2. Bakara suresi 162. ayet

/ 286
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Onlar, sürekli bu halde kalacaklardır. Onlardan bu azap ne hafifletilecek ne de onların yüzüne bakılacak.

خَالِدِينَ فِيهَا لاَ يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلاَ هُمْ يُنظَرُونَ
Halidine fiha, la yuhaffefu anhumul azabu ve la hum yunzarun.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
- Küfredip de kafir olarak ölenler var ya Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir. Çok uzun süreli olarak o laneti taşırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
O durumda sürekli kalırlar. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Onlar, sürekli bu halde kalacaklardır. Onlardan bu azap ne hafifletilecek ne de onların yüzüne bakılacak.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Onlar sürekli dışlanmış olarak kalacaklardır. Ne azapları hafifletilecek ne de göz açtırılacaktır.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Sürekli onun içinde kalacaklardır. Ne cezaları azaltılacak ne de yardım edilecektir.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Onlar o lanetin içinde kalıcıdırlar: Onların ne azabı hafifletilecek, ne de kendilerine göz açtırılacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Sürekli o lanetin içindedirler. Ne azapları hafifletilir ne de yüzlerine bakılır.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Onda (lanette) süresiz kalacaklardır, onlardan azab hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar, sonsuza kadar o lanetin altında kalırlar, ne azapları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Onlar bu halde kalacaklar; (ve) ne azapları hafifletilecek, ne de soluk almalarına imkan verilecek.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Onlar ebedi olarak lanet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
ebediyen onun altında kalırlar, ne azabları hafifletilir ne de kendilerine göz açtırılır
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Ebedi la'net içinde kalırlar. Ne kendilerinden azab hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.
Gültekin Onan
O durumda/Onda süresiz kalacaklardır. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez/onlar gözetilmezler.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Onun (o la'netin, yahud cehennemin) içinde ebedi kalıcıdırlar onlar. Onlardan azab da hafifletilmez. Kendilerinin yüzlerine de bakılmaz.
İbni Kesir
Onun içinde temelli kalacaklardır. Onlardan ne azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Onlar lanette temellidirler. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine bakılmaz.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Onlar bu lanet içinde ebedi olarak kalırlar. Onların azapları hafifletilmeyeceği gibi, Kendilerine yeni bir mühlet de verilmez.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
O lanetlerin sonuçlarını sonsuza dek yaşarlar. Bunun azabı asla hafifletilmez ve onlara mühlet (yanlışı düzeltme süreci) de verilmez.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Eternally they abide therein. The retribution is never commuted for them, nor are they reprieved.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
They will abide therein, where the retribution will not be lightened for them, nor will they be reprieved.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
They will abide therein, where the retribution will not be lightened for them, nor will they be reprieved.
# Kelime Anlam Kök
1 halidine: ebedi kalırlar خلد
2 fiha: (la'net) içinde
3 la:
4 yuhaffefu: hafifletilmez خفف
5 anhumu: onlardan
6 l-azabu: azab عذب
7 ve la: ve yoktur
8 hum: onlara
9 yunzerune: gözetme نظر