2. Bakara suresi 160. ayet

/ 286
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Ancak tövbe edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tövbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tövbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.

إِلاَّ الَّذِينَ تَابُواْ وَأَصْلَحُواْ وَبَيَّنُواْ فَأُوْلَئِكَ أَتُوبُ عَلَيْهِمْ وَأَنَا التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
İllellezine tabu ve aslahu ve beyyenu fe ulaike etubu aleyhim, ve enet tevvabur rahim.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Ancak, tövbe edip durumlarını düzeltenler ve bildiklerini açıklayanlar istisnadır. Ben onların tövbesini kabul ederim.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Ancak, yönelip kendilerini düzeltenler ve (kitabı) açıklayanlar hariç; onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul edenim, Rahim'im.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Ancak tövbe edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tövbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tövbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Tevbe eden (hatasından tam olarak dönen), kendini düzelten ve gizlediklerini açıklayanlar başka; onların tevbesini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden ve iyiliği bol olan Benim.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Ancak, pişmanlık gösterenler, düzeltenler ve açıklayanlar; işte onların pişmanlıklarını kabul ederim. Çünkü Ben, Pişmanlıkları Kabul Edenim; Merhametliyim.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Fakat tevbe edenler, kendini onaranlar ve gizlediği gerçeği açıklayanlar hariç. İşte onların tevbelerini kabul edeceğim: Zira, sadece Benim tevbeleri çokça kabul eden, merhameti sonsuz olan.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Tövbe edip hallerini düzeltenlerle gerçeği açıklayanlar müstesna. İşte böylelerinin tövbesini kabul ederim. Doğrusu ben tövbeleri çok çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ancak tevbe edip kendilerini düzelterek gerçeği söyleyenler başka. Ben, onları bağışlarım. Ben, çok çok tevbe kabul ederim ve çok bağışlarım.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Ancak, tevbe edenler, kendilerini düzeltenler ve (tebliğ edilen) hakikati duyuranlar bunun dışındadır: Onların tevbesini kabul edeceğim; zira yalnız Benim tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
ancak tevbe edib hali düzeltib hakkı söyliyenler başka, ben onları bağışlarım, öyle rahim tavvabım ben
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Ancak tevbe edip uslananlar ve (gerçeği) açıklayanlar başka. Onları bağışlarım. Çünkü ben tevbeyi çok kabul edenim, çok esirgeyenim.
Gültekin Onan
Ancak, tevbe edip (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (kitabı / indirileni) açıklayanlar hariç; onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul edenim, Rahim'im.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Ancak tevbe (ve rücu) edenler, (hareketlerini) düzeltenler ve (hakıykatı gizlemeyib) iyice açıklayanlar başka. Ben artık onların günahlarından geçerim. Ben en çok tevbeyi kabul edenim, en çok esirgeyenim.
İbni Kesir
Ancak tevbe edenler, islah edenler ve (gerçeği) söyleyenler müstesna. Ben; onların tevbelerini kabul ederim. Ve ben Tevvab, Rahim'im.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Ancak tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve onu açıklayanlar müstesna. Bunların tevbelerini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden, bağışlayan benim!
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Ancak onlardan tövbe edip hallerini düzelten ve gerçekleri açıklayanlara gelince: Ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli olan Ben'im.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Ancak bunlardan tövbe edenler (yanlışını idrak edip kesin olarak ondan vazgeçenler) ve ıslah olanlar (içinde bulundukları yanlışlar ortamından çıkanlar) ve gerçeği dile getirenler istisnadır. Ben Tevvab ve Rahıym'im (tövbeyi kabul edip, çeşitli güzel sonuçlarını yaşatan).
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
As for those who repent, reform, and proclaim, I redeem them. I am the Redeemer, Most Merciful.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
Except those who repent and amend and clarify; for those I will accept their repentance, for I am the One who accepts repentance, the Merciful.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
Except those who repent, reform and clarify; for those I will accept their repentance, for I am the One who accepts repentance, the Compassionate.
# Kelime Anlam Kök
1 illa: ancak hariç
2 ellezine: (kimseler)
3 tabu: tevbe edip توب
4 ve eslehu: uslananlar صلح
5 ve beyyenu: ve (gerçeği) açıklayanlar بين
6 feulaike: işte onlar
7 etubu: tevbelerini kabul ederim توب
8 aleyhim: onların
9 ve ena: çünkü ben
10 t-tevvabu: tevbeyi çok kabul edenim توب
11 r-rahimu: çok esirgeyenim رحم