16. Nahl suresi 110. ayet

/ 128
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Sonra, Rabb'in, zulme uğrayıp hicret etme zorunda kalan, ardından da cihat edip, sabredenlerin* yanındadır. Rabb'in, onlara karşı Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ هَاجَرُواْ مِن بَعْدِ مَا فُتِنُواْ ثُمَّ جَاهَدُواْ وَصَبَرُواْ إِنَّ رَبَّكَ مِن بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ
Summe inne rabbeke lillezine haceru min ba'di ma futinu summe cahedu ve saberu inne rabbeke min ba'diha le gafurun rahim.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Şüphesiz Rabbin, eziyet edildikten sonra hicret edip ardından da sabrederek cihad edenlerin yardımcısıdır. Bütün bunlardan sonra Rabbin elbette çok affedicidir; merhamet sahibidir.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Sonra Rabbin, baskıya uğradıktan sonra göç eden, cihad eden ve direnenler için, evet senin Rabbin, kuşkusuz onlar için Bağışlayandır, Rahimdir.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Sonra, Rabb'in, zulme uğrayıp hicret etme zorunda kalan, ardından da cihat edip, sabredenlerin* yanındadır. Rabb'in, onlara karşı Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Senin Rabbin var ya işte senin Rabbin, çektirilen sıkıntılardan sonra hicret eden sonra da mücadele (cihad)* eden ve sabırlı olanları çok bağışlar ve onlara ikram eder.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Kuşkusuz, Efendin, baskıya uğradıktan sonra göç eden, ardından da çaba gösterip dirençli olanların kesinlikle yanındadır. Kuşkusuz, Efendin, bundan sonra, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Sonra yine unutma ki Rabbin, ağır işkence altında (kendilerine dayatılanı kabul ederek) fitneye düşürülmelerinin ardından hicret edenleri, (Allah yolunda) tüm çabasını harcayan ve direnenleri gözetecektir; evet, çünkü senin Rabbin, o (ağır acının) ardından elbette tarifsiz bağışıyla, eşsiz rahmetiyle muamele edecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Kuşkusuz, Rabbin; işkenceye uğratıldıktan sonra hicret eden, ardından da cihat edip sabreden kişiler yanındadır. Bütün bunlardan sonra senin Rabbin elbette cömertçe affedecek, cömertçe merhamet edecektir!
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Sonra gerçekten Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin, ardından cihad edip sabredenlerin (destekçisidir). Şüphesiz senin Rabbin, bundan sonra da gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra şüphe yok ki, Rabbin o eziyete uğratılmalarının arkasından hicret eden sonra savaşıp sabreden kimselerin yardımcısıdır; doğrusu Rabbin bunun arkasından elbette bağışlayacak ve merhamet edecektir.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Ve yine bil ki, Rabbin, kötülüğün ayartısını gördükten sonra onun hüküm sürdüğü bölgeyi terk edenlerin ve o günden bu yana (Allah yolunda) üstün çabalar gösterip güçlüklere göğüs gerenlerin yanındadır; işte böyle bir dönüşümden sonra çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcı elbette senin Rabbindir!
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Sonra şüphesiz ki rabbın o mihnete mübtela olmalarının arkasından hicret eyleyen, sonra mücahade ve sabreden kimseler hakkında şüphesizdir ki rabbın bunun arkasından elbette gafurdur rahimdir
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Sonra Rabbin, şunların şu işkenceye uğratıldıktan sonra göç eden, sonra savaşan ve sabredenlerin yanındadır. Elbette (bütün) bun(lar)dan sonra Rabbin bağışlayan, esirgeyendir.
Gültekin Onan
Sonra gerçekten rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin, ardından cihad edip sabredenlerin (destekçisidir). Şüphesiz senin rabbin, bundan sonra da gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
(Bundan) sonra (şunu bil ki) senin Rabbin işkencelere uğratıldıklarından sonra (yurdlarından) hicret edenlerin, (bundan) sonra da (durmayıb) savaşanların, göğüs gerenlerin lehinedir şübhesiz. Hakıykat, senin Rabbin bunların ardından da cidden çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir. (Bu) kat'idir.
İbni Kesir
Hem Rabbın; işkenceye uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda savaşan ve sabredenlerle birliktedir. Muhakkak ki Rabbın; bundan sonra da Gafur'dur, Rahim'dir.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Sonra, Rabbin, eziyete uğradıktan sonra hicret eden, mücadele veren ve sabreden kimseleri, Rabbin, ondan sonra da bağışlar ve merhamet eder.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Bundan sonra şunu bil ki: Şüphesiz ki senin Rabbin, mihnet ve işkenceye, zulme ve baskıya uğradıktan sonra mücahede edip sabreden, ardından da hicret edenlerle beraberdir. Evet Rabbin, onların bütün bu güzel hareketlerine karşılık elbette onları bağışlayıp ihsanda bulunacaktır. Çünkü O gafurdur, rahimdir.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Sonra, muhakkak ki Rabbin, belaya maruz bırakıldıktan sonra hicret edenlerin; sonra mücahede edenlerin ve sabredenlerin (yanındadır). . . Daha sonra (da) Rabbin muhakkak ki Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
As for those who emigrate because of persecution, then continue to strive and steadfastly persevere, your Lord, because of all this, is Forgiver, Most Merciful.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
Then your Lord is; for those who emigrated after they were persecuted, then they strived and were patient; your Lord is, after that, Forgiver, Merciful.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
Your Lord is to those who emigrated after they were persecuted, then they strived and were patient; your Lord after that is Forgiving, Compassionate.
# Kelime Anlam Kök
1 summe: sonra
2 inne: şüphesiz
3 rabbeke: Rabbin ربب
4 lillezine: (yanındadır)
5 haceru: hicret edenlerin هجر
6 min:
7 bea'di: sonra بعد
8 ma:
9 futinu: işkenceye uğratıldıktan فتن
10 summe: sonra
11 cahedu: cihad edenlerin جهد
12 ve saberu: ve sabredenlerin صبر
13 inne: elbette
14 rabbeke: Rabbin ربب
15 min:
16 bea'diha: bun(lar)dan sonra بعد
17 legafurun: elbette bağışlayandır غفر
18 rahimun: esirgeyendir رحم