37. Saffat suresi 179. ayet

/ 182
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.

وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
Ve ebsir fe sevfe yubsirun.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Onların halini gözetle; onlar da gözetleyeceklerdir.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Onları gözle; onlar da görecekler.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Kes de neler yaptıklarını gör; yakında onlar da göreceklerdir.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Ve seyret. Madem öyle, yakında görecekler.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
ve sen gözetle; onlar da yakında (günlerini) görecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Ve gör neler olacak. Onlar da görecekler.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Ve seyret; (azabı) yakında göreceklerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
gör (ne olacak akibetleri. Onlar da) yakında göreceklerdir.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
ve (onların ne olduklarını) gör; zamanla onlar (da şimdi görmediklerini) göreceklerdir.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
(Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Gör, yakında görecekler
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Ve (bekle de) gör, onlar da göreceklerdir.
Gültekin Onan
Ve seyret; (azabı) yakında göreceklerdir.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Gözetle (onları). Onlar da göreceklerdir.
İbni Kesir
Gözetleyiver, ilerde göreceklerdir.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Ve gözle, onlar da gözleyecekler.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Başlarına inecek azabı gözetle! Zaten kendileri de yakında gerçeği göreceklerdir.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Onları seyret. . . Yakında görecekler.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Watch them; they too will watch.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
And observe; for they will see.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
Observe; for they will see.
# Kelime Anlam Kök
1 ve ebsir: ve (bekle de) gör بصر
2 fesevfe: yakında
3 yubsirune: onlar da göreceklerdir بصر