# 10. Yunus suresi 36. ayet

- **Sure:** 10. Yunus suresi (Yunus) — سُورَةُ يُونُسَ
- **Ayet:** 36 / 109 · **Cüz:** 11 · **Mushaf sayfası:** 212
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/yunus-suresi/36-ayet-meali

## Arapça

وَمَا يَتَّبِعُ اَكْثَرُهُمْ اِلَّا ظَناًّۜ اِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـٔاًۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ

## Okunuş

Ve ma yettebiu ekseruhum illa zanna, innez zanne la yugni minel hakkı şey'a, innallahe alimun bima yef'alun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

Onların çoğu, zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan hiçbir şeyin yerini tutmaz. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilendir.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

Onların çoğu zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz ki zan, gerçeklik bakımından hiçbir şey ifade etmez.[1] Şüphesiz ki Allah onların yapmakta olduklarını bilendir.

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: En‘âm 6:116, 148; Yûnus 10:66; Câsiye 45:24; Necm 53:28.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Onların çoğu, ancak zanna[1] uyarlar. Kuşkusuz zan hakikatin yerini tutamaz. Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilendir.

_Dipnotlar_
- [1] Vahiy dışı bilgi. Zann kelimesi Cahiliye'de tahmin, sanı anlamında değil; kesin bilgi, doğru sonuç anlamında kullanılmaktadır. Kur'an, bu kelimeyi: Bilgisizlikten kaynaklanan şekk, kuşku, sanı anlamı ile ve kesin bilgi anlamı ile olmak üzere olumlu ve olumsuz iki anlamda da kullanmaktadır. Ayet, övgüden söz ediyorsa zann; "kesin bilgi/yakin" anlamında, yergiden söz ediyorsa "sanı" anlamındadır. Ayrıca kelimeden sonraki edatlar "inne" ve "enne" edatlarıysa zann kelimesi "kesinlik" ifade etmektedir; şayet "in", "en" edatları geliyorsa, zann kelimesi "sanı" anlamında anlaşılmalıdır. Ancak Kur'an, kendi bilgisi ile kıyasladığında kendi dışındaki bilgilerin tamamını bilgi değeri açısından kendi bilgisi yanında zann düzeyinde görmektedir.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

Onların çoğu varsayımlarının peşinden giderler. Oysa varsayım, gerçeğin yerini hiçbir şekilde tutmaz[1]. Allah, onların yaptıklarını bilir.

_Dipnotlar_
- [1] [En'am 6/116,](https://acikkuran.com/6/116) [148,](https://acikkuran.com/6/148) [Yunus 10/66,](https://acikkuran.com/10/66) [Necm 53/27](https://acikkuran.com/53/27)-[28.](https://acikkuran.com/53/28)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onların çoğu yalnızca yakıştırıyor. Aslında, yakıştırmak, gerçek hakkında hiçbir yarar sağlamaz. Kuşkusuz, Allah, onların yaptıklarını Bilendir.

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Bir de, onların çoğu sadece zannın peşine takılırlar. Oysa ki hiç bir zan, insanı hakikatten hiçbir şekilde müstağni kılmaz. Elbette Allah onların yaptıklarını çok iyi bilmektedir.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

Onların çoğu sanıdan başka bir şeyin ardınca gitmiyor. Doğrusu da şu ki sanı, haktan hiçbir şey ifade etmez. Allah, onların yaptıklarını iyice bilmektedir.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Gerçekten zan ise, haktan hiç bir şeyi sağlayamaz. Şüphesiz Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bununla beraber onların çoğu, sadece bir zan peşinde gider, ama zan gerçek adına hiçbir şey ifade etmez! Şüphesiz Allah onların ne yaptıklarını çok iyi biliyor.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Onların çoğu sadece zanna uymaktadırlar. Oysa, zan hiçbir şekilde hakkın yerini tutamaz. Gerçek şu ki, Allah onların yaptıklarını bütünüyle bilmektedir.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Maamafih ekserisi sırf bir zan ardında gider fakat zan, hakdan hiç bir şey ifade etmez, her halde Allah, onların ne yaptıklarını bilib duruyor

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onların çoğu, zandan başka bir şeye uymuyorlar. Zan ise gerçekten hiçbir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allah, onların ne yaptıklarını bilir.

### Gültekin Onan

Onlann çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Gerçekten zan ise, haktan hiç bir şeyi sağlayamaz. Şüphesiz Tanrı, onların işlemekte olduklarını bilendir.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onların çoğu (kupkuru bir) zandan başkasına tabi' olmaz. Hakıykatde zan ise hakdan hiç bir şey'in yerini tutmaz. Şübhesiz ki Allah, onlar ne işlerlerse kemaliyle bilendir.

### İbni Kesir

Onların çoğu, sadece zanna tabi olurlar. Şüphe yok ki zann, hakikat karşısında bir şey ifade etmez. Doğrusu Allah, onların bütün işlediklerini bilendir.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onların çoğu sadece zanna uyarlar. Gerçekte zan hakikat karşısında bir şey ifade etmez. Şüphesiz ki Allah, onların ne yaptıklarını bilendir.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

Onlardan çoğunluğunun tabi olduğu, varsandıklarıdır! Muhakkak ki varsayım, gerçeğin yerini tutmaz! Şüphesiz ki Allah yapmakta olduklarını (Esma'sıyla hakikatleri olarak) Bilen'dir.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

Onların çoğu, ancak zanna uyarlar. Kuşkusuz zan hakkın yerini tutamaz. Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilendir.

### Progressive Muslims

Most of them only follow conjecture. While conjecture does not avail against the truth in anything. God is aware of what they do.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And most of them follow only assumption; assumption avails nothing against the truth. God knows what they do.

### Aisha Bewley

Most of them follow nothing but conjecture. Conjecture is of no use whatsoever against the truth. Allah most certainly knows what they are doing.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

Most of them follow nothing but conjecture, and conjecture is no substitute for the truth. GOD is fully aware of everything they do.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

Most of them only follow conjecture. While conjecture does not avail against the truth in anything. God is aware of what they do.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Onların çoğu, sadece kendi varsayımlarının peşine takılırlar. Varsayım, hiçbir şekilde gerçeğin yerini tutmaz. Allah, onların ne yaptıklarını bilir.

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

Onların çoğu, ancak zanna[1] uyarlar. Kuşkusuz zan hakikatin yerini tutamaz. Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilendir.

_Dipnotlar_
- [1] Vahiy dışı bilgi. Zann sözcüğü Cahiliye'de tahmin, sanı anlamında değil; kesin bilgi, doğru sonuç anlamında kullanılmaktadır. Kur'an, bu sözcüğü: Bilgisizlikten kaynaklanan şekk, kuşku, sanı anlamı ile ve "yakin"e dayanan kesin bilgi anlamı ile olmak üzere olumlu ve olumsuz iki anlamda da kullanmaktadır. Ayet, övgüden söz ediyorsa zann; "kesin bilgi/yakin" anlamında, yergiden söz ediyorsa "sanı" anlamındadır. Ayrıca sözcükten sonraki edatlar "inne" ve "enne" edatlarıysa zann sözcüğü "kesinlik" ifade etmektedir; şayet "in", "en" edatları geliyorsa, zann sözcüğü "sanı" anlamında anlaşılmalıdır. Ancak Kur'an, kendi hakikati ile kıyasladığında kendi dışındaki bilgilerin tamamını bilgi değeri olarak kendi bilgisi yanında zann olarak görmektedir.

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Most of them only follow conjectures;[1] and surely conjecture can be no substitute for truth. Allah is well aware of whatever they do.

_Dipnotlar_
- [1] It means that neither the authors of religion, nor philosophers, nor law makers based their opinions on knowledge but on mere guesswork and conjecture. Likewise, those who followed these religious or worldly leaders did it on the mere assumption that their authors were great people; therefore they must be right. That was why their forefathers and the common people followed them.

### Marmaduke Pickthall

Most of them follow not but conjecture. Assuredly conjecture can by no means take the place of truth. Lo! Allah is Aware of what they do.

### Abdullah Yusuf Ali

But most of them follow nothing but fancy: truly fancy can be of no avail against truth. Verily Allah is well aware of all that they do.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Most of them follow nothing but ˹inherited˺ assumptions. ˹And˺ surely assumptions can in no way replace the truth. Allah is indeed All-Knowing of what they do.

### Taqi Usmani

Most of them follow nothing but conjectures. Surely, conjectures are of no avail in the matter of truth at all. Certainly, Allah is fully aware of what they do.

### Abdul Haleem

Most of them follow nothing but assumptions, but assumptions can be of no value at all against the Truth: God is well aware of what they do.

### Al-Hilali & Khan

And most of them follow nothing but conjecture. Certainly, conjecture can be of no avail against the truth. Surely, Allâh is All-Aware of what they do.

### Amatul Rahman Omar

And most of them follow nothing but mere conjecture whereas, by no means, can a conjecture do away with the need of the truth. The fact is, Allâh is Well-Aware of what they do.

### Arthur John Arberry

And the most of them follow only surmise, and surmise avails naught against truth. Surely God knows the things they do.

### E. Henry Palmer

But most of them follow only suspicion; verily, suspicion does not avail against the truth at all; verily, God knows what they do.

### Ali Quli Qarai

Most of them just follow conjecture; indeed conjecture is no substitute for the truth. Indeed Allah knows best what they do.

### George Sale

And the greater part of them follow an uncertain opinion only; but a mere opinion attaineth not unto any truth. Verily God knoweth that which they do.

### Mahmoud Ghali

And in no way do most of them ever follow anything except surmise; surely surmise avails nothing against the Truth. Surely ? Allah is Ever-Knowing of whatever they perform.

### Hamid S. Aziz

Say, "Is there any of your associates who guides unto the truth?" Say, "Allah guides unto the truth. " Is then He who guides unto the truth more worthy to be followed, or he that guides not except he is himself guided? What ails you then, how judge you?

### Bijan Moeinian

The fact of the matter is, most of them base their lives on false assumptions. Such assumptions then cannot guide them to the truth [and they are led to evil deeds] and God is aware of their evil deeds.

### Mohamed Ahmed - Samira

Many of them follow nothing but illusion; yet illusion cannot replace the reality. God verily knows what they do.

### Muhammad Asad

For, most of them follow nothing but conjecture: [and,] behold, conjecture can never be a substitute for truth. Verily, God has full knowledge of all that they do.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Most of them only follow the false suppositions and the incitement arising from the state of their minds and feeling. An opinion offered on insufficient presumptive evidence cannot override the truth nor overrule it; Allah is 'Alimun (Omniscient) of all that they do.

### Syed Vickar Ahamed

And most of them follow nothing but (their) wishes: Truly, wishes can be of no use against Truth. Surely, Allah is well aware of all that they do.

### Shabbir Ahmed

The majority of the people follow nothing but conjecture. Surely, conjecture can never at all be a substitute for the Truth. Allah is Knower of how they act (and forge).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And most of them follow not except assumption. Indeed, assumption avails not against the truth at all. Indeed, Allah is Knowing of what they do.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | وَمَا — ve ma | ve | — |
| 2 | يَتَّبِعُ — yettebiu | uymamaktadır | تبع — Te-Be-Ayn |
| 3 | أَكْثَرُهُمْ — ekseruhum | onların çoğu | كثر — Kef-Se-Ra |
| 4 | إِلَّا — illa | başkasına | — |
| 5 | ظَنًّا ۚ — zennen | zandan | ظنن — Zay-Nun-Nun |
| 6 | إِنَّ — inne | şüphesiz | — |
| 7 | ٱلظَّنَّ — z-zenne | zan ise | ظنن — Zay-Nun-Nun |
| 8 | لَا — la | — | — |
| 9 | يُغْنِى — yugni | kazandırmaz | غني — Gayn-Nun-Ye |
| 10 | مِنَ — mine | — | — |
| 11 | ٱلْحَقِّ — l-hakki | gerçek açısından | حقق — Ha-Kaf-Kaf |
| 12 | شَيْـًٔا ۚ — şey'en | bir şey | شيا — Şin-Ye-Elif |
| 13 | إِنَّ — inne | şüphesiz | — |
| 14 | ٱللَّهَ — llahe | Allah | — |
| 15 | عَلِيمٌۢ — alimun | bilmektedir | علم — Ayn-Lam-Mim |
| 16 | بِمَا — bima | şeyleri | — |
| 17 | يَفْعَلُونَ — yef'alune | onların yaptıkları | فعل — Fe-Ayn-Lam |

---
Önceki: https://acikkuran.com/yunus-suresi/35-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/yunus-suresi/37-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
