Nun-Şin-Elif: lived, arose, become elevated/high, grow up, create/produce/originate, it happened/occurred, raise, to found/build, began, specifically discussing 73:6
وَأَنْشَأْنَاve enşe'na
ve yarattık
أَنْشَأَكُمْenşeekum
sizi inşa eden
أَنْشَأَكُمْenşeekum
sizi yarattığı
أَنْشَأَenşee
yaratan
أَنْشَأَكُمْenşeekum
sizi yarattı
وَيُنْشِئُve yunşiu
ve yapan
وَأَنْشَأْنَاve enşe'na
ve inşa ettik
أَنْشَأْنَاهُenşe'nahu
onu yaptık
فَأَنْشَأْنَاfeenşe'na
sonra yetiştirdik
أَنْشَأْنَاenşe'na
yetiştirdik
أَنْشَأْنَاenşe'na
yetiştirdik
أَنْشَأَenşee
inşa eden
أَنْشَأْنَاenşe'na
yarattık
يُنْشِئُyunşiu
yapacaktır
النَّشْأَةَn-neşete
yaratmayı da
أَنْشَأَهَاenşeeha
yaratan
يُنَشَّأُyuneşşeu
yetiştirilen
أَنْشَأَكُمْenşeekum
sizi inşa ettiği
النَّشْأَةَn-neşete
yaratmak
الْمُنْشَاتُl-munşatu
inşa edilmiş