# 36. Yasin suresi 7. ayet

- **Sure:** 36. Yasin suresi (Yasin) — سُورَةُ يٰسٓ
- **Ayet:** 7 / 83 · **Cüz:** 22 · **Mushaf sayfası:** 439
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/yasin-suresi/7-ayet-meali

## Arapça

لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

## Okunuş

Lekad hakkal kavlu ala ekserihim fe hum la yu'minun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Andolsun ki, onların çoğu gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Şüphesiz ki onların çoğuna (gafletlerine karşılık) azap vaadi gerçekleşmiştir.[1](Onlar) iman etmezler.

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: Yûnus 10:33, 96; Mü'min 40:6.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Ant olsun ki, onların çoğu üzerine söz[1] hakk oldu. Artık onlar iman etmezler.

_Dipnotlar_
- [1] Karar, ilke. Azap. Gerçeği yalanlayarak nankörlük edenlerin, büyüklenerek yeryüzünde haksızlık yapanların, ortak koşanların; yapılan bütün uyarılara aldırmamaları ve bu tutumlarını baskı ve zulme dönüştürmeleri durumunda, yani zulmetmeleri onların cezalandırılmalarını zorunlu kıldığından, Allah, onlara hiçbir zaman iman nasip etmeyecektir. Ki zulümleri karşılıksız kalmasın. Bu zalimlerin Cehennem'e gideceklerine dair alınan bir karardır, gerçekleşecek bir sözdür. Allah, zalimlere, yaptıklarının karşılığını görmeleri, hak ettikleri cezayı bulmaları için onlara hidayet nasip etmeyecektir. Bu husus yüzlerce ayette açıkça ifade edilmektedir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Onların çoğu için o söz /cezalandırma sözü hak oldu, çünkü onlar inanıp güvenmiyorlar[1].

_Dipnotlar_
- [1] Kur'an'ın Allah'ın sözü olduğunu anlayan ona inanır, ama hayat tarzını ve beklentilerini değiştirmek istemeyen, Kur'an'ı görmezlikte direnerek kafir olur. Arapçada bir şeyin üstünü örtene kafir denir. Kafirler doğruları bilirler ama hesaplarına uymadığı için görmezlikten gelirler ([Al-i İmran 3/106,](https://acikkuran.com/3/106) [En'am 6/109,](https://acikkuran.com/6/109) [A'raf 7/146,](https://acikkuran.com/7/146) [Yunus 10/33,](https://acikkuran.com/10/33) [96](https://acikkuran.com/10/96)-[97,](https://acikkuran.com/10/97) [Şuara 26/201](https://acikkuran.com/26/201)).

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Gerçek şu ki, sözü verilen, onların çoğu üzerine gerçekleşmiştir; onlar, artık inanmazlar.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Doğrusu, onlardan bir çoğu hakkındaki söz tahakkuk etmiştir: artık asla iman etmeyecekler.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Yemin olsun ki, onların çoğuna söz hak olmuştur, artık onlar iman etmezler.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, pek çoklarına karşı söz hak olmuştur da artık onlar imana gelmezler.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Onların çoğuna karşı (Allah'ın gazap) sözü mutlaka gerçekleşecektir; çünkü onlar iman etmezler.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Celalim hakkı için daha çoklarına karşı söz hakkolmuştur da onlar iymana gelmezler

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Andolsun onların çoğuna o söz (cinlerden ve insanlardan bir kısmını cehenneme dolduracağım, sözü) hak oldu; artık onlar inanmazlar.

### Gültekin Onan

Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur, artık inanmazlar.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Andolsun ki bunların çoğunun üzerine o söz hak olmuşdur. Artık bunlar iman etmezler.

### İbni Kesir

Andolsun ki; onların, çoğunun üzerine, söz hak olmuştur. Onlar, artık iman etmezler.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Çoğu için buyruk gerçekleşmiştir, onlar iman etmezler.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Andolsun ki onların çoğunluğuna o söz (Cehennem, insanların ve cinlerin çoğuyla dolacaktır; sözü) Hak olmuştur! Bu sebeple onlar iman etmezler!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun ki, onların çoğu üzerine söz[1] hakk oldu. Artık onlar inanmazlar.

_Dipnotlar_
- [1] Karar, ilke. Azap. Gerçeği yalanlayarak nankörlük edenlerin, büyüklenerek yeryüzünde haksızlık yapanların, ortak koşanların, yapılan bütün uyarılara aldırmamaları ve bu tutumlarını baskı ve zulme dönüştürmeleri durumunda, yani zulmetmeleri onların cezalandırılmalarını zorunlu kıldığından, Allah, onlara hiçbir zaman iman nasip etmeyecektir. Ki zulümleri karşılıksız kalmasın. Bu zalimlerin Cehennem'e gideceklerine dair alınan bir karardır, gerçekleşecek bir sözdür. Allah, zalimlere, yaptıklarının karşılığını görmeleri, hak ettikleri cezayı bulmaları için onlara hidayet nasip etmeyecektir. Bu husus yüzlerce ayette açıkça ifade edilmektedir.

### Progressive Muslims

The retribution has been deserved by most of them, for they do not believe.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Binding has become the word upon most of them, so they do not believe.

### Aisha Bewley

The Word has been justly carried out against most of them so they have no iman.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

It has been predetermined that most of them do not believe.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

The retribution has been deserved by most of them, for they do not believe.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onlardan çoğu, bunun gerçek anlamda Allah'ın sözü olduğunu anladıkları halde inanmıyorlar[1].

_Dipnotlar_
- [1] Tıpkı şu ayette olan durum meydana gelmişti:

 النمل (27) وَجَحَدُوا بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَا أَنفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّا فَانظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِدِينَ  14}

 Burada fa, önceki cümleyi, sonraki cümlenin hali yapar. Bkz. Muhamme İsbir, Bilal Cüneydi, eş-Şamil, Mucem fi ulum'il-luğa'l-arabiyye ve mustalahatiha, Ahkam'ul-fa,  Beyrut 1985, ikinci baskı. Daha geniş bilgi kitabın sonundadır. (Kn.ile ilg. Bkz. Ennahvü-l vafi c. 3 s. 575)

 Kur'an'ın Allah'ın sözü olduğunu anlayınca ona önce inanırlar ama hayat tarzlarını değiştirmek istemezlerse görmezlikten gelmeye başlar kafir olurlar. Zaten inanmadan kafir olunmaz.. Allah Teala şöyle buyurur: O gün nice yüzler ak çıkar, nice yüzler de kararır. Yüzleri kararanlara şöyle denir: "Siz inandıktan sonra kafir oldunuz, değil mi? Kafir olmanıza karşılık, tadın şu azabı!"(Al-i İmran 3/106)

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Ant olsun ki, onların çoğu üzerine söz[1] hakk oldu. Artık onlar inanmazlar.

_Dipnotlar_
- [1] Karar, ilke. Azap. Gerçeği yalanlayarak nankörlük edenlerin, büyüklenerek yeryüzünde haksızlık yapanların, ortak koşanların, yapılan bütün uyarılara aldırmamaları ve bu tutumlarını baskı ve zulme dönüştürmeleri durumunda, yani zulmetmeleri onların cezalandırılmalarını zorunlu kıldığından, Allah, onlara hiçbir zaman iman nasip etmeyecektir. Ki zulümleri karşılıksız kalmasın. Bu zalimlerin Cehennem'e gideceklerine dair alınan bir karardır, gerçekleşecek bir sözdür. Allah, zalimlere, yaptıklarının karşılığını görmeleri, hak ettikleri cezayı bulmaları için onlara hidayet nasip etmeyecektir. Bu husus yüzlerce ayette açıkça ifade edilmektedir.

### Marmaduke Pickthall

Already hath the judgment, (for their infidelity) proved true of most of them, for they believe not.

### Abdullah Yusuf Ali

The Word is proved true against the greater part of them: for they do not believe.

### Al-Hilali & Khan

Indeed the Word (of punishment) has proved true against most of them, so they will not believe.

### Abdul Haleem

The verdict has been passed against most of them, for they refuse to believe.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Surely most of them merit the decree of chastisement; so they do not believe.[1]

_Dipnotlar_
- [1] This is about those people who were being obstinate and stubborn with regard to the message of the Prophet (peace be upon him) and had made up their minds not to listen to him at all. This is because: They have already deserved the torment; therefore, they do not believe. It means: The people who do not heed the admonition, and persist in their denial and hostile attitude to the truth in spite of the final warning from Allah conveyed through the Prophets, are themselves overwhelmed by the evil consequences of their misdeeds and deprived of every opportunity to believe. The same thing has been expressed more clearly in (verse 11 )below: You can only warn him who follows the admonition and fears the Merciful God though he cannot see Him.

### Taqi Usmani

The word has indeed come true about most of them, so they will not believe.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

The decree ˹of torment˺ has already been justified against most of them, for they will never believe.

### Mahmoud Ghali

Indeed the Saying has already come true against most of them, so they do not believe.

### E. Henry Palmer

Now is the sentence due against most of them, for they will not believe.

### Ali Quli Qarai

The word has certainly become due against most of them, so they will not have faith.

### Amatul Rahman Omar

Surely, most of them merit the sentence of Our punishment for they would not believe.

### Bijan Moeinian

Although our message is proven to be true to most of them, still they do not believe.

### George Sale

Our sentence hath justly been pronounced against the greater part of them; wherefore they shall not believe.

### Arthur John Arberry

The Word has been realised against most of them, yet they do not believe.

### Hamid S. Aziz

That you may warn a people whose fathers were not warned, and so they are heedless.

### Mohamed Ahmed - Samira

The sentence is surely justified against most of them, for they do not believe.

### Muhammad Asad

Indeed, the word [of God’s condemnation] is bound to come true against most of them: for they will not believe.

### Shabbir Ahmed

The Word is bound to come True that since most of them will deny the Message they will suffer the consequences.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Already the word has come into effect upon most of them, so they do not believe.

### Syed Vickar Ahamed

Indeed, the Word (Punishment of Allah) is proved true against the greater part (or most) of them: Still, they do not believe,

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

The prophecy of their aversion to the divine message by the majority has been fulfilled, for they decline to accept it.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | لَقَدْ — lekad | andolsun | — |
| 2 | حَقَّ — hakka | hak oldu | حقق — Ha-Kaf-Kaf |
| 3 | ٱلْقَوْلُ — l-kavlu | o söz | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 4 | عَلَىٰٓ — ala | üzerine | — |
| 5 | أَكْثَرِهِمْ — ekserihim | onların çoğu | كثر — Kef-Se-Ra |
| 6 | فَهُمْ — fehum | artık onlar | — |
| 7 | لَا — la | — | — |
| 8 | يُؤْمِنُونَ — yu'minune | inanmazlar | امن — Elif-Mim-Nun |

---
Önceki: https://acikkuran.com/yasin-suresi/6-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/yasin-suresi/8-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
