# 10. Yunus suresi 103. ayet

- **Sure:** 10. Yunus suresi (Yunus) — سُورَةُ يُونُسَ
- **Ayet:** 103 / 109 · **Cüz:** 11 · **Mushaf sayfası:** 219
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/yunus-suresi/103-ayet-meali

## Arapça

ثُمَّ نُنَجّ۪ي رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كَذٰلِكَۚ حَقاًّ عَلَيْنَا نُنْجِ الْمُؤْمِن۪ينَ۟

## Okunuş

Summe nunecci rusulena vellezine amenu kezalik, hakkan aleyna nuncil mu'minin.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Sonra biz, peygamberlerimizi ve aynı şekilde iman edenleri kurtarırız. İnananları kurtarmamız, üzerimize bir haktır.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Sonra biz elçilerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte böylece, üzerimize bir borç olarak inananları kurtaracağız.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Sonra Resullerimizi ve İman Edenleri kurtarırız. İman Edenleri kurtarmak üzerimize bir haktır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

O sırada[1] elçilerimizi ve inanıp güvenenleri ayırıp kurtarırız. Bu böyledir, boynumuza borçtur, biz müminleri kurtarırız[2].

_Dipnotlar_
- [1] Ayetteki "sümme = ثمَ" edatına mutlak beraberliği ifade eden "o sırada" anlamı verilmiştir. Çünkü "sümme" dört türlü kullanımı olan bir edattır. Bu kullanımlardan biri, sıralama veya öncelik-sonralık kastedilmeksizin mutlak beraberliği ifade eder (Mu'cemu'l-Lugati'l-Arabiyyeti'l-Muasıra, lem-ül Kutub; 1429 h., 2008; c:1, s:328; [Yunus 10/103;](https://acikkuran.com/10/103) [Hud 11/3,](https://acikkuran.com/11/3) [52](https://acikkuran.com/11/52)
- [2] [Yusuf 12/110,](https://acikkuran.com/12/110) [Enbiya 21/7](https://acikkuran.com/21/7)-[9.](https://acikkuran.com/21/9) Kurtarmak anlamına gelen (نجو) 'ncv' kelimesi ayette hem if'al hem de tef'il babında geçmektedir. Kelimenin tef'il babındaki kullanımında, "ayırarak kurtarma" şeklinde, kurtarmanın keyfiyetine işaret eden bir anlam bulunduğu için bu durum meale yansıtılmıştır. Çünkü [Yunus 10/98.](https://acikkuran.com/10/98) ayete göre insanlık tarihinde topyekün iman eden tek toplum Yunus Aleyhisselamın halkıdır. Bu sebeple onların üzerinden azabın kaldırıldığı bildirilmektedir. Bunun dışındaki toplumlara azap geldiğinde elçileriyle birlikte iman edenlerin inanmayanlardan ayrılarak kurtarıldığı bu ayette ortaya konmaktadır. Nitekim Lut Aleyhisselam ve ailesi ile Nuh Aleyhisselam ve gemiye binen müminler bu durumun örneklerinden ikisidir.

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Sonra, elçilerimizi ve inananları kurtarırız. İşte böyle, inananları kurtarmak, üzerimizde bir yükümlülüktür.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Sonuçta, elçilerimizi (ötekilerin başına gelecek her beladan) kurtarırız; aynı şekilde iman eden kimseleri de (kurtarırız): İşin gerçeği, mü'minleri kurtarmak en çok Bize düşer.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Sonunda biz, resullerimizi ve iman edenleri kurtarıyoruz. İşte böyledir. Üzerimize bir borç olarak, inananları kurtarırız.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Sonra biz, elçilerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız; mü'minleri kurtarmamız bizim üzerimize bir haktır.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra Biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız; işte Biz böyle üzerimize düşen bir görev olarak mü'minleri kurtarırız.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

(Çünkü bu konudaki değişmeyen uygulama şudur: hakkı inkar edip ayetlerimizi yalanlamaya kalkışanların felaketlerini hazırlarız;) ve buna karşılık elçilerimizi ve imana erişenleri kurtarırız. İşte bize hak olan, böylece inananları kurtarmamızdır.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Sonra resullerimizi ve iman edenleri kurtarırız. (Ey Muhammed!) Aynı şekilde üzerimize bir hak olarak, inananları da kurtaracağız.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sonra Resullerimizi ve iyman edenleri kurtarırız, biz böyle uhdemizde bir hakk olarak mü'minleri kurtarırız

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sonunda elçilerimizi ve inananları kurtarırız. İşte böyle, üzerimize bir borç olarak mü'minleri kurtarırız.

### Gültekin Onan

Sonra biz, elçilerimizi ve inananları böyle kurtarırız; inançlıları kurtarmamız bizim üzerimize bir haktır.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Nihayet biz resullerimizi ve iman edenleri selamete erdiririz. (Müşriklere azab çatdığı zaman) böylece mü'minleri de, üstümüzde bir hak olarak, kurtaracağız.

### İbni Kesir

Sonra Biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız. Böylece üstümüze bir hak olarak mü'minleri kurtaracağız.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Sonra biz Peygamberlerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız. İman edenleri verdiğimiz söz gereğince kurtarmamız bize haktır.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Sonra (azap geldiğinde) biz Rasullerimizi ve iman etmişleri kurtarırız. . . İman edenleri kurtarmamız, üzerimize bir haktır.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Sonra rasullerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İman edenleri kurtarmak üzerimize bir haktır.

### Progressive Muslims

Then We will save Our messengers and those who believe. It is thus binding upon Us that We save the believers.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Then will We save Our messengers, and those who heed warning; thus is it binding upon Us: We save the believers.

### Aisha Bewley

Then We will rescue Our Messengers and those who have iman as well. It is incumbent upon Us to rescue the muminun.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

We ultimately save our messengers and those who believe. It is our immutable law that we save the believers.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Then We will save Our messengers and those who believe. It is thus binding upon Us that We save the believers.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Sonra elçilerimizi ve inanıp güvenenleri kurtarırız. Bu hep böyledir. İnanıp güvenenleri kurtarmak boynumuzun borcudur.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Sonra resullerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İman edenleri kurtarmak üzerimize bir haktır.

### Marmaduke Pickthall

Then shall We save Our messengers and the believers, in like manner (as of old). It is incumbent upon Us to save believers.

### Abdullah Yusuf Ali

In the end We deliver Our messengers and those who believe: Thus is it fitting on Our part that We should deliver those who believe!

### Taqi Usmani

Then We (used to) save Our messengers and those who believed. Similarly, it being undertaken by Us, We shall save the believers.

### Abdul Haleem

In the end We shall save Our messengers and the believers. We take it upon Ourself to save the believers.

### Al-Hilali & Khan

Then (in the end) We save Our Messengers and those who believe! Thus it is incumbent upon Us to save the believers.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Then, (when Allah's wrath falls upon the wicked) We save our Messengers and also those who believe. It is incumbent on Us to deliver the believers.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Then We saved Our messengers and those who believed. For it is Our duty to save the believers.

### Mahmoud Ghali

Thereafter We will safely deliver Our Messengers and the ones who have believed. Thus, as is truly (binding) on Us, We will deliver the believers.

### George Sale

Then will We deliver our apostles and those who believe. Thus is it a justice due from Us, that We should deliver the true believers.

### Bijan Moeinian

When the day of punishment arrives, I will save My Messenger and those who have joined him. This is the way that I have chosen to operate. thus I will save the believers.

### E. Henry Palmer

Then we will save our apostles and those who believe; thus is it due from us to save believers.

### Hamid S. Aziz

What expect they but the like of the days of those who passed away before them? Say, "Wait you then! Verily, I, too, will wait with you. "

### Amatul Rahman Omar

Then (when the punishment descends, We shall destroy the evil doers, but) We shall save Our Messengers and those who believed. Thus (does it always happen), We have made it binding upon Ourselves to save the believers.

### Ali Quli Qarai

Then We shall deliver Our apostles and those who have faith. Thus it is a must for Us to deliver the faithful.

### Arthur John Arberry

Then We shall deliver Our Messengers and the believers. Even so, as is Our bounden duty, We shall deliver the believers.

### Mohamed Ahmed - Samira

Thus do We deliver our apostles and those who believe. As a matter of duty We save the believers.

### Muhammad Asad

[For thus it always happens: We seal the doom of all who deny the truth and give the lie to Our messages;] and thereupon We save Our apostles and those who have attained to faith. Thus have We willed it upon Ourselves: We save all who believe [in Us],

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

There and then will We deliver from peril Our Messengers together with those who accepted them and recognized their missions. Thus it is a duty incumbent on us to save those who conformed to Our will and to Our system of faith and worship.

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Then We will save our messengers and those who have believed. Thus, it is an obligation upon Us that We save the believers

### Shabbir Ahmed

(At the time of Requital) We save Our Messengers and the community of believers as in the old times. It is incumbent upon Us to save the community of true believers.

### Syed Vickar Ahamed

In the end We save Our messengers and those who believe: Thus it is right on Our part that We should save those who believe!

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ثُمَّ — summe | Sonra | — |
| 2 | نُنَجِّى — nunecci | kurtarırız | نجو — Nun-Cim-Vav |
| 3 | رُسُلَنَا — rusulena | resullerimizi | رسل — Ra-Sin-Lam |
| 4 | وَٱلَّذِينَ — vellezine | ve kimseleri | — |
| 5 | ءَامَنُوا۟ ۚ — amenu | iman eden(leri) | امن — Elif-Mim-Nun |
| 6 | كَذَٰلِكَ — kezalike | işte böyle | — |
| 7 | حَقًّا — hakkan | bir haktır | حقق — Ha-Kaf-Kaf |
| 8 | عَلَيْنَا — aleyna | üzerimize | — |
| 9 | نُنجِ — nunci | kurtarmak | نجو — Nun-Cim-Vav |
| 10 | ٱلْمُؤْمِنِينَ — l-mu'minine | Mü'minleri | امن — Elif-Mim-Nun |

---
Önceki: https://acikkuran.com/yunus-suresi/102-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/yunus-suresi/104-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
