 433
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/sebe-suresi/54-ayet-meali

## Arapça

وَح۪يلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِاَشْيَاعِهِمْ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا ف۪ي شَكٍّ مُر۪يبٍ

## Okunuş

Ve hile beynehum ve beyne ma yeştehune kema fuile bi eşyaihim min kabl, innehum kanu fi şekkin murib.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Bundan önce de benzerlerine yapıldığı gibi, kendileri ile arzuladıkları iman arasına engel konulacak. Çünkü onlar, derin bir şüphe içindeydiler.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey[1] arasına perde çekilmiş (olacak)tır. Şüphesiz ki onlar kuşkulandıran bir şüphe içindeydiler.

_Dipnotlar_
- [1] İnkârcıların arzu ettikleri ancak artık ulaşamadıkları şey, vaktinde yapmadıkları, zamanını geçirdikleri "hak ve hakikate iman etmeleri"ydi.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi; artık canlarının arzu ettiğini yapamayacaklar. Onlar kaygı verici ikilem içindeydiler.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Kıyamet Günü'yle karşılaşacaklarına dair.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Tıpkı bundan önce emsallerine yapıldığı gibi onlarla çok arzu ettikleri şey arasına set çekilmiştir[1]. Onlar, kendilerini ikilemde bırakan bir şüphe içinde idiler[2].

_Dipnotlar_
- [1] Bütün kafirler, ruhları bedenlerinden alınırken dünyaya geri çevrilmek isterler. Ama önlerinde, yeniden dirilecekleri güne kadar bir engel vardır ([Müminun 23/99](https://acikkuran.com/23/99)-[100](https://acikkuran.com/23/100)).
- [2] [İbrahim 14/9,](https://acikkuran.com/14/9) [Şura 42/14.](https://acikkuran.com/42/14)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle istedikleri şeyler arasına bir engel konulmuştur. Aslında, onlar, derin bir kuşku içindeydiler.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Artık kendileriyle arzu ve özlemleri arasına bir set çekilmiştir; tıpkı kendilerinden önce geçip gitmiş kafadarlarına yapıldığı gibi: çünkü ötekiler de korku ve endişeyle karışık bir kuşku içinde (helak) olup gitmişlerdi.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Artık kendileriyle, iştahla arzuladıkları şey arasına engel konmuştur. Tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi. Gerçek şu ki onlar, tutarsızlığa iten bir kuşku içindeydiler.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

(Şimdi) Kendileriyle istek duydukları şeyler arasında perde çekilmiştir; daha önce benzerlerine yapıldığı gibi. Çünkü onlar, kuşku verici bir tereddüt içinde idiler.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık kendileriyle arzuladıklarının arasına set çekilmiştir; tıpkı bundan önce emsallerine yapıldığı gibi. Çünkü hepsi işkilli bir şüphe içinde bulunuyorlardı.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Böylece, kendileri ile istek ve özlemleri arasına bir set çekilecektir, tıpkı onlardan önce yaşayıp gitmiş olanlara yapıldığı gibi; çünkü ötekiler (de) şüpheye varan bir tereddüt içinde boğulup gitmişlerdi.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzuladıkları arasına bir engel konmuştur. Çünkü onlar derin bir şüphe içindeydiler.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Artık kendileriyle arzularının arasına sed çekilmiştir, tıpkı bundan evvel emsallerine yapıldığı gibi, çünkü hepsi işkilli bir şek bulunuyorlardı

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey arasına perde çekildi. Doğrusu, onlar katmerli bir kuşku içindedirler.

### Gültekin Onan

(Şimdi) Kendileriyle istek duydukları şeyler arasında perde çekilmiştir; daha önce benzerlerine yapıldığı gibi. Çünkü onlar, kuşku verici bir tereddüt içinde idiler.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Artık) kendileriyle arzu edegeldikleri şeylerin arasına bir sed çekilmişdir, bundan evvel benzerlerine de yapıldığı gibi. Çünkü hepsi de (insanları) kötü zanna düşüren bir şübhe içinde idiler.

### İbni Kesir

Onlarla arzuladıkları şeylerin arasına bir engel konulmuştur. Daha önce benzerlerine yapıldığı gibi. Şüphesiz onlar şiddetli bir tereddüt ve şüphe içindedirler.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Arzu duydukları şeyler ile aralarına engel kondu. Daha önce benzerlerine de yapıldığı gibi. Çünkü onlar, şüphe ve tereddüt içinde idiler.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Daha önce benzerlerine yapıldığı gibi onlarla, iştahla arzuladıkları şey arasına engel konmuştur! Muhakkak ki onlar kendilerini huzursuz kılan kuşku içindedirler.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi; artık canlarının arzu ettiğini yapamayacaklar. Onlar derin bir kuşku içindeydiler.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Kıyamet Günü'yle karşılaşacaklarına dair.

### Progressive Muslims

And they will be separated from what they had desired, as was done for their counterparts before. They have been in grave doubt.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And a barrier will be set between them and what they desire, as was done with their sects before; they were in sceptical doubt.

### Aisha Bewley

A barrier will be set up between them and the thing that they desire, just as was done with their kind before. They too were in a state of crippling doubt.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Consequently, they were deprived of everything they longed for. This is the same fate as their counterparts in the previous generations. They harbored too many doubts.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And a barrier will be set between them and what they had desired, as was done for their counterparts before. They have been in grave doubt.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Bunlarla çok istedikleri şey[1] arasına da engel[2] konmuş olacaktır. O engel, daha önce kendi yandaşlarına da[3] konmuştu. Bunlar şüphe duyup ikileme düşmüşlerdi. hepsi korkutucu bir şüphe[4] içindedirler.

_Dipnotlar_
- [1] Kabirde iken geri dönme isteği, hesap gününde ise affedilme ve şefaat isteği.
- [2] Kabirdekiler için ruhun, işe yaramaz hale gelmiş bedene dönmesine engel Bkz: (Müminun 23/99-100), cehennemde iken oradan kaçmalarını engelleyen görevli melekler (Muddesir 74/30-31) ve Araf Tepeleri (Araf 7/46)
- [3] Ölümü daha önce gerçekleşmiş olanlara
- [4] Kendini doğrulara kapatanların hayatta iken yaşadıkları huzursuzluk ve ızdırap için bakınız: (Enam 6/125)

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi; artık canlarının arzu ettiğini yapamayacaklar. Onlar kaygı verici ikilem içindeydiler.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Kıyamet Günü'yle karşılaşacaklarına dair.

### Taqi Usmani

And a barrier will be placed between them and that which they desire, as it will be done with the people of their kind who were before (them). They have been in a perplexing doubt.

### Marmaduke Pickthall

And a gulf is set between them and that which they desire, as was done for people of their kind of old. Lo! they were in hopeless doubt.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

A barrier will be placed between them and what they desire, as was done with the likes of them before. Surely they were in a disquieting doubt.[1]

_Dipnotlar_
- [1] As a matter of fact, no one adopts shirk and atheism and denial of the Hereafter by conviction, nor can he, for conviction comes from knowledge. And no one has the knowledge that there is no God, or that many others have a share in divine authority, or that there should be no Hereafter. Thus, whoever has adopted these beliefs in the world, has raised a structure on mere conjecture, which has no basis except doubt and suspicion, and this suspicion has led him to sheer error. Consequently, they doubted God’s existence, they doubted the truth of Tauhid, they doubted the coming of the Hereafter; so much so that they made this doubt their faith and did not listen to the Prophets and expended and wasted their entire lifetime indulging in a wrong creed and wrong way of life.

### Abdullah Yusuf Ali

And between them and their desires, is placed a barrier, as was done in the past with their partisans: for they were indeed in suspicious (disquieting) doubt.

### Al-Hilali & Khan

And a barrier will be set between them and that which they desire [i.e. At-Taubah (turning to Allâh in repentance) and the accepting of Faith], as was done in the past with the people of their kind. Verily, they have been in grave doubt.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

They will be sealed off from whatever they desire, as was done to their counterparts before. Indeed, they were ˹all˺ in alarming doubt.

### Abdul Haleem

when a barrier has been placed between them and what they desire, just as was done with their kind before? They were deep in doubt and suspicion.

### Arthur John Arberry

And a barrier is set between them and that they desire, as was done with the likes of them aforetime; they were in doubt disquieting.

### George Sale

And a bar shall be placed between them and that which they shall desire; as it hath been done with those who behaved like them heretofore: Because they have been in a doubt which hath caused scandal.

### Hamid S. Aziz

(Seeing) they disbelieved in it before. And they aim at the unseen from afar off (with far out conjectures)

### E. Henry Palmer

And there shall be a barrier between them and that which they lust after; as we did with their fellow sectaries before; verily, they were in hesitating doubt.

### Bijan Moeinian

That is why their confession will not be accepted. They will have the same fate of the previous disbelievers who entertained too many doubts.

### Mahmoud Ghali

And a barrier was interposed between them and what they desire (i. e., repentance) as was performed to sects similar to them earlier; surely they were in doubt, causing suspicion.

### Amatul Rahman Omar

A barrier has been placed between them and their longings (and they will fail to see the realisation of their hearts desire, the failure of the Prophet in his mission), as was done with the people similar to them before (this). They (too) suffered from disquieting doubts.

### Ali Quli Qarai

A barrier will be set up between them and what they long for, just as was done formerly with their counterparts. Indeed they used to be in grave doubt.

### Mohamed Ahmed - Samira

A barrier shall be raised between them and what they desired, as was done with their partisans before. They too were filled with disquieting doubt.

### Muhammad Asad

And so, a barrier will be set between them and all that they had [ever] desired, as will be done to such of their kind as lived before their time: for, behold, they [too] were lost in doubt amounting to suspicion.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And now between right and wrong resides justice intervening between them and their wish of attaining faith now in order to escape the torment of the fire facing them but they cannot. This is exactly what had befallen their likes who were suspicious of the truth which they considered void for uncertainty.

### Shabbir Ahmed

As a result, a barrier will be set between them and what they desired, as will be done for people of their kind of older times. For, behold, they too were lost in doubt, suspicion.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And prevention will be placed between them and what they desire, as was done with their kind before. Indeed, they were in disquieting denial.

### Syed Vickar Ahamed

And between them and their desires, a barrier is placed, as was done (and a barrier placed) in the past with the people of their party: Verily, they were truly in a grave doubt.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَحِيلَ — ve hile | perde çekildi | حول — Ha-Vav-Lam |
| 2 | بَيْنَهُمْ — beynehum | onların arasına | بين — Be-Ye-Nun |
| 3 | وَبَيْنَ — ve beyne | ve arasına | بين — Be-Ye-Nun |
| 4 | مَا — ma | şeyler | — |
| 5 | يَشْتَهُونَ — yeştehune | arzu ettikleri | شهو — Şin-he-Vav |
| 6 | كَمَا — kema | gibi | — |
| 7 | فُعِلَ — fuile | yapıldığı | فعل — Fe-Ayn-Lam |
| 8 | بِأَشْيَاعِهِم — bieşyaihim | benzerlerine | شيع — Şin-Ye-Ayn |
| 9 | مِّن — min | — | — |
| 10 | قَبْلُ ۚ — kablu | bundan önce | قبل — Kaf-Be-Lam |
| 11 | إِنَّهُمْ — innehum | doğrusu onlar | — |
| 12 | كَانُوا۟ — kanu | — | كون — Kef-Vav-Nun |
| 13 | فِى — fi | içindedirler | — |
| 14 | شَكٍّۢ — şekkin | bir kuşku | شكك — Şin-Kef-Kef |
| 15 | مُّرِيبٍۭ — muribin | katmerli | ريب — Ra-Ye-Be |

---
Önceki: https://acikkuran.com/sebe-suresi/53-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
