# 42. Şura suresi 52. ayet

- **Sure:** 42. Şura suresi (Danışma) — سُورَةُ ٱلشُّورَىٰ
- **Ayet:** 52 / 53 · **Cüz:** 25 · **Mushaf sayfası:** 488
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/sura-suresi/52-ayet-meali

## Arapça

وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ رُوحاً مِنْ اَمْرِنَاۜ مَا كُنْتَ تَدْر۪ي مَا الْكِتَابُ وَلَا الْا۪يمَانُ وَلٰكِنْ جَعَلْنَاهُ نُوراً نَهْد۪ي بِه۪ مَنْ نَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِنَاۜ وَاِنَّكَ لَتَهْد۪ٓي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۙ

## Okunuş

Ve kezalike evhayna ileyke ruhan min emrina, ma kunte tedri mel kitabu ve lel imanu ve lakin cealnahu nuren nehdi bihi men neşau min ibadina, ve inneke le tehdi ila sıratın mustekim.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

İşte sana da böyle, emrimizden bir ruh/can vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz Kur'an'ı, kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ilettiğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz sen doğru yola götürüyorsun.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

İşte böylece sana da emrimizden bir rûh (Kur'an'ı)[1] vahyettik. Sen o Kitabı ve (esasları belirlenmiş) o imanı bilmezdin.[2] Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi (layık olanı) kendisiyle doğru yola ulaştırdığımız bir nûr[3] (ışık) kıldık. Şüphesiz ki sen doğru yolu göstermektesin:

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: Nahl 16:2; Mü'min 40:15; Mücâdele 58:22; Kadir 97:4.
- [2] Burada Hz. Muhammed'in peygamberlik öncesi dönemde ilahî vahiy anlamında "[el-Kitab]" ve kurumsal bir sistem olarak da dört başı mamur bir "iman" bilgisine sahip olmadığı ortaya konulmaktadır. Bu arada Hz. Muhammed'in, Hz. İbrahim'den kalma sözlü kültür anlamında bir [muvahhid] yani Yüce Allah'ı tek ilah bilen bir anlayışın sahibi olduğu, hiçbir zaman putlara tapmadığı da bilinmektedir.
- [3] Kur'an'ın bir isminin [nûr] oluşuyla ilgili mesajlar: Nisâ 4:174; A‘râf 7:157; Tevbe 9:32; Hacc 22:8; Nûr 24:35; Lokmân 31:20; Şûrâ 42:52; Saff 61:8; Teğâbun 64:8.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

İşte böylece sana buyruğumuzdan[1] bir ruh[2] vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dilediğimiz kimseyi doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

_Dipnotlar_
- [1] Veya işimizden.
- [2] Vahiy. Ruh; insanı yaşatan "can", "vahiy" ve "vahyin kaynağı" demektir. Kur'an, ruh kelimesini "vahiy" anlamında da kullanmaktadır. Zira vahiy, insana ve topluma hayat vermektedir, insana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmaktadır; onlara en doğru yaşamın yolunu göstermektedir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

İşte sana da bu şekilde (elçi göndererek), kendi işimiz olan ruhu (Kur'an'ı[1]) vahyettik. Yoksa sen böyle bir Kitab'ı ve böyle bir inancı bilemezdin[2]. Ama onu bir nur yaptık, kullarımızdan tercih ettiklerimizi[3] onunla yola getiririz[4]. Sen elbette (Kur'an ile[5]) doğru yolu gösterirsin[6].

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayetteki Ruh, Allah'ın emirlerini içeren ayetler kümesi yani Kur'an'dır ([İsra 17/85](https://acikkuran.com/17/85)).
- [2] Bu ayete ve [Ankebut 29/48](https://acikkuran.com/29/48)'e göre Muhammed aleyhisselamın, daha önce, ilahi kitap bilgisi yoktu. Kur'an'a göre böyle bir kişi ümmidir ([Al-i İmran 3/20,](https://acikkuran.com/3/20) [75](https://acikkuran.com/3/75)). Aynı zamanda kitabı olduğu halde onun içeriğinden habersiz olanlar da ümmidir ([Bakara 2/78](https://acikkuran.com/2/78)). Arapçada anasından doğduğu gibi kalıp belli bir konuda bir şey öğrenmemiş kişiye de ümmi denir. Mekke, Ümmü'l-Kura yani yerleşim yerlerinin anası, merkezidir. Yeryüzünde ilk kamu binası orada yapılmıştır ([Al-i İmran 3/96](https://acikkuran.com/3/96)). Arap dilinde, Ümmü'l-Kuralı yani Mekkeli olanlara da ümmi denir (Müfredat). O, ümmilerin yani Mekkelilerin içinden çıkarılmış bir elçidir ([Cum'a 62/2](https://acikkuran.com/62/2)). İsmail aleyhisselamın soyundan olan ([Bakara 2/128](https://acikkuran.com/2/128)-[129](https://acikkuran.com/2/129)) Muhammed aleyhisselam, Ümmü'l-Kura ve çevresini uyarsın diye elçi gönderilmiştir ([En'am 6/92,](https://acikkuran.com/6/92) [Şura 42/7](https://acikkuran.com/42/7)). Son nebinin İsmail aleyhisselamın soyundan geleceği ve Mekke'den çıkacağı Tevrat ve İncil'de yazılıdır (Tevrat /Tesniye 18:18,19, Mezmurlar 84:6, 118:22-26; İncil /Matta 21:42-44). Ümmi kavramı, Muhammed (a.s.) ile ilgili olarak iki ayette geçer, ikisinde de muhataplar Yahudi ve Hıristiyanlardır ([A'raf 7/157](https://acikkuran.com/7/157)-[158](https://acikkuran.com/7/158)). Bu kavram, Mekkelilerle ilgili olarak da geçer ([Al-i İmran 3/75](https://acikkuran.com/3/75)). Ehlikitap açısından, nebimizin Mekkeli olması Kur'an'ın Tevrat'ı ve İncil'i tasdik ettiğinin göstergesidir. Kur'an'ın önceki kitapları tasdik etme özelliği olduğu için Muhammed (a.s.), Mekkeli olmasından dolayı ümmidir. Aksi bir iddia, Kur'an'ın önceki kitapları tasdik etme özelliğine ters düşer.
- [3] Şae (شاء) fiili ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. [Şura 42/8.](https://acikkuran.com/42/8) ayetin dipnotu.
- [4] [Maide 5/16.](https://acikkuran.com/5/16)
- [5] [En'am 6/19,](https://acikkuran.com/6/19) [Kaf 50/45.](https://acikkuran.com/6/45)
- [6] [Yusuf 12/108,](https://acikkuran.com/12/108) [Mü'minun 23/73.](https://acikkuran.com/23/73)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ve işte böylece, sana, Kendi buyruğumuzdan bir Ruh bildirdik.[419] Kitap nedir, inanç nedir; sen bilmezdin. Fakat Onu, kullarımızdan dilediğimizi, Onunla doğru yola eriştireceğimiz bir aydınlık yaptık. Çünkü aslında, sen, kesinlikle doğru yola eriştiriyorsun.

_Dipnotlar_
- [419] "Ruh bildirdik." olarak yazdığımız "Evhayna ileyke ruhan" tümcesi, Kur'an çevirilerinde, "Kalpleri dirilten bir kitap vahyettik." veya "Kalplere canlılık veren bir kitap vahyettik." veya "Yaşam veren bir mesaj vahyettik." veya "Cibril'i gönderdik." biçiminde çevrilmiştir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Ve (ey Nebi,) işte sana da kendi emrimizden hayat bahşeden bir mesaj vahyettik; sen daha önce kitap nedir iman nedir bilmezdin: Fakat şimdi onu bir nur kıldık ki, kullarımızdan dilediklerimizi onunla doğru yola yöneltelim. Ve şüphe yok ki sen de insanları dosdoğru bir yola yöneltmektesin;

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

İşte böylece sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle kılavuzladığımız bir nur yaptık. Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip iletiyorsun.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve işte sana da böylece emrimizden bir ruh vahyettirdik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ama Biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz. Ve emin ol sen de (insanları) doğru bir yola çağırıyorsun.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

İşte sana da (ey Muhammed,) kendi buyruğumuz altında hayat veren bir mesaj vahyettik. (Bu mesaj sana gelmeden önce,) sen vahiy nedir, iman (nedir) bilmezdin ama (şimdi) bu (mesajı) bir ışık yaptık ki onunla kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ulaştıralım; şüphesiz sen de (insanları onunla) doğru yola ulaştıracaksın.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve işte sana böyle emrimizden bir ruh vahyettirdik, sen kitab nedir? İyman nedir? Bilmiyordun ve lakin biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz ve emin ol sen her halde doğru bir yola çağırıyorsun.

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İşte sana da böyle emrimizden bir ruh (gönüllere can veren bir söz) vahyettik. Sen Kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, doğru yola ilettiğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz sen, doğru yola götürüyorsun:

### Gültekin Onan

Böylece sana buyruğumuzdan bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, inanç nedir bilmiyordun. Ancak biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip iletiyorsun.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İşte biz, sana da (Habibim) böylece emrimizden bir ruuh vahyetdik. Halbuki (vahiyden evvel) kitab nedir, iman nedir, sen bilmezdin. Fakat biz onu bir nuur yapdık. Bununla kullarımızdan kimi dilersek ona hidayet ederiz. Şübhesiz ki sen herhalde doğru bir yolun rehberliğini yapıyorsun.

### İbni Kesir

İşte böylece Biz; sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitab nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat Biz; onu, kullarımızdan dilediğimizi hidayete eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen, dosdoğru bir yolu göstermektesin.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İşte bu şekilde sana da emrimizden bir ruhu/özü vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat, onu kullarımızdan dilediğimize onunla yol gösterelim diye bir nur/aydınlatıcı kıldık. Şüphesiz sen, dosdoğru bir yola yöneliyorsun

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Böylece sana hükmümüzden ruh (Esma manalarını şuurunda hissetmeyi) vahyettik. . . Sen, Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi nedir, iman neyedir bilmezdin! Ne var ki, biz Onu (ruhu), kendisiyle hakikate erdirdiğimiz nur (ilim) olarak meydana getirdik, kullarımızdan dilediğimize! Muhakkak ki sen de kesinlikle hakikate (sırat-ı müstakime) yönlendirirsin!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

İşte böylece sana buyruğumuzdan bir ruh[1] vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dileyen kimseyi[2] doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

_Dipnotlar_
- [1] Vahiy. Allah'tan gelen bilgi. Ruh sözcüğü, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra; "insana ve toplumlara düzen vererek onları canlı, diri ve sağlıklı kılan vahiy" anlamında da gelmektedir. Bu ayetteki ruh sözcüğü, bu anlamda kullanılmıştır.
- [2] Uygun gördüğümüz kimseyi; yani doğru yola iletilme çabasında olanı, bu konuda gereken şeyleri yapanı, doğru yola iletilmeyi hak edeni.

### Progressive Muslims

And thus, We inspired to you a revelation of Our command. You did not know what was the Scripture, nor what was faith. Yet, We made this a light to guide whomever We wish from among Our servants. Surely, you guide to a straight path.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And thus We have revealed to thee a Spirit of Our command. Thou knewest not what the Writ was, or faith, but We made it a light whereby We guide whom We will of Our servants. And thou — thou guidest to a straight path:

### Aisha Bewley

Accordingly We have revealed to you a Ruh by Our command. You had no idea of what the Book was, nor faith. Nonetheless We have made it a Light by which We guide those of Our slaves We will. Truly you are guiding to a Straight Path:

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Thus, we inspired to you a revelation proclaiming our commandments. You had no idea about the scripture, or faith. Yet, we made this a beacon to guide whomever we choose from among our servants. Surely, you guide in a straight path.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And thus, We inspired to you a revelation of Our command. You did not know what was the Book, nor what was faith. Yet, We made this a light to guide whoever We wish from among Our servants. Surely, you guide to a straight path.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

İşte sana da bu yolla emrimiz olan ruhu vahyettik. Yoksa sen bu Kitab'ın ve bu imanın ne olduğunu bilmezdin. Ama onu bir nur yaptık, düzenimize uyduğunu gördüğümüz kullarımızı onunla yola getiririz. Elbette sen doğru yolu gösterirsin.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

İşte böylece sana buyruğumuzdan[1] bir ruh[2] vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dilediğimiz kimseyi[3] doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

_Dipnotlar_
- [1] Veya işimizden.
- [2] Vahiy. Allah'tan gelen bilgi. Ruh sözcüğü, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra; "insana ve toplumlara düzen vererek onları canlı, diri ve sağlıklı kılan vahiy" anlamında da gelmektedir.
- [3] Dilediğimize resullük vererek.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Even so We revealed to you, (O Prophet), a spirit by Our command.[1] (Ere to that) you knew neither what the Book nor what the faith was.[2] But We made that spirit a light whereby We guide those of Our servants whom We please to the Right Way. Surely you are directing people to the Right Way,

_Dipnotlar_
- [1] "And thus" does not refer only to the last method of wahi, but to all the three methods as mentioned in the preceding verses, and a spirit implies wahi (revelation), or the teaching given to the Prophet (peace be upon him) by revelation. Both the Quran and the Hadih confirm that the Prophet (peace be upon him) was given instruction by all these three methods:
- [2] (1) In a Hadith Aishah has stated that revelation in the beginning came to the Prophet (peace be upon him) in the form of true visions. (Bukhari, Muslim) This continued in later life also. Traditions mention many visions in which he was given some teaching or informed of something and in the Quran also a vision of his has been clearly mentioned (Surah Al-Fath, Ayat 27). Besides, several traditions also mention that the Prophet (peace be upon him) said: I have been inspired with such and such a thing, or I have been informed of this and this, or I have been enjoined this, or I have been forbidden this. All such things relate to the first kind of the wahi and the divinely inspired traditions (Ahadith Qudsi) mostly belong to this category of the traditions.

### Abdullah Yusuf Ali

And thus have We, by Our Command, sent inspiration to thee: thou knewest not (before) what was Revelation, and what was Faith; but We have made the (Qur'an) a Light, wherewith We guide such of Our servants as We will; and verily thou dost guide (men) to the Straight Way,-

### Taqi Usmani

In similar way, We have revealed to you a Spirit from Our command. You did not know earlier what was the Book or what was Īmān (true faith), but We have made it (the Qur’ān) a light with which We guide whomsoever We will from among Our servants. And indeed you are guiding (people) to a straight path,

### Al-Hilali & Khan

And thus We have sent to you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) Ruh (a Revelation, and a Mercy) of Our Command. You knew not what is the Book, nor what is Faith? But We have made it (this Qur’ân) a light wherewith We guide whosoever of Our slaves We will. And verily, you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) are indeed guiding (mankind) to the Straight Path (i.e. Allâh’s Religion of Islâmic Monotheism).

### Marmaduke Pickthall

And thus have We inspired in thee (Muhammad) a Spirit of Our command. Thou knewest not what the Scripture was, nor what the Faith. But We have made it a light whereby We guide whom We will of Our bondmen. And lo! thou verily dost guide unto a right path,

### Abdul Haleem

So We have revealed a spirit to you [Prophet] by Our command: you knew neither the Scripture nor the faith, but We made it a light, guiding with it whoever We will of Our servants. You give guidance to the straight path,

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

And so We have sent to you ˹O Prophet˺ a revelation by Our command. You did not know of ˹this˺ Book and faith ˹before˺. But We have made it a light, by which We guide whoever We will of Our servants. And you are truly leading ˹all˺ to the Straight Path—

### Amatul Rahman Omar

(Prophet!) just so (as We sent revelations to other Prophets), We revealed to you the Word by Our command. (Before this revelation) you did not know what the Divine Book was nor (which of) the faith (it teaches), but We made it (- Our revelation to you) a light, whereby We guide such of our servants as We will. And truly you are guiding (mankind) on to the straight and right path,

### Ali Quli Qarai

Thus have We revealed to you the Spirit of Our dispensation. You did not know what the Book is, nor what is faith; but We made it a light that We may guide by its means whomever We wish of Our servants. And indeed you guide to a straight path,

### Arthur John Arberry

Even so We have revealed to thee a Spirit of Our bidding. Thou knewest not what the Book was, nor belief; but We made it a light, whereby We guide whom We will of Our servants. And thou, surely thou shalt guide unto a straight path --

### E. Henry Palmer

And thus have we inspired thee by a spirit at our bidding; thou didst not know what the Book was, nor the faith: but we made it a light whereby we guide whom we will of our servants. And, verily, thou shalt surely be guided into the right way,-

### Mohamed Ahmed - Samira

So have We revealed to you the Qur'an by Our command. You did not know what the Scripture was before, nor (the laws of) faith. And We made it a light by which We show the way to those of Our creatures as We please; and you certainly guide them to the right path,

### Bijan Moeinian

Thus, I (God) have revealed my commandments to you [through Angle Gabriel] while you had no idea about the Book nor the faith. I sent this light (Qur’an) to guide whoever I choose [and deserves to be chosen]. Indeed you (Mohammad) are guiding man to the right path:

### Hamid S. Aziz

And thus did We reveal to you (Muhammad) an inspired Book by Our command. You did not know what the Book was, nor what the faith was, but We made it a light, guiding thereby whom We will of Our servants; and most surely you guide unto the Straight Way,

### George Sale

Thus have We revealed unto thee a revelation, by our command. Thou didst not understand, before this, what the book of the Koran was, nor what the faith was: But We have ordained the same for a light; We will thereby direct such of our servants as We please: And thou shalt surely direct them into the right way,

### Mahmoud Ghali

And thus We have revealed to you a Spirit of Our Command. In no way did you realize what the Book was, nor the belief; but We have made it a Light, whereby We guide whomever We decide of Our bondmen. And surely you indeed guide to a straight Path,

### Muhammad Asad

And thus, too, [O Muhammad,] have We revealed unto thee a life-giving message, [coming] at Our behest. [Ere this message came unto thee,] thou didst not know what revelation is, nor what faith [implies]: but [now] We have caused this [message] to be a light, whereby We guide whom We will of Our ser­vants: and, verily, [on the strength thereof] thou, too, shalt guide [men] onto the straight way –

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Thus did We inspire to you O Muhammad the Quran through the spirit Jibril (Gabriel) who actuated you by Our command. You neither knew what the Book the Quran was nor what Faith was like. But We made it -the Quran- a source of light wherewith We impart knowledge, wisdom and spiritual light to guide into all truth whom We will of Our servants. You (Mohammed) do indeed guide to the path of righteousness,

### Shabbir Ahmed

And thus We have revealed to you (O Prophet) a life-giving Message, by Our Command. You knew not what Revelation is, nor what Faith implies. (That the Power of Faith could revolutionize humanity). But now We have made it a Light, whereby We show the Way to Our servants according to Our Law of Guidance. And, verily, (O Prophet) you shall certainly show them the Straight Path.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And thus We have revealed to you an inspiration of Our command. You did not know what is the Book or [what is] faith, but We have made it a light by which We guide whom We will of Our servants. And indeed, [O Muúammad], you guide to a straight path -

### Syed Vickar Ahamed

And thus have We by Our Command, sent Revelation to you (O Prophet): You did not know (before) what was Revelation, and what was Faith; But We have made the (Quran), a (Divine) Light, with this We guide such of Our servants as We will; And surely, you (O Prophet) do guide (men) to the Straight Path—

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَكَذَٰلِكَ — ve kezalike | işte böyle | — |
| 2 | أَوْحَيْنَآ — evhayna | vahyettik | وحي — Vav-Ha-Ye |
| 3 | إِلَيْكَ — ileyke | sana | — |
| 4 | رُوحًۭا — ruhen | bir ruh | روح — Ra-Vav-Ha |
| 5 | مِّنْ — min | -den | — |
| 6 | أَمْرِنَا ۚ — emrina | emrimiz- | امر — Elif-Mim-Ra |
| 7 | مَا — ma | — | — |
| 8 | كُنتَ — kunte | sen değildin | كون — Kef-Vav-Nun |
| 9 | تَدْرِى — tedri | biliyor | دري — Dal-Ra-Ye |
| 10 | مَا — ma | nedir | — |
| 11 | ٱلْكِتَـٰبُ — l-kitabu | Kitap | كتب — Kef-Te-Be |
| 12 | وَلَا — ve la | ve nedir | — |
| 13 | ٱلْإِيمَـٰنُ — l-imanu | iman | امن — Elif-Mim-Nun |
| 14 | وَلَـٰكِن — velakin | fakat | — |
| 15 | جَعَلْنَـٰهُ — cealnahu | biz onu yaptık | جعل — Cim-Ayn-Lam |
| 16 | نُورًۭا — nuran | bir nur | نور — Nun-Vav-Ra |
| 17 | نَّهْدِى — nehdi | doğru yola ilettiğimiz | هدي — he-Dal-Ye |
| 18 | بِهِۦ — bihi | onunla | — |
| 19 | مَن — men | kimseyi | — |
| 20 | نَّشَآءُ — neşa'u | dilediğimiz | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 21 | مِنْ — min | -dan | — |
| 22 | عِبَادِنَا ۚ — ibadina | kullarımız- | عبد — Ayn-Be-Dal |
| 23 | وَإِنَّكَ — ve inneke | şüphesiz sen | — |
| 24 | لَتَهْدِىٓ — letehdi | götürüyorsun | هدي — he-Dal-Ye |
| 25 | إِلَىٰ — ila | — | — |
| 26 | صِرَٰطٍۢ — siratin | yola | صرط — Sad-Ra-Ta |
| 27 | مُّسْتَقِيمٍۢ — mustekimin | doğru | قوم — Kaf-Vav-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/sura-suresi/51-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/sura-suresi/53-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
