/ 200
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak.

خَالِدِينَ فِيهَا لاَ يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلاَ هُمْ يُنظَرُونَ
Halidine fiha, la yuhaffefu anhumul azabu ve la hum yunzarun.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Onlar bu halde kalacaklar;ne azapları hafifletilecek ne de onlara bir mühlet tanınacak.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Orada sürekli kalıcıdırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Sürekli dışlanmış olarak kalırlar. Azapları hafifletilmez, yüzlerine de bakılmaz.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Sürekli onun içinde kalacaklardır. Ne cezaları azaltılacak ne de yardım edilecektir.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Onlar bu halde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek ne de onlara süre tanınacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
O lanet içinde sürekli kalacaklardır. Ne azap hafifletilecektir onlardan ne de yüzlerine bakılacaktır onların.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
İçinde temelli kalıcıdırlar. Onların azabı hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonsuza kadar o lanetin içindedirler, azapları hafifletilmez ve kendilerine mühlet verilmez.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Onlar bu halde kalacaklar; (ve) ne azapları hafifletilecek, ne de onlara bir mühlet tanınacak.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Onun (lanetin) içinde ebedi kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Ebediyyen onun içindedirler, azabları hafifletilmez ve kendilerine mühlet verilmez
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
O(la'net)in içinde ebedi kalacaklardır. Onlardan azab hafifletilmeyecek ve onlara asla fırsat verilmeyecektir.
Gültekin Onan
İçinde temelli kalıcıdırlar. Onların azabı hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Onlar bunun (bu la'netin ve cehennemin) içinde ebedi kalıcıdırlar. Kendilerinden ne azab hafifletilir, ne de onlara (yüzlerine, suratlarına) bakılır.
İbni Kesir
Ebediyyen onun içindedirler. Onlardan azab hafifletilmez ve onlara rahmet nazarıyla bakılmaz.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
O lanette daimidirler. Azap, onlardan hafifletilmez ve onlara bakılmaz da.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Onlar bu lanetin içinde ebedi kalacaklardır. Ne cezaları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Sonsuza dek bu şartlarda kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez ve onlarla ilgilenilmez.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Eternally they abide therein; the retribution is never commuted for them, nor will they be reprieved.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
Abiding therein, the retribution will not be lightened for them, nor will they be reprieved.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
Eternally they will abide in it, the retribution will not be lightened for them, nor will they be reprieved;
# Kelime Anlam Kök
1 halidine: ebedi kalacaklardır خلد
2 fiha: O(la'net)in içinde
3 la:
4 yuhaffefu: hafifletilmeyecek خفف
5 anhumu: onlardan
6 l-azabu: azab عذب
7 ve la:
8 hum: ve onlara
9 yunzerune: fırsat verilmeyecektir نظر