# 26. Şuara suresi 21. ayet

- **Sure:** 26. Şuara suresi (Şairler) — سُورَةُ ٱلشُّعَرَاءِ
- **Ayet:** 21 / 227 · **Cüz:** 19 · **Mushaf sayfası:** 367
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/suara-suresi/21-ayet-meali

## Arapça

فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ ل۪ي رَبّ۪ي حُكْماً وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ

## Okunuş

Fe ferartu minkum lemma hıftukum fe vehebe li rabbi hukmen ve cealeni minel murselin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

- Musa, "O işi, daha ne yaptığımı bilmez biriyken işledim. Bu yüzden sizden korkup kaçtım; sonra, Rabbim bana ilim ve hikmet verip beni peygamberlerden kıldı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğulları'nı kendine köle yapmandan dolayıdır" dedi.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Sizden korktuğum için de aranızdan kaçmıştım. Sonra Rabbim bana hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) verdi ve beni elçilerden (biri olarak) görevlendirdi.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

"Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Sonra Rabb'im bana hikmet[1] bağışladı ve beni Resullerden kıldı."

_Dipnotlar_
- [1] Hikmet, Kur'an'ın niteliklerinden/isimlerinden birisidir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi ( 62:2). Hikmet, "engel olmak" demektir: Kur'an'ın toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkelerini ifade etmektedir. Hikmetin anlamlarından birisi de sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru yargıda bulunma yetisidir. Hikmet kavramının ayrıca yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma, bilme, bilge olma, hakem, hakim, hüküm, hükümdar, hükümet, mahkeme, mahkum, tahakküm, istihkam, gibi anlamları bulunmaktadır. Hikmet kelimesine sünnet anlamı verilmesi doğru değildir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Sizden korkunca da kaçtım[1]. Sonra Rabbim bana hikmeti bahşetti[2] ve beni elçilerinden biri yaptı.

_Dipnotlar_
- [1] [Kasas 28/18](https://acikkuran.com/28/18)-[21.](https://acikkuran.com/28/21)
- [2] [Kasas 28/14.](https://acikkuran.com/28/14)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Sizden korktuğum için aranızdan kaçtım. Sonra, Efendim, bana bilgelik verdi ve beni gönderilenlerden yaptı!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

ardından da, sizden korktuğum için yanınızdan kaçtım. Daha sonra Rabbim bana doğru düşünme yeteneği bahşetti ve beni elçiler arasına kattı.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

"Sizden korkunca aranızdan kaçtım. Daha sonra Rabbim bana hükmetme gücü bağışladı ve beni peygamberlerden biri yaptı."

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı."

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sizden korkunca da aranızdan kaçtım; derken Rabbim bana hüküm lütfetti ve beni peygamberlerden kıldı.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

"ve sizin yanınızdan kaçtım, çünkü sizden korkuyordum. Ama daha sonra bana Rabbim (doğruyla eğri arasında) hüküm verebilme yeteneği bahşetti; ve beni elçiler(in)den biri yaptı.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı."

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onun üzerine vaktaki sizden korktum, içinizden kaçtım, derken rabbım bana huküm ihsan buyurdu ve beni mürselinden kıldı

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"Sizden korkunca aranızdan kaçtım, sonra Rabbim bana hükümdarlık verdi ve beni elçilerden yaptı"

### Gültekin Onan

"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı."

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

"Sizden korkunca da hemen içinizden (bırakıb) kaçdım. Nihayet Rabbim bana bir hüküm verdi ve beni peygamberlerden yapdı".

### İbni Kesir

Bu yüzden sizden korktuğum için kaçtım. Sonra Rabbım bana hüküm ihsan etti ve beni peygamberlerden kıldı.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Sizden koktuğum için de kaçtım. Sonra Rabbim bana gerçeği kavrama yetisi verdi ve beni bir elçi olarak görevlendirdi.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

"Bu yüzden de sizden korkumdan firar ettim. . . Rabbim de bana bir hüküm hibe etti ve beni Rasullerden kıldı. "

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Sonra Rabb'im bana hikmet[1] bağışladı ve beni rasullerden kıldı.

_Dipnotlar_
- [1] Baskı, zulüm, fitne ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkeler. Sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisi. Yargı, yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma.

### Progressive Muslims

"So I ran away from you all when I feared you. So my Lord granted me judgment, and made me of the messengers."

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

“And I fled from you when I feared you. Then my Lord gave me judgment and made me among the emissaries.

### Aisha Bewley

and so I fled from you when I was in fear of you but my Lord gave me right judgement and made me one of the Messengers.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

"Then I fled, when I feared you, and my Lord endowed me with wisdom and made me one of the messengers.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

"SoI ran away from you all, for I feared you. So my Lord granted me judgment, and made me of the messengers."

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Sizden korktuğum için de kaçtım. Rabbim şimdi bana hikmeti verdi ve beni elçilerinden biri yaptı.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet[1] bağışladı ve beni resullerden kıldı.

_Dipnotlar_
- [1] Hikmet, engel olmak demektir. Kur'an'ın niteliklerinden birisidir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi. Kur'an'ın toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkeler ile ilgili alanını öne çıkaran bir nitelemedir. Hikmet sözcüğüne sünnet anlamı verilmesi doğru değildir.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Then I fled for fear of you. Then my Lord bestowed wisdom and authority on me[1] and made me one of the Messengers.

_Dipnotlar_
- [1] The word hukm means wisdom, knowledge or authority, which is granted by Allah to a Prophet so that he may speak with confidence and power.

### Al-Hilali & Khan

"So I fled from you when I feared you. But my Lord has granted me Hukm (i.e. religious knowledge, right judgement of the affairs and Prophethood), and made me one of the Messengers.

### Abdul Haleem

and I fled from you in fear; later my Lord gave me wisdom and made me one of His messengers.

### Taqi Usmani

Then I fled away from you when I feared you. Thereafter my Lord granted wisdom to me, and made me one of the messengers.

### Marmaduke Pickthall

Then I fled from you when I feared you, and my Lord vouchsafed me a command and appointed me (of the number) of those sent (by Him).

### Abdullah Yusuf Ali

"So I fled from you (all) when I feared you; but my Lord has (since) invested me with judgment (and wisdom) and appointed me as one of the messengers.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

So I fled from you when I feared you. Then my Lord granted me wisdom and made me one of the messengers.

### Mohamed Ahmed - Samira

So I ran away from you out of fear. But my Lord has given me wisdom, and made me an apostle.

### Arthur John Arberry

so I fled from you, fearing you. But my Lord gave me Judgment and made me one of the Envoys.

### George Sale

wherefore I fled from you, because I feared you: But my Lord hath bestowed on me wisdom, and hath appointed me one of his apostles.

### E. Henry Palmer

'And I fled from you when I feared you, and my Lord granted me judgment, and made me one of His messengers;

### Hamid S. Aziz

Moses said, "I did commit this, and I was of those who erred.

### Bijan Moeinian

"Yes, I fled from you out of fear. But now my Lord has granted me the wisdom and has appointed me to His prophet hood."

### Mahmoud Ghali

So I fled from you as soon as I feared you. Then my Lord bestowed upon me judgment and He made me one of the Emissaries.

### Ali Quli Qarai

So I fled from you, as I was afraid of you. Then my Lord gave me judgement and made me one of the apostles.

### Amatul Rahman Omar

`So I fled from you when I apprehended (injustice from) you; then (it came to pass that) my Lord granted me knowledge and (right) judgment and made me (one) of the Messengers.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

In consequence I withdrew hastily and took flight when I feared you might avenge your right. But Allah, my Creator, -knowing that the guilt did not reside in my intention- vested me with the capacity of judging rightly in matters relating to life and conduct and with the soundness of judgement in the choice of means and ends, and conferred on me the prerogative of being one of the Messengers.

### Muhammad Asad

and I fled from you because I feared you. But [since] then my Sustainer has endowed me with the ability to judge [between right and wrong], and has made me one of [His] message-­bearers.

### Syed Vickar Ahamed

"So, I ran away from (all of) you, when I feared you; But (after that) my Lord has granted me judgment (and wisdom) and made me one of the messengers.

### Shabbir Ahmed

Then I fled from you in fear. Now Allah has given me a Command and appointed me one of His Messengers.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

So I fled from you when I feared you. Then my Lord granted me wisdom and prophethood and appointed me [as one] of the messengers.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | فَفَرَرْتُ — feferartu | kaçtım | فرر — Fe-Ra-Ra |
| 2 | مِنكُمْ — minkum | aranızdan | — |
| 3 | لَمَّا — lemma | — | — |
| 4 | خِفْتُكُمْ — hiftukum | sizden korkunca | خوف — Kh-Vav-Fe |
| 5 | فَوَهَبَ — fevehebe | sonra verdi | وهب — Vav-he-Be |
| 6 | لِى — li | bana | — |
| 7 | رَبِّى — rabbi | Rabbim | ربب — Ra-Be-Be |
| 8 | حُكْمًۭا — hukmen | hükümdarlık | حكم — Ha-Kef-Mim |
| 9 | وَجَعَلَنِى — ve cealeni | ve beni yaptı | جعل — Cim-Ayn-Lam |
| 10 | مِنَ — mine | -den | — |
| 11 | ٱلْمُرْسَلِينَ — l-murseline | elçiler- | رسل — Ra-Sin-Lam |

---
Önceki: https://acikkuran.com/suara-suresi/20-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/suara-suresi/22-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-05
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
