# 9. Tevbe suresi 122. ayet

- **Sure:** 9. Tevbe suresi (Tövbe) — سُورَةُ ٱلتَّوْبَةِ
- **Ayet:** 122 / 129 · **Cüz:** 11 · **Mushaf sayfası:** 205
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/tevbe-suresi/122-ayet-meali

## Arapça

وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنْفِرُوا كَٓافَّةًۜ فَلَوْلَا نَفَرَ مِنْ كُلِّ فِرْقَةٍ مِنْهُمْ طَٓائِفَةٌ لِيَتَفَقَّهُوا فِي الدّ۪ينِ وَلِيُنْذِرُوا قَوْمَهُمْ اِذَا رَجَعُٓوا اِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ۟

## Okunuş

Ve ma kanel mu'minune li yenfiru kaffeh, fe lev la nefere min kulli firkatin minhum taifetun li yetefekkahu fid dini ve li yunziru kavmehum iza receu ileyhim leallehum yahzerun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

İnananların hepsinin birden savaşa çıkmaları doğru değildir. Onların her kesiminden bir grubun, dinde derin bilgiler edinmek ve sefere çıkan topluluk geri döndüğünde korunmaları ümidiyle onları uyarmak için, arkada kalmaları gerekmez mi?

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Müminlerin hepsinin toptan çıkmaları (çıkıp gelmeleri) doğru değildir. Her birinden (her toplumdan) bir grup dinde derin anlayış sahibi olmak ve sakınırlar ümidiyle kendilerine döndüklerinde toplumlarını uyarmak için nefer olmalıdır (yola çıkmalıdır).[1]

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayet topluca savaşa gidip gitmemeyle ilgili değil de dini öğrenmek için çeşitli topluluklar içinden sadece belirli bir grubun gelmesi, sonra da kavimlerine dönüp gitmeleri ve onları kötülüklerden sakındırmalarıyla ilgili olarak okunmalıdır. Buna karşılık bu ayet şöyle de yorumlanmıştır: Burada konu müslümanların topluca savaşa gitmeleri ve Hz. Muhammed'i Medine'de yalnız bırakmamalarıyla ilişkili görülmüş ve hepsinin savaşa katılmasının gerekmediğine, o esnada indirilen ayetlerin de öğrenilmesi için belli bir grubun geride kalması gerektiğine dikkat çekilmiştir. Bu yorum bir sonraki ayetle ilişkilendirilerek yapılmaktadır (Semerkandî, [Bahru'l-‘Ulûm], II, 100; Taberî, [Câmi‘u'l-beyân], XI, 67-69).

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Mü'minlerin toptan seferber olmaları uygun değildir. Dinde bilgi[1] edinmek için her grubun içinden birtakım kimseler gitmeli ve döndüklerinde halklarını bilgilendirmelidirler. Umulur ki onlar sakınırlar.

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayete: "Dini iyi bilenler(alimler), savaşa gitmesinler ki, savaşa gidenler, döndüklerinde onlara dini anlatsınlar." şeklinde verilen anlamlar doğru değildir. Çünkü ayette savaştan söz edilmemektedir. Nebi'den ve Mü'minlerden dini öğrenmek için Mekke'den Medine'ye gidenlere: "Dininizi öğrenmek amacıyla hep birlikte gitmeyin, her gruptan birkaç kişi gitsin." denmektedir. Zira yol boyunca düşmanın saldırı yapması riski vardır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Şu da var ki müminlerin tamamının savaşa çıkması gerekmez. Keşke (Allah'ın savaş emrini uygulamalı olarak görüp) dini kavramak[1] ve geri döndüklerinde toplumlarını uyarmak için, her kesimden bir grup savaşa çıksa! Hem böylece toplumları da tedbirli ve dikkatli olur[2].

_Dipnotlar_
- [1] Savaş meydanında dini kavramanın ne anlama geldiğine dair Kur'an'da örnekler vardır. Savaşa dair ilahi emirleri ihlal etmek suretiyle hayati bir hata yapmalarına rağmen Allah'ın vaadi sebebiyle Müslümanlar Bedir savaşını kazandılar. Savaşa katılanlar, bu vaadin yerine gelmesi için Allah'ın her türlü yardımını müşahede etmişlerdi. Bu tecrübe, savaşa bizzat gidilmediği sürece asla elde edilemeyecek bir kazanımdır. Benzer tecrübeyi Uhud savaşına katılanlar da yaşamışlardır. Bedir savaşında Allah'ın yardımı ile büyük bir felaketin kıyısından dönülmesine rağmen Uhud'da da aynı hata tekrar edilmiş ve savaş meydanında süreç Müslümanlar lehine iken aniden tersine dönmüştü. Düşman karşısında tek başına kalan Muhammed aleyhisselamın ilahi emirleri hatırlatması ve gereğinin yapılması üzerine savaş meydanında kısmen toparlanma sağlanmıştı ([Al-i İmran 3/152](https://acikkuran.com/3/152)-[153](https://acikkuran.com/3/153)). Böylelikle Müslümanlar, Allah'ın yardımının hangi şartlarda geleceğini tecrübe etmiş oldular. Bir başka örnek Huneyn savaşıdır. Hem Mekke'nin fethi hem de sayısal çoğunluğun verdiği güven duygusunun sebep olduğu gevşeklikten dolayı Huneyn savaşında, yeryüzü Müslümanlara dar gelmiş ve dağılıp kaçmaya başlamışlardı. Durumlarını düzeltmelerinin ardından Allah'ın yardımı gelmiş ve zafer kazanılmıştı ([Tevbe 9/25](https://acikkuran.com/9/25)-[26](https://acikkuran.com/9/26)). Doğal olarak bu savaşa katılanlar da savaş hükümlerini bizzat tecrübe etmiş ve muhtemelen döndüklerinde tecrübelerini savaşa katılmayanlara aktaracak duruma gelmişlerdi.
- [2] Ayetin ilk kısmında müminlerin tamamının savaşa çıkmalarının gerekmediği bildirilmektedir. Gerçekten de istisnai durumlar hariç bir topluluğun tamamının savaşa çıkması beklenmez. Savaşanların da istisnai durumlar hariç ([Enfal 8/5](https://acikkuran.com/8/5)-[16](https://acikkuran.com/8/16)) topyekün savaşmaları emredilir ([Tevbe 9/36](https://acikkuran.com/9/36)). Bu sebeple ayetin ikinci kısmının savaştan muaf olanlarla ilgisi olamaz. Tam tersine savaşmak zorunda kalmış bir topluluğun içindeki çeşitli kesimlerden bir kısım kişilerin orduya katılıp savaşa çıkmalarının iyi olacağına dair teşvik vardır. Bu teşvikin üç gerekçesi bulunmaktadır: 1. Dini kavramanın /tefakkuhun (bkz. Bir önceki dipnot) gerçekleşmesi, 2. Kavimlerine uyarılarda bulunmaları, 3. Kavmin yanlışa düşmekten korunması. İlk gerekçe orduya katılması teşvik edilenlerle ilgilidir. Bu kişiler Allah'ın başta savaşa dair pek çok hükmünün anlam, önem ve hikmetini tecrübe ederek öğreneceklerdir. Bunlar oturduğu yerden elde edilemeyecek kazanımlardır. İkinci gerekçe, bu kazanımların savaşa çıkmayıp geride kalmış toplulukla paylaşılmasıdır. Bir kesimin kazanımı tüm toplumun birikimi olacak, savaş meydanında zafer de elde edilse hezimet de yaşansa elde paha biçilemez bir kazanım kalacaktır. Üçüncü gerekçe, elde edilen bu kazanım sayesinde muhtemel hataların önlenmiş olmasıdır. Tüm bu gerekçelerden hareketle, bu teşvikin yani her kesimden bazılarının savaşa iştirak etmesinin ihmal edilmesi durumunda kaçırılacak fırsatlar sebebiyle bu ayetteki teşvik kınamayı da içermektedir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

İnananların tümünün çıkması gerekmez. Her kesimden bir küme, toplumu geri döndüğünde onları uyarmak için, dini iyice öğrenmelidir. Böylece, belki korunurlar.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Fakat, (yeni) mü'minlerin (dini öğrenmek için) cumhur cemaat yola koyulmaları doğru olmaz; onlar arasından her gruptan birileri (Medine'ye doğru) yola çıkmalı, dinde derin bir anlayış ve ilim elde etmek için (orada) çaba harcamalı ve kendi toplumları arasına geri döndükleri zaman da, onları uyarmalı değil mi; belki de böylece (ileride doğacak) birtakım mahzurlar (önceden) engellenmiş olur.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

İnananların hepsinin birden savaşa çıkmaları doğru değildir. Onların her kesiminden bir grubun dinde derin bilgiler edinmek ve sefere çıkan topluluk geri döndüğünde, korunmaları ümidiyle onları uyarmak için arkada kalmaları gerekmez mi?

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Mü'minlerin tümünün öne fırlayıp çıkmaları gerekmez. Öyleyse onlardan her bir topluluktan bir grup, çıktığında (bir grup da), dinde derin bir kavrayış edinmek (tafakkuhta bulunmak) ve kavimleri kendilerine geri döndüğünde onları uyarmak için (geride kalabilir). Umulur ki onlar da kaçınıp sakınırlar.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bununla beraber müminlerin hepsi birden toplanıp seferber olacak değillerdir. Fakat her kabileden bir grup toplansa da dinde derinleşseler ve döndüklerinde toplumlarını uyarsalar, ola ki aykırı davranışta bulunmaktan kaçınırlar.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Bütün bunlarla birlikte, (savaş zamanı) müminlerin hepsinin toptan yola çıkması doğru olmaz; onların arasında her gruptan bazılarının seferden geri kalmaları, (bunun yerine) Din hakkında derin ve sağlam bir bilgi elde etmek yolunda çaba göstermeleri ve (böylece) seferden dönen kardeşlerini aydınlatmaya çalışmaları daha yerinde olacaktır; böylece belki, onlar (da) kötülüğe karşı kendilerini (daha iyi) korumuş olacaklardır.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Ne var ki) mü'minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi sahibi olmak ve döndükleri zaman kavimlerini uyarmak için geri kalsa ya! Umulur ki sakınırlar.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bununla beraber mü'minlerin kaffesi birden toplanıp seferber olacak değillerdir, fakat her fırkadan bir taife toplansa da dinde fıkıh tahsıl etseler, ve döndükleri zaman kavmlerini inzar eyleseler, gerek ki sakınırlar

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İnsanların hepsi toptan sefere çıkacak değillerdi. Ama her kabileden bir cemaatin dini iyice öğrenmeleri ve dönüp kavimlerine geldiklerinde, sakınmaları umuduyla onları uyarmaları için sefere çıkmaları gerekmez miydi?

### Gültekin Onan

İnançlıların tümünün öne fırlayıp çıkmaları gerekmez. Öyleyse onlardan her bir topluluktan bir grup, çıktığında (bir grup da), dinde kavrayış (tefekkahu) (edinmek) ve kavimleri kendilerine geri döndüğünde onları uyarmak için (geride kalabilir). Umulur ki onlar da kaçınıp sakınırlar.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Bununla beraber) mü'minlerin hepsinin (topyekun) savaşa çıkmaları layık değildir. O halde (onların her sınıfından yalınız birer zümre savaşa gitmeli), kimi de — din ve şeriat ilimlerini iyice öğrenmeleri ve kavmleri (savaşdan) dönüp kendilerine geldikleri zaman onları Allah azabıyle korkutmaları için — (gitmeyip kalmalıdırlar). Olur ki (bu suretle mü'minler aykırı hareketlerden) kaçınırlar.

### İbni Kesir

Mü'minlerin hepsi de seferber olacak değildirler. Her topluluktan bir taifenin dinini iyi öğrenmek ve kendisine döndüklerinde kavmini uyarmak üzere geri kalmaları gerekmez mi? Olur ki kaçınırlar. 9

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Müminlerin toptan savaşa çıkmaları gerekmez. Her topluluktan bir grubun dinde derinleşmek ve kavimleri geri döndüklerinde onları uyarmak ve sakındırmak için savaşa gitmeleri gerekmez mi? Umulur ki sakınırlar.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

İman edenlerin hepsinin birden sefere çıkmaları yerinde olmaz! Onlardan her bir topluluktan bir grubun, arkalarında kalması; Din'i iyice anlamaya çalışması gerekir. Onlar seferden geri döndüklerinde, belki sakınırlar diye, kavimlerini uyarmaları için!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Mü'minlerin toptan sefere çıkmaları uygun değildir. Her gruptan birkaç kişi dinde bilgi sahibi olmaya çalışmalı ve kavimlerine döndüklerinde onları uyarmalıdırlar. Umulur ki onlar sakınırlar.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayete: "Dini iyi bilenler(alimler), savaşa gitmesinler ki, savaşa gidenler, döndüklerinde onlara dini anlatsınlar." şeklinde verilen anlamlar yanlıştır. Ayette, savaştan söz edilmemektedir. Nebiden ve mü'minlerden dini öğrenmek için Mekke'den Medine'ye gidenlere: "Dininizi öğrenmek amacıyla hep birlikte gitmeyin, her gruptan birkaç kişi gitsin." denmektedir. Zira yol boyunca düşmanın saldırı yapması riski vardır.

### Progressive Muslims

And it is not advisable for the believers to march out in their entirety. For every battalion that marches out, let a group remain to study the system, and warn their people when they return to them, perhaps they will be aware.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And it is not for the believers to go forth all at once; and were it not that from every party among them there should go forth a number to gain knowledge in the doctrine, and to warn their people when they return to them, that they might beware[...].

### Aisha Bewley

It is not necessary for the muminun to go out all together. If a party from each group of them were to go out so they could increase their knowledge of the deen they would be able to notify their people when they returned to them so that hopefully they would take warning!

### Rashad Khalifa — The Final Testament

When the believers mobilize, not all of them shall do so. A few from each group shall mobilize by devoting their time to studying the religion. Thus, they can pass the knowledge on to their people when they return, that they may remain religiously informed.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And it is not advisable for the believers to mobilize in their entirety. For every battalion that marches out, let a group remain to study the system, and warn their people when they return to them, perhaps they will be aware.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Müminlerin tamamının savaşa çıkması gerekmez. Her kesimden bir takımı (Allah'ın savaşa çıkma emrini uygulamanın kişiye kazandırdıklarını görüp) dini kavramak ve geri döndüklerinde toplumlarını uyarmak için savaşa çıksa iyi olmaz mı? Böylece yanlışlardan sakınabilirler.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Mü'minlerin toptan seferber olmaları uygun değildir. Dinde bilgi edinmek için her grubun içinden bir takım kimseler gitmeli ve döndüklerinde halklarını bilgilendirmelidirler. Umulur ki onlar sakınırlar.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayete: "Dini iyi bilenler(alimler), savaşa gitmesinler ki, savaşa gidenler, döndüklerinde onlara dini anlatsınlar." şeklinde verilen anlamlar yanlıştır. Ayette, savaştan söz edilmemektedir. Nebiden ve Mü'minlerden dini öğrenmek için Mekke'den Medine'ye gidenlere: "Dininizi öğrenmek amacıyla hep birlikte gitmeyin, her gruptan birkaç kişi gitsin." denmektedir. Zira yol boyunca düşmanın saldırı yapması riski vardır.

### Abdullah Yusuf Ali

Nor should the Believers all go forth together: if a contingent from every expedition remained behind, they could devote themselves to studies in religion, and admonish the people when they return to them,- that thus they (may learn) to guard themselves (against evil).

### Al-Hilali & Khan

And it is not (proper) for the believers to go out to fight (Jihâd ) all together. Of every troop of them, a party only should go forth, that they (who are left behind) may get instructions in (Islâmic) religion, and that they may warn their people when they return to them, so that they may beware (of evil).

### Abdul Haleem

Yet it is not right for all the believers to go out [to battle] together: out of each community, a group should go out to gain understanding of the religion, so that they can teach their people when they return and so that they can guard themselves against evil.

### Marmaduke Pickthall

And the believers should not all go out to fight. Of every troop of them, a party only should go forth, that they (who are left behind) may gain sound knowledge in religion, and that they may warn their folk when they return to them, so that they may beware.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

[9:122] It was not necessary for the believers to go forth all together (to receive religious instruction), but why did not a party of them go forth that they may grow in religious understanding, and that they may warn their people when they return to them, so that they may avoid (erroneous attitudes)?

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

˹However,˺ it is not necessary for the believers to march forth all at once. Only a party from each group should march forth, leaving the rest to gain religious knowledge then enlighten their people when they return to them, so that they ˹too˺ may beware ˹of evil˺.

### Taqi Usmani

It is not (necessary) for all the believers to go forth.’; So, why should it not be that a group from every section of them goes forth, so that they may acquire perfect understanding of the Faith, and so that they may warn their people when they return to them, so that they may take due care (of the rules of Sharī‘ah ).

### Ali Quli Qarai

Yet it is not for the faithful to go forth en masse. But why should not there go forth a group from each of their sections to become learned in religion, and to warn their people when they return to them, so that they may beware?

### Amatul Rahman Omar

It is not possible for the believers to go forth (from their homes learning for religious learning) all together. Then, why should not a party from every section of them go forth, that they may (learn and) become well-versed in religion, and may warn their people when they return (home) to them, so that they too may guard against (unislamic ways of life).

### Mahmoud Ghali

And in no way should the believers march out, as a whole; so, had only a section of every grouping marched out, (another section would have stayed) to comprehend for themselves in the religion, (i. e., to study the religion) and to warn their people when they return to them, that possibly they would beware.

### Arthur John Arberry

It is not for the believers to go forth totally; but why should not a party of every section of them go forth, to become learned in religion, and to warn their people when they return to them, that haply they may beware?

### Hamid S. Aziz

The believers should not march forth altogether. If a section from every troop remain behind, then they could devote themselves to gaining sound knowledge of their religion and teach their people when they return to them, that per chance (or possibly) they may beware of evil.

### George Sale

The believers are not obliged to go forth to war all together; If a part of every band of them go not forth, it is that they may diligently instruct themselves in their religion; and may admonish their people, when they return unto them, that they may take heed to themselves.

### E. Henry Palmer

The believers should not march forth altogether; and if a troop of every division of them march not forth, it is only that they may study their religion and warn their people when they return to them, that haply they may beware.

### Bijan Moeinian

It was not required that all the believers should leave to the front. It would have been nice if, those who stayed behind, devote their time to learn more about Islam so that when their fellow tribesmen would return, share their findings with them and avoid sinful acts.

### Mohamed Ahmed - Samira

It is not possible for all believers to go out (to fight). So a part of each section (of the population) should go (to fight) in order that the others may acquire understanding of law and divinity, and warn their companions on return so that they may take heed for themselves.

### Muhammad Asad

With all this, it is not desirable that all of the believers take the field [in time of war]. From within every group in their midst, some shall refrain from going forth to war, and shall devote themselves [instead] to acquiring a deeper knowledge of the Faith. and [thus be able to] teach their home-coming brethren, so that these [too] might guard themselves against evil.

### Syed Vickar Ahamed

And it is improper for (all) the believers to go away together (for Jihad). A (small) section from every expedition should remain behind, so they could devote themselves to studies in religion, and warn the people when they returned to them— That, thus they may guard themselves (against evil).

### Shabbir Ahmed

The believers shall not all go to an expedition. Of every group of believers, let some of them come forth to gain sound knowledge of DEEN (the Qur'anic System of life). Then they can pass the knowledge on to their people when they return, so that they may remain aware.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Nor should those who conformed to Islam go forth all at once to the Messenger, but only a group from each community should go to learn from him practical divinity and jurisprudence and convey back such divine knowledge to their people and caution them against provoking Allah's indignation that they may heed.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And it is not for the believers to go forth [to battle] all at once. For there should separate from every division of them a group [remaining] to obtain understanding in the religion and warn their people when they return to them that they might be cautious.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَمَا — ve ma | ve değillerdi | — |
| 2 | كَانَ — kane | — | كون — Kef-Vav-Nun |
| 3 | ٱلْمُؤْمِنُونَ — l-mu'minune | inananlar | امن — Elif-Mim-Nun |
| 4 | لِيَنفِرُوا۟ — liyenfiru | sefere çıkacak | نفر — Nun-Fe-Ra |
| 5 | كَآفَّةًۭ ۚ — kaffeten | hepsi toptan | كفف — Kef-Fe-Fe |
| 6 | فَلَوْلَا — felevla | gerekmez mi? | — |
| 7 | نَفَرَ — nefera | geri kalmaları | نفر — Nun-Fe-Ra |
| 8 | مِن — min | — | — |
| 9 | كُلِّ — kulli | her | كلل — Kef-Lam-Lam |
| 10 | فِرْقَةٍۢ — firkatin | kabileden | فرق — Fe-Ra-Kaf |
| 11 | مِّنْهُمْ — minhum | içlerinden | — |
| 12 | طَآئِفَةٌۭ — taifetun | bir cemaatin | طوف — Ta-Vav-Fe |
| 13 | لِّيَتَفَقَّهُوا۟ — liyetefekkahu | iyice öğrenmek için | فقه — Fe-Kaf-he |
| 14 | فِى — fi | — | — |
| 15 | ٱلدِّينِ — d-dini | dini | دين — Dal-Ye-Nun |
| 16 | وَلِيُنذِرُوا۟ — veliyunziru | ve uyarmaları için | نذر — Nun-Zal-Ra |
| 17 | قَوْمَهُمْ — kavmehum | kavimlerine | قوم — Kaf-Vav-Mim |
| 18 | إِذَا — iza | zaman | — |
| 19 | رَجَعُوٓا۟ — raceu | dönüp geldikleri | رجع — Ra-Cim-Ayn |
| 20 | إِلَيْهِمْ — ileyhim | onlara | — |
| 21 | لَعَلَّهُمْ — leallehum | belki | — |
| 22 | يَحْذَرُونَ — yehzerune | sakınırlar diye | حذر — Ha-Zal-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/tevbe-suresi/121-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/tevbe-suresi/123-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
