2. Bakara suresi 272. ayet

/ 286
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, dileyeni doğru yola iletir.* Hayır olarak her ne infak* ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.

لَّيْسَ عَلَيْكَ هُدَاهُمْ وَلَكِنَّ اللّهَ يَهْدِي مَن يَشَاء وَمَا تُنفِقُواْ مِنْ خَيْرٍ فَلأنفُسِكُمْ وَمَا تُنفِقُونَ إِلاَّ ابْتِغَاء وَجْهِ اللّهِ وَمَا تُنفِقُواْ مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لاَ تُظْلَمُونَ
Leyse aleyke hudahum ve lakinnallahe yehdi men yeşau, ve ma tunfiku min hayrin fe li enfusikum, ve ma tunfikune illebtigae vechillah, ve ma tunfiku min hayrin yuveffe ileykum ve entum la tuzlemun.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Ey Peygamber! İnsanları hidayete erdirmek sana ait değildir; ancak Allah dileyeni hidayete erdirir. Sadece Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla başkalarına her ne iyilik yaparsanız bu kendi yararınızadır. Çünkü yapacağınız her iyilik size, olduğu gibi geri dönecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Onları doğruya iletmek sana düşmez. Ancak ALLAH dilediğini doğruya iletir. Muhtaçlara ettiğiniz her iyilik kendi yararınızadır. Yardımlarınız yalnız ALLAH için olmalı. Yaptığınız her iyiliğin karşılığı size eksiksiz ödenecektir. Haksızlığa uğratılmayacaksınız.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, dileyeni doğru yola iletir.* Hayır olarak her ne infak* ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Senin görevin, onları yola getirmek değildir. Doğru yolu seçeni yola getiren Allah'tır.* Hayra yapacağınız her harcama kendiniz içindir. Harcamayı, sırf Allah rızasını kazanmak için yapmalısınız. Harcadığınız her malın karşılığı size tam olarak verilir ve haksızlık görmezsiniz.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Onları doğru yola eriştirmek, senin görevin değildir. Tam tersine, Allah, dilediğini doğru yola eriştirir. İyilik amacıyla ne paylaşırsanız, kendiniz içindir. Zaten paylaştıklarınız, yalnızca, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için olmalıdır. İyilik amacıyla ne paylaşırsanız, haksızlık yapılmadan tümüyle size geri verilir.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
(Ey Peygamber!) İnsanların hidayeti senin elinde değildir; lakin Allah isteyenin hidayetini bilir. Hayır için harcadığınız herhangi bir şey kendi yararınızadır; yeter ki yalnızca Allah'ı kazanmak için harcayın; ve hayır için yapacağınız bir harcama, size tastamam geri dönecek ve siz kesinlikle haksızlığa uğramayacaksınız.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Onların iyiyi ve güzeli bulmaları, senin üzerine bir borç değildir. Tam aksine, dilediğini/dileyeni iyiye ve güzele kılavuzlayan Allah'tır. Nimet ve imkandan başkalarına bağışladığınız, esasında sizin öz benlikleriniz lehinedir. Allah'ın yüzünü arzulama dışında bir şey için infak etmiyorsunuz. İnfak ettiğiniz her nimet size tam bir biçimde geri verilir. Ve siz, asla zulme uğratılmazsınız.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Onların hidayete ermesi, senin üzerinde (bir yükümlülük) değildir. Ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz -haksızlığa (zulme) uğratılmaksızın- size eksiksizce ödenecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onların yola gelmesi senin üzerine vazife değildir. Ancak Allah, dilediğini yola getirir. Hayır adına ne verirseniz, hep kendi lehinizedir. Ancak sizler, yalnız Allah rızası için verirsiniz. Bu şekilde hayır için her ne verirseniz, karşılığı size tamamen ödenir ve hiç hakkınız yenmez.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
(Ey Peygamber,) İnsanları hidayete erdirmek senin işin değil, zira ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. Ve yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için harcamanız şartıyla, başkalarına her ne iyilik yaparsanız bu kendi yararınızadır: Çünkü yapacağınız her iyilik size olduğu gibi geri dönecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Onların yola gelmesi senin üzerine değil velakin Allahdır ki dilediğini yola getirir, ve hayır namına her ne infak ederseniz hep kendi lehinizedir, ancak sırf Allah yüzünü gözeterek verirsiniz, bu vechile hayra dair her ne verirseniz karşılığı size tamamen ödenir ve hiç hakkınız yenmez
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
(Ey Muhammed) Onları yola iletmek sana düşmez, dilediğini doğru yola ileten Allah'tır. Verdiğiniz her hayır, kendiniz içindir. Çünkü yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için veriyorsunuz. Verdiğiniz her hayır, size tastamam verilir ve hiç hakkınız yenmez.
Gültekin Onan
Onların hidayete ermesi senin üzerine (bir yükümlülük) değildir. Ancak Tanrı dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Tanrı'nın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz -zulme uğratılmaksızın- size eksiksizce ödenecektir.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
(Habibim) onları (İnsanları) hidayete erdirmek senin üstüne borç değil. Ancak Allah hidayeti kime dilerse ona verir (nasıyb eder). Infak edeceğiniz hayır (mal) kendi faidenizedir. Zaten siz, (Ey mü'minler) Allahın rızaasını aramakdan başka bir suretle infak da etmezsiniz ya. (Allah yolunda) maldan harcedeceğiniz (in mükafatı) size fazlasıyle ödenecekdir. Siz (bu hususda da) haksızlığa uğratılmayacaksınız.
İbni Kesir
Onları hidayete erdirmek sana düşmez. ALlah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır namına ne infak ederseniz kendinizedir. Zaten yalnız Allah rızasını kazanmak için infak edersiniz. Verdiğiniz her hayır tam olarak size ödenir. Ve siz, haksızlığa uğratılmazsınız.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
(Ey Muhammed) Onları hidayete erdirmek senin üzerine borç değildir. Fakat Allah, dilediği kimseyi hidayete erdirir. İyilik olarak her ne verirseniz, o kendiniz içindir. Zaten siz, yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için verirsiniz. İyilik olarak ne verirseniz haksızlığa uğratılmaksızın (bunun karşılığı) size eksiksizce ödenecektir.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Onları hak yola getirmek senin görevin değil, lakin Allah dilediğini doğru yola getirir. Hayır olarak yaptığınız her harcama sadece kendiniz içindir. Zaten siz Allah rızasını aramaktan başka bir gaye ile infak etmezsiniz. İşlediğiniz her hayrın mükafatı size tamamen verilir ve sizin hakkınız yenmez.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Onların hidayet bulması senin işlevin değildir! Ne var ki Allah dilediğine hidayet eder (hidayet kişinin varlığını meydana getiren Esma terkibindeki Hadiy isminin manasının açığa çıkmasının dilenmesiyle oluşur; dışarıdan verilmez)! Hayır olarak ne bağışlarsanız bu kendi yararınız içindir. Zaten siz vechullah için (vechullahı bildiğiniz veya gördüğünüz için) bağışlarsınız. Hayır olarak ne bağışlarsanız tamı tamına size geri ödenir ve asla hakkınız yenmez.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
You are not responsible for guiding anyone. GOD is the only one who guides whoever chooses (to be guided). Any charity you give is for your own good. Any charity you give shall be for the sake of GOD. Any charity you give will be repaid to you, without the least injustice.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
You are not responsible for their guidance, but it is God who will guide whoever He wishes. And whatever you spend out of goodness is for your own souls. And anything you spend should be in seeking the face of God. And whatever you spend out of goodness will be returned to you, and you will not be wronged.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
You are not responsible for their guidance, but it is God who will guide whomever He wishes. Whatever you spend out of goodness is for yourselves. Anything you spend should be in seeking God's presence. Whatever you spend out of goodness will be retuned to you, and you will not be wronged.
# Kelime Anlam Kök
1 leyse: değildir ليس
2 aleyke: senin üzerine
3 hudahum: onları hidayet etmek هدي
4 velakinne: fakat
5 llahe: Allah'tır
6 yehdi: doğru yola ileten هدي
7 men: kimseyi
8 yeşa'u: dilediği شيا
9 ve ma:
10 tunfiku: verdiğiniz نفق
11 min: her
12 hayrin: hayır خير
13 felienfusikum: kendiniz içindir نفس
14 ve ma:
15 tunfikune: infak edemezsiniz نفق
16 illa: dışında
17 btiga'e: kazanmak için بغي
18 vechi: (yüzü) rızasını وجه
19 llahi: Allah'ın
20 ve ma: ve ne
21 tunfiku: verseniz نفق
22 min: -dan
23 hayrin: hayır- خير
24 yuveffe: tastamam verilir وفي
25 ileykum: size
26 ve entum: ve siz
27 la: asla
28 tuzlemune: zulmedilmezsiniz ظلم