7. Araf suresi 48. ayet

/ 206
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

A'raf ehli, yüzlerinden tanıdıkları kimselere de: "Çokluğunuz da, tasladığınız büyüklük de size bir yarar sağlamadı." dediler.

وَنَادَى أَصْحَابُ الأَعْرَافِ رِجَالاً يَعْرِفُونَهُمْ بِسِيمَاهُمْ قَالُواْ مَا أَغْنَى عَنكُمْ جَمْعُكُمْ وَمَا كُنتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ
Ve nada ashabul'a'rafi ricalen ya'rifunehum bi simahum kalu ma agna ankum cem'ukum ve ma kuntum testekbirun.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Yine A'raf ehli, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: "Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size bir yarar sağladı."
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Orta yerde bulunanlar, görünüşlerinden tanıdıkları kimselere seslenirler: 'Sizin cemaatiniz ve büyüklük taslamış olmanız size hiç bir yarar sağlamadı.'
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
A'raf ehli, yüzlerinden tanıdıkları kimselere de: "Çokluğunuz da, tasladığınız büyüklük de size bir yarar sağlamadı." dediler.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
A'raf ahalisi, yüzlerinden tanıdıkları bir takım adamlara* da şöyle seslenirler: "Gördünüz mü? Sizlere ne taraftarlarınızın bir yararı oldu ne de büyüklenmenizin.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Orta yerin yoldaşları, yüzünden tanıdıkları adamlara seslenerek, şöyle derler: "Çokluğunuz ve büyüklük taslamanız, size yarar sağlamadı!"
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Ve (sözkonusu) ayırdetme yeteneğine sahip olanlar, belirtilerinden kim olduklarını çıkardıkları kimselere seslenecekler: "Sahi, ne sağladı size taraftarlarınız / mal-mülkünüz ve böbürlendiğiniz o nesneler?"
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
A'raf halkı, yüzlerinden tanıdıkları bazı erkeklere seslenip şöyle derler: "Bir araya gelmeniz de büyüklük taslamanız da size hiçbir yarar sağlamadı."
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Burcun üstündeki adamlar, kendilerini yüzlerinden tanıdıkları (ileri gelen birtakım) adamlara seslenerek derler ki: "Ne (güç ve servet) toplamış olmanız, ne büyüklük taslamanız (istikbarınız) size bir yarar sağlamadı."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O A'raf sakinleri, simalarından tanıdıkları bir takım kimselere şöyle seslenirler: "Gördünüz mü, cemiyetinizin ve kibirli davranmanızın size hiçbir yararı olmadı!
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Ve (hayattayken) bu ayırt etme yetisine sahip olanlar, görünüşlerinden (günahkar olduklarını) çıkardıkları kimselere: "Ne sağladı size" diye seslenecekler, "maldan, (mülkten) biriktirmeniz; geçmişinizle o boş kurumlanmanız?
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
A'raftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: "Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!"
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
O ashabı A'raf simalariyle tanıdıkları bir takım ricale de nida edib: gördünüz mü cem'iyyetinizin ve yaptığınız kibr-ü azametin size hiç faidesi olmadı
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
A'raf halkı, yüzlerindeki işaretleriyle tanıdıkları birtakım adamlara da ünleyerek dediler ki: "Ne topluluğunuz, ne de büyüklük taslamanız, size hiçbir yarar sağlamadı."
Gültekin Onan
Orta yerdeki (A'raf'daki) adamlar, kendilerini yüzlerinden tanıdıkları (ileri gelen bir takım) adamlara seslenerek derler ki: "Ne (güç ve servet) toplamış olmanız, ne büyüklük taslamanız (istikbarınız) size bir yarar sağlamadı."
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
(Yine) a'raaf yaranı (kafirlerden) simalarıyla tanıdıkları (elebaşı) birtakım adamlara şöyle nida ederek derler: "Ne çokluğunuz (yahut topladığınız mallar), ne de (hakka karşı) yeltenmekde devam etdiğiniz o kibr (-ü azamet) size hiç bir faide vermedi".
İbni Kesir
A'raf ashabı; simalarıyla tanıdıkları adamlara seslenirler: Topluluğunuz, topladığınız mal ve büyüklük taslamalarınız size fayda vermedi, derler.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
A'raftakiler simalarından tanıdıkları bazı adamlara seslenirler: -Topladıklarınız ve büyüklük taslıyor olmanız size fayda vermedi.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
(48-49) A'raf ashabı, simalarından tanıdıkları bir kısım kimselere seslenip: "Gördünüz ya, ne topladığınız mallarınızın, ne onca taraftarlarınızın, ne de büyüklük taslamalarınızın ve o çalımlarınızın size hiç bir faydası olmadı!" O cennetlikleri göstererek "Sahi, şunlar "Allah, bunları asla lütfuna nail etmez." diye yeminler edip hor gördüğünüz kimseler değil miydi? İşte onların ne yüce mevkide olduklarını şimdi anladınız değil mi? derler ve sonra o cennetliklere dönerek: "Buyurun girin cennete, derler, size korku ve endişe olmadığı gibi, siz asla üzüntü de görmeyeceksiniz."
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
A'raf ehli, simalarından kendilerini tanıdıkları (bazı cehennem ehli) ricale seslenerek şöyle dediler: "Ne zenginliğinizin, ne de büyüklenmenizin size hiçbir faydası olmadı!"
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
The dwellers of the Purgatory will call on people they recognize by their looks, saying, "Your great numbers did not avail you in any way, nor did your arrogance."
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
And the people standing on the elevated platform called on men they recognized by their features, they said: "What good did your large number do for you, or what you were arrogant for?"
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
Those attending the identification station called on men they recognized by their features, they said, "What good did your large number do for you, or what you were arrogant for?"*
# Kelime Anlam Kök
1 ve nada: ve seslendiler ندو
2 eshabu: halkı صحب
3 l-ea'rafi: A'raf عرف
4 ricalen: birtakım adamlara رجل
5 yea'rifunehum: tanıdıkları عرف
6 bisimahum: yüzlerinden سوم
7 kalu: dediler ki قول
8 ma:
9 egna: hiçbir yarar sağlamadı غني
10 ankum: size
11 cem'ukum: topluluğunuzun جمع
12 ve ma: ne de
13 kuntum: size كون
14 testekbirune: büyüklük taslamanız كبر