عدل
Seç:  
Ayn-Dal-Lam : to act and deal justly, equitably, with fairness and proportion, adjust properly as to relative magnitude, establish justice, hold as equal, pay as an aquivalent, dispose aright, straighten, deviate from the right path, turn aside, stray from. adlun - justice, equity, accuracy, recompense, ransom, equivalent, compensation, instead (thereof).
Ayetler
Bakara / 2:48:16 عَدْلٌ adlun fidye de
isim
eril
merfu` isim
belirsiz
Bakara / 2:123:12 عَدْلٌ adlun fidye
isim
eril
merfu` isim
belirsiz
Bakara / 2:282:14 بِالْعَدْلِ bil-adli adaletle
isim
eril
mecrur isim
Bakara / 2:282:51 بِالْعَدْلِ bil-adli adaletle
isim
eril
mecrur isim
Nisa / 4:3:19 تَعْدِلُوا tea'dilu adalet yapamayacağınızdan
fiil
2. şahıs, eril, çoğul
şimdiki/geniş zaman
Nisa / 4:129:4 تَعْدِلُوا tea'dilu (tam) adalet
fiil
2. şahıs, eril, çoğul
şimdiki/geniş zaman
Nisa / 4:135:27 تَعْدِلُوا tea'dilu adaletten
fiil
2. şahıs, eril, çoğul
şimdiki/geniş zaman
Nisa / 4:58:15 بِالْعَدْلِ bil-adli adaletle
isim
eril
mecrur isim
Maide / 5:8:15 تَعْدِلُوا tea'dilu adaletten
fiil
2. şahıs, eril, çoğul
şimdiki/geniş zaman
Maide / 5:8:16 اعْدِلُوا a'dilu adil davranın
fiil
2. şahıs, eril, çoğul
emir kipi
Maide / 5:95:22 عَدْلٍ adlin adil
isim
eril
mecrur isim
belirsiz
Maide / 5:95:32 عَدْلُ adlu denk
isim
eril
merfu` isim
Maide / 5:106:14 عَدْلٍ adlin adil
isim
eril
mecrur isim
belirsiz
Enam / 6:1:14 يَعْدِلُونَ yea'dilune eşler tutuyorlar
fiil
3. şahıs, eril, çoğul
şimdiki/geniş zaman
Enam / 6:70:26 تَعْدِلْ tea'dil verse
fiil
3. şahıs, dişil, tekil
şimdiki/geniş zaman
Enam / 6:150:27 يَعْدِلُونَ yea'dilune eş tutmaktadırlar
fiil
3. şahıs, eril, çoğul
şimdiki/geniş zaman
Enam / 6:152:23 فَاعْدِلُوا fea'dilu adalet yapın
fiil
2. şahıs, eril, çoğul
emir kipi
Enam / 6:70:28 عَدْلٍ adlin fidyeyi
isim
eril
mecrur isim
belirsiz
Enam / 6:115:5 وَعَدْلًا ve adlen ve adalet bakımından
isim
eril
mansub isim
belirsiz
Araf / 7:159:8 يَعْدِلُونَ yea'dilune adalet yapan
fiil
3. şahıs, eril, çoğul
şimdiki/geniş zaman