/ 200
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Bunun üzerine, Allah da onlara, hem dünya kazancını hem de ahiretin en iyi kazancını verdi. Allah, muhsin* olanları sever.

فَآتَاهُمُ اللّهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الآخِرَةِ وَاللّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ
Fe atahumullahu sevabed dunya ve husne sevabil ahireh, vallahu yuhibbul muhsinin.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Allah da onlara dünya nimetini, ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah iyi davrananları sever.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
ALLAH da onlara hem dünya nimetini hem de ahiret nimetinin en güzelini verdi. ALLAH güzel davrananları sever.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Bunun üzerine, Allah da onlara, hem dünya kazancını hem de ahiretin en iyi kazancını verdi. Allah, muhsin* olanları sever.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Allah onlara dünyadan beklediklerini verdi. Ahiretten beklediklerinin de pek güzelini verdi. Allah, güzel davrananları sever.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Böylece, Allah, dünya yararının ve sonsuz yaşam yararının en güzelini verdi. Çünkü Allah, güzel davrananları sever.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Bunun ardından Allah onlara, hem bu dünya nimetlerini hem de ahiret nimetlerinin en güzelini bahşetti: Allah kendisini görüyormuş gibi kulluk edenleri sever.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Allah da onlara, hem dünya nimetini verdi hem de ahiret sevabının en güzelini. Allah, güzel düşünüp güzellik sergileyenleri sever.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Böylece Allah, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi. Allah iyilikte bulunanları sever.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah da onlara hem dünya nimetini verdi hem de ahiretin güzel sevabını verdi; öyle ya Allah güzel iş yapanları sever.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Bunun üzerine Allah, onlara, hem bu dünya nimetlerini, hem de ahiretin en güzel nimetlerini bağışladı: Zira Allah, iyilik yapanları sever.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Binnetice Allah da kendilerine hem dünya sevabını verdi hem de ahıretin güzel sevabını, öyle ya Allah güzel iş yapan muhsinleri sever
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Allah da onlara hem dünya karşılığını, hem ahiret karşılığının en güzelini verdi. Çünkü Allah, güzel davrananları sever.
Gültekin Onan
Böylece Tanrı, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi. Tanrı iyilikte bulananları sever.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Nihayet Allah onlara hem dünya ni'metini, hem ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah iyi hareket edenleri sever.
İbni Kesir
Bu yüzden Allah, onlara dünya nimetini de, ahiret nimetini de fazlasıyla verdi. Ve Allah ihsan edenleri sever.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Allah da onlara dünya nimetini ve ahiret nimetinin en güzelini verdi. Allah iyilik edenleri sever.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Allah da onlara hem dünya mükafatını, hem de o güzelim ahiret mükafatını verdi. Allah elbette muhsinleri, hep iyi davrananları sever.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Allah da onlara hem dünya sevabını verdi hem de sonsuz gelecek sürecinin en güzel sevabını verdi. Allah ihsan edenleri sever.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Consequently, GOD granted them the rewards of this world, and the better rewards of the Hereafter. GOD loves the good doers.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
So God gave them the reward of this world and the best reward of the Hereafter; and God loves the good doers.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
So God gave them the reward of this world and the best reward of the Hereafter; and God loves the good doers.
# Kelime Anlam Kök
1 fe atahumu: onlara verdi اتي
2 llahu: Allah (da)
3 sevabe: karşılığını ثوب
4 d-dunya: dünya دنو
5 ve husne: ve en güzelini حسن
6 sevabi: karşılığının ثوب
7 l-ahirati: ahiret اخر
8 vallahu: (çünkü) Allah
9 yuhibbu: sever حبب
10 l-muhsinine: güzel davrananları حسن