# 9. Tevbe suresi 66. ayet

- **Sure:** 9. Tevbe suresi (Tövbe) — سُورَةُ ٱلتَّوْبَةِ
- **Ayet:** 66 / 129 · **Cüz:** 10 · **Mushaf sayfası:** 196
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/tevbe-suresi/66-ayet-meali

## Arapça

لَا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْۜ اِنْ نَعْفُ عَنْ طَٓائِفَةٍ مِنْكُمْ نُعَذِّبْ طَٓائِفَةً بِاَنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ۟

## Okunuş

La ta'teziru kad kefertum ba'de imanikum, in na'fu an taifetin minkum nuazzib taifeten bi ennehum kanu mucrimin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Özür dilemeyiniz!Şüphesiz, inandıktan sonra inkar ettiniz. İçinizden bir grubu affetsek bile, bir gruba da suç işlemekte olduklarından dolayı azap ederiz.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Boşuna) özür dilemeyin! (Çünkü) siz iman ettikten sonra elbette kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir grubu bağışlasak bile suçlu olduklarından dolayı bir gruba da azap edeceğiz.[1]

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayet dinden dönenlerin öldürülmemesi gerektiğinin en önemli delillerinden birisidir.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Hiç özür dilemeyin! Ant olsun siz iman ettikten sonra kafirlik ettiniz. Sizden bir kısmınızı affetsek bile, suç işlemelerinden dolayı bir kısmınıza da azap edeceğiz.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(Ey münafıklar) Hiç mazeret üretmeyin! Siz inanıp güvendikten sonra kafir oldunuz / ayetleri görmezden geldiniz. İçinizden (tövbe edecek /dönüş yapacak) bir kesimi affetsek bile, diğer kesime azap edeceğiz. Çünkü onlar suça batmış kimselerdir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Özür dilemeyin; inandıktan sonra nankörlük ettiniz. Aranızdan bir bölümünü bağışlasak bile, suça batmış olmaları yüzünden, bir bölümünüzü cezalandıracağız.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Bahane üretmeyin! Doğrusu siz, inandığınızı (açıkladıktan) sonra da küfre saptınız. Bir kısmınızı suçu savunmalarından dolayı cezalandıracağız.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Özür beyan etmeyin; imanınızdan sona küfre saptınız. İçinizden bir grubu affetsek bile diğer bir grubu, günaha batmış kişiler oldukları için azaba uğratacağız.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Özür belirtmeyiniz. Siz, imanınızdan sonra inkara saptınız. Sizden bir topluluğu bağışlasak da, bir topluluğunuzu gerçekten suçlu günahkar olmaları nedeniyle azablandıracağız.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sakın boşuna özür dilemeyin, siz iman ettiğinizi söyledikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden bir kısmınızı bağışlasak da, bir kısmına suçlarında ısrar etmelerinden dolayı azap edeceğiz.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

(Boşuna anlamsız) mazeretler ileri sürmeyin! Böylece sizler düpedüz hakkı inkar etmiş oldunuz, hem de (ondan yana) inancınız(ı açıkladık)dan sonra!" (Bu olayla ilgi derecesine göre) içinizden bir kısmınızın günahını bağışlasak bile, suça gömülüp gitmelerinden ötürü, ötekileri azaba uğratacağız.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Biyhude i'tizar etmeyin, iyman ettiğinizi söyledikten sonra küfürünüzü açığa vurdunuz, içinizden bir kısmını afvedersek bir kısmını cürümlerinde ısrar ettiklerinden dolayı azabımıza uğratacağız

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hiç özür dilemeyin, siz inandıktan sonra inkar ettiniz. Sizden bir kısmını affetsek bile suç işlediklerinden dolayı bir kısmına da azab edeceğiz.

### Gültekin Onan

Özür belirtmeyin. Siz inandıktan sonra küfrettiniz. Sizden bir topluluğu bağışlasak da, bir topluluğunuzu gerçekten suçlu, günahkar olmaları nedeniyle azablandıracağız.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Bihude) özür dilemiye kalkmayın. Siz iman (etdiğinizi ikramdan sonra küfretdiniz. içinizden bir zümreyi afvetsek bile (diğer) bir güruhunu — onlar mücrim (cürümlerinde musir) kimseler oldukları için — azablandıracağız.

### İbni Kesir

Mazeret beyan etmeyin, gerçekten siz, inanmanızdan sonra küfrettiniz. İçinizden bir topluluğu affetsek bile, mücrimler oldukları için bir topluluğa azab ederiz.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Özür beyan etmeyin. İnandıktan sonra inkar ettiniz. İçinizden bir kısmınızı bağışlasak bile; suçlu oldukları için bir kısmınızı cezalandıracağız.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Mazeret beyan etmeyin! İmanınızdan sonra gerçekten hakikat bilgisini inkar eden oldunuz! Bir kısmınızı affetsek bile, suçlarında ısrarlı olmaları sebebiyle diğerlerine azabımızı yaşatacağız.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Hiç özür dilemeyin! Ant olsun siz inandıktan sonra gerçeği yalanlayarak nankörlük ettiniz. Sizden bir kısmınızı affetsek bile, suç işlemelerinden dolayı bir kısmınıza da azap edeceğiz.

### Progressive Muslims

Do not apologize, for you have rejected after your belief. If We pardon one group from you, We will punish another group. That is because they were criminals.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Make no excuses; you have denied after your faith; if We pardon a number of you, a number of you will We punish because they were lawbreakers.

### Aisha Bewley

Do not try to excuse yourselves. You have become kafir after having iman. If one group of you is pardoned, another group will be punished for being evildoers.’

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Do not apologize. You have disbelieved after having believed. If we pardon some of you, we will punish others among you, as a consequence of their wickedness.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Do not apologize, for you have rejected after your belief. If We pardon one group from you, We will punish another group. That is because they were criminals.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Sakın bahane üretmeyin; siz inanıp güvendikten sonra kafir oldunuz. İçinizden bir kesimini bağışlasak bile, bir kesimini cezalandıracağız. Çünkü onlar suçludurlar.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Hiç özür dilemeyin! Ant olsun siz inandıktan sonra Kafirlik ettiniz. Sizden bir kısmınızı affetsek bile, suç işlemelerinden dolayı bir kısmınıza da azap edeceğiz.

### Marmaduke Pickthall

Make no excuse. Ye have disbelieved after your (confession of) belief. If We forgive a party of you, a party of you We shall punish because they have been guilty.

### Abdullah Yusuf Ali

Make ye no excuses: ye have rejected Faith after ye had accepted it. If We pardon some of you, We will punish others amongst you, for that they are in sin.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Make no excuses! You have lost faith after your belief. If We pardon a group of you,[1] We will punish others for their wickedness.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

[9:66] Now, make no excuses. The truth is, you have fallen into unbelief after having believed. Even if We were to forgive some of you, We will surely chastise others because they are guilty.

### Al-Hilali & Khan

Make no excuse; you disbelieved after you had believed. If We pardon some of you, We will punish others amongst you because they were Mujrimûn (disbelievers, polytheists, sinners, criminals.).

### Abdul Haleem

Do not try to justify yourselves; you have gone from belief to disbelief.’ We may forgive some of you, but We will punish others: they are evildoers.

### Taqi Usmani

Make no excuses. You became disbelievers (by mocking at Allah and His Messenger) after you had professed Faith. If We forgive some of you (who repent and believe), We shall punish others (who carry on their hypocrisy), because they were guilty.

### Bijan Moeinian

Let them know that by engagement in such activities they have proven their lack of belief (after having accepted Islam. ) If I decide to forgive some of them [in account of their stupidity], I will surely punish [the rest of] them as they are guilty ones.

### Mohamed Ahmed - Samira

Do not make excuses: You turned unbelievers after having come to faith. If We pardon a section of you (for being frivolous), We shall punish the other for being guilty (of deliberate sin).

### Ali Quli Qarai

Do not make excuses. You have disbelieved after your faith.’ If We forgive a group among you, We will punish another group, for they have been guilty.

### Amatul Rahman Omar

`Make no (false) excuses (now), you have certainly disbelieved after your confession of belief. Even if We forgive one party of you, We will punish the (people of the) other party for they are steeped in sin.'

### Arthur John Arberry

Make no excuses. You have disbelieved after your believing. If We forgive one party of you, We will chastise another party for that they were sinners.'

### Mahmoud Ghali

Do not excuse yourselves. You have readily disbelieved after your belief; in case We are clement towards a section of you, We will torment (another) section, for that they have been criminals.".

### E. Henry Palmer

Make no excuse! Ye have misbelieved after your faith; if we forgive one sect of you, we will torment another sect, for that they sinned!

### George Sale

Offer not an excuse: Now are ye become infidels, after your faith. If we forgive a part of you, we will punish a part, for that they have been wicked doers.

### Hamid S. Aziz

Make no excuse! You have disbelieved after your (confession of) faith; if We forgive one party of you, We will punish another party because they were guilty.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Do not vindicate your grievous wrong now by a prologue and an apology You have turned renegades. If We forgive some of you because of coming back to their senses, We will punish others who are indeed wicked.

### Muhammad Asad

Do not offer [empty] excuses! You have indeed denied the truth after [having professed] your belief [in it] - Though We may efface the sin of some of you, We shall chastise others - seeing that they were lost in sin.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Make no excuse; you have disbelieved after your belief. If We pardon one faction of you - We will punish another faction because they were criminals.

### Shabbir Ahmed

"Make no excuse. You have disbelieved after your confession of belief." If We forgive a group of you, there is another group whom We shall punish since they have violated human rights by stealing the fruit of others' labor." (Unless they restore their rights (4:17), (9:102), (25:70), (27:11)).

### Syed Vickar Ahamed

"You do not make excuses: You have rejected Faith after you had accepted it. If We pardon some of you, We will punish others among you:" (This is) because they were in sin.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | لَا — la | — | — |
| 2 | تَعْتَذِرُوا۟ — tea'teziru | hiç özür dilemeyin | عذر — Ayn-Zal-Ra |
| 3 | قَدْ — kad | andolsun | — |
| 4 | كَفَرْتُم — kefertum | siz inkar ettiniz | كفر — Kef-Fe-Ra |
| 5 | بَعْدَ — bea'de | sonra | بعد — Be-Ayn-Dal |
| 6 | إِيمَـٰنِكُمْ ۚ — imanikum | inandıktan | امن — Elif-Mim-Nun |
| 7 | إِن — in | eğer | — |
| 8 | نَّعْفُ — nea'fu | affetsek bile | عفو — Ayn-Fe-Vav |
| 9 | عَن — an | — | — |
| 10 | طَآئِفَةٍۢ — taifetin | bir kısmını | طوف — Ta-Vav-Fe |
| 11 | مِّنكُمْ — minkum | sizden | — |
| 12 | نُعَذِّبْ — nuazzib | azab edeceğiz | عذب — Ayn-Zal-Be |
| 13 | طَآئِفَةًۢ — taifeten | bir kısmına da | طوف — Ta-Vav-Fe |
| 14 | بِأَنَّهُمْ — biennehum | dolayı | — |
| 15 | كَانُوا۟ — kanu | — | كون — Kef-Vav-Nun |
| 16 | مُجْرِمِينَ — mucrimine | suç işlediklerinden | جرم — Cim-Ra-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/tevbe-suresi/65-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/tevbe-suresi/67-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
