Erhan Aktaş - Kerim Kur'an

O'nu alıp götürdüler. Hep birlikte onu kuyunun dibine bırakmaya karar verdiler. O sırada Yusuf'a: "Ant olsun onların bu yaptıklarını, bir gün gelecek yüzlerine vuracaksın." diye vahyettik.

فَلَمَّا ذَهَبُوا بِه۪ وَاَجْمَعُٓوا اَنْ يَجْعَلُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ لَتُنَبِّئَنَّهُمْ بِاَمْرِهِمْ هٰذَا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
Fe lemma zehebu bihi ve ecmeu en yec'aluhu fi gayabetil cubb, ve evhayna ileyhi le tunebbiennehum bi emrihim haza ve hum la yeş'urun.
#kelimeanlamkök
1felemmanihayet
2zehebugötürdülerذهب
3bihionu
4ve ecmeuve karar verdilerجمع
5en
6yec'aluhuatmayaجعل
7fi
8gayabetidibineغيب
9l-cubbikuyununجبب
10veevhaynave biz vahyettikوحي
11ileyhiO'na
12letunebbiennehumandolsun haber vereceksinنبا
13biemrihimonların işleriniامر
14hazabu
15vehumve onlar
16lahiç değillerken
17yeş'urunefarkındaشعر
  • Bayraktar Bayraklı Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali

    Onu götürüp de kuyunun dibine atmaya ittifakla karar verdikleri zaman, biz Yusuf'a,"Andolsun ki sen onların bu işlerini, onlar farkına varmadan kendilerine haber vereceksin" diye vahyettik.

  • Mehmet Okuyan Kur’an Meal-Tefsir

    Onu götürüp de o kuyunun görünmeyen yerine bırakmaya birlikte karar verdikleri zaman, (Yusuf'a) "Şüphesiz ki sen onlar farkına varamadan onların bu işlerini kendilerine bildireceksin." diye vahyetmiştik (bildirmiştik).

  • Edip Yüksel Mesaj: Kuran Çevirisi

    Onu götürdükleri ve kuyunun dibine atmak için topluca karar verdikleri sırada biz ona: "Onların bu yaptıklarını, hiç farkında olmayacakları bir anda onlara anlatacaksın" diye vahiy ettik.

  • Erhan Aktaş Kerim Kur'an

    O'nu alıp götürdüler. Hep birlikte onu kuyunun dibine bırakmaya karar verdiler. O sırada Yusuf'a: "Ant olsun onların bu yaptıklarını, bir gün gelecek yüzlerine vuracaksın." diye vahyettik.

  • Süleymaniye Vakfı Süleymaniye Vakfı Meali

    Su çukurunun görünmeyen yerine bırakmak için söz birliği içinde götürdükleri sırada Yusuf'un içine şunu vahyettik: "Bir gün, hiç beklemedikleri bir anda onlara, yaptıkları bu işi bildireceksin."

  • Ali Rıza Safa Kur'an-ı Kerim Gerçek

    Sonunda, Onu götürüp, suyu çekilmiş bir kuyuya bırakmak için topluca sözleştiklerinde, Ona, şöyle bildirdik: "Bu yaptıklarını, onlara kesinlikle anlatacaksın; üstelik kavrayamadıkları bir sırada!"

  • Mustafa İslamoğlu Hayat Kitabı Kur’an

    İşte bu minval üzre, onu kuyunun derinliklerine atmada söz birliği etmiş bir halde yanlarında götürüyorlardı kı, Biz ona "(Bir gün gelecek) kendileri hiç farkında değilken onlara bu yaptıklarını bir bir haber vereceksin" diye ilham ettik.

  • Yaşar Nuri Öztürk Kur'an-ı Kerim Meali

    Onu götürüp kuyunun dibine koymaya karar verdiklerinde biz de ona şöyle vahyettik: "Yemin olsun ki sen onlara, şu yaptıklarını hiç farkında olmayacakları bir sırada haber vereceksin."

  • Ali Bulaç Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

    Nitekim onu götürdükleri ve kuyunun derinliklerine atmaya topluca davrandıkları zaman, biz ona (şöyle) vahyettik: "Andolsun, sen onlara kendileri, farkında değilken bu yaptıklarını haber vereceksin."

  • Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yusuf'u alıp götürdükleri ve onu kuyunun dibine koymaya karar verdikleri zaman, Biz ona: "Andolsun ki, sen onlara, hiç farkında değillerken, bu işlerini haber vereceksin!" diye vahyettik.

  • Muhammed Esed Kur'an Mesajı

    Ve böylece, onu kuyunun dibine atmaya karar verip yanlarında götürürlerken, kendisine "Gün gelecek (senin kim olduğunu) kavrayamayacakları bir anda bu yaptıklarını kendilerine hatırlatacaksın!" diye vahyettik.

  • Diyanet İşleri Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

    Yusuf'u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, "Andolsun, (senin Yusuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin" diye vahyettik.

  • Elmalılı Hamdi Yazır Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

    Bunun üzerine vakta ki onu götürdüler ve kuyunun dibine koymağa karar verdiler, biz de ona şöyle vahyettik, kasem olsun ki sen onlara hiç farkında değillerken bu işlerini haber vereceksin

  • Süleyman Ateş Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

    Nihayet onu götürüp de kuyunun dibine atmağa topluca karar verdikleri zaman biz, Yusuf'a: "Andolsun sen onların bu işlerini, hiç farkında olmayacakları bir sırada kendilerine haber vereceksin!" diye vahyettik.

  • Gültekin Onan

    Nitekim onu götürdükleri ve kuyunun derinliklerine atmaya topluca davrandıkları zaman, biz ona (şöyle) vahyettik: "Andolsun, sen onlara kendileri farkında değilken bu buyruklarını / buyrultularını haber vereceksin."

  • Hasan Basri Çantay Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

    Nihayet vaktaki onu götürdüler, onu kuyunun dibine bırakmayı elbirlik kararlaşdırdılar. Biz de kendisine: "Andolsun ki sen onlara, hiç farkında değillerken, (bir gün) bu işlerini haber vereceksin" diye vahyetdik.

  • İbni Kesir

    Onu götürdükleri vakit, kuyunun derinliklerine bırakmayı birlikte kararlaştırdılar. Biz de kendisine vahyettik ki: Sen; onlara, kendileri hiç farkına varmadan yaptıklarını bir bir haber vereceksin.

  • Şaban Piriş Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

    Yusuf'u götürdüler, kararlaştırdıkları gibi onu bir kuyunun dibine bıraktılar. Biz de ona, onlara bu yaptıklarını haber vereceksin, fakat onlar seni tanımayacak diye vahyettik.

  • Suat Yıldırım Kuran-ı Kerim ve Meali

    Derken kardeşleri onu alıp götürünce ve onu kuyunun dibine bırakma konusunda görüş birliğine varınca, Biz de Yusuf'a şöyle vahyettik: "Zamanı gelecek, onların hiç hatırlarına gelmediği ve seni hiç tanımadıkları bir sırada, kendilerine yaptıkları bu işi hatırlatacaksın."

  • Ahmed Hulusi Türkçe Kur'an Çözümü

    Nihayet Onu alıp götürdüler ve Onu kuyunun dibinde bırakmaya karar verdiler.. . Biz de Ona: "Andolsun ki, onların seni tanımadıkları bir ortamda, yaptıklarını yüzlerine vuracaksın!" diye vahyettik.

  • Edip Yüksel (Eski Baskı) Mesaj: Kuran Çevirisi

    Onu götürdükleri ve kuyunun dibine atmak için topluca karar verdikleri sırada biz ona: '(Üzülme) Onların bu yaptıklarını, hiç farkında olmayacakları bir anda onlara anlatacaksın,' diye vahyettik

  • Erhan Aktaş (Eski Baskı) Kerim Kur'an

    O'nu alıp götürdüler. Hep birlikte onu kuyunun dibine bırakmaya karar verdiler. O sırada Yusuf'a: "Ant olsun onların bu yaptıklarını, bir gün gelecek yüzlerine vuracaksın." diye vahyettik.

  • Progressive Muslims

    So, when they went with him they had agreed to place him at the bottom of the well. And We inspired to him: "You will inform them of this act of theirs while they will not expect it."

  • Sam Gerrans The Qur'an: A Complete Revelation

    Then when they went with him, and agreed to place him in the depth of the well. And We revealed to him: “Thou wilt inform them of this deed of theirs when they perceive not.”

  • Aisha Bewley

    But when, in fact, they did go out with him and gathered all together and agreed to put him at the bottom of the well, We then revealed to him that: ‘You will inform them of this deed they perpetrate at a time when they are totally unaware. ’

  • Rashad Khalifa The Final Testament

    When they went away with him, and unanimously decided to throw him into the abyss of the well, we inspired him: "Some day, you will tell them about all this, while they have no idea."

  • The Monotheist Group The Quran: A Monotheist Translation

    So,when they went with him they had agreed to place him into the bottom of the well. And We inspired to him: "You will inform them of this act of theirs while they will not expect it."

  • Edip-Layth Quran: A Reformist Translation

    So, when they went with him they had agreed to place him at the bottom of the well. We inspired him: "You will inform them of this act of theirs while they will not expect it."