# 36. Yasin suresi 67. ayet

- **Sure:** 36. Yasin suresi (Yasin) — سُورَةُ يٰسٓ
- **Ayet:** 67 / 83 · **Cüz:** 23 · **Mushaf sayfası:** 443
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/yasin-suresi/67-ayet-meali

## Arapça

وَلَوْ نَشَٓاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلٰى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِياًّ وَلَا يَرْجِعُونَ۟

## Okunuş

Ve lev neşau le mesahnahum ala mekanetihim fe mastetau mudiyyen ve la yerciun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Dileseydik, oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi; ne geri gelmeye!

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Dileseydik oldukları yerde şekillerini değiştirirdik de ileri gitmeye güç yetiremezlerdi ve geri de dönemezler(di)![1]

_Dipnotlar_
- [1] Bu ayet şöyle de tercüme edilebilir: "Dileseydik, onları bulundukları yere çakardık da ne ileri gidebilirlerdi ne de geri dönebilirlerdi!"

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük[1], ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.

_Dipnotlar_
- [1] İradesiz, hareket edemez bir nesne yapardık.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Biz tercih etseydik onları elbette oldukları yerde başka bir varlığa dönüştürürdük. Artık ne ileri ne de geri gidebilirlerdi.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Eğer dileseydik, oldukları yerde onları değiştirirdik. Ne ileri gitmeye ne de geri dönmeye güçleri yetmezdi.[372]

_Dipnotlar_
- [372] "Değiştirirdik." olarak yazdığımız söylem, kimi Kur'an çevirilerinde, "Başka yaratıklara dönüştürürdük." veya "Hayvana çevirirdik." veya "Dondururduk." veya "Başka bir kalıba sokardık." biçiminde çevrilmiştir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Eğer (böyle olmalarını) dileseydik, mutlaka onları kendi konumlarına göre başka bir hale dönüştürürdük. O takdirde ne savuşturabilirler ne de geri dönebilirlerdi.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Dilesek, onları oldukları yerde hayvana çeviririz. O zaman ne ileri gitmeye güçleri yeter ne de geri dönebilirler.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine dilesek kendilerini oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de dönebilirlerdi.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Eğer (doğru ile yanlış arasında seçim yapma özgürlüğünden yoksun olmalarını) dilemiş olsaydık, onları kesinlikle farklı bir tabiatta yaratırdık ve bulundukları yerde (kökleştirirdik ki) ne ileri gidebilsinler, ne de geri dönebilsinler.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Daha dilesek kendilerini oldukları yerde meshediverdik de ne ileri gidebilirlerdi ne dönebilirlerdi

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Dilesek kılıklarını değiştirip onları oldukları yerde dondururduk, ne ileri gidebilir, ne geri dönebilirlerdi.

### Gültekin Onan

Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Yine dileseydik onları oldukları yerde suratlarını değişdirib bambaşka çirkin bir mahiyyete getirirdik de ne ileri gitmiye, ne geri dönüb gelmiye güçleri yetmezdi.

### İbni Kesir

Biz isteseydik; onları oldukları yerde dondururduk da ileri geçmeye güçleri yetmezdi. Geri de dönemezlerdi.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Eğer dileseydik, kalıplarını değiştirirdik de ileri gitmeye de geri dönmeye de güçleri yetmezdi.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Dileseydik mekanları üzere onları mesh ederdik (bulundukları anlayış üzere onları sabitlerdik) de artık ne ileri gitmeye güçleri yeterdi ve ne de eski hallerine dönebilirlerdi.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük,[1] ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.

_Dipnotlar_
- [1] İradesi elinden alınmış, hareket edemez bir nesne yapardık.

### Progressive Muslims

And if We wished, We can freeze them in their place; thus, they can neither move forward, nor go back.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And had We willed, We would have so transformed them in their places, they could neither proceed nor return.

### Aisha Bewley

If We wished, We could transform them where they stand so they would neither be able to go out nor return.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

If we will, we can freeze them in place; thus, they can neither move forward, nor go back.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

And if We wished, We can freeze them in their place; thus, they can neither move forward, nor go back.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Düzeni farklı kursaydık[1] onları, oldukları yerde başka kalıba sokardık. Sonra ne yola devam edebilir ne de geri dönebilirlerdi.

_Dipnotlar_
- [1] Önceki dipnota bkz.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük, [1] ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.

_Dipnotlar_
- [1] İradesiz, hareket edemez bir nesne yapardık.

### Marmaduke Pickthall

And had We willed, We verily could have fixed them in their place, making them powerless to go forward or turn back.

### Al-Hilali & Khan

And if it had been Our Will, We could have transformed them (into animals or lifeless objects) in their places. Then they would have been unable to go forward (move about) nor they could have turned back.[1]

### Abdullah Yusuf Ali

And if it had been Our Will, We could have transformed them (to remain) in their places; then should they have been unable to move about, nor could they have returned (after error).

### Taqi Usmani

And If We so will, We would disfigure them at their places, and they would not be able to move, nor would they return.

### Abdul Haleem

If it had been Our will, We could have paralysed them where they stood, so that they could not move forward or backward.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

If We so willed, We would have transformed them where they were so that they would not go forward or backward.[1]

_Dipnotlar_
- [1] After depicting the scene of Resurrection, the people are being warned to this effect: The Resurrection may seem yet far off to you, but even if you consider seriously your life in this world of which you are so proud, you will see how helpless you are in the powerful grip of Allah. Your eyes by virtue of whose sight you are carrying out all your obligations in the world can be blinded at one command of Allah. Your legs on whose strength you are showing all this activity can become paralyzed as and when Allah wills. As long as the powers and capabilities granted by Allah continue to function, you remain lost in the arrogance of your self, but as soon as one of them fails to function, you come to understand how helpless you are.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

And had We willed, We could have transfigured them on the spot,[1] so they could neither progress forward nor turn back.

### Mahmoud Ghali

And if We had (so) decided, We would have indeed disfigured them in (spite of) their situation; then in no way could they be passing, nor could they return.

### Hamid S. Aziz

And if We please We would surely transform them in their place, then they would not be able to go on, nor will they return (after error).

### Amatul Rahman Omar

If We had (so) willed, We could have surely destroyed them where they were, so that they would not be able to move forward nor turn back.

### Arthur John Arberry

Did We will, We would have changed them where they were, then they could not go on, nor could they return.

### E. Henry Palmer

And if we pleased we would transform them in their places, and they should not be able to go on, nor yet to return.

### Bijan Moeinian

I may decide to freeze them so that they stay motionless; not being able to move around.

### George Sale

And if We pleased We could transform them into other shapes, in their places where they should be found; and they should not be able to depart: Neither should they repent.

### Ali Quli Qarai

And had We wished We would have deformed them in their place; then they would have neither been able to go ahead nor to go back.

### Mohamed Ahmed - Samira

And if We pleased We could paralyse them in their tracks, and they would not be able to move forward or turn back.

### Muhammad Asad

And had it been Our will [that they should not be free to choose between right and wrong], We could surely have given them a different nature [and created them as beings rooted] in their places, so that they would not be able to move forward, and could not turn back. ]

### Syed Vickar Ahamed

And if it was Our Will, We could have transformed them (just to be) in their places; Then they would not have been able to forward (move about), and they could not have turned back.

### Shabbir Ahmed

And had We so Willed, We could have degraded them driven by instincts, powerless to advance or retreat in their potentials.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And had We willed We would have transmuted them and frozen them physically and spiritually in their unprivileged site, then they would have been unable to move forward to repent and do good nor backward to do evil.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And if We willed, We could have deformed them, [paralyzing them] in their places so they would not be able to proceed, nor could they return.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَلَوْ — velev | ve eğer | — |
| 2 | نَشَآءُ — neşa'u | dilesek | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 3 | لَمَسَخْنَـٰهُمْ — lemesehnahum | değiştirip dondururduk | مسخ — Mim-Sin-Kh |
| 4 | عَلَىٰ — ala | — | — |
| 5 | مَكَانَتِهِمْ — mekanetihim | onları oldukları yerde | كون — Kef-Vav-Nun |
| 6 | فَمَا — fema | artık | — |
| 7 | ٱسْتَطَـٰعُوا۟ — stetau | güçleri yetmez | طوع — Ta-Vav-Ayn |
| 8 | مُضِيًّۭا — mudiyyen | ileri gitmeye | مضي — Mim-Dad-Ye |
| 9 | وَلَا — ve la | ne de | — |
| 10 | يَرْجِعُونَ — yerciune | geri dönmeye | رجع — Ra-Cim-Ayn |

---
Önceki: https://acikkuran.com/yasin-suresi/66-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/yasin-suresi/68-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
