21. Enbiya suresi 109. ayet

/ 112
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Buna rağmen yüz çevirirlerse, o zaman de ki: "Herkese eşit olarak duyurdum. Söz verilen şey yakın mı uzak mı orasını bilmiyorum!"

فَإِن تَوَلَّوْا فَقُلْ آذَنتُكُمْ عَلَى سَوَاء وَإِنْ أَدْرِي أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٌ مَّا تُوعَدُونَ
Fe in tevellev fe kul azentukum ala seva', ve in edri e karibun em baidun ma tuadun.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizin hepinize eşit şekilde açıkladım. Artık tehdit edildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Eğer yüz çevirirlerse de ki, 'Size yeterli ölçüde bildirdim. Size söz verilen şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem.'
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Buna rağmen yüz çevirirlerse, o zaman de ki: "Herkese eşit olarak duyurdum. Söz verilen şey yakın mı uzak mı orasını bilmiyorum!"
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Yüz çevirirlerse de ki "Her şeyi size olduğu gibi bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır yoksa uzak mıdır, onu ben bilmem.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Yine de yüz çevirirlerse, şunu söyle: "Tümünüze eşit olarak duyurdum. Size sözü verilen, yakın mı; yoksa uzak mı bilmiyorum?"
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Fakat eğer (bu davetten) yüz çevirirlerse, o zaman da de ki: "Ben bu daveti hiçbir ayrım gözetmeden hepinize duyurdum; ne var ki ben tehdit edildiğiniz (Hesap Günü'nün) yakın mı uzak mı olduğunu da bilemem."
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Hepinize aynı şekilde, aynı düzeyde açıkladım. Artık bilmiyorum, tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır, uzak mıdır?"
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab günü) yakın mı, uzak mı, bilemem."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yine de aldırmazlarsa de ki: "Size düpedüz açıkladım, tehdit edildiğiniz şeyin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem."
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Ama eğer (bu gerçeğe) yüz çevirirlerse de ki: "Ben bu gerçeği hepinize aynı şekilde duyurdum; ama artık, size vaad edilen (Hesap Günü'nün) yakın mı, uzak mı olduğunu ben bilemem".
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı yoksa uzak mı, bilmiyorum."
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Bunun üzerine aldırmazlarsa o halde de de ki: size düpedüz ı'lan ettim, ve bilmem bu size edilen va'd-ü vaid pek yakın mı, yoksa uzak mı?
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizin hepinize eşit biçimde açıkladım. Artık tehdid edildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."
Gültekin Onan
Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab) günü yakın mı, uzak mı, bilemem."
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Eğer (Bu teklife karşı) onlar (yine) yüz çevirirlerse (o vakit da) de ki: "Size (hakıykatları) müsavat üzere bildirdim. Tehdid edilmekde olduğunuz (o korkunç akıbet) yakın mı, yoksa uzak mı, ben bilmem".
İbni Kesir
Şayet yüz çevirirlerse; de ki: Ben, size eşitlik üzere bildirdim. Artık tehdid edildiğiniz şeyin yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Eğer yüz çevirirlerse de ki: -Size (gerçeği) doğru bir şekilde açıkladım. Size vaat edilenin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Yine de yüz çevirirlerse de ki: "İşte sizin hepinizi de tam eşit şekilde hakka çağırdım. Artık tehdit olunduğunuz o kıyamet gününün yakın mı uzak mı olduğunu bilemem."
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Eşit olarak size bildirdim. . . Size vadolunan şey (uyarıldığınız ölüm) yakın mıdır uzak mıdır, bilmiyorum. "
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
If they turn away, then say, "I have warned you sufficiently, and I have no idea how soon or late (the retribution) will come to you.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
So if they turn away, then say: "I have given you notice sufficiently, and I do not know if what you are promised is near or far."
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
So if they turn away, then say, "I have given you notice sufficiently, and I do not know if what you are promised is near or far."
# Kelime Anlam Kök
1 fein: eğer
2 tevellev: yüz çevirirlerse ولي
3 fekul: de ki قول
4 azentukum: ben size açıkladım اذن
5 ala:
6 seva'in: eşit biçimde سوي
7 ve in: artık
8 edri: bilmem دري
9 ekaribun: yakın mı (olduğunu) قرب
10 em: yoksa
11 beiydun: uzak (mı olduğunu) بعد
12 ma: şeyin
13 tuadune: tehdid edildiğiniz وعد