# 20. Taha suresi 121. ayet

- **Sure:** 20. Taha suresi (Taha) — سُورَةُ طٰهٰ
- **Ayet:** 121 / 135 · **Cüz:** 16 · **Mushaf sayfası:** 319
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/taha-suresi/121-ayet-meali

## Arapça

فَاَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۘ وَعَصٰٓى اٰدَمُ رَبَّهُ فَغَوٰىۖ

## Okunuş

Fe ekela minha fe bedet lehuma sev'atuhuma ve tafıka yahsıfani aleyhima min varakıl cenneti ve asa ademu rabbehu fe gava.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Bunun üzerine ikisi de ağaçtan yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Adem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Âdem ve eşi yasak ağaçtan) yemiş ve edep yerleri görünmüştü. (Ardından) bahçenin yapraklarından üzerlerine örtmeye başlamışlardı. (Böylece) Âdem (unutarak) Rabbine karşı gelmişti ve şaşmıştı.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesaj: A‘râf 7:22.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler.[1] Hemen çirkinlikleri[2] kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Adem, Rabb'ine asilik edip yanıldı.

_Dipnotlar_
- [1] Aşındırmak, zenginleşmek, küpünü doldurmak, azık, aş.
- [2] Ayette; "sev'atu-huma" kelimesine, "avret yerlerinin açığa çıkması" veya "ayıp yerlerinin gözükmesi" şeklinde anlam verilmesi İsrailiyyat'tan kaynaklanmaktadır. İnsanın yaradılış itibariyle "bizatihi" çirkin olan bir organı yoktur. Bu nedenle cinsel organlar için çirkin nitelemesi yapmak doğru değildir. Ayette geçen "sev'ete" kelimesi "sue" kelimesinden türemiştir. "Sue" kelimesi; kötü ve çirkin olan iş, söz ve durum demektir. Dolayısıyla; "örtülmüş çirkinliklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması değil, olsa olsa insanın fıtratında bulunan "hasenenin (iyiliğin)" karşıtı olan "kötülük" egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması şeklinde anlaşılmalıdır. Dikkat edilirse, "ağaç yaprakları" değil, "cennet yaprakları" denmektedir. "Varak" kelimesi, burada "yaprak" anlamında değil, "mal varlığı" anlamındadır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

İkisi de o ağaçtan yediler, bunun üzerine tüm bedenleri kendilerine göründü. Bahçenin yapraklarını üst üste koyup örtünmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yanlış kurgulara kapıldı.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Ğayy (غَيّ) yanlış yola girmek ve isteğine kavuşamamaktır (Sıhah).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Böylece, ikisi de ondan yediler. Bunun üzerine, çıplaklıkları kendilerine açıldı; cennet yapraklarından örtünmeye başladılar. Âdem, Efendisine karşı gelmiş ve yolunu şaşırmıştı.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Derken o ikisi ondan yediler. Bunun ardından kendi cinselliklerinin farkına vardılar ve başladılar has bahçenin yapraklarından topladıklarıyla üzerlerini örtmeye: sonuçta Adem Rabbine karşı gelmiş ve huzurunu bozmuş oldu.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Nihayet, ikisi de ondan yediler. Bunun üzerine, çirkin yerleri kendilerine açıldı; üzerlerine cennet yapraklarından örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etmiş, azmış, ziyana uğramıştı.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Adem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp kaldı.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler; hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp göründü, üzerlerine cennet yaprağından yamamağa başladılar ve Adem Rabbine asi oldu da şaşkın düştü.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Ve böylece her ikisi de o ağac(ın meyvesin)den yediler; bunun üzerine çıplaklıklarının farkına vardılar ve bahçeden topladıkları yapraklarla üzerlerini örtmeye çalıştılar. Ve (böylece) Adem Rabbine karşı geldi ve dolayısıyla ciddi bir hataya düşmüş oldu.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler, derhal kendilerine kötü yerleri açılıverdi ve üzerlerine Cennet yaprağından yamamağa başladılar ve Adem rabbına asiy oldu da şaşkın düştü

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O ağaçtan yediler. Böylece kendilerine kötü yerleri göründü (üreme organları ortaya çıktı). Üstlerini cennet yaprağıyle örtmeğe başladılar. Adem Rabbinin buyruğuna karşı geldi de şaşırdı.

### Gültekin Onan

Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Adem, rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp kaldı.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İşte bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen kötü yerleri açılıverdi. Üstlerini cennet yaprağından yamamıya başladılar. Adem Rabbine karşı geldi de şaşıb kaldı.

### İbni Kesir

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen ayıp yerleri açıldı. Üzerlerine cennet yapraklarından yamamaya başladılar. Adem, Rabbına karşı geldi de şaşkın düştü.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İkisi de ondan yediler, hemen avret yerleri açıldı. Üzerlerini cennet yapraklarıyla kapatmaya çalıştılar. Adem Rabbine asi olmuş ve şaşkına dönmüştü.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

İkisi de (şuur ve bilinç {beden}) ondan (ağacın, bedenselliğin meyvesinden) yediler! SEVAT'ları (bedenleri) hissedilir oldu da Cennet yaprağından (bedensellik duygusunu bilinçteki hissedişleriyle) örtmeye çalıştılar! Adem, Rabbine asi oldu da yaşayışı bozuldu.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen çirkinlikleri[1] kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Âdem, Rabb'ine asilik edip yanıldı.

_Dipnotlar_
- [1] Ayette; "sev'atu-huma" sözcüğüne, "avret yerlerinin açığa çıkması" veya "ayıp yerlerinin gözükmesi" şeklinde anlam verilmesi İsrailiyat'tan kaynaklanmaktadır. İnsanın yaradılış itibariyle "bizatihi" çirkin olan bir organı yoktur. Bu nedenle cinsel organlar için çirkin nitelemesi yapmak doğru değildir. Ayette geçen "sev'ete" sözcüğü "sue" sözcüğünden türemiştir. "Sue" sözcüğü; kötü ve çirkin olan iş, söz ve durum demektir. Dolayısıyla; "örtülmüş çirkinliklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması değil, olsa olsa insanın fıtratında bulunan "hasenenin (iyiliğin)" karşıtı olan "kötülük" egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması şeklinde anlaşılmalıdır. Dikkat edilirse, "ağaç yaprakları" değil, "cennet yaprakları" denmektedir. "Varak" sözcüğü, burada "yaprak" anlamında değil, "mal varlığı" anlamındadır.

### Progressive Muslims

So they both ate from it, and their wickedness became apparent for them, and they began to place leaves on themselves from the garden. Adam had disobeyed his Lord, and had gone astray.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And they ate thereof, and their shame became clear to them; and they began to draw over them of the leaves of the garden; and Adam opposed his Lord, so he erred.

### Aisha Bewley

So the two of them ate from it and their private parts were disclosed to them and they started stitching together the leaves of the Garden to cover themselves. Adam disobeyed his Lord and became misled.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

They ate from it, whereupon their bodies became visible to them, and they tried to cover themselves with the leaves of Paradise. Adam thus disobeyed his Lord, and fell.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

So they both ate from it, and their bodies became apparent to them, and they began to place leaves on themselves from the paradise. Adam had disobeyed his Lord, and had gone astray.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Sonunda ikisi de o ağaçtan yediler ve her birine diğerinin edep yerleri göründü. Üzerlerini bahçenin yapraklarıyla örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine karşı geldi ve yanlış bir yola girdi.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler.[1] Hemen çirkinlikleri[2] kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Âdem, Rabb'ine asilik edip yanıldı.

_Dipnotlar_
- [1] Aşındırmak, zenginleşmek, küpünü doldurmak, azık, aş.
- [2] Ayette; "sev'atu-huma" sözcüğüne, "avret yerlerinin açığa çıkması" veya "ayıp yerlerinin gözükmesi" şeklinde anlam verilmesi İsrailiyyat'tan kaynaklanmaktadır. İnsanın yaradılış itibariyle "bizatihi" çirkin olan bir organı yoktur. Bu nedenle cinsel organlar için çirkin nitelemesi yapmak doğru değildir. Ayette geçen "sev'ete" sözcüğü "sue" sözcüğünden türemiştir. "Sue" sözcüğü; kötü ve çirkin olan iş, söz ve durum demektir. Dolayısıyla; "örtülmüş çirkinliklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması değil, olsa olsa insanın fıtratında bulunan "hasenenin (iyiliğin)" karşıtı olan "kötülük" egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması şeklinde anlaşılmalıdır. Dikkat edilirse, "ağaç yaprakları" değil, "cennet yaprakları" denmektedir. "Varak" sözcüğü, burada "yaprak" anlamında değil, "mal varlığı" anlamındadır.

### Abdul Haleem

and they both ate from it. They became conscious of their nakedness and began to cover themselves with leaves from the garden. Adam disobeyed his Lord and was led astray-

### Marmaduke Pickthall

Then they twain ate thereof, so that their shame became apparent unto them, and they began to hide by heaping on themselves some of the leaves of the Garden. And Adam disobeyed his Lord, so went astray.

### Al-Hilali & Khan

Then they both ate of the tree, and so their private parts became manifest to them, and they began to cover themselves with the leaves of the Paradise for their covering. Thus did Adam disobey his Lord, so he went astray.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Then the two of them ate the fruit of that tree and their shameful parts became revealed to each other, and they began to cover themselves with the leaves from the Garden.[1] Thus Adam disobeyed his Lord and strayed into error.[2]

_Dipnotlar_
- [1] No sooner did they disobey the command, they were deprived of all the facilities, but naturally the immediate effect of this as felt by them was that they were stripped of their garments. Then gradually, as they felt thirsty, hungry etc. they realized that they had been deprived of all the facilities that they enjoyed in the Garden.
- [2] It is worth while to understand the nature of human weakness which helped Satan to seduce Adam and Eve. They succumbed to seduction because Satan tempted them in the garb of a true friend and well-wisher even though they knew well that he was their enemy. For, Adam had a direct knowledge of the envy and enmity of Satan, who had challenged to seduce and ruin him in his very presence. Allah had also warned them to guard against the envy of and the temptations by Satan and had informed them of the consequences of disobedience. Above all, Adam and Eve still believed in Allah and never thought of intentional disobedience. But in spite of this, when Satan tempted them in the garb of a friend, they disobeyed their Lord: they forgot the command for the time being for lack of fineness of purpose. And since then this human weakness has persisted in their descendants during all ages.

### Abdullah Yusuf Ali

In the result, they both ate of the tree, and so their nakedness appeared to them: they began to sew together, for their covering, leaves from the Garden: thus did Adam disobey his Lord, and allow himself to be seduced.

### Taqi Usmani

So, both of them Ādam and Hawwā’ (Eve)] ate from it, and their parts of shame were exposed to them, and they started stitching on themselves some of the leaves of Paradise. And ’Ādam disobeyed his Lord, and erred.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

So they both ate from the tree and then their nakedness was exposed to them, prompting them to cover themselves with leaves from Paradise. So Adam disobeyed his Lord, and ˹so˺ lost his way.[1]

### Amatul Rahman Omar

So they (Adam and his wife) ate from that (tree), so that their shortcomings became unveiled to them and they began to cover themselves with the leaves of the garden. Adam did not observe the commandment of his Lord, so he became miserable.

### Arthur John Arberry

So the two of them ate of it, and their shameful parts revealed to them, and they took to stitching upon themselves leaves of the Garden. And Adam disobeyed his Lord, and so he erred.

### E. Henry Palmer

And they eat therefrom, and their shame became apparent to them; and they began to stitch upon themselves some leaves of the garden; and Adam rebelled against his Lord, and went astray.

### Ali Quli Qarai

So they both ate of it, and their nakedness became evident to them, and they began to stitch over themselves with the leaves of paradise. Adam disobeyed his Lord, and went amiss.

### Mahmoud Ghali

So the two of them ate of it, (and) so their shameful parts became displayed to them, and they took to splicing upon themselves (some) of the leaves of the Garden. And ??dam disobeyed his Lord; so he became misguided.

### Hamid S. Aziz

But Satan whispered to him, saying. "O Adam! shall I guide you to the Tree of Immortality, and a kingdom that wastes not away?"

### George Sale

And they both ate thereof: And their nakedness appeared unto them; and they began to sew together the leaves of paradise, to cover themselves. And thus Adam became disobedient unto his Lord, and was seduced.

### Bijan Moeinian

When they ate of that fruit, they found themselves naked and began to cover themselves with the leaves of the trees. This is how Adam disobeyed his Lord and fell.

### Mohamed Ahmed - Samira

And both ate of (its fruit), and their hidden parts were exposed to one another, and they patched the leaves of the garden (to hide them). Adam disobeyed his Lord, and went astray.

### Muhammad Asad

And so the two ate [of the fruit] thereof: and thereupon they became conscious of their nakedness and began to cover themselves with pieced-together leaves from the garden. And [thus] did Adam disobey his Sustainer, and thus did he fall into grievous error.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Deceived by AL-Shaytan's allurement and consenting to his enticement, they both ate of the tree and there, their private parts were exposed wherefore they realized how shameful this was. They kept collecting leaves from the trees of Paradise -to cover their naked bodies which aroused their sense of shame- and there, has Adam disobeyed Allah, His Creator, and strayed from the path of righteousness.

### Syed Vickar Ahamed

Then, they (Adam and his wife) both ate from the tree, and so their nakedness (private parts) appeared to (could be seen by) them: They began to sew together, for their covering, leaves from the Garden (Paradise): Thus Adam disobeyed His Lord, and allowed himself to be misled (into wrong conduct).

### Shabbir Ahmed

Man and woman both ate the fruit of the Tree. People started dividing among themselves and their basic necessities of life ceased to remain guaranteed. They had to toil and contend with one another to earn their livelihood. This exposed the flaws in their character. They tried to hide their selfish behavior with superficial courtesy. Adam and his mate had disobeyed their Lord and gone astray..

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And Adam and his wife ate of it, and their private parts became apparent to them, and they began to fasten over themselves from the leaves of Paradise. And Adam disobeyed his Lord and erred.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | فَأَكَلَا — feekela | yediler | اكل — Elif-Kef-Lam |
| 2 | مِنْهَا — minha | o(ağaç)tan | — |
| 3 | فَبَدَتْ — febedet | böylece göründü | بدو — Be-Dal-Vav |
| 4 | لَهُمَا — lehuma | kendilerine | — |
| 5 | سَوْءَٰتُهُمَا — sev'atuhuma | kötü yerleri | سوا — Sin-Vav-Elif |
| 6 | وَطَفِقَا — ve tafika | ve başladılar | طفق — Ta-Fe-Kaf |
| 7 | يَخْصِفَانِ — yehsifani | örtmeğe | خصف — Kh-Sad-Fe |
| 8 | عَلَيْهِمَا — aleyhima | üstlerini | — |
| 9 | مِن — min | -ndan | — |
| 10 | وَرَقِ — veraki | yaprağı- | ورق — Vav-Ra-Kaf |
| 11 | ٱلْجَنَّةِ ۚ — l-cenneti | cennet | جنن — Cim-Nun-Nun |
| 12 | وَعَصَىٰٓ — ve asa | ve karşı geldi | عصي — Ayn-Sad-Ye |
| 13 | ءَادَمُ — ademu | Adem | — |
| 14 | رَبَّهُۥ — rabbehu | Rabbine | ربب — Ra-Be-Be |
| 15 | فَغَوَىٰ — fe gava | ve şaşırdı | غوي — Gayn-Vav-Ye |

---
Önceki: https://acikkuran.com/taha-suresi/120-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/taha-suresi/122-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-09
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
