18. Kehf suresi 47. ayet

/ 110
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

O gün dağları yürüteceğiz. Ve yeryüzünü dümdüz görürsün. Hiç kimseyi bırakmaksızın onların tamamını* mahşerde toplarız.

وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَى الْأَرْضَ بَارِزَةً وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ أَحَدًا
Ve yevme nuseyyirul cibale ve terel arda barizeten ve haşernahum fe lem nugadir minhum ehada.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Dağları yürüttüğümüz gün, yeryüzünü dümdüz görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın insanların hepsini bir araya getiririz.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Dağları silip götürdüğümüz ve yeri çıplak bıraktığımız gün onları toplarız; bir tanesini bile bırakmadan.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
O gün dağları yürüteceğiz. Ve yeryüzünü dümdüz görürsün. Hiç kimseyi bırakmaksızın onların tamamını* mahşerde toplarız.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Dağları yürüteceğimiz gün yeri çıplak (bitkisiz) bir halde göreceksin. Bir tek eksik bırakmadan onları bir araya toplamış olacağız.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Dağları yürüteceğimiz gün, yeryüzünü çırılçıplak göreceksin. Çünkü hiçbirini bırakmadan onları toplayacağız.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Ve dağları yürütüp düzleyeceğimiz o gün, yeryüzünü düz ve çıplak görürsün; nitekim geride bir tek kişi bırakmadan onların tümünü toplayacağız.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Gün olur, dağları yürütürüz de yeryüzünü çırılçıplak görürsün. İnsanları huzurumuzda toplamış, içlerinden hiçbirisini hesap dışı bırakmamışızdır.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Dağları yürüteceğimiz gün, yeri çırılçıplak (dümdüz olmuş) görürsün; onları bir arada toplamışız da, içlerinden hiç birini dışarda bırakmamışızdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Düşün o günü ki, dağları yürüteceğiz; yeryüzünü çırılçıplak göreceksin. Onları mahşer meydanına toplamışızdır, hiçbir kimseyi geride bırakmamışızdır.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Çünkü, dağları ortadan kaldıracağımız o Gün yeryüzünü boş ve çıplak görürsün; (o Gün) kimseyi bırakmaksızın herkesi (diriltip) bir araya toplayacağız.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü çırılçıplak göreceğin günü bir hatırla. Biz onları mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Düşün o günü ki dağları yürütürüz, Arzı görürsün çırçıplak ve onları hep mahşere toplamışızdır da hiç bir kimse bırakmamışızdır
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
(Yalnız kalıcı eylemlerin yarar sağlayacağı) O gün dağları yürütürüz; yeri alaçık (çırılçıplak) görürsün (dağlar savrulup dümdüz olmuş, engebeler kalkmıştır) onları (hep bir yere) toplamışız, hiçbirini bırakmamışızdır.
Gültekin Onan
Dağları yürüteceğimiz gün, yeri çırılçıplak (dümdüz olmuş) görürsün; onları bir arada toplamışız da, içlerinden hiç birini dışarda bırakmamışızdır.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
(Düşün) o gün (ü) ki biz dağları yürüteceğiz ve sen yeri (çırçıplak) bir çöl göreceksin. Onları da mahşerde toplamışızdır da içlerinden hiç birini bırakmamışızdır.
İbni Kesir
Bir gün dağları yürütürüz de; sen, yeri dümdüz görürsün. Hiç birini bırakmaksızın toplarız onları.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
O gün dağları yürütürüz de yeri dümdüz görürsün. Onlardan hiç birini bırakmadan, toplarız.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Gün gelir, dağları yürütürüz, yerin dümdüz hale geldiğini görürsün. İşte bütün insanları mahşer meydanına topladık, eksik bıraktığımız bir tek kişi bile kalmadı.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Dağları yürüttüğümüz gün (organları işlevsiz bıraktığımızda), arzı çırılçıplak görürsün! Onların hepsini bir araya toplamışızdır; öyle ki hiçbiri ihmal edilmez!
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
The day will come when we wipe out the mountains, and you will see the earth barren. We will summon them all, not leaving out a single one of them.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
And the Day We move the mountains, and you see the earth level, and We gather them; so We will not leave out anyone of them.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
The day We move the mountains, and you see the earth barren, and We gather them, not leaving out anyone of them.
# Kelime Anlam Kök
1 ve yevme: O gün يوم
2 nuseyyiru: yürütürüz سير
3 l-cibale: dağları جبل
4 ve tera: ve görürsün راي
5 l-erde: yeri ارض
6 barizeten: çırılçıplak برز
7 ve haşernahum: onları toplamışız حشر
8 fe lem: ve
9 nugadir: bırakmamışızdır غدر
10 minhum: onlardan
11 ehaden: hiçbirini احد