# 32. Secde suresi 12. ayet

- **Sure:** 32. Secde suresi (Secde) — سُورَةُ ٱلسَّجْدَةِ
- **Ayet:** 12 / 30 · **Cüz:** 21 · **Mushaf sayfası:** 415
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/secde-suresi/12-ayet-meali

## Arapça

وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ رَبَّـنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَـالِحاً اِنَّا مُوقِنُونَ

## Okunuş

Ve lev tera izil mucrimune nakısu ruusihim inde rabbihim, rabbena ebsarna ve semi'na ferci'na na'mel salihan inna mukinun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

O suçluların, Rabblerinin huzurunda başlarını eğerek, "Ey Rabbimiz!Gördük, duyduk. Artık bizi dünyaya geri gönder de iyi işler yapalım. Çünkü biz kesin olarak inandık" diyecekleri anı bir görsen!

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

O suçluların Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri ve "Rabbimiz! Gördük, duyduk; bizi (dünyaya) geri gönder de iyi işler yapalım; artık kesin olarak inananlarız!"[1] diyecekleri zamanı bir görsen!

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: Bakara 2:167; En‘âm 6:27; A‘râf 7:53; Mü'minûn 23:99-100; Fâtır 35:37; Zümer 39:58.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Mücrimleri, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı[1] yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde iman ettik." derlerken bir görsen!

_Dipnotlar_
- [1] Bkz. 28:67. ayetin 2. dipnotu.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Suçluların, Rablerinin huzurunda başlarını öne eğerek "Rabbimiz, (gerçeği) gözümüzle gördük ve kulağımızla duyduk; bizi geri çevir de iyi işler yapalım; artık kesin bilgi sahibi kimseleriz[1]." dedikleri sıradaki hallerini bir görsen!

_Dipnotlar_
- [1] [En'am 6/27](https://acikkuran.com/6/27)-[28,](https://acikkuran.com/6/28) [A'raf 7/53,](https://acikkuran.com/7/53) [Fatır 35/36](https://acikkuran.com/35/36)-[37,](https://acikkuran.com/35/37) [Zümer 39/58](https://acikkuran.com/39/58)-[59,](https://acikkuran.com/39/59) [Mü'min 40/11.](https://acikkuran.com/40/11)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Suçluları, Efendilerinin karşısında başlarını öne eğmiş durumdayken bir görseydin? "Efendimiz! Gördük ve duyduk. Bizi geri döndür de erdemli edimler yapalım; kuşkusuz, artık biliyoruz!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Günahı hayat tarzı haline getirenleri Rablerinin huzurunda başları eğik vaziyette (şöyle derken) bir görmeliydin: "Rabbimiz, (İşte artık) gördük ve işittik! Şu halde bizi (dünyaya) geri döndür de iyi bir şeyler yapalım! Çünkü (yeniden dirilişe) ikna olmuş bulunuyoruz."

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Günahkarları, Rablerinin huzurunda başlarını eğmiş olarak şöyle derken bir görsen: "Rabbimiz; gördük, duyduk, geri gönder bizi ki hakka ve barışa yönelik iyi iş yapalım. Artık kesin olarak inanıyoruz."

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Suçlu günahkarları, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabbimiz, gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız" (diye yalvaracakları zamanı) bir görsen.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir görsen o zaman suçluları; Rablerinin huzurunda başlarını eğmişler: "Ey Rabbimiz, gördük ve dinledik. şimdi bizi geri çevir de, iyi bir amel işleyelim; çünkü biz kesin inanç sahibi olduk." derlerken.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Keşke, günaha batmış olanların (Hesap Günü) Rablerinin huzurunda başlarını öne eğerek, "Ey Rabbimiz! (Şimdi) görmüş ve duymuş olduk. Öyleyse bizi (yeryüzündeki hayatımıza) geri döndür ki doğru ve yararlı işler yapalım, çünkü (artık hakikate) kani olduk!" dedikleri zaman(ki hallerini) bir görsen!

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Görsen o vakıt ki mücrimler rablarının huzurunda başlarını eğmişler: rabbena! Gördük, dinledik şimdi bizi geri çevir salih bir amel işliyelim, zira yakin hasıl ettik derlerken

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Rablerinin huzurunda (utançtan) başlarını öne eğmiş; "Rabbimiz, gördük, işittik, bizi geri döndür, iyi iş yapalım; artık kesin olarak inandık!" demekte olan suçluları bir görsen!

### Gültekin Onan

Suçlu günahkarları, rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabbimiz, gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız" (diye yalvaracakları zamanı) bir görsen.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Günahkarların, Rableri huzuurunda: "Ey Rabbimiz, gördük, İşitdik, Şimdi bizi (dünyaye) geri çevir de güzel amel (ve hareketler) de bulunalım. Çünkü (artık) kat'i suretde inananlarız" (diye diye) sernügun (olacakları) zaman sen görsen (onları)!

### İbni Kesir

Suçluları Rabblarının huzurunda başları öne eğilmiş olarak: Rabbımız, gördük ve dinledik. Artık bizi dünyaya geri çevir de salih amel işleyelim. Gerçekten biz, kesin olarak inandık, derlerken bir görsen.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Suçluları, Rab'lerinin katında, başlarını öne eğmiş olarak bir görsen: -Rabbimiz, gördük ve anladık, bizi yeniden döndür de doğru olanı yapalım, artık biz kesin olarak inandık.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Suçlular (hakikat bilgisini inkar edenler), Rablerinin indinde başlarını eğmişler: "Rabbimiz. . . Gördük gerçeği ve algıladık! Geri döndür bizi (dünya - beden yaşamına da), gerekli çalışmaları uygulayalım! Doğrusu biz ikan sahibiyiz (artık)" (derler) iken (onları) bir görsen!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Suçluları, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı[1] yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde inandık." derlerken bir görsen!

_Dipnotlar_
- [1] Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

### Progressive Muslims

And if only you could see the criminals when they bow down their heads before their Lord: "Our Lord, we have now seen and we have heard, so send us back and we will do good work. Now we have attained certainty!"

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And if thou couldst see when the lawbreakers will hang their heads before their Lord: “Our Lord: we have seen and heard, so send Thou us back. We will work righteousness! We are those who are certain!”

### Aisha Bewley

If only you could see the evildoers hanging their heads in shame before their Lord: ‘Our Lord, we have seen and we have heard, so send us back again and we will act rightly. Truly we now have certainty.’

### Rashad Khalifa — The Final Testament

If only you could see the guilty when they bow down their heads before their Lord: "Our Lord, now we have seen and we have heard. Send us back and we will be righteous. Now we have attained certainty."

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And if only you could see the criminals when they bow down their heads before their Lord: "Our Lord, we have now seen and we have heard, so send us back and we will do good. We are believers!"

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Rablerinin huzurunda başlarını öne eğdikleri sırada bu günahkarları bir görsen! Hepsi şöyle der: "Rabbimiz, gerçeği gördük ve anladık; bizi geri çevir de iyi işler yapalım; artık kesin bir kanaatimiz oluştu"

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Mücrimleri, Rabblerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı[1] yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde inandık." derlerken bir görsen!

_Dipnotlar_
- [1] Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

### Marmaduke Pickthall

Couldst thou but see when the guilty hang their heads before their Lord, (and say): Our Lord! We have now seen and heard, so send us back; we will do right, now we are sure.

### Abdullah Yusuf Ali

If only thou couldst see when the guilty ones will bend low their heads before their Lord, (saying:) "Our Lord! We have seen and we have heard: Now then send us back (to the world): we will work righteousness: for we do indeed (now) believe."

### Al-Hilali & Khan

And if you only could see when the Mujrimûn (criminals, disbelievers, polytheists, sinners) shall hang their heads before their Lord (saying): "Our Lord! We have now seen and heard, so send us back (to the world), that we will do righteous good deeds. Verily! We now believe with certainty."

### Abdul Haleem

[Prophet], if only you could see the wrongdoers hang their heads before their Lord: ‘Our Lord, now that we have seen and heard, send us back and we shall do good. [Now] we are convinced.’

### Taqi Usmani

And (you will wonder) if you see the sinners hanging their heads before their Lord (and saying,) "Our Lord, we have now seen and heard, so send us back, and we will do righteous deeds. Surely, (now) we are believers."

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Would[1] that you could see the guilty standing before their Lord with their heads downcast, (saying to Him): "Our Lord, we have now seen and heard, so send us back (to the world) that we might act righteously. For now we have come to have firm faith."

_Dipnotlar_
- [1] This will be the scene when after returning to its Lord the human ‘ego’ will be standing before Him to render an account of its deeds.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

If only you could see the wicked hanging their heads ˹in shame˺ before their Lord, ˹crying:˺ "Our Lord! We have now seen and heard, so send us back and we will do good. We truly have sure faith ˹now˺!"

### Arthur John Arberry

Ah, if thou couldst see the guilty hanging their heads before their Lord! 'Our Lord, we have seen and heard; now return us, that we may do righteousness, for we have sure faith. '

### Mahmoud Ghali

And if you could see the criminals protruding their heads in the Reckoning with their Lord, (saying), "Our Lord, we have beheld and heard; so return us, that we may do righteousness. (Now) surely we have certitude."

### Bijan Moeinian

I wish you could see the criminals standing head down in front of their Lord saying: " O Lord, now that we have seen and heard the truth with all our senses, please send us back and let us lead a righteous life. Indeed we are convinced now."

### Ali Quli Qarai

Were you to see when the guilty hang their heads before their Lord [confessing], ‘Our Lord! We have seen and heard. Send us back so that we may act righteously. Indeed we are [now] convinced.’

### Amatul Rahman Omar

Could you but see (their state) when the guilty will be (standing) before their Lord with their heads hanging down (and saying), `Our Lord! we have seen and we have heard. So send us back (to worldly life), we will act righteously, for (now) we are convinced (of the truth about the Hereafter).'

### E. Henry Palmer

And couldst thou see when the sinners hang down their heads before their Lord, 'O Lord! we have seen and we have heard; send us back then and we will do right. Verily, we are sure!'

### George Sale

If thou couldest see, when the wicked shall bow down their heads before their Lord, saying, O Lord, we have seen, and have heard: Suffer us therefore to return into the world, and we will work that which is right; since we are now certain of the truth of what hath been preached to us: Thou wouldst see an amazing sight.

### Hamid S. Aziz

Say: The angel of death who is given charge of you shall cause you to die, then to your Lord you shall be returned.

### Mohamed Ahmed - Samira

If only you could see when the sinners will stand before their Lord, heads hung low, (and say:) "O Lord, we have seen and heard. So send us back. We shall do the right, for we have come to believe with certainty."

### Muhammad Asad

If thou couldst but see [how it will be on Judgment Day], when those who are lost in sin will hang their heads before their Sustainer, [saying:] "O our Sustainer! [Now] we have seen, and we have heard! Return us, then, [to our earthly life] that we may do good deeds: for [now], behold, we are certain [of the truth]!"

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And if only you Muhammad could envisage the wicked when they are up standing before Allah in Day of Judgement drooping their heads, incensed with multiple wrongs and humiliations, imploring His mercy and expressing their thoughts in words: "Now O Allah, our Creator, we can see what our minds' eyes failed to see and we hear what our hearts' ears failed to hear" "Would You send us back to make up for what we neglected and to imprint our deeds with wisdom and piety. We are now convinced that what the Messengers presented to us was indeed the truth."

### Syed Vickar Ahamed

And if you could only see when the criminals will hold their heads low before their Lord (saying:) "Our Lord! We have seen and we have heard: So, now send us back (again to the world): That we will work righteousness, verily, we believe now with (all the) certainty. "

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

If you could but see when the criminals are hanging their heads before their Lord, [saying], "Our Lord, we have seen and heard, so return us [to the world]; we will work righteousness. Indeed, we are [now] certain."

### Shabbir Ahmed

If only you could see the guilty when they bend low their heads before their Lord, "Our Lord! We have now seen and heard. Return us, then, that we may do good works, for, now we are sure." (33:99-100).

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَلَوْ — velev | ve eğer | — |
| 2 | تَرَىٰٓ — tera | bir görsen | راي — Ra-Elif-Ye |
| 3 | إِذِ — izi | (demekte) iken | — |
| 4 | ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune | suçluları | جرم — Cim-Ra-Mim |
| 5 | نَاكِسُوا۟ — nakisu | öne eğmiş | نكس — Nun-Kef-Sin |
| 6 | رُءُوسِهِمْ — ru'usihim | başlarını | راس — Ra-Elif-Sin |
| 7 | عِندَ — inde | huzurunda | عند — Ayn-Nun-Dal |
| 8 | رَبِّهِمْ — rabbihim | Rablerinin | ربب — Ra-Be-Be |
| 9 | رَبَّنَآ — rabbena | Rabbimiz | ربب — Ra-Be-Be |
| 10 | أَبْصَرْنَا — ebsarna | gördük | بصر — Be-Sad-Ra |
| 11 | وَسَمِعْنَا — ve semia'na | ve işittik | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 12 | فَٱرْجِعْنَا — fercia'na | bizi geri döndür | رجع — Ra-Cim-Ayn |
| 13 | نَعْمَلْ — nea'mel | yapalım | عمل — Ayn-Mim-Lam |
| 14 | صَـٰلِحًا — salihen | iyi iş | صلح — Sad-Lam-Ha |
| 15 | إِنَّا — inna | artık biz | — |
| 16 | مُوقِنُونَ — mukinune | kesin olarak inandık | يقن — Ye-Kaf-Nun |

---
Önceki: https://acikkuran.com/secde-suresi/11-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/secde-suresi/13-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
