# 39. Zümer suresi 49. ayet

- **Sure:** 39. Zümer suresi (Gruplar) — سُورَةُ ٱلزُّمَرِ
- **Ayet:** 49 / 75 · **Cüz:** 24 · **Mushaf sayfası:** 463
- **Kaynak:** https://acikkuran.com/zumer-suresi/49-ayet-meali

## Arapça

فَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَانَاۘ ثُمَّ اِذَا خَوَّلْنَاهُ نِعْمَةً مِنَّاۙ قَالَ اِنَّـمَٓا اُو۫ت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍۜ بَلْ هِيَ فِتْنَةٌ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

## Okunuş

Fe iza messel insane durrun deana, summe iza havvelnahu ni'meten minna kale innema utituhu ala ilm, bel hiye fitnetun ve lakinne ekserehum la ya'lemun.

## Çeviriler

### Bayraktar Bayraklı — Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize yalvarır. Sonra katımızdan ona bir nimet verdiğimizde, "Bu bana yalnızca bilgimden dolayı verilmiştir" der. Hayır, o bir sınavdır. Fakat insanların çoğu bilmezler.

### Mehmet Okuyan — Kur’an Meal-Tefsir

İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize yalvarır.[1] Sonra, kendisine tarafımızdan bir nimet verdiğimizde "Bu, bana ancak bilgi(m) sayesinde verilmiştir"[2] der. Hayır! O bir imtihandır fakat çoğu bilmez.

_Dipnotlar_
- [1] Benzer mesajlar: Yûnus 10:12; Nahl 16:54; İsrâ 17:67; ‘Ankebût 29:65; Rûm 30:33; Lokmân 31:32; Zümer 39:8; Şûrâ 42:48.
- [2] Benzer mesajlar: Kasas 28:78; Fussilet 41:50.

### Erhan Aktaş — Kerim Kur'an

İnsanın başı derde girdiği zaman Bize yönelir. Sonra ona tarafımızdan bir yardım bahşettiğimizde: "Bu bana bilgimden/yeteneğimden dolayı verilmiştir." der. Hayır! O bir fitnedir[1]. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

_Dipnotlar_
- [1] Baskı ve zulüm. Samimiyet sınavı. Aldatma, aldatılma. Ateşte yakmak anlamındaki fetn kökünden türemiştir. Fitne, "Altın, gümüş gibi değerli maddelerin kendileriyle kaynaşmış olan değersiz maddelerden ayrıştırılması, yani saflaştırılması amacı ile yüksek ateşte eritilmesi işlemidir." Fitne kelimesi, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır.

### Süleymaniye Vakfı — Süleymaniye Vakfı Meali

İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarıp yakarır. Sonra ona katımızdan bir nimet bahşettiğimizde "Bu sadece bilgim sayesinde bana verildi!" der[1]. Oysa o nimet bir imtihandır[2] ama onların çoğu bunu bilmez[3].

_Dipnotlar_
- [1] Allah insanları zenginlik ve fakirlikle imtihan eder. Çoğu kimse, zenginleşince kendisini öne çıkarır, fakir düşünce de suçu Allah'a atar ([Fussilet 41/50,](https://acikkuran.com/41/50) [Fecr 89/15](https://acikkuran.com/89/15)-[16](https://acikkuran.com/89/16)).
- [2] "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan ([A'raf 7/155](https://acikkuran.com/7/155)), aldatma ([A'raf 7/27](https://acikkuran.com/7/27)), cehennem azabı ([Zariyat 51/10](https://acikkuran.com/51/10)-[14](https://acikkuran.com/51/14)) ve savaş ([Bakara 2/216](https://acikkuran.com/2/216)) anlamlarında kullanılmıştır.
- [3] [Yunus 10/12,](https://acikkuran.com/10/12) [21,](https://acikkuran.com/10/21) [Hud 11/9](https://acikkuran.com/11/9)-[10,](https://acikkuran.com/11/10) [Rum 30/33](https://acikkuran.com/30/33)-[34,](https://acikkuran.com/30/34) [Zümer 39/8,](https://acikkuran.com/39/8) [Fussilet 41/50](https://acikkuran.com/41/50)-[51.](https://acikkuran.com/41/51)

### Ali Rıza Safa — Kur'an-ı Kerim Gerçek

İnsana bir zorluk geldiğinde, Bize yakarışlarda bulunur. Sonra, bir nimet verdiğimizde, şöyle der: "Ancak, bir bilgi sayesinde bu bana verildi!"[400] Hayır! Bu bir sınamadır; fakat onların çoğu bilmez.

_Dipnotlar_
- [400] "Ancak, bir bilgi sayesinde bu bana verildi!" tümcesi, 28:78 ayetinde, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır. Varlıklarını kendi bilgileri sayesinde elde ettiklerini söyleyenler konusu, Tevrat, Yasanın Tekrarı 8:17,18 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "‘Bu serveti toplayan, kendi yeteneğimiz ve güçlü elimizdir.' diye düşünebilirsiniz. Ancak, bu serveti toplama yeteneğini size verenin, Allahınız Rab olduğunu unutmayın."

### Mustafa İslamoğlu — Hayat Kitabı Kur’an

İşbu nedenle, ne zaman insanın başına bir zarar gelse Bize yalvarır; daha sonra kendisi katımızdan bir nimete kavuşsa "Bu servete ben sadece ve sadece kendi bilgim ve becerim sayesinde ulaştım" der; ama hayır, aksine o bir sınav aracıdır: ne var ki onların çoğu bunu dahi kavrayamamaktadır.

### Yaşar Nuri Öztürk — Kur'an-ı Kerim Meali

İnsana bir zorluk/zarar dokunduğunda bize yalvarır yakarır; sonra ona bizden bir nimet lütfettiğimizde şöyle der: "Bu bir ilim sayesinde verildi bana!". Hayır, öyle değil; o bir fitnedir ama onların çokları bilmiyorlar.

### Ali Bulaç — Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

İnsana bir zarar dokunduğu zaman, bize dua eder; sonra tarafımızdan ona bir nimet ihsan ettiğimizde, der ki: "Bu, bana ancak bir bilgi(m) dolayısıyla verildi." Hayır; bu bir fitne (kendisini bir deneme)dir. Ancak çoğu bilmiyorlar.

### Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat insana bir sıkıntı dokunduğunda Bize yalvarır, sonra kendisine tarafımızdan bir nimet bahşettiğimizde de: "O, bana bir bilgi sayesinde verildi." der. Aslında o bir imtihandır, fakat pek çokları bilmezler.

### Muhammed Esed — Kur'an Mesajı

İşte (böyle:) İnsanın başına bir bela geldiğinde bize yardım için yalvarır; fakat ona katımızdan bir iyilikte bulunduğumuz zaman, (kendi kendine,) "(Bütün) bunlar bana (benim kendi) hikmetimden dolayı verilmiştir!" der. Hayır! Bu (rahmetin verilmesi) bir imtihandır, ama çoğu onu anlamaz.

### Diyanet İşleri — Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır, o bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.

### Elmalılı Hamdi Yazır — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Fakat insana bir sıkıntı dokunuverince bize yalvarır, sonra kendisine tarafımızdan bir ni'met bahşediverdiğimiz zaman da o bana bir bilgi üzerine verildi der, belki o bir fitnedir velakin pek çokları bilmezler

### Süleyman Ateş — Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize du'a eder. Sonra, ona bizden bir ni'met verdiğimiz vakit; "Bu, (benim) bilgi(m) sayesinde bana verildi" der. Hayır, o bir imtihandır, fakat çokları bilmiyorlar.

### Gültekin Onan

İnsana bir zarar dokunduğu zaman, bize dua eder; sonra tarafımızdan ona bir nimet ihsan ettiğimizde der ki: "Bu, bana ancak bir bilgi(m) dolayısıyla verildi." Hayır; bu bir fitne (kendisini bir deneme)dir. Ancak çoğu bilmiyorlar.

### Hasan Basri Çantay — Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İnsana bir zarar dokunduğu zaman bizi çağırır (yalvarır). Sonra kendisine bizden bir ni'met verdiğimiz vakit "Bu, bana ancak bilgi (m) den dolayı verilmişdir" der. Hayır bu, bir imtihandır. Lakin onların çoğu bilmezler.

### İbni Kesir

İnsana bir sıkıntı gelince; Bize yalvarır. Sonra katımızdan ona bir nimet verdiğimizde; bu, bana bilgimden dolayı verilmiştir, der. Hayır, bu bir denemedir. Fakat çokları bilmezler.

### Şaban Piriş — Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İnsana bir zarar dokundu mu hemen bize dua eder. Onu bizden bir rahmet ile değiştirdiğimiz zaman da: -Bu bana, bilgim dolayısıyla verilmiştir der. Oysa o bir imtihandır. Fakat çokları bilmez.

### Ahmed Hulusi — Türkçe Kur'an Çözümü

İnsana bir zarar, hastalık, sıkıntı geldiğinde bizden yardım ister. . . Sonra ona bizden bir nimet lütfettiğimizde "O, bana bilgim sayesinde verilmiştir" (der). . . Hayır; o (nimet) bir sınav objesidir! Ne var ki onların çoğunluğu bunu bilmezler.

### Erhan Aktaş (Eski Baskı) — Kerim Kur'an

İnsanın başı derde girdiği zaman Bize yönelir. Sonra ona tarafımızdan bir yardım bahşettiğimizde: "Bu bana bilgimden/yeteneğimden dolayı verilmiştir." der. Hayır! O bir fitnedir[1]. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

_Dipnotlar_
- [1] Kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavı.

### Progressive Muslims

So when the human is touched by adversity, he implores Us, then when We bestow a blessing upon him, he says: "I attained this because of knowledge I had!" Indeed, it is a test, but most of them do not know.

### Sam Gerrans — The Qur'an: A Complete Revelation

And when affliction touches man, he calls to Us; then when We confer upon him favour from Us, he says: “I have only been given it according to knowledge.” The truth is, it is a means of denial, but most of them know not.

### Aisha Bewley

When harm touches man he calls on Us. Then when We grant him a blessing from Us he says, ‘I have only been given this because of my knowledge.’ In fact it is a trial but most of them do not know it.

### Rashad Khalifa — The Final Testament

If the human is touched by adversity, he implores us, but as soon as we bestow a blessing upon him, he says, "I attained this because of my cleverness!" Indeed, this is only a test, but most of them do not know.

### The Monotheist Group — The Quran: A Monotheist Translation

So when man is touched by adversity, he implores Us, then when We bestow a blessing upon him, he says: "I attained this because of knowledge I had!" Indeed, it is a test, but most of them do not know.

### Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — Süleymaniye Vakfı Meali

İnsanın başı sıkışınca bize yalvarır. Sonra iyilik yaparak ona bir fırsat versek "Bu, bana bendeki bir ilme karşılık verildi" der. Oysa fırsat verilmesi bir fitnedir[1] (kendilerini yakan bir imtihandır) ama çoğu bunu bilmez.

_Dipnotlar_
- [1] Musa aleyhisselamın 40 günlüğüne Tur'a çıkmasından sonra, İsrail oğullarının, Harun aleyhisselama rağmen Mısırlıların tanrı edindiği Apis'i hatırlatan buzağı heykeline tapmaları, Firavun'unun servetine konmalarından sonra olmuştu. (Bkz. Araf 7/137 vd, Taha 20/84 vd.)

### Erhan Aktaş (10. Baskı) — Kerim Kur'an

İnsanın başı derde girdiği zaman Bize yönelir. Sonra ona tarafımızdan bir yardım bahşettiğimizde: "Bu bana bilgimden/yeteneğimden dolayı verilmiştir." der. Hayır! O bir fitnedir[1]. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

_Dipnotlar_
- [1] Baskı ve zulüm. Samimiyet sınavı. Aldatma, aldatılma. Ateşte yakmak anlamındaki fetn kökünden türemiştir. Fitne, "Altın, gümüş gibi değerli maddelerin kendileriyle kaynaşmış olan değersiz maddelerinden ayrıştırılması, yani saflaştırılması amacı ile yüksek ateşte eritilmesi işlemidir." Fitne sözcüğü, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır.

### Abdul Haleem

When man suffers some affliction, he cries out to Us, but when We favour him with Our blessing, he says, ‘All this has been given to me because of my knowledge’- it is only a test, though most of them do not know it.

### Taqi Usmani

When man is visited by a trouble, he prays to Us, but when, after that, We favor him with some blessing from Us, he says, "This is given to me because of (my) knowledge." No, but this is a trial, yet most of them do not know.

### Al-Hilali & Khan

When harm touches man, he calls to Us (for help); then when We have (rescued him from that harm and) changed it into a favour from Us, he says: "Only because of knowledge (that I possess) I obtained it." Nay, it is only a trial, but most of them know not!

### Abdullah Yusuf Ali

Now, when trouble touches man, he cries to Us: But when We bestow a favour upon him as from Ourselves, he says, "This has been given to me because of a certain knowledge (I have)!" Nay, but this is but a trial, but most of them understand not!

### Abul A'la Maududi — Tafhim commentary

When an affliction befalls man,[1] he cries out to Us; but when We grant him a favour from Us, he says: "I have been granted this on account of my knowledge."[2] Nay; this (favour) is a test; but most of them do not know.[3]

_Dipnotlar_
- [1] "The man": the one who has aversion to Allah and whose face is distorted on hearing Allah alone being mentioned.
- [2] This sentence can have two meanings:
- [3] (1) That Allah knows that I am worthy of this blessing. That is why He has given me All this, otherwise He would not have blessed me if I had been an evil and wicked person in His sight.

### Marmaduke Pickthall

Now when hurt toucheth a man he crieth unto Us, and afterward when We have granted him a boon from Us, he saith: Only by force of knowledge I obtained it. Nay, but it is a test. But most of them know not.

### Mustafa Khattab — The Clear Quran

When one is touched with hardship, they cry out to Us ˹alone˺. Then when We shower Our blessings upon them, they say, "I have been granted all this only because of ˹my˺ knowledge." Not at all! It is ˹no more than˺ a test. But most of them do not know.

### Ali Quli Qarai

When distress befalls man, he supplicates Us. Then, when We grant him a blessing from Us, he says, ‘I was given it by virtue of [my] knowledge.’ Rather it is a test, but most of them do not know.

### Amatul Rahman Omar

And when harm afflicts a human being he calls upon Us. But when We confer Our favour on him he says, `I have been given this only on account of (my own) knowledge. It is not right, it is only a trial, yet most people do not know.

### George Sale

When harm befalleth man, he calleth upon Us; yet afterwards, when We have bestowed on him favour from Us, he saith, I have received it merely because of God's knowledge of my deserts. On the contrary, it is a trial; but the greater part of them know it not.

### Arthur John Arberry

When some affliction visits a man, he calls unto Us; then, when We confer on him a blessing from Us, he says, 'I was given it only because of a knowledge. ' Nay, it is a trial, but most of them do not know it.

### Mahmoud Ghali

So when an adversity touches man, he invokes Us; thereafter when We grant him a favor from Us, he says, "Surely I have been brought it only because of (my) knowledge. " No indeed, it is a temptation, but most of them do not know.

### Hamid S. Aziz

Now when harm afflicts a man he calls upon Us; then, when We give him a favour from Us, he says, "I have been given it only by means of knowledge. " Nay, it is a trial, but most of them know not.

### E. Henry Palmer

And when harm touches man he calls on us; then, when we grant him favour from us, he says, 'Verily, I am given it through knowledge!' nay, it is a trial,- but most of them do not know!

### Bijan Moeinian

Most men pray to God when at need. Once God gives them what they want, they say: "I earned it in account of my hard work and know-how." The fact of the matter is their possessions are means of trial for them [to see how they will behave and use it] yet they do not understand it.

### Mohamed Ahmed - Samira

When a man is in trouble, he prays to God; but when We bestow a favour on him he says: "It has come to me through my acumen. " In fact, this is an illusion, but most men do not know.

### Muhammad Asad

NOW [thus it is:] when affliction befalls man, he cries out unto Us for help; but when We bestow upon him a boon by Our grace, he says [to himself], "I have been given [all] this by virtue of [my own] wisdom!" Nay, this [bestowal of grace] is a trial: but most of them understand it not!

### Syed Vickar Ahamed

When trouble comes to man, then he cries (and calls) to Us for help: When We give him a favor all by Ourselves, he says: "This has been given to me because of a certain knowledge (I have)!" No, but this is only a trial, but most of them do not understand!

### Shabbir Ahmed

But now this is so - when adversity touches the human, he calls upon Us. But as soon as We grant him Bliss from Us, he says, "I have been given this by way of skillful knowledge." Nay, this affords them a test of their character. But most of them know not that they do not know enough. ('La Ya'lamun' pertaining to knowledge, in my opinion, carries a double connotation here as rendered. And, however intelligent and skillful an individual may be, Divine Laws and the society work in concert toward his success).

### Sahih International — (Umm Muhammad, Mary Kennedy, Amatullah Bantley)

And when adversity touches man, he calls upon Us; then when We bestow on him a favor from Us, he says, "I have only been given it because of [my] knowledge. " Rather, it is a trial, but most of them do not know.

### Abdel Khalek Himmat — Al- Muntakhab

And when man is touched or befallen with a misfortune or wedded to a calamity he invokes Us for relief, and when We extend to him a divine favour from the realm of heaven he says in response: "I have acquired what comes into my possession by reason of the knowledge inherent in me and for my intellectual acquaintance with fact". In effect, what We bestowed upon him, of favour and prospering influence, was simply a test of his true inclination but most of them fail to realize this fact.

## Kelimeler

| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | فَإِذَا — feiza | zaman | — |
| 2 | مَسَّ — messe | dokunduğu | مسس — Mim-Sin-Sin |
| 3 | ٱلْإِنسَـٰنَ — l-insane | insana | انس — Elif-Nun-Sin |
| 4 | ضُرٌّۭ — durrun | bir zarar | ضرر — Dad-Ra-Ra |
| 5 | دَعَانَا — deaana | bize du'a eder | دعو — Dal-Ayn-Vav |
| 6 | ثُمَّ — summe | sonra | — |
| 7 | إِذَا — iza | vakit | — |
| 8 | خَوَّلْنَـٰهُ — havvelnahu | ona verdiğimiz | خول — Kh-Vav-Lam |
| 9 | نِعْمَةًۭ — nia'meten | bir ni'met | نعم — Nun-Ayn-Mim |
| 10 | مِّنَّا — minna | bizden | — |
| 11 | قَالَ — kale | der | قول — Kaf-Vav-Lam |
| 12 | إِنَّمَآ — innema | elbette | — |
| 13 | أُوتِيتُهُۥ — utituhu | bu bana verildi | اتي — Elif-Te-Ye |
| 14 | عَلَىٰ — ala | sayesinde | — |
| 15 | عِلْمٍۭ ۚ — ilmin | bilgi(m) | علم — Ayn-Lam-Mim |
| 16 | بَلْ — bel | hayır | — |
| 17 | هِىَ — hiye | o | — |
| 18 | فِتْنَةٌۭ — fitnetun | bir imtihandır | فتن — Fe-Te-Nun |
| 19 | وَلَـٰكِنَّ — velakinne | fakat | — |
| 20 | أَكْثَرَهُمْ — ekserahum | çokları | كثر — Kef-Se-Ra |
| 21 | لَا — la | — | — |
| 22 | يَعْلَمُونَ — yea'lemune | bilmiyorlar | علم — Ayn-Lam-Mim |

---
Önceki: https://acikkuran.com/zumer-suresi/48-ayet-meali.md · Sonraki: https://acikkuran.com/zumer-suresi/50-ayet-meali.md
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
