30. Rum suresi 60. ayet

/ 60
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Öyleyse sabret, kuşkusuz Allah'ın verdiği söz kesindir. Sakın ha! İnanmayanlar seni gevşetmesinler.

فَاصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ الَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ
Fasbir inne va'dallahi hakkun ve la yestahıffennekellezine la yukınun.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Sen şimdi sabret! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Kesin inanca sahip olmayanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin!
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Öyleyse sabret. ALLAH'ın sözü gerçektir. Kesin inanca sahip olmayanlar seni gevşekliğe sürüklemesin.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Öyleyse sabret, kuşkusuz Allah'ın verdiği söz kesindir. Sakın ha! İnanmayanlar seni gevşetmesinler.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Sen sabırlı ol. Allah'ın verdiği söz doğrudur. Bunu içine sindiremeyenler seni hafife alamayacaklardır.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Artık, dirençli ol. Allah'ın sözünü verdiği kesinlikle gerçektir. Kesin bilgiyle inanmayanlar, seni şapşal yerine koymasın.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Artık sabret; unutma ki Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. (Kendi söylediklerine dahi) yürekten inanmayanlar, tahrikleriyle sakın seni fevri ve tepkisel bir davranışa sürüklemesinler.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
O halde, sabret! Kuşkun olmasın ki, Allah'ın vaadi haktır. İmanı kemale ermemişler seni hafifliğe sevk etmesinler/seni küçümseyemeyeceklerdir.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Öyleyse sen sabret; şüphesiz Allah'ın va'di haktır; kesin bilgiyle inanmayanlar sakın seni telaşa kaptırıp hafifliğe (veya gevşekliğe) sürüklemesinler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın va'di mutlaka haktır. Ve sakın kesin imanı olmayanlar seni hafifliğe sevketmesin!
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
O halde sıkıntılara göğüs ger: Allah'ın (Kıyamet Günü ile ilgili) vaadi kesinlikle doğrudur. Öyleyse, tam bir iç tatminine ulaşamayanların senin zihnine şüphe tohumları ekmelerine izin verme!
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Sabret. Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesinler.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Şimdi sen sabret, çünkü Allahın va'di muhakkak haktır ve sakın iykanı olmıyanlar seni hafifliğe sevk etmesinler
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Sabret, Allah'ın va'di haktır (o mutlaka yerine gelecektir). İnanmayanlar seni telaşa düşürmesin.
Gültekin Onan
Öyleyse sen sabret; şüphesiz Tanrı'nın vaadi haktır; kesin bilgiyle inanmayanlar sakın seni telaşa kaptırıp hafifliğe (veya gevşekliğe) sürüklemesinler.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Sen (habibim) şimdi sabret. Şübhe yok ki Allahın va'di hakdır. (Buna) kat'i inan beslememekde olanlar zinhar seni (sabırsızlıkla) hafifliğe götürmesin (ler).
İbni Kesir
Sabret, şüphesiz ki Allah'ın vaadi haktır. Yakınen inanmayanlar seni hafifliğe itmesinler.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Öyleyse sen, sabret, kuşkusuz Allah'ın vaadi haktır. Gerçeği göremeyenler sakın seni hafife almasınlar.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
O halde sabret! Çünkü Allah'ın vadi kesindir. Sakın ona inanmayanlar seni paniğe düşürmesin, seni dayanıksız bulmasın ve seni endişelendirmesinler.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
O halde sabret! Muhakkak ki Allah'ın vaadi Hak'tır! İkana ulaşmamışlar (vaadimizin gerçekleşmesi sürecinde) seni hafife alamayacaklardır!
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Therefore, you shall steadfastly persevere - for GOD's promise is the truth - and do not be intimidated by those who have not attained certainty.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
So be patient, for the promise of God is true, and do not be dissuaded by those who do not have certainty.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
So be patient, for God's promise is true, and do not be dissuaded by those who do not have certainty.
# Kelime Anlam Kök
1 fesbir: sabret صبر
2 inne: şüphe yok ki
3 vea'de: va'di وعد
4 llahi: Allah'ın
5 hakkun: haktır حقق
6 ve la: ve
7 yestehiffenneke: seni telaşa düşürmesin خفف
8 ellezine: kimseler
9 la:
10 yukinune: inanmayan(lar) يقن