# 9. Tevbe suresi 103. ayet

- **Sure:** 9. Tevbe suresi (Tövbe) — سُورَةُ ٱلتَّوْبَةِ
- **Ayet:** 103 / 129 · **Cüz:** 11 · **Mushaf sayfası:** 202
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/tevbe-suresi/103-ayet-meali

## Arapça

خُذْ مِنْ اَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكّ۪يهِمْ بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ صَلٰوتَكَ سَكَنٌ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

## Okunuş

Huz min emvalihim sadakaten tutahhiruhum ve tuzekkihim biha ve salli aleyhim, inne salateke sekenun lehum, vallahu semiun alim.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Onların mallarından sadaka al; bununla onları günahlardan temizlersin, onları arındırıp yüceltirsin. Onlar için dua et! Çünkü senin duan onlar için sükunettir, onları yatıştırır. Allah her şeyi işitendir; bilendir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Onların mallarından[1] sadaka al; bununla onları temizlersin, onları arındırırsın. Onlara salât et (destek ol)! Şüphesiz ki senin salâtın (desteğin) onlar için huzur ve güven (kaynağı)dır.[2] Allah duyandır, bilendir.

_Dipnotlar_
- [1] Bu cümle infakın, sadakaların ve zekâtın edilen "kâr"dan değil, sahip olunan "mal"dan verilmesi gerektiğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:141; İsrâ 17:26; Rûm 30:38; Zâriyât 51:19; Me‘âric 70:24.
- [2] Buradaki [salli] emir kalıbı ile [salate] kelimesi, tıpkı Tevbe 9:99 ve Ahzâb 33:43'teki ilgili kelimelerde olduğu gibi "yardım etmek, destek olmak" demektir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizleyip arındırırsın. Ve onlara salli[1] ol, kuşkusuz senin salatın onlara dinginlik verir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Destek ol, ilgi ve yakınlık göster.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(Ey Muhammed!) Onların hepsinin mallarından sadaka al[1]. Bu sadaka ile onları hem arındırmış hem geliştirmiş olursun. Ayrıca onlara sürekli destek ol; çünkü senin desteğin onların içlerini rahatlatır[2]. Daima dinleyen ve bilen Allah'tır.

_Dipnotlar_
- [1] Sadakalarla ilgili 60. ayetten sonra müminler (T[evbe 9/71](https://acikkuran.com/9/71)-[72](https://acikkuran.com/9/72),[88](https://acikkuran.com/9/88)-[92](https://acikkuran.com/9/92), [99](https://acikkuran.com/9/99)-[100](https://acikkuran.com/9/100)) münafıklar ([Tevbe 9/61](https://acikkuran.com/9/61)-[70, 73](https://acikkuran.com/9/70)-[87](https://acikkuran.com/9/87)[,93](https://acikkuran.com/9/93)-[98](https://acikkuran.com/9/98),[101](https://acikkuran.com/9/8101)) ve kafir olduğunu açıkça itiraf edenler ([Tevbe 9/102](https://acikkuran.com/9/102)) sayılmış ve "onların mallarından sadaka al" emri verilmiştir. Bu emir, din ayrımı yapılmaksızın bütün sadaka /vergi mükelleflerinden aynı oranda sadaka alınmasını öngörür.
- [2] Ayetin bu bölümüne gelenekte "onlara dua et; senin duan onlar için bir güvendir" şeklinde meal verilir. Oysa kafir ve münafıklara dua edilemez ([Tevbe 9/80](https://acikkuran.com/9/80), [84](https://acikkuran.com/9/84)). Ve salli aleyhim (وَصَلِّ عَلَيْهِمْ) ifadesine "onlara sürekli destek ol" anlamı vermek Arap dilinin gereğidir. Arap dili bilginlerinden Zeccac'a (öl. 311 h.) göre salat'ın (الصَّلَاة) kök anlamı lüzum (اللزوم) yani süreklilik ve devamlılıktır. Sözlükçüler kelimenin deve ve diğer hayvanların kuyruğunun iki tarafı ve insanın iki bacağının ilk eklemi anlamında olan (الصَّلْوين = salveyn)'den alındığını söylerler. Bunlar kuyruk sokumunu çevreleyen kısım gibidir. Zeccac şöyle devam etmiştir: "Bana göre doğrusu birinci anlamdır. Çünkü salat (الصَّلَاة) Allah'ın farz kıldığı şeyleri sürekli yapmaktan ibarettir. Namaz (الصَّلَاة) Allah'ın sürekli kılınmasını emrettiği en büyük farzlardandır. Önündekini takip eden anlamındaki musalli (المصلِّي)'nin salaveyn (الصلَوَيْن)'den yani 'atın kuyruk sokumunun iki yanı' anlamından alındığı açıktır. Bunda, arkadaki atın kafasının, öndekinin kuyruk sokumunu takip etmesi gibi bir anlam vardır. (Lisanu'l-Arab, صلا mad.) Bize göre her iki anlam da aynı şeyi ifade eder. Önde olanı takip, süreklilik ister. Lüzum (اللزوم) da süreklilik ve devamlılık anlamındadır.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onların mallarından karşılıksız bir yardım al; onları arındırıp temizlemiş olursun. Ve onlar için yakarışlarda bulun. Aslında, senin yaptığın yakarışlar, onlara dinginlik verir. Çünkü Allah, Duyandır; Bilendir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Onların Allah'a sadakatlerini ifade için mallarından bir miktar sadaka al; bu sayede, onların temizlenmelerine ve inkişafına yol açmış olursun. Ve onları dua ile destekle; çünkü senin duan, onlar için bir gönül ferahlığıdır: Hem Allah tüm (duaları) işitir ve (kime neyi vereceğini) çok iyi bilir.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Bunların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini iyice temizleyip aklayasın. Onlar için dua et, çünkü senin duan onlar için bir sükunettir. Allah Semi'dir, Alim'dir.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükunet ve huzurdur.' Allah işitendir, bilendir.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini hem temizler, hem de arındırırsın. Bir de haklarında dua ediver. Çünkü senin duan onların kalplerini yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Bunun içindir ki, (ey Peygamber, bundan sonra artık) onların mallarından Allah için sundukları şeyleri kabul et, ki belki bunu yapmakla onların salah bulmalarına, arınmalarına önayak olursun. Ve onlar için dua et; çünkü senin duan onlar için bir huzur (vesilesi) olacaktır. (Ve bütün bunların da üstünde bil ki,) Allah her şeyin, herkesin özünü bilen mutlak bilgi sahibi olarak olup biten her şeyi işitmektedir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bunların mallarından bir sadaka al ki onunla kendilerini hem tathir edersin hem tezkiye, bir de haklarında dua ediver, çünkü senin duan onların kalblerini yatıştırır, Allah semidir alimdir

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onların mallarından, kendilerini temizleyeceğin, yücelteceğin bir sadaka al ve onlara du'a et; çünkü senin du'an, onlara huzur verir. Allah işitendir, bilendir.

### Gültekin Onan

Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükunet ve huzurdur.' Tanrı işitendir, bilendir.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onların mallarından sadaka al ki bununla kendilerini (günahlarından) temizlemiş, bununla onları (n hasenatını) bereketlendirmiş, (kendilerini muhlisler mertebesine yükseltmiş) olasın. Onlara düa et. Çünkü senin düan onlar için (onların yürekleri için medar-ı) sükunetdir. Allah (onların itiraflarını) hakkıyle işiden, (peşimanlıklarını) çok iyi bilendir.

### İbni Kesir

Onların mallarından sadaka al ki, bununla onları temizleyip arıtmış olasın. Ve onlara dua et. Şüphesiz ki senin duan onlar için bir sükunettir. Allah; Semi'dir, Alim'dir.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Mallarının bir kısmını kendilerini temizleyip, arındıracak sadaka olarak al, ve onlar için dua et. Senin duan, onlar için bir huzurdur. Allah işitendir, bilendir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onların mallarından bir sadaka al ki, böylece onları temizleyesin; onunla kendilerini arındırasın. Onlara yönel, dua et. . . Muhakkak ki senin salatın (yönelişin) onlar için huzur, güven kaynağıdır. Allah Semi'dir, Aliym'dir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizleyip arındırırsın. Ve onlara salli[1] ol, kuşkusuz senin salatın[2] onlara dinginlik verir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Destek
- [2] Destek

### Progressive Muslims

Take from their money a charity to purify them and develop them with it, and reach out to them. Your reaching out is a tranquility for them; and God is Hearer, Knowledgeable.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Take thou charity of their wealth to cleanse them, and to increase them in purity thereby; and perform thou the duty befitting them; thy duties are an assuagement for them; and God is hearing and knowing.

### Aisha Bewley

Take zakat from their wealth to purify and cleanse them and pray for them. Your prayers bring relief to them. Allah is All-Hearing, All-Knowing.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Take from their money a charity to purify them and sanctify them. And encourage them, for your encouragement reassures them. GOD is Hearer, Omniscient.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Take from their money a charity to purify them and develop them with it, and make contact with them; for your contact is a tranquility for them; and God is Hearer, Knowledgeable.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Mallarından sadaka al; böylece onları arındırmış ve geliştirmiş olursun. Onlara sürekli destek ol[1], senin desteğin onları rahatlatır. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah'tır.

_Dipnotlar_
- [1] Ayetin bu bölümüne genellikle şöyle meal verilir: "onlara dua et; senin duan onlar için bir güvendir" Bu meal uygun değildir. Ayetin öncesinde ve sonrasında sözü edilen münafıklara dua edilemez.  "Ve salli aleyhim = وَصَلِّ عَلَيْهِمْ" ifadesine "onlara sürekli destek ol" anlamı vermemiz Arap dilinin gereğidir. Çünkü Arap dili bilginlerinden Zeccac'a (öl. 311 h.) göre salat'ın (=الصَّلَاة) kök anlamı lüzum =اللزوم yani süreklilik ve devamlılıktır. Sözlükçüler kelimenin deve ve diğer hayvanların kuyruğunun iki tarafı ve insanın iki bacağının ilk eklemi anlamında olan الصَّلْوين = salveyn'den alındığını söylerler. Bunlar kuyruk sokumunu çevreleyen kısım gibidir. Zeccac şöyle devam etmiştir: "Bana göre doğrusu birinci anlamdır. Çünkü salat = الصَّلَاة Allah'ın farz kıldığı şeyleri sürekli yapmaktan ibarettir. Namaz = الصَّلَاة Allah'ın sürekli kılınmasını emrettiği en büyük farzlardandır. Önündekini takip eden anlamındaki musalli = المصلِّي ‘nin salaveyn = الصلَوَيْن ‘den yani atın kuyruk sokumunu iki yanı anlamından alındığı açıktır. Bunda, arkadaki atın kafasının, öndekinin kuyruk sokumunu takip etmesi gibi bir anlam vardır. (Lisanu'l-Arab, صلا mad.) Bize göre her iki anlam da aynı şeyi ifade eder. Önde olanı takip, süreklilik ister. lüzum =اللزوم da süreklilik ve devamlılık anlamındadır.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizleyip arındırırsın. Ve onlara salli[1] ol, kuşkusuz senin salatın[1] onlara dinginlik verir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_Dipnotlar_
- [1] Destek ol, ilgi ve yakınlık göster.

### Abdul Haleem

In order to cleanse and purify them [Prophet], accept a gift out of their property [to make amends] and pray for them- your prayer will be a comfort to them. God is all hearing, all knowing.

### Abdullah Yusuf Ali

Of their goods, take alms, that so thou mightest purify and sanctify them; and pray on their behalf. Verily thy prayers are a source of security for them: And Allah is One Who heareth and knoweth.

### Al-Hilali & Khan

Take Sadaqah (alms) from their wealth in order to purify them and sanctify them with it, and invoke Allâh for them. Verily! Your invocations are a source of security for them; and Allâh is All-Hearer, All-Knower.

### Taqi Usmani

Take Sadaqah (obligatory alms) out of their wealth through which you may cleanse and purify them, and pray for them. Indeed, your prayer is a source of peace for them. And Allah is (All-) Hearing, (All-) Knowing.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

[9:103] (O Prophet)! "Take alms out of their riches and thereby cleanse them and bring about their growth (in righteousness), and pray for them. Indeed your prayer is a source of tranquillity for them." Allah is All-Hearing, All-Knowing.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Take from their wealth ˹O Prophet˺ charity to purify and bless them, and pray for them—surely your prayer is a source of comfort for them. And Allah is All-Hearing, All-Knowing.

### Marmaduke Pickthall

Take alms of their wealth, wherewith thou mayst purify them and mayst make them grow, and pray for them. Lo! thy prayer is an assuagement for them. Allah is Hearer, Knower.

### Bijan Moeinian

Accept their charitable offerings (which may purify and cleanse them), guide them to the right path and pray for them as your prayers will comfort them; God hears everything and knows everything.

### George Sale

Take alms of their substance, that thou mayest cleanse them, and purify them thereby; and pray for them; For thy prayers shall be a security of mind unto them; and God both heareth and knoweth.

### E. Henry Palmer

Take from their wealth alms to cleanse and purify them thereby; and pray for them; verily, thy prayer is a repose for them; for God both hears and knows.

### Ali Quli Qarai

Take charity from their possessions to cleanse them and purify them thereby, and bless them. Indeed your blessing is a comfort to them, and Allah is all-hearing, all-knowing.

### Amatul Rahman Omar

(Prophet!) take a portion of their possessions as Zakât so that you may thereby purify them (of their evils) and enhance them in their virtuous deeds, and pray for them, your prayer is indeed a (source of) solace for them. And Allâh is All-Hearing, All-Knowing.

### Arthur John Arberry

Take of their wealth a freewill offering, to purify them and to cleanse them thereby, and pray for them; thy prayers are a comfort for them; God is All-hearing, All-knowing.

### Mahmoud Ghali

Take of their riches a donation to purify them and to cleanse them thereby; and pray for them; surely your prayer is sereneness (i. e., tranquility) for them; and Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.

### Hamid S. Aziz

Take alms from their wealth, so that you may purify them and make them grow thereby; and pray for them; verily, your prayer is a source of security for them. Allah is Hearer and Knower.

### Mohamed Ahmed - Samira

Accept the offerings they make from their wealth in order to cleanse and purify them for progress, and invoke blessings upon them. Your blessings will surely bring them peace, for God hears all and knows everything.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Take O Muhammad from their wealth a sum of money, an offering to set them upon the course of purity of thought and action and to impart sanctity to them, Pray Allah to forgive them; your invocatory prayer pacifies their minds and souls and frees them from mental and spiritual disturbance and from the conflict arising from their sense of guilt, Allah is Sami'un and 'Alimun.

### Muhammad Asad

[Hence, O Prophet,] accept that [part] of their possessions which is offered for the sake of God, so that thou mayest cleanse them thereby and cause them to grow in purity, and pray for them: behold, thy prayer will be [a source of] comfort to them-for God is all-hearing, all-knowing.

### Shabbir Ahmed

Accept their contribution for the community. Purify their thoughts with proper education and training so that their "Self" may grow. Help them! Your support is a great source of peace in their hearts. Allah is Hearer, Knower. (Let the believers adopt the Divine qualities in their human capacity).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Take, [O, Muúammad], from their wealth a charity by which you purify them and cause them increase, and invoke [ Allah 's blessings] upon them. Indeed, your invocations are reassurance for them. And Allah is Hearing and Knowing.

### Syed Vickar Ahamed

From their goods (you) take charity, like this you might purify and cleanse them holy; And pray for them. Surely your prayers bring peace to them: And Allah is All Hearing (Sami’), All Knowing (Aleem).

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | خُذْ — huz | al | اخذ — Elif-Kh-Zal |
| 2 | مِنْ — min | — | — |
| 3 | أَمْوَٰلِهِمْ — emvalihim | onların mallarından | مول — Mim-Vav-Lam |
| 4 | صَدَقَةًۭ — sadekaten | bir sadaka | صدق — Sad-Dal-Kaf |
| 5 | تُطَهِّرُهُمْ — tutahhiruhum | kendilerini temizleyeceğin | طهر — Ta-he-Ra |
| 6 | وَتُزَكِّيهِم — ve tuzekkihim | ve yücelteceğin | زكو — Za-Kef-Vav |
| 7 | بِهَا — biha | onunla | — |
| 8 | وَصَلِّ — ve salli | ve salat et | صلو — Sad-Lam-Vav |
| 9 | عَلَيْهِمْ ۖ — aleyhim | onlara | — |
| 10 | إِنَّ — inne | çünkü | — |
| 11 | صَلَوٰتَكَ — salateke | senin du'an | صلو — Sad-Lam-Vav |
| 12 | سَكَنٌۭ — sekenun | huzur verir | سكن — Sin-Kef-Nun |
| 13 | لَّهُمْ ۗ — lehum | onlara | — |
| 14 | وَٱللَّهُ — vallahu | ve Allah | — |
| 15 | سَمِيعٌ — semiun | işitendir | سمع — Sin-Mim-Ayn |
| 16 | عَلِيمٌ — alimun | bilendir | علم — Ayn-Lam-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/tevbe-suresi/102-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/tevbe-suresi/104-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
