# 9. Tevbe suresi 87. ayet

- **Sure:** 9. Tevbe suresi (Tövbe) — سُورَةُ ٱلتَّوْبَةِ
- **Ayet:** 87 / 129 · **Cüz:** 10 · **Mushaf sayfası:** 200
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/tevbe-suresi/87-ayet-meali

## Arapça

رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِ وَطُبِـعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

## Okunuş

Radu bi en yekunu meal havalifi ve tubia ala kulubihim fe hum la yefkahun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Geride kalan kadınlarla beraber bulunmaya razı oldular. Artık kalpleri mühürlenmiştir ve bu yüzden anlamazlar.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Geride kalan kadınlarla birlikte olmaya (kalmaya) razı oldular; (bu nedenle) onların kalplerine mühür vuruldu.[1] Artık (gerçeği) anlamazlar.

_Dipnotlar_
- [1] Ayette geçen "Onların kalplerine mühür vuruldu. Artık anlamazlar" cümlesi, geçerli mazereti olmamasına rağmen müslümanları savaş zamanlarında yalnız bırakıp kadınlarla birlikte şehirde kalmayı tercih eden münafıkların kalplerinin mühürlendiğini ve artık gerçekleri anlayamayacaklarını ifade etmektedir. Diğer konularda ise kişilerin kalplerinin mühürlenmesinin sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Benzer mesajlar: Bakara 2:7, 88; Nisâ 4:155; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:93, Yûnus 10:74; Nahl 16:108; Rûm 30:59; Mü'min 40:35; Muhammed 47:16; Münâfikûn 63:3.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onlar, geride kalanlarla[1] beraber olmayı tercih ettiler. Kalpleri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.

_Dipnotlar_
- [1] Muhaliflerle.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Kadınlarla beraber geride kalmaya razı oldular. Sanki kalplerinde yeni bir yapı oluşturulmuş[1] da kavrayamıyorlar[2].

_Dipnotlar_
- [1] Kafirlerin ön yargıları, istiare-i temsiliyye (alegori) ile canlandırılmıştır. İstiarede benzetme edatı gizlenir. Buradaki mecaz gerçek sanıldığı için benzetme edatı, tarafımızdan "sanki" sözüyle açığa çıkarılmıştır. ([Yasin 36/8](https://acikkuran.com/36/8)-[10](https://acikkuran.com/36/10), [Lokman 31/6](https://acikkuran.com/31/6)-[7,](https://acikkuran.com/31/7) [Casiye 45/6](https://acikkuran.com/45/6)-[7](https://acikkuran.com/45/7)). İstiaredeki "sanki" edatı açık edilmeyince bazı insanlar, Allah'ın kafirlerin önündeki tövbe /dönüş kapısını kapattığını ve onları özgürce karar alamayacak hale getirdiğini zannederler ve böylece hata yaparlar ([Nisa 4/18](https://acikkuran.com/4/18)). Oysa Allah'ın tövbe edildiği /dönüş yapıldığı takdirde affetmeyeceği bir günah yoktur ([Zümer 39/53](https://acikkuran.com/39/53)). Ayetleri görmezden gelen, onları rehber olarak kabul etmeyen ve Allah'ın risaletine düşmanlık yapan kişilerin tabiatı; bu yaptıklarında ısrar etmeleri nedeniyle değişir. Kalplerini, kulaklarını ve gözlerini kullanmaz hale gelirler. Böylece gerçekleri anlayamaz, duyamaz ve göremezler. Bu durum, aslında onların seçimlerinin sonucudur. Ayette sanki Allah onların yaradılışını değiştirmiş gibi ifade edilmesinin nedeni, onların hakikatten ne kadar uzaklaştıklarını vurgulamak içindir. Ayrıca Allah, kafirleri, en'ama benzetmiştir. Bunun sebebi de kalplerini, kulaklarını ve gözlerini hakkı bulmak için kullanmamalarıdır ([A'raf 7/179,](https://acikkuran.com/7/79) [Furkan 25/43](https://acikkuran.com/25/43)-[44](https://acikkuran.com/25/44)). Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki ayetlere bakınız: ([En'am 6/46](https://acikkuran.com/6/46)); ([Casiye 45/23](https://acikkuran.com/45/23)); ([Maide 5/13](https://acikkuran.com/5/13)); ([Nisa 4/155](https://acikkuran.com/4/155)), ([Araf 7/100](https://acikkuran.com/7/100)-[101](https://acikkuran.com/7/101)), ([Tevbe 9/87](https://acikkuran.com/9/87)[,93](https://acikkuran.com/9/93)), ([Yunus 10/74](https://acikkuran.com/10/74)), ([Nahl 16/106](https://acikkuran.com/16/106)-[108](https://acikkuran.com/16/108)), ([Rum 30/58](https://acikkuran.com/30/58)-[59](https://acikkuran.com/30/59)), ([Mümin 40/35](https://acikkuran.com/40/35)), ([Muhammed 47/16](https://acikkuran.com/47/16)), ([Münafikun 63/3](https://acikkuran.com/63/3)); ([Mutaffifın 83/14](https://acikkuran.com/83/14)); ([Saf 61/5](https://acikkuran.com/61/5))
- [2] [Tevbe 9/93.](https://acikkuran.com/9/93)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Geride kalanlarla birlikte olmayı seçtiler. Bu yüzden, yüreklerine damga vuruldu; artık anlamazlar.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Geri kalanlarla birlikte olmayı gönülden kabullendiler; sonunda kalplerine mühür basıldı: artık onlar gerçeği kavrayamazlar.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Geride kalan kadınlarla beraber olmayı yeğlediler. Kalpleri üzerine mühür basılmıştır. Artık anlayıp kavrayamazlar.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

(Savaştan) Geri kalanlarla birlikte olmayı seçtiler. Onların kalbleri mühürlenmiştir. Bundan dolayı kavrayıp anlamazlar.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kadınlarla beraber olmaya razı oldular, kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar gerçeği kavrayamazlar.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Geride kalanlarla birlikte olmayı yeğlediler ve bu yüzden de onların kalpleri mühürlendi; öyle ki, artık hakkı kavrayamazlar.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Kadınlarla beraber olmaya razı oldular, kalplerinin üzeri tab edildi, artık onlar gayeyi fehmetmezler

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Geride kalan kadınlarla beraber olmağa razı oldular, kalbleri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.

### Gültekin Onan

(Savaştan) Geri kalanlarla birtikte olmayı seçtiler. Onların kalpleri mühürlenmiştir. Bundan dolayı kavrayamazlar (la yefkahum).

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlar oturanlarla beraber olmalarını hoş gördüler. Kalblerine mühür vurulmuş onların. Bundan dolayı onlar (cihadda olan hikmeti, gaayeyi, Resule muvaafakatdaki seadeti, ondan geri kalmanın şekaavetini) iyice anlamazlar.

### İbni Kesir

Geri kalanlarla birlikte oturmaya razı oldular. Kalblerine mühür vurulmuştur onların. Bu yüzden onlar iyice anlamazlar.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Geri kalan aciz kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Kalpleri kapanmıştır. Bu yüzden anlamazlar.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Savaşa katılmayıp geride kalan kadınlar, çocuklar, acizler ile beraber olmaya razı oldular. . . Kalplerine mühür vuruldu (anlayışları kilitlendi)! Artık onlar anlayamazlar!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onlar, geride kalanlarla beraber olmayı tercih ettiler. Kalpleri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.

### Progressive Muslims

They were content to stay with those who remained behind, and God stamps their hearts, for they do not comprehend.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

They are content to be with those who remain; and their hearts are sealed, so they understand not.

### Aisha Bewley

They are pleased to be with those who stay behind. Their hearts have been stamped so they do not understand.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

They chose to be with the sedentary. Consequently, their hearts were sealed, and thus, they cannot comprehend.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

They were content to stay with those who remained behind, and it was imprinted on their hearts, for they do not understand.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Muhaliflerle birlikte kalmak onlara pek hoş gelir. Kalpleri üzerinde yeni bir yapı oluşur; artık anlayamazlar.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onlar, geride kalanlarla[1] beraber olmayı tercih ettiler. Kalpleri[2] mühürlendi, artık onlar anlamazlar.

_Dipnotlar_
- [1] Muhaliflerle.
- [2] İlahi cevher. İdrak etmenin, düşüncenin merkezi. Kur'an'da kalp, düşünme, akletme, anlama, kavrama, şeylerin hakikatini bilme melekesi/yetisi anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da akletme/düşünme fiili kalbe ait olarak görülmüş; düşünmenin ve anlamanın kalbin bir işlevi olduğu belirtilmiştir. Kalp, bu özelliklerinden dolayı ilahi hitaba muhataptır, yükümlü ve sorumludur. "Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar; kalbin beyinle çok geniş bir iletişim sistemine sahip olduğunu ve düşünceleri, duyguları ve aklı düzenleyen ve tüm beyin fonksiyonlarını etkileme gücüne sahip bir organ olduğunu göstermektedir."

### Taqi Usmani

They are happy to be with women who sit back, and their hearts are sealed; so they do not understand.

### Marmaduke Pickthall

They are content that they should be with the useless and their hearts are sealed, so that they apprehend not.

### Abdul Haleem

they prefer to be with those who stay behind. Their hearts have been sealed: they do not comprehend.

### Al-Hilali & Khan

They are content to be with those (the women) who sit behind (at home). Their hearts are sealed up (from all kinds of goodness and right guidance), so they understand not.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

They preferred to stay behind with the helpless, and their hearts have been sealed so they do not comprehend.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

[9:87] They were content to stay behind with the womenfolk. Their hearts were sealed, leaving them bereft of understanding.

### Abdullah Yusuf Ali

They prefer to be with (the women), who remain behind (at home): their hearts are sealed and so they understand not.

### Mahmoud Ghali

They are satisfied to be with the ones tarrying behind, (i. e. among the women, who generally remain behind) and their hearts are stamped upon, so they do not comprehend.

### George Sale

They are well pleased to be with those who stay behind, and their hearts are sealed up; wherefore they do not understand.

### Amatul Rahman Omar

They are pleased to be (counted) with the misbehaved and worthless (folk) and a seal has been set upon their hearts so that they do not understand.

### Ali Quli Qarai

They are pleased to be with those who stay back, and their hearts have been sealed. So they do not understand.

### E. Henry Palmer

They are content to be with those who are left behind. A stamp is set upon their hearts that they should not discern.

### Hamid S. Aziz

They are content to be with those who are useless, and a seal is set upon their heart that they understand not.

### Bijan Moeinian

Their choice of staying behind, has led their hearts to be sealed; thus they are deprived of the faculty of understanding.

### Arthur John Arberry

They are well-pleased to be with those behind, and a seal has been set upon their hearts, so the they understand not.

### Mohamed Ahmed - Samira

They prefer to be with women who (are allowed to) stay at home during war, and their hearts are sealed; so they fail to understand.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Satisfied in mind to remain behind with the stay-at-home, they rejoiced beyond a common joy; their hearts have been impressed with dullness of comprehension and therefore they do not apprehend the voice from heaven nor can they be provoked to apprehend virtue

### Muhammad Asad

They were well-pleased to remain with those who were left behind - where for their hearts have been sealed, so that they cannot grasp the truth.

### Shabbir Ahmed

They are well pleased to be with the disabled, the elderly, the women and children, and the ill. This attitude puts a seal on their hearts. They seldom understand (that fear can only be overcome with action (2:277), (6:48), (6:81)).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

They were satisfied to be with those who stay behind, and their hearts were sealed over, so they do not understand.

### Syed Vickar Ahamed

They like to be with those, who remain behind: Their hearts are closed, and so they do not understand.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | رَضُوا۟ — radu | razı oldular | رضو — Ra-Dad-Vav |
| 2 | بِأَن — bien | — | — |
| 3 | يَكُونُوا۟ — yekunu | olmaya | كون — Kef-Vav-Nun |
| 4 | مَعَ — mea | beraber | — |
| 5 | ٱلْخَوَالِفِ — l-havalifi | geride kalan kadınlarla | خلف — Kh-Lam-Fe |
| 6 | وَطُبِعَ — ve tubia | ve mühürlendi | طبع — Ta-Be-Ayn |
| 7 | عَلَىٰ — ala | üzeri | — |
| 8 | قُلُوبِهِمْ — kulubihim | kalbleri | قلب — Kaf-Lam-Be |
| 9 | فَهُمْ — fehum | artık onlar | — |
| 10 | لَا — la | — | — |
| 11 | يَفْقَهُونَ — yefkahune | anlamazlar | فقه — Fe-Kaf-he |

---
Önceki: https://acikkuran.com/tevbe-suresi/86-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/tevbe-suresi/88-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
