17. İsra suresi 59. ayet

/ 111
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Bizi ayet* göndermekten alıkoyan şey, öncekilerin onu* yalanlamış olmalarıdır. Semud halkına gözleri göre göre o dişi deveyi verdik. Onu öldürerek* kendilerine haksızlık ettiler. Ve Biz, ayetleri* uyarmaktan başka bir şey için göndermeyiz.

وَمَا مَنَعَنَا أَن نُّرْسِلَ بِالآيَاتِ إِلاَّ أَن كَذَّبَ بِهَا الأَوَّلُونَ وَآتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُواْ بِهَا وَمَا نُرْسِلُ بِالآيَاتِ إِلاَّ تَخْوِيفًا
Ve ma meneana en nursile bil ayati illa en kezzebe bihel evvelun, ve ateyna semuden nakate mubsıraten fe zalemu biha, ve ma nursilu bil ayati illa tahvifa.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Mucizeler göndermekten bizi alıkoyan husus, öncekilerin mucizeleri yalanlamış olmasıdır. Nitekim Semud kavmine gözle görülebilen bir mucize olarak dişi deveyi vermiştik de, onu haksız yere öldürmüşlerdi. Oysa Biz, mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Bizi ayetler (mucizeler) göndermekten alıkoyan şey, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır. Örneğin, Semud'a açık bir (mucize) olarak deveyi vermiştik. Fakat ona haksızlık ettiler. Biz mucizeleri yalnızca uyarı amacıyla göndeririz
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Bizi ayet* göndermekten alıkoyan şey, öncekilerin onu* yalanlamış olmalarıdır. Semud halkına gözleri göre göre o dişi deveyi verdik. Onu öldürerek* kendilerine haksızlık ettiler. Ve Biz, ayetleri* uyarmaktan başka bir şey için göndermeyiz.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Seni mucizelerle göndermemizi engelleyen tek şey, öncekilerin onlar karşısında yalana sarılmalarıdır. Semud'a, gerçeği gösteren belge olarak bir dişi deve vermiştik ama ona yanlış iş yapmışlardı. Biz mucizeleri sadece korkutmak için göndeririz.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Bizi, mucizeler göndermekten alıkoyan, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır. Semud'a açık bir biçimde dişi deveyi verdik; sonunda haksızlık yaptılar. Zaten Biz, mucizeleri, ancak korkutmak için göndeririz.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Bizim mucizeler göndermemize yalnızca önceki toplumların onları yalanlamış olmaları engel oldu. Nitekim Semud'a (risaletin) görünür bir delili olarak dişi deveyi vermiştik, fakat temsil ettiği gerçeği inkar yoluyla ona zulmettiler; zaten Biz bu tür mucizevi delilleri, yalnızca korkutarak uyarma amacıyla göndeririz.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Bizi, mucizeler göstermekten alıkoyan, daha öncekilerin onları yalanlamış olmasından başka bir şey değildir. Semud kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onunla kendilerine zulmettiler. Biz, mucizeleri yalnız korkutup sindirmek için göndeririz.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Bizi ayet (mucize)ler göndermekten, öncekilerin onu yalanlamasından başka bir şey alıkoymadı. Semud'a dişi deveyi görünür (bir mucize) olarak gönderdik, fakat onlar bununla (onu boğazlamakla) zulmetmiş oldular. Oysa biz ayetleri ancak korkutmak için göndeririz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bizi mucizelerle peygamber göndermekten alıkoyan şey, ancak önceki milletlerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud'a gözleri göre göre mucize olmak üzere o dişi deveyi verdik de onunla kendilerine zulmettiler; oysa Biz o mucizeleri, ancak korkutmak için göndeririz.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Bizi (öncekiler gibi, bu mesajı da) mucizevi belirtilerle birlikte göndermekten alıkoyan tek sebep, önceki toplumların onları hep yalanlamış olmalarıdır; nitekim, Semud kavmine uyarıcı, aydınlatıcı bir belirti olarak o dişi deveyi verdik, ama onlar bunu kale almadılar. Oysa biz bu kabil belirtileri yalnızca korkutup uyarmak amacıyla göndermişizdir.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semud kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
O istenilen ayetler (mu'cizeler) le risalet vermekten bizi men'eden de yoktur, ancak onları evvelki ümmetler tekzib ettiler, Semude gözleri göre göre o nakayı verdik de onunla kendilerine zulmettiler, halbuki biz o ayetleri ancak korkutmak için göndeririz
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Bizi ayetler (mu'cizeler) göndermekten alıkoyan şey, evvelkilerin, (onları) yalanlamış olmasıdır. Semud(kavmin)e açık bir mu'cize olarak dişi deveyi verdik, o zulmetmelerine sebeb oldu (deveyi boğazlayarak kedilerine yazık etmiş oldular). Biz mu'cizeleri, yalnız korkutmak için göndeririz.
Gültekin Onan
Bizi ayetler göndermekten, öncekilerin onu yalanlamasından başka bir şey alıkoymadı. Semud'a dişi deveyi görünür (bir mucize) olarak gönderdik; fakat onlar bununla (onu boğazlamakla) zulmetmiş oldular. Oysa biz ayetleri ancak korkutmak için göndeririz.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Bizi (Kureyşe) ayetler (mucizeler) göndermemizden alıkoyan (sebeb başka değil) ancak evvelki (ümmet) lerin onları tekzib etmiş olduklarıdır. Biz, Semuda gözleri göre göre o dişi deveyi verdik de (onu öldürdüler ve) bu yüzden (kendilerine) zulmetdiler. Halbuki bir ayetleri (azab ve ihlak için değil) ancak (ahiret azabından) korkutmak için göndeririz.
İbni Kesir
Bizi ayetlerle göndermekten alıkoyan şey; ancak öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud'a da gözleri göre göre bir dişi deve vermiştik de, ona zulmetmişlerdi. Halbuki Biz; ayetleri ancak korkutmak için göndeririz.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Bizi mucize göndermekten alıkoyan, ancak öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud kavmine mucize olarak gözleri önündeki Deve'yi vermiştik. Ama ona zulmettiler. Oysa biz mucizeyi sadece korkutmak için göndeririz.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Kafirlerin keyfi olarak istedikleri mucizeleri göndermeyişimizin tek sebebi, daha önceki kafirlerin bu gibi mucizeleri yalanlamış olmalarıdır. Nitekim Semud halkına açık bir mucize olarak o dişi deveyi verdik de onu öldürdüler ve bu yüzden kendilerine zulmettiler. Biz o ayetleri sadece korkutmak için göndeririz.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Mucizelerimizi irsal etmemize mani olan, öncekilerin onları yalanlamış olmasıdır (siz de yalanlarsanız derhal azabını yaşardınız, sizi ortadan kaldırmak zorunda kalırdık)! Semud'a da aydınlatan olarak dişi deveyi verdik de (vahşice öldürerek) ona zulmettiler! Biz mucizelerimizi ancak korkutmak için irsal ederiz.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
What stopped us from sending the miracles is that the previous generations have rejected them. For example, we showed Thamoud the camel, a profound (miracle), but they transgressed against it. We sent the miracles only to instill reverence.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
And what stopped Us from sending the signs except that the previous people disbelieved in them. And We sent to Thamud the camel with foresight, but they did her wrong. And We do not send the signs except to make them fearful.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
The rejection of previous people did not stop Us from sending the signs. We sent to Thamud the camel with foresight, but they did her wrong. We do not send the signs except to alert.
# Kelime Anlam Kök
1 ve ma: ve yoktur
2 meneana: bizi alıkoyan منع
3 en:
4 nursile: göndermekten رسل
5 bil-ayati: ayetler (mu'cizeler) ايي
6 illa: dışında
7 en:
8 kezzebe: yalanlamaları كذب
9 biha: (onları)
10 l-evvelune: evvelkilerin اول
11 ve ateyna: ve verdik اتي
12 semude: Semud'a
13 n-nakate: dişi deveyi نوق
14 mubsiraten: açık bir mu'cize olarak بصر
15 fezelemu: o zulmetmelerine sebeb oldu ظلم
16 biha: onlara
17 ve ma: ve
18 nursilu: biz göndermeyiz رسل
19 bil-ayati: mu'cizeleri ايي
20 illa: dışında
21 tehvifen: korkutmak خوف