7. Araf suresi 92. ayet

/ 206
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Şu'ayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamışlar gibi yok oldular. Asıl kaybedenler Şu'ayb'ı yalanlayanlar oldu.

الَّذِينَ كَذَّبُواْ شُعَيْبًا كَأَن لَّمْ يَغْنَوْاْ فِيهَا الَّذِينَ كَذَّبُواْ شُعَيْبًا كَانُواْ هُمُ الْخَاسِرِينَ
Ellezine kezzebu şuayben ke en lem yagnev fiha, ellezine kezzebu şuayben kanu humul hasirin.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Şu'ayb'ı yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi oldular. Böylece Şu'ayb'ı yalanlayanlar; işte asıl ziyana uğrayanlar onlar oldular!
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Şuayb'ı yalanlayanlar sanki hiç orada yaşamamışlar gibi yok oldular. Şuayb'ı yalanlayanlar, asıl kaybedenler onlar oldular.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Şu'ayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamışlar gibi yok oldular. Asıl kaybedenler Şu'ayb'ı yalanlayanlar oldu.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Şuayb'ı yalan sayanlar orada hiç yaşamamış gibi oldular. Şuayb'ı yalan sayanlar asıl kaybedenler oldular.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Şuayb'ı yalanlayanlar, orada hiç yaşamamış gibi oldular; Şuayb'ı yalanlayanlar, yıkıma uğradılar.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Onlar ki Şuayb'i yalanlıyorlardı; kendilerine yalan oldular... Onlar ki Şuayb'i yalancı çıkarıyorlardı; kaybeden yine onlar oldu...
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Şuayb'ı yalanlayanlar sanki o yerde hiç şenlik kurmamışlardı. Şuayb'ı yalanlayanlar hüsrana saplananların ta kendileriydi.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki orda 'hiç refah içinde yaşamamışlar' gibi oldular: Şuayb'ı yalanlayanlar, asıl büyük hüsrana uğradılar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şuayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç safa sürmemiş gibi oldular. Asıl zarara düşenler, Şuayb'ı yalanlayanlar olmuşlardı.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Onlar ki Şuaybı yalancı çıkarmak isteyen kimselerdi: Sanki orada hiç yaşamamış gibi oldular. Onlar ki, Şuaybı yalancı çıkarmak isteyen kimselerdi. Kendileri kaybeden kimseler oldular!
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Şu'ayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Şuaybı tekzib edenler sanki orada bir şenlik tutmamışlardı, Şuaybı tekzib edenler, husrane düşenler onlar olmuşlardı
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Şu'ayb'i yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi oldular. Şu'ayb'i yalanlayanlar... işte ziyana uğrayanlar, onlar oldular.
Gültekin Onan
Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç 'refah içinde yaşamamışlar' gibi oldular. Şuayb'ı yalanlayanlar, asıl kaybedenler onlar oldular (büyük hüsrana uğradılar).
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Şuaybı yalanlayanlar zaten (yurdlarında) oturmuşlar gibi oldular. Şuaybı yalanlayanlardır ki en büyük zarara uğrayanlar onlar olmuşlardır.
İbni Kesir
Şuayb'ı yalanlayanlar, zaten yurtlarında hiç oturmamış gibi oldular. Şuayb'ı yalanlamış olanlar; hüsrana uğrayanlar, işte onlar oldular.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
(91-92.) Onları dehşetli bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde çöküp kaldılar. Şuayb'ı yalanlayanlar sanki orda hiç yaşamamış gibi oldular. Şuayb'ı yalanlayanların asıl kendileri mahvoldu.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Şuayb'ı yalancı sayanlar... onlar değildi sanki vatanlarında, şen şakrak dolaşanlar!Şuayb'ı yalancı sayıp perişan etmek isteyenler... asıl perişan olanlar, işte onlar oldular.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamış gibi (yok oldular). . . Şuayb'ı yalanlayanlar, hüsrana uğrayanlar oldular.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Those who rejected Shu'aib vanished, as if they never existed. Those who rejected Shu'aib were the losers.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
Those who denied Shu'ayb, it is as if they had never prospered therein. Those who denied Shu'ayb, they were the losers.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
Those who denied Shuayb, it is as if they never prospered therein. Those who denied Shuayb, they were the losers.
# Kelime Anlam Kök
1 ellezine: kimseler
2 kezzebu: yalanlayan كذب
3 şuayben: Şu'ayb'i
4 keen: sanki gibi oldular
5 lem:
6 yegnev: hiç oturmamış غني
7 fiha: orada
8 ellezine: kimseler
9 kezzebu: yalanlayan كذب
10 şuayben: Şu'ayb'i
11 kanu: oldular كون
12 humu: onlar
13 l-hasirine: ziyana uğrayanlar خسر