11. Hud suresi 9. ayet

/ 123
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Eğer insana, tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da onu geri alsak, ümitsizliğe kapılır ve nankörlük eder.

وَلَئِنْ أَذَقْنَا الإِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُ إِنَّهُ لَيَئُوسٌ كَفُورٌ
Ve le in ezaknal insane minna rahmeten summe neza'naha minh, innehu le yeusun kefur.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır da sonra bunu ondan çekip geri alırsak, tamamen ümitsiz ve nankör olur.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
İnsana kendimizden bir rahmet tattırsak ve sonra ondan çekip alsak, umutsuzlaşır, nankörleşir.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Eğer insana, tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da onu geri alsak, ümitsizliğe kapılır ve nankörlük eder.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
İnsana katımızdan bir ikramda bulunsak, sonra onu geri alsak umutsuzluğa kapılır ve tam bir nankör olur.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
İnsana, Kendi katımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da onu çekip alsak, kesinlikle umutlarını yitirmiş bir nankör olur.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Ne ki eğer insanoğluna katımızdan bir rahmet tattırır, daha sonra da o rahmeti ondan çekip alırsak; derhal o derin bir umutsuzluğa, dehşet bir nankörlüğe saplanır.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
İnsana bizden bir rahmet tattırıp sonra onu ondan çekip alsak, insan elbette çok ümitsiz, çok nankör bir hale düşer.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Andolsun, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz o, (artık) umudunu kesmiş bir nankördür.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şayet insana tarafımızdan bir nimet tattırıp sonra da onu kendisinden çekip alırsak, şüphesiz ki, o bütün ümidini yitirir ve nankör biri oluverir.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Bunun gibi, insana katımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da onu kendisinden çekip alsak, hemen (önceki lütfumuzu) nankörce unutup umutsuzluğa düşer.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Ve şayed insana tarafımızdan bir rahmet tattırır sonra da onu ondan alıverirsek şüphesiz ki o çok me'yustur, nankördür
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Eğer biz insana, bizden bir rahmet taddırsak da sonra onu kendisinden çekip alsak, hemen o, umutsuzluğa düşer, nankör olur.
Gültekin Onan
Andolsun, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz o, (artık) umudunu kesmiş bir (çok / pek) kafirdir (mübalağa sigası).
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
İnsana bizden bir rahmet (ve ni'met) tatdırıb da sonra bunu kendisinden soyub alıversek, andolsun, (o anda) o, (Allahın fazlından) ümidini kesen bir adam, (evvelki ni'metleri tamamen unutan) bir nankördür.
İbni Kesir
Biz, insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra onu geri alırsak; andolsun ki o, pek ümitsiz, pek nankör olur.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Eğer insanlara tarafımızdan bir rahmet tattırıp, sonra onu kendisinden geri alırsak, o artık, ümitsiz bir nankör olur.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra o nimeti geri alırsak o, son derece ümitsiz, son derece nankör olur.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Andolsun ki, eğer insana bizden bir rahmet tattırsak da sonra onu ondan çekip alsak, muhakkak ki o çok umutsuzluğa düşer ve çok nankör olur.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Whenever we bless the human being with mercy from us, then remove it, he turns despondent, unappreciative.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
And if We give man a taste of a mercy from Us, then We withdraw it from him; he becomes despairing, rejecting.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
If We give the human being a taste of mercy from Us, then We withdraw it from him; he becomes despairing, rejecting.
# Kelime Anlam Kök
1 velein: şayet
2 ezekna: tattırsak ذوق
3 l-insane: insana انس
4 minna: katımızdan
5 rahmeten: bir rahmet رحم
6 summe: sonra
7 nezea'naha: onu geri alsak نزع
8 minhu: ondan
9 innehu: o hemen olur
10 leyeusun: ümitsiz ياس
11 kefurun: bir nankör كفر