# 9. Tevbe suresi 29. ayet

- **Sure:** 9. Tevbe suresi (Tövbe) — سُورَةُ ٱلتَّوْبَةِ
- **Ayet:** 29 / 129 · **Cüz:** 10 · **Mushaf sayfası:** 190
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/tevbe-suresi/29-ayet-meali

## Arapça

قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَلَا يَد۪ينُونَ د۪ينَ الْحَقِّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حَتّٰى يُعْطُوا الْجِزْيَةَ عَنْ يَدٍ وَهُمْ صَاغِرُونَ۟

## Okunuş

Katilullezine la yu'minune billahi ve la bil yevmil ahıri ve la yuharrimune ma harremallahu ve resuluhu ve la yedinune dinel hakkı minellezine utul kitabe hatta yu'tul cizyete an yedin ve hum sagirun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Peygamber'inin haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, boyun büküpkendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşınız.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Elçisinin haram kıldığını haram saymayan ve gerçek dini din edinmeyen kişilerle, küçülerek elden (peşin) cizye[1] verinceye kadar savaşın![2]

_Dipnotlar_
- [1] [Cizyeh] kelimesi "antlaşma yapanın antlaşmasına göre verdiği şey", bir anlamda "güvenlik vergisi", "vatandaşlık borcu" gibi anlamlar içermektedir.
- [2] Burada savaş, sadece iman yoksunluğu sebebine değil, diğer şartların da gerçekleştirilmesine bağlıdır.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Kendilerine Kitap verilenlerden, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmayan; Allah'ın ve Resul'ünün haram kıldığını haram saymayan ve Hak dini, din edinmeyen kimselerle, üstünlüğünüzü kabul ettirinceye, kendi elleriyle size o[1] cizyeyi[2] verinceye kadar savaşın.[3]

_Dipnotlar_
- [1] Cizye kelimesinin başında belirlilik takısının olması, cizye denilen karşılığın mahiyetinin bilindiğini ifade etmektedir. "El cizye, çeşit bildiren mastardır, belli bir karşılık demektir.
- [2] Cizye: Müslüman olmayanlardan yaşam ve özgürlüklerin korunması karşılığında alınan bedel. Kelime olarak "antlaşma yapanın antlaşmasına göre ödediği bedel" diğer bir anlamda "güvenlik vergisi" "vatandaşlık borcu" gibi anlamları bulunmaktadır. Bu bedeli ödeyen kimse güvenliğini garantiler. Aslında bu inanç özgürlüğünün de bir nevi teminatıdır. Geleneksel inancın Müslüman olmayanların erkeklerinden alınan "baş vergisi ve buna dair uygulama bu ayete dayandırması, ayetin tahrif edilmesinden başka bir değildir.
- [3] Bu ayete, hangi inançtan olurlarsa olsunlar, saldırmadıkları sürece hiç kimse ile savaşılmayacağını açıkça ifade eden ayetler dikkate alınarak anlam verilmelidir. (Örneğin: 29:46; 2:190.)

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Kendilerine kitap verilmiş olanlardan, Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenmeyen, Allah'ın ve resulünün /elçisinin getirdiği kitabın[1] haram saydığını haram saymayan ve bu doğru dini din edinmeyen kimselerle; kendileri küçük düşüp o cezayı[2] elleriyle ödeyecek hale gelinceye kadar savaşın[3].

_Dipnotlar_
- [1] Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه ) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır ([Al-i İmran 3/144](https://acikkuran.com/3/144)). Resul kelimesi yerine "resulünün /elçisinin getirdiği kitabın" ifadesi bunun için yazılmıştır ([Maide 5/67](https://acikkuran.com/5/67), [Nahl 16/35](https://acikkuran.com/16/35)).
- [2] "O ceza" diye meal verdiğimiz el-cizye (الْجِزْيَةَ), çeşit bildiren mastardır, belli bir ceza demektir. Onun ne olduğunu ancak şu ayetten öğrenebiliriz: "Ayetleri görmezlikte direnenlerle (kafirlerle) savaşta karşılaşınca boyun köklerini vurun. Etkisiz hale getirince onları, sıkı güvenlik çemberine alın. Sonra esirleri karşılıksız ya da fidye alarak serbest bırakın ki savaşın ağırlığı kalmasın..." ([Muhammed 47/4](https://acikkuran.com/47/4)) Savaşta küçük düşüp o cezayı elleriyle verecek hale gelmeleri, esir olmalarıdır. Ödeyecekleri ceza da karşılıksız serbest bırakılmayanların ödeyecekleri fidyedir. Gelenekte gayri müslimlerin erkeklerinden alınan baş vergisi anlamındaki cizyenin, her hangi bir delili yoktur.
- [3] Allah Teala şöyle demiştir: "Yanlış davrananlar dışındaki ehl-i kitap'la mücadelede sadece en güzel yöntemi uygulayın..." ([Ankebut 29/46](https://acikkuran.com/29/46)) Yanlış davrananlar, bize savaş açanlardır. İlgili ayet şöyledir: "Allah yolunda, sizinle savaşanlarla savaşın ve haksız saldırı yapmayın. Allah, haksız saldırı yapanları sevmez." ([Bakara 2/190](https://acikkuran.com/2/190))

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Kitap verilenlerden, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inanmayan, Allah'ın ve O'nun elçisinin yasakladığını yasak saymayan ve gerçek dini din edinmeyenlerle, kendi elleriyle vergi verinceye dek savaşın.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Kendilerine (daha) önceden kitap verilen zümreden Allah'a da ahiret gününe de (gerçek anlamda) inanmayan, Allah ve O'nun Elçisi'nin yasakladığını yasak saymayan ve hak dini tek din olarak benimsemeyen kimselerle, teslim olmuş bir halde güvenlik vergisini kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve resulünün yasakladığını haram saymayan ve hak dini din edinmeyenlerle, boyun eğerek kendi elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resulü'nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini (İslam'ı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine kitap verilenlerden oldukları halde Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Peygamberinin haram ettiğini haram tanımayan ve hak dinini din edinmeyenlere küçülmüş oldukları halde kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın!

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

(Ve) kendilerine (çok önceden) vahiy bahşedilmiş olduğu halde (gerçek anlamda) Allaha da, ahiret gününe de inanmayan, Allah ve Onun Elçisinin yasakladığını yasak saymayan, ve böylece (Allahın onlar için din olarak seçtiği) hak dini din olarak benimseyip ona uymayan kimselerle savaşın; ta ki, (savaş yoluyla) baş eğdirilip kendi elleriyle bağışıklık vergisi ödeyinceye kadar.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O kendilerine kitab verilenlerden oldukları halde ne Allaha ne Ahıret gününe inanmıyan, Allahın ve Resulünün haram ettiğini haram tanımıyan, ve hak dinini din edinmiyen kimselere küçülmüş oldukları halde elden cizye verecekleri hale kadar harbedin

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Elçisinin haram kıldığını haram saymayan ve gerçek dini din edinmeyen kimselerle, küçül(üp boyun eğ)erek elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın.

### Gültekin Onan

Kendilerine kitap verilenlerden, Tanrı'ya ve ahiret gününe inanmayan, Tanrı'nın ve Resülü'nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini (islamı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Kendilerine kitab verilenlerden ne Allaha, ne ahiret gününe inanmayan, Allahın ve peygamberinin haraam etdiği şeyleri haram tanımayan, hak dinini din olarak kabul etmeyen kimselerle, zelil ve hakıyr kendi el (ler) iyle cizye verecekleri zamana kadar, muhaarebe edin.

### İbni Kesir

Kitab verilmiş olanlardan; Allah'a da, ahiret gününe de inanmayan, Allah ve peygamberinin haram kıldığını haram saymayan ve hak din edinmeyenlerle -boyun eğip kendi elleriyle cizye verinceye kadarsavaşın.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Kitap verilenlerden, Allah'a, ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve resulünün haram kıldığı şeyleri haram kabul etmeyip, hak dini din edinmeyenlerle, boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın!

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

BİLGİ (kitap) verilenlerden, Allah'a ve gelecekte (ölüm ötesi) yaşayacakları sürece iman etmeyen, Allah'ın ve Rasulünün haram kıldığını haram saymayan ve Hak Din anlayışını (Hakikat ve Sünnetullah Bilgilerini) din edinmeyenlerle, aşağılanmış olarak kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Kendilerine Kitap verilenlerden, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmayan; Allah'ın ve Rasul'ünün haram kıldığını haram saymayan ve Hak Din'i, din edinmeyen kimselerle, üstünlüğünüzü kabul ettirinceye, kendi elleriyle size cizye[1] verinceye kadar savaşın.

_Dipnotlar_
- [1] İslam ülkesinde, Müslüman olmayan vatandaşlardan alınan bir tür vergi.

### Progressive Muslims

Fight those who do not believe in God or the Last Day, and they do not forbid what God and His messenger have forbidden, and they do not uphold the system of truth; from among the people who have been given the Scripture; until they pay the fine, willingly or unwillingly.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Fight those who believe not in God or the Last Day, and make not unlawful what God and His messenger have made unlawful, and adhere not to the doctrine of truth among those given the Writ, until they make reparation under supervision when they are brought low.

### Aisha Bewley

Fight those of the people who were given the Book who do not have iman in Allah and the Last Day and who do not make haram what Allah and His Messenger have made haram and do not take as their deen the deen of Truth, until they pay the jizya with their own hands in a state of complete abasement.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

You shall fight back against those who do not believe in GOD, nor in the Last Day, nor do they prohibit what GOD and His messenger have prohibited, nor do they abide by the religion of truth - among those who received the scripture - until they pay the due tax, willingly or unwillingly.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Fight those who do not believe in God or the Last Day, nor do they restrict what God and His messenger have restricted, nor do they uphold the system of truth; from among the people who have been given the Book; until they pay the reparation, willingly or unwillingly, and they are subdued.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Kendilerine Kitap verilmiş kimselerden Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenmeyen[1], Allah'ın yani onun kitabının haram saydığını haram saymayan[2] ve bu doğru dini[3] din edinmeyen kimselerle, küçük düşüp o cezayı[4] elleriyle verecek hale gelinceye kadar savaşın.[5]

_Dipnotlar_
- [1] Allah'a inanmamak onu yok saymak değil, ona güvenmemektir. Ahirete inanmamak da onun olacağından emin olamamaktır.
- [2] Kitap diye meal verdiğimiz resul (رسول), "gönderilen"demektir. Bir bilgiyi iletmek için gönderilen elçiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir (Müfredat). Kur'an'da geçen resul, ya elçi ya da Allah'ın Kitabı anlamındadır. Allah Teala şöyle demiştir: "Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?" (Al-i İmran 3/144) Artık aramızdaki resul, Kur'an olduğu için bu gibi ayetlerde kelimeye başka anlam verilemez..
- [3] İsim sıfatına izafe edilmiştir, ed-din'ul-hak = الدين الحق demektir. (Bkz. Sa'leb, el-Keşfu v'el-beyan, Tevbe 28.)
- [4] "O ceza" diye meal verdiğimiz "el-cizye = الْجِزْيَةَ", çeşit bildiren mastardır, belli bir ceza demektir. Onun ne olduğunu ancak şu ayetten öğrenebiliriz: "Ayetleri görmezlikte direnenlerle (kafirlerle) savaşta karşılaşınca boyun köklerini vurun. Etkisiz hale getirince onları, sıkı güvenlik çemberine alın. Sonra esirleri karşılıksız ya da fidye alarak serbest bırakın ki savaşın ağırlığı kalmasın..." (Muhammed 47/4)

 Savaşta küçük düşüp o cezayı elleriyle verecek hale gelmeleri, esir olmalarıdır. Ödeyecekleri ceza da karşılıksız serbest bırakılmayanların ödeyecekleri fidyedir. Gelenekte gayri müslimlerin erkeklerinden alınan baş vergisi anlamındaki cizyenin, her hangi bir delili yoktur.
- [5] Allah Teala şöyle demiştir: "Yanlış davrananlar dışındaki ehl-i kitap'la mücadelede sadece en güzel yöntemi uygulayın..." (Ankebut 29/46) Yanlış davrananlar, bize savaş açanlardır. İlgili ayet şöyledir: "Allah yolunda, sizinle savaşanlarla savaşın ve haksız saldırı yapmayın. Allah, haksız saldırı yapanları sevmez." (Bakara 2/190)

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Kendilerine Kitap verilenlerden, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmayan; Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve Hak Din'i, din edinmeyen kimselerle, üstünlüğünüzü kabul ettirinceye, kendi elleriyle size belli bir cizye[1] verinceye kadar savaşın.[2]

_Dipnotlar_
- [1] Belli bir ceza. Savaş hukuku çerçevesinde esirlerden alınan fidye. Bu "cizyenin" (cezanın) gelenekte Müslüman olmayan "tebadan" alınan "baş vergisiyle" bir ilgisi yoktur.
- [2] Bu ayet, önceki ayetlerden de açıkça anlaşıldığı gibi doğrudan savaş durumu ile bağlantılı bir ayettir. Yoksa birçok ayette hangi inançtan olurlarsa olsunlar, saldırmadıkları sürece hiç kimse ile savaşılmayacağı açıkça ifade edilmektedir. (Örneğin 2:190. Ayet)

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

[9:29] Those who do not believe in Allah and the Last Day - even though they were given the scriptures, and who do not hold as unlawful that which Allah and His Messenger have declared to be unlawful, and who do not follow the true religion - fight against them until they pay tribute out of their hand and are utterly subdued.

### Abdul Haleem

Fight those of the People of the Book who do not [truly] believe in God and the Last Day, who do not forbid what God and His Messenger have forbidden, who do not obey the rule of justice,until they pay the tax and agree to submit.

### Taqi Usmani

Fight those People of the Book who do not believe in Allah, nor in the Last Day, and do not take as unlawful what Allah and His Messenger have declared as unlawful, and do not profess the Faith of Truth; (fight them) until they pay jizyah with their own hands while they are subdued.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Fight those who do not believe in Allah and the Last Day, nor comply with what Allah and His Messenger have forbidden, nor embrace the religion of truth from among those who were given the Scripture,[1] until they pay the tax,[2] willingly submitting, fully humbled.

### Abdullah Yusuf Ali

Fight those who believe not in Allah nor the Last Day, nor hold that forbidden which hath been forbidden by Allah and His Messenger, nor acknowledge the religion of Truth, (even if they are) of the People of the Book, until they pay the Jizya with willing submission, and feel themselves subdued.

### Al-Hilali & Khan

Fight against those who (1) believe not in Allâh, (2) nor in the Last Day, (3) nor forbid that which has been forbidden by Allâh and His Messenger Muhammad (صلى الله عليه وسلم) (4) and those who acknowledge not the religion of truth (i.e. Islâm) among the people of the Scripture (Jews and Christians), until they pay the Jizyah [1] with willing submission, and feel themselves subdued.

### Marmaduke Pickthall

Fight against such of those who have been given the Scripture as believe not in Allah nor the Last Day, and forbid not that which Allah hath forbidden by His messenger, and follow not the Religion of Truth, until they pay the tribute readily, being brought low.

### E. Henry Palmer

Fight those who believe not in God and in the last day, and who forbid not what God and His Apostle have forbidden, and who do not practice the religion of truth from amongst those to whom the Book has been brought, until they pay the tribute by their hands and be as little ones.

### Hamid S. Aziz

Fight those from amongst those to whom the Book has been brought, but who believe not in Allah and in the Last Day, and who forbid not what Allah and His Messenger have forbidden, and who do not practice the Religion of Truth, until they are brought low and pay the Jizya (tribute, compensation, tax) readily.

### Bijan Moeinian

Fight back against those people of the Book who do not believe in God and the Last Day, nor do they avoid what God and His prophet have declared as unlawful, nor do they adopt the Right way (as prescribed by Islam. ) If they want to live in Islamic state, they should give up their hostile attitude and pay a special tax (know as Jizyah in Arabic) in return for protection and other privileges that they get (such as not being obliged to join the "national Islamic army.")

### Amatul Rahman Omar

Fight against such of the people who despite having been given the Scripture do not (really) believe in Allâh and the Last Day, and who do not hold unlawful what Allâh and His Messenger have declared to be unlawful, and do not subscribe to the true faith, until they pay the Jizyah (- the commutation tax), provided they can afford it, and they are content with their state of subjection (having become incorporated in the Islamic government).

### Ali Quli Qarai

Fight those who do not have faith in Allah nor [believe] in the Last Day, nor forbid what Allah and His Apostle have forbidden, nor practise the true religion, from among those who were given the Book, until they pay the tribute out of hand, degraded.

### Mahmoud Ghali

Fight the ones who do not believe in Allah nor in the Last Day, and do not prohibit whatever Allah and His Messenger have prohibited, and do not practice (Literally: to have as a religion) the religion of Truth-from among the ones to whom the Book was brought-until they give the tax out of hand (i. e., by a ready money payment, or in token of submission) and have been belittled..

### George Sale

Fight against them who believe not in God, nor in the last day, and forbid not that which God and his apostle have forbidden, and profess not the true religion, of those unto whom the scriptures have been delivered, until they pay tribute by right of subjection, and they be reduced low.

### Arthur John Arberry

Fight those who believe not in God and the Last Day and do not forbid what God and His Messenger have forbidden -- such men as practise not the religion of truth, being of those who have been given the Book -- until they pay the tribute out of hand and have been humbled.

### Mohamed Ahmed - Samira

Fight those people of the Book who do not believe in God and the Last Day, who do not prohibit what God and His Apostle have forbidden, nor accept divine law, until all of them pay protective tax in submission.

### Muhammad Asad

[And] fight against those who - despite having been vouchsafed revelation [aforetime] -do not [truly] believe either in God or the Last Day, and do not consider forbidden that which God and His Apostle have forbidden, and do not follow the religion of truth [which God has enjoined upon them] till they [agree to] pay the exemption tax with a willing hand, after having been humbled [in war].

### Shabbir Ahmed

Fight against those who reject belief in Allah and the Last Day, and hold not Sacred what Allah and His Messenger have declared Sacred, nor acknowledge the Divine System, among those who received the Scripture, until they pay JIZYA, the tax, with willing submission, and feel themselves subjects of the State as law-abiding citizens. (As citizens of the State they must pay taxes, as the Muslims contribute toward the Just Economic Order of Zakat. In return, the State will guarantee them internal and external security, and equal rights of citizenship. JIZYA will always be less than Zakat, and will be payable only by the able-bodied Non-Muslim citizens of the State. In addition, these able-bodied citizens would be exempt from compulsory military service).

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Fight those who deny Allah and the Day of judgement among Ahl AL-Kitab (people of the Book); they do not exclude what Allah and His Messenger have forbidden, nor do they conform to Allah's system of faith and worship, the system of divine truth. Fight them the good fight of faith until they pay tribute in acknowledgement of submission (to supply revenue -like the Muslims- so the State).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Fight those who do not believe in Allah or in the Last Day and who do not consider unlawful what Allah and His Messenger have made unlawful and who do not adopt the religion of truth from those who were given the Scripture - [fight] until they give the jizyah willingly while they are humbled.

### Syed Vickar Ahamed

Fight those who do not believe in Allah nor the Last Day, nor hold that forbidden which has been forbidden by Allah and His Messenger (Muhammad), nor accept (as true) the Religion of Truth, (even if they are) of the People of the Book— Until they pay the dues (the payment for protection by the Islamic regime) with satisfaction and willing submission, and feel themselves subdued.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | قَـٰتِلُوا۟ — katilu | savaşın | قتل — Kaf-Te-Lam |
| 2 | ٱلَّذِينَ — ellezine | kimselerle | — |
| 3 | لَا — la | — | — |
| 4 | يُؤْمِنُونَ — yu'minune | inanmayan | امن — Elif-Mim-Nun |
| 5 | بِٱللَّهِ — billahi | Allah'a | — |
| 6 | وَلَا — ve la | ve | — |
| 7 | بِٱلْيَوْمِ — bil-yevmi | gününe | يوم — Ye-Vav-Mim |
| 8 | ٱلْـَٔاخِرِ — l-ahiri | ahiret | اخر — Elif-Kh-Ra |
| 9 | وَلَا — ve la | ve | — |
| 10 | يُحَرِّمُونَ — yuharrimune | haram saymayanlarla | حرم — Ha-Ra-Mim |
| 11 | مَا — ma | ne ki | — |
| 12 | حَرَّمَ — harrame | haram kıldı | حرم — Ha-Ra-Mim |
| 13 | ٱللَّهُ — llahu | Allah | — |
| 14 | وَرَسُولُهُۥ — ve rasuluhu | ve Elçisi | رسل — Ra-Sin-Lam |
| 15 | وَلَا — ve la | — | — |
| 16 | يَدِينُونَ — yedinune | ve din edinmeyenlerle | دين — Dal-Ye-Nun |
| 17 | دِينَ — dine | dini | دين — Dal-Ye-Nun |
| 18 | ٱلْحَقِّ — l-hakki | gerçek | حقق — Ha-Kaf-Kaf |
| 19 | مِنَ — mine | — | — |
| 20 | ٱلَّذِينَ — ellezine | kendilerine | — |
| 21 | أُوتُوا۟ — utu | verilenlerden | اتي — Elif-Te-Ye |
| 22 | ٱلْكِتَـٰبَ — l-kitabe | Kitap | كتب — Kef-Te-Be |
| 23 | حَتَّىٰ — hatta | zamana kadar | — |
| 24 | يُعْطُوا۟ — yua'tu | verecekleri | عطو — Ayn-Ta-Vav |
| 25 | ٱلْجِزْيَةَ — l-cizyete | cizye | جزي — Cim-Ze-Ye |
| 26 | عَن — an | — | — |
| 27 | يَدٍۢ — yedin | elleriyle | يدي — Ye-Dal-Ye |
| 28 | وَهُمْ — vehum | onlar | — |
| 29 | صَـٰغِرُونَ — sagirune | küçülerek (boyun eğerek) | صغر — Sad-Gayn-Ra |

---
Önceki: https://acikkuran.com/tevbe-suresi/28-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/tevbe-suresi/30-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
