2. Bakara suresi 16. ayet

/ 286
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Onlar, hidayete* karşılık sapkınlığı satın almışlardır. Bu ticaretlerinde bir kazanç yoktur. Ve doğru yolu bulamamışlardır.

أُوْلَئِكَ الَّذِينَ اشْتَرُوُاْ الضَّلاَلَةَ بِالْهُدَى فَمَا رَبِحَت تِّجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُواْ مُهْتَدِينَ
Ulaikellezineşterevud dalalete bil huda, fe ma rabihat ticaretuhum ve ma kanu muhtedin.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
İşte onlar, doğru yola karşılık sapıklığı satın alanlardır. Onların bu ticareti kazançlı olmayacakve doğru yolu da bulamayacaklardır.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Onlar hidayet karşılığında sapıklığı satın aldı. Ticaretleri ne kar bırakır, ne de onları gerçeğe ulaştırır.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Onlar, hidayete* karşılık sapkınlığı satın almışlardır. Bu ticaretlerinde bir kazanç yoktur. Ve doğru yolu bulamamışlardır.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Onlar, doğruyu(hidayeti) verip yanlışı(dalaleti) alanlardır. Doğru yolda olmadan,* yaptıkları ticaret kazanç getirmez.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
İşte onlar, doğru yol karşılığında, sapkınlığı satın almışlardır. Fakat bu alışverişleri bir yarar sağlamamış; doğru yolu da bulamamışlardır.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Onlar hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar, bu yüzden ticaretleri onlara kâr sağlamadı; zira onlar doğru yolda giden kimseler değiller.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
İşte bunlar, doğruluk ve aydınlığı verip karanlık ve sapıklığı satın aldılar da ticaretleri hiç bir kazanç sağlamadı. Bir yol yordama girebilmiş de değillerdir.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
İşte bunlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almışlardır; fakat bu alışverişleri bir yarar sağlamamış; hidayeti de bulmamışlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte bunlar öyle kimselerdir ki hidayet karşılığında sapıklığı satın almışlardır da ticaretleri kar etmemiştir. Kar yolunu tutmuş da değillerdir.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
(Çünkü) onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almışlar, ama ne (bu) ticaretleri onlara fayda sağlamış, ne de (başka bir şekilde) hidayet bulmuşlardır.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
bunlar işte öyle kimselerdir ki hidayet bedeline dalaleti satın almışlardır da ticaretleri kar etmemiştir yolunu tutmuş da değillerdir.
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
İşte onlar o kimselerdir ki, hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar da ticaretleri kar etmedi, doğru yolu da bulamadılar.
Gültekin Onan
İşte bunlar hidayet karşılığında sapıklığı (dalaleti) satın almışlardır. Fakat bu ticaretleri bir yarar (kar) sağlamamış / getirmemiş, hidayeti de bulamamışlardır.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Onlar o kimselerdir ki doğru yolu bırakıp sapkınlığı (eğri yolu) satın almışlardır. Demek, alış verişleri onlara kazanç sağlamamış, onlar doğru yolu da bulmamışlardır.
İbni Kesir
Onlar; hidayet karşılığı sapıklığı satın almış kimselerdir. Ticaretleri kendilerine kar sağlamamıştır. Ve onlar hidayete ermişlerden değildirler.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Onlar, hidayet yerine sapıklığı satın aldılar da alışverişleri kar getirmedi ve doğru yolu bulanlar olmadılar.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
İşte onlar hidayeti verip, dalalet satın aldılar. Ama bu, karlı bir ticaret olmadı. Çünkü kar yolunu tutmadılar.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
İşte onlar hakikatlerini oluşturan gerçeğe (bilhüda) karşılık, dalaleti (kendi hakikatini fark edememe) satın almışlardır! Oysa bu ticaret onlara kar getirmedi; gerçeğe de erdirmez!
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
It is they who bought the straying, at the expense of guidance. Such trade never prospers, nor do they receive any guidance.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
These are the ones who have purchased straying with guidance; their trade did not profit them, nor were they guided.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
These are those who have purchased straying for guidance; their trade did not profit them, nor were they guided.
# Kelime Anlam Kök
1 ulaike: işte onlar
2 ellezine:
3 şteravu: satın aldılar شري
4 d-delalete: sapıklığı ضلل
5 bil-huda: hidayet karşılığında هدي
6 fema: etmedi
7 rabihat: kâr ربح
8 ticaratuhum: ticaretleri تجر
9 ve ma: ve değildir
10 kanu: olanlardan كون
11 muhtedine: doğru yolu bulan هدي