# 10. Yunus suresi 51. ayet

- **Sure:** 10. Yunus suresi (Yunus) — سُورَةُ يُونُسَ
- **Ayet:** 51 / 109 · **Cüz:** 11 · **Mushaf sayfası:** 213
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/yunus-suresi/51-ayet-meali

## Arapça

اَثُمَّ اِذَا مَا وَقَعَ اٰمَنْتُمْ بِه۪ۜ آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ كُنْتُمْ بِه۪ تَسْتَعْجِلُونَ

## Okunuş

E summe iza ma vakaa amentum bih, al'ane ve kad kuntum bihi testa'cilun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

"Başınıza bela geldikten sonra mı O'na iman edeceksiniz, şimdi mi? Halbuki azabın gelmesini istemekte acele ediyordunuz."

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

(Azap) başınıza geldikten sonra mı ona inanmış (olacak)sınız? Şimdi mi (iman ettiniz)? Onu (azabı) istemekte acele ediyordunuz!

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

Gerçekleşmesi için acele istediğiniz azaba gerçekleşince mi inanacaksınız yoksa şimdi mi?"

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

(Onlara şöyle denir:) Gerçekleştikten sonra mı o azaba inandınız? Şimdi mi? Hani bir an önce olsun istiyordunuz[1]!"

_Dipnotlar_
- [1] [Zariyat 51/14.](https://acikkuran.com/51/14)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Gerçekleştikten sonra mı inanacaksınız; şimdi mi? Zaten onu, ivedi olarak istiyordunuz!"

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

Tehdit gerçekleştikten sonra mı O'na inanacaksınız? Ne! Ancak şimdi ha? Oysa ki siz (asla gelmez diye meydan okuyor), onun çabuk gelmesinde ısrar ediyordunuz!?

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

O azap başınıza patladıktan sonra mı iman ettiniz! Şimdi mi? Hani onu aceleden isteyip duruyordunuz?

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Gerçekleştikten sonra mı O'na iman edeceksiniz? Hemen şimdi mi? Oysa siz, onun (azabın) erkence gelmesini istiyordunuz.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu azap meydana geldikten sonra mı ona iman edeceksiniz? Yoksa şimdi mi? Halbuki siz onun acele gelmesini istiyordunuz?

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

Peki, gelmesinde (meydan okurcasına) tezlik gösterdiğiniz (ve) şimdi (size, 'Ona inanıyor musunuz?' diye sorulacağı o Gün) gelip çattıktan sonra mı, ancak o zaman mı, ona inanacaksınız?

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Onlara) "Azap gerçekleştikten sonra mı O'na iman ettiniz? Şimdi mi!? Oysa siz onu acele istiyordunuz" (denilecek).

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ya sonra vakı' olduğu zaman mı ona iyman edeceksiniz? Ya... şimdi ha? hani siz bunu acele istiyordunuz, a?

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Azab) başınıza geldikten sonra mı ona inanacaksınız? Şimdi mi (inandınız)? Hani ya siz onu çabuk isteyip duruyordunuz (nasılmış)?

### Gültekin Onan

Gerçekleştikten sonra mı O'na inanacaksınız? Hemen şimdi mi? Oysa siz, onun (azabın) erkence gelmesini istiyordunuz.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Bu (azab) vaaki olduktan sonra mı Ona (Allaha) iman edeceksiniz? (O vakit size:) "Şimdi mi (iman ediyorsunuz? denecek), halbuki siz onun mutlakaa gelmesini isteyib duruyordunuz".

### İbni Kesir

Gerçekleştikten sonra mı ona inanacaksınız? Hemen şimdi mi. Hani siz onu acele istiyordunuz.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

O, gerçekleştikten sonra mı ona inandınız? Siz onu acele istiyordunuz.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

(Azap) başınıza geldikten sonra mı iman edeceksiniz? ŞİMDİ mi? (Oysa) onu acilen yaşamayı istiyordunuz!

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

"Gerçekleşmesi için acele isteyip durduğunuz azap, gerçekleşince mi ona inanacaksınız?"

### Progressive Muslims

"Would you then, when it occurs, believe in it While now you are hastening it on!"

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

Then is it, when it has befallen, you will believe in it? Now? When you had sought to hasten it?

### Aisha Bewley

And then, when it actually comes about: ‘Now do you have iman in it? It was this that you were trying to hasten!’

### Rashad Khalifa — The Final Testament

"If it does happen, will you believe then? Why should you believe then? You used to challenge it to come?"

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

"Will you then, when it occurs, believe in it? While now you are hastening it on!"

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

Azap geldikten sonra mı inancınızı kesinleştireceksiniz?O zaman size şöyle denecektir: "Şimdi mi? Cezanın çabuk gelmesini isteyip duruyordunuz ya!"

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

"Gerçekleşmesi için acele istediğiniz azaba gerçekleşince mi inanacaksınız yoksa şimdi mi?"

### Abdul Haleem

Will you believe in it, when it actually happens?’ It will be said, ‘Now [you believe], when [before] you sought to hasten it?’

### Al-Hilali & Khan

Is it then that when it has actually befallen, you will believe in it? What! Now (you believe)? And you used (aforetime) to hasten it on!"

### Marmaduke Pickthall

Is it (only) then, when it hath befallen you, that ye will believe? What! (Believe) now, when (until now) ye have been hastening it on (through disbelief)?

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

Is it only when this chastisement has actually overtaken you that you will believe in it? (And when the chastisement will surprise you), you will try to get away from it, although it is you who had sought to hasten its coming.'

### Taqi Usmani

Is it only when it befalls you that you will believe in it? (It will be said to you at that time, "Have you believed) now, while you used to demand (in mockery) that it should come sooner?"

### Abdullah Yusuf Ali

"Would ye then believe in it at last, when it actually cometh to pass? (It will then be said): 'Ah! now? and ye wanted (aforetime) to hasten it on!'

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

Will you believe in it only after it has overtaken you? Now? But you always wanted to hasten it!"

### Arthur John Arberry

What, when it has come to pass, will you then believe in it? Now, when already you seek to hasten it!'

### E. Henry Palmer

And when it has fallen - will ye believe in it now!- And yet ye wish to bring it on!

### Amatul Rahman Omar

`Will you then believe in it when this (punishment) has (actually) befallen (you)? (It will be useless then and you will be told), "Now (you believe!) whereas you were keen on hastening it on before the appointed time". '

### George Sale

When it falleth on you, do ye then believe it? Now do ye believe, and wish it far from you, when ye formerly desired it should be hastened?

### Bijan Moeinian

If you see your doom with your own eyes, will you believe then? But how can you then escape from an inescapable event that you asked to happen to you?

### Mahmoud Ghali

Is it (only) thereafter, when it befalls, that you will believe in it? Do (you believe) now? And already you were seeking to hasten it!"

### Ali Quli Qarai

‘What! Do you believe it when it has befallen? Now? While you would seek to hasten it [earlier]?!’

### Mohamed Ahmed - Samira

Will you believe it when it comes to pass? Indeed, you will believe it then. How impatient you were to hasten it!

### Hamid S. Aziz

Say, "Have you considered, when His punishment comes to you, by night or day, which portion thereof will the sinners wish to hasten?

### Muhammad Asad

Will you, then, believe in it [only] after it has come to pass -[on the Day when you will be asked, `Do you believe in it] now, after having [contemptuously] called for its speedy advent?'

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

Is it only now that your Hereafter is planted you admit that it is carried on from discourse and design to reality and effect, when in life below you mockingly challenged it and wished it be hastened on!

### Syed Vickar Ahamed

"At last, would you then believe in it, when it actually comes true?" (It will then be said:) "Well now? And you wanted to hasten it on!"

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

Then is it that when it has [actually] occurred you will believe in it? Now? And you were [once] for it impatient

### Shabbir Ahmed

"Would you then profess belief in it at last, when it comes to pass! Ah! Now? And you wanted to hasten it on. " (But the period of Respite has been over).

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | أَثُمَّ — esumme | (ondan) sonra mı? | — |
| 2 | إِذَا — iza | zaman ki | — |
| 3 | مَا — ma | ne | — |
| 4 | وَقَعَ — vekaa | gerçekleşti | وقع — Vav-Kaf-Ayn |
| 5 | ءَامَنتُم — amentum | inanacaksınız | امن — Elif-Mim-Nun |
| 6 | بِهِۦٓ ۚ — bihi | ona | — |
| 7 | ءَآلْـَٔـٰنَ — al'ane | şimdi mi? | — |
| 8 | وَقَدْ — ve kad | elbette | — |
| 9 | كُنتُم — kuntum | siz | كون — Kef-Vav-Nun |
| 10 | بِهِۦ — bihi | onu | — |
| 11 | تَسْتَعْجِلُونَ — testea'cilune | acele istiyordunuz | عجل — Ayn-Cim-Lam |

---
Önceki: https://acikkuran.com/yunus-suresi/50-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/yunus-suresi/52-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
