# 91. Şems suresi 8. ayet

- **Sure:** 91. Şems suresi (Güneş) — سُورَةُ ٱلشَّمْسِ
- **Ayet:** 8 / 15 · **Cüz:** 30 · **Mushaf sayfası:** 594
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/sems-suresi/8-ayet-meali

## Arapça

فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَاۙۖ

## Okunuş

Fe elhemeha fucureha ve takvaha.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Sonra da ona (nefse), kötülük ve takvâ (duyarlılık) kabiliyetini verene ki[1]

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayet A‘râf 7:172, Rûm 30:30 ve Hucurât 49:7. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Sonra ona fucurunu[1] ve takvasını[2] ilham[3] etti.[4]

_Dipnotlar_
- [1] Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir. Bozguncu, samimiyetsiz, yalancı, hak-hukuk tanımaz, düzenbaz, zalim; kısacası din diyanet tanımayan, dinin sınırlarını çiğneyerek onun dışına çıkmak demektir. İman'ın dışa yansıması nasıl ki birr, takva, salihatı yapmak ise, Küfr'ün dışa yansıması da "fucur"dur. Facir kelimesi, "birr" kelimesinin karşıtıdır.
- [2] Fucurdan, kötülükten korunmasını. Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28).
- [3] İlham, kelime olarak "yutmak" demektir. Allah'ın kullarının kalbine attığı, ona ulaştırdığı şeyler için kullanılmaktadır. Bu ulaştırma içe yerleştirme anlamında "yutturma" gibidir.
- [4] İnsna; doğru ve yanlışı, iyiyi ve kötüyü, faydalı ve zararlıyı, hakkı ve zulmü, salihatı ve fesadı vs. ayırt edebilme, yapabilme, seçebilme, bilebilme özelliğini verdik.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

sonra ona, günah işlemekte olduğunu da yanlıştan sakınmasını da ilham edene yemin olsun ki[1]

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayete göre Allah, herkese davranışlarının iyi mi kötü mü olduğunu ilham eder. Kötü bir işe niyetlenen yahut bunu yapan kişinin içinde hissettiği sıkıntı ve vicdan azabı da iyi iş yapanın hissettiği iç huzuru da Allah'ın ona olan ilhamıdır ([En'am 6/125,](https://acikkuran.com/6/125) [Enfal 8/24,](https://acikkuran.com/8/24) [Yusuf 12/24,](https://acikkuran.com/12/24) [Şura 42/51](https://acikkuran.com/42/51)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ardından, hem kötülüğü hem de sorumluluk bilincine erişmeyi ona bildirene!

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

ve nihayet insan benliğine iyiyi ve kötüyü tanıyıp sorumsuz ve sorumlu davranma yeteneğini yerleştiren (şahit olsun) ki:

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene ki,

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun).

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham edene ki,

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

ve nasıl ahlaki zaaflarla olduğu kadar Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle de donatıldığını!

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham eyliyene ki

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ona bozukluğunu ve korunmasını (isyanını ve ita'atini) ilham edene andolsun ki:

### Gültekin Onan

Sonra ona fücurunu ve takvasını ilham edene (andolsun).

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

sonra da ona hem kötülüğü, hem (ondan) sakınmayı ilham edene ki,

### İbni Kesir

Sonra da ona, hem kötülüğü hem de takvayı ilham edene,

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Sonra da ona kötülüğü ve korunmayı ilham edene..

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Sonra da ona (bilince) hem fücurunu (Hak'tan ve Sistemden sapmayı) ve hem de takvasını (korunmasını) ilham edene ki. . .

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Sonra ona fücurunu[1] ve takvasını[2] ilham[3] etti.

_Dipnotlar_
- [1] Kötülük yapma.
- [2] Kötülükten korunma.
- [3] İlham, sözcük olarak "yutmak" demektir. Allah'ın kullarının kalbine attığı, ona ulaştırdığı şeyler için kullanılmaktadır. Bu ulaştırma içe yerleştirme anlamında "yutturma" gibidir.

### Progressive Muslims

So He gave it its evil and good.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And inspired it with its immorality and its prudent fear!

### Aisha Bewley

and inspired it with depravity or taqwa,

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Then showed it what is evil and what is good.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

So He gave it its evil and good.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Sonra yaptığının kötü veya iyi olduğunu ilham[1] edene yemin olsun ki

_Dipnotlar_
- [1] İlham, Allah'ın, kulunun kalbine bir şey do­ğur­masıdır

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Sonra ona fücurunu[1] ve takvasını[2] ilham[3] etti.

_Dipnotlar_
- [1] Facir sözcüğü, "birr" sözcüğünün karşıtıdır. Kötü, bozguncu, samimiyetsiz, yalancı, hak-hukuk tanımaz, düzenbaz, zalim; kısacası din diyanet tanımayan, dinin sınırlarını çiğneyerek onun dışına çıkmak demektir. İmanın dışa yansıması nasıl ki birr, takva, salihatı yapmak ise, küfrün dışa yansıması da "fucur"dur.
- [2] Fucurdan/ Kötülükten korunma. Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.
- [3] İlham, sözcük olarak "yutmak" demektir. Allah'ın kullarının kalbine attığı, ona ulaştırdığı şeyler için kullanılmaktadır. Bu ulaştırma içe yerleştirme anlamında "yutturma" gibidir.

### Taqi Usmani

then inspired it with its (instincts of) evil and piety,

### Al-Hilali & Khan

Then He showed him what is wrong for him and what is right for him.

### Abdul Haleem

and inspired it [to know] its own rebellion and piety!

### Marmaduke Pickthall

And inspired it (with conscience of) what is wrong for it and (what is) right for it.

### Abdullah Yusuf Ali

And its enlightenment as to its wrong and its right;-

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

and imbued it with (the consciousness of) its evil and its piety:[1]

_Dipnotlar_
- [1] The word ilham is derived from lahm which means to swallow. According to this very basic meaning, the word ilham is used terminologically for Allah’s inspiring a man with a concept or idea unconsciously. Inspiring the human self with its wickedness and its piety and virtue has two meanings: (1) That the Creator has placed in it tendencies to both good and evil, and this is the thing that every man feels in himself. (2) That Allah has endowed every man’s unconscious mind with the concept that there is a moral good and there is a moral evil, that good morals and acts and evil morals and acts are not equal and alike. Fujur (immorality) is an evil thing and taqva (abstention from evils) a good thing. These concepts are not new to man; he is conscious of these by nature, and the Creator has endowed him with the ability to distinguish between good and evil naturally. This same thing has been said in Surah Al-Balad: And We showed him both the highways of good and evil. (verse 10); and in Surah Ad-Dahr, thus: We showed him the way, whether to be grateful or disbelieving (verse 3); and the same has been expressed in Surah Al-Qiyamah, saying: In man there is the reproaching self (conscience) which reproaches him when he commits evil (verse 2), and man knows his own self best, even though he may offer many excuses. (verses 14-15).

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

then with ˹the knowledge of˺ right and wrong inspired it!

### E. Henry Palmer

its sin and its piety!

### George Sale

and inspired into the same its faculty of distinguishing, and power of choosing, wickedness and piety:

### Bijan Moeinian

That God has clearly indicated what is right and what is wrong for man.

### Arthur John Arberry

and inspired it to lewdness and godfearing!

### Hamid S. Aziz

And enlightened it with what is wrong and right for it!

### Amatul Rahman Omar

Then He revealed to it (- the soul, the ways of) its evil and its righteousness,

### Mahmoud Ghali

So He inspired it to its impiety and piety!

### Ali Quli Qarai

and inspired it with [discernment between] its virtues and vices:

### Mohamed Ahmed - Samira

And given the faculty of knowing what is disruptive and what is intrinsic to it.

### Muhammad Asad

and how it is imbued with moral failings as well as with consciousness of God!

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And how He inspired the self with self-abuse and self-indulgence, as well as with reverence and vindication and self-sacrifice and adaptation.

### Syed Vickar Ahamed

And its enlightenment and to its wrong and to its right—

### Shabbir Ahmed

And how it is instilled with the capacity to disintegrate or become secure.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And inspired it [with discernment of] its wickedness and its righteousness,

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | فَأَلْهَمَهَا — fe elhemeha | ona ilham edene andolsun | لهم — Lam-he-Mim |
| 2 | فُجُورَهَا — fucuraha | bozukluğunu | فجر — Fe-Cim-Ra |
| 3 | وَتَقْوَىٰهَا — ve tekvaha | ve korunmasını | وقي — Vav-Kaf-Ye |

---
Önceki: https://acikkuran.com/sems-suresi/7-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/sems-suresi/9-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
