5. Maide suresi 36. ayet

/ 120
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Yeryüzünde olanların tamamı ve bir o kadarı daha, gerçeği yalanlayan nankörlerin olsa ve Kıyamet Günü'nün azabından kurtulmak için bunları fidye olarak verseler, bu onlardan asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem verici bir azap vardır.

إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِي الأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لِيَفْتَدُواْ بِهِ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
İnnellezine keferu lev enne lehum ma fil ardı cemian ve mislehu meahu li yeftedu bihi min azabi yevmil kıyameti ma tukubbile minhum, ve lehum azabun elim.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Şüphe yok ki kafirler, yeryüzündeki her şey ve bunun yanında bir o kadarı da kendilerinin olsa, kıyamet gününün azabından kurtulmak için onu fidye verseler, onlardan asla kabul edilmez. Onlar için acı bir azap vardır.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
İnkarcılar, yeryüzündekilerin hepsine ve bir o kadarına da sahip olsalardı ve onları diriliş gününün azabından kurtulmak için fidye verselerdi kendilerinden kabul edilmezdi. Onlara acıklı bir azap var.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Yeryüzünde olanların tamamı ve bir o kadarı daha, gerçeği yalanlayan nankörlerin olsa ve Kıyamet Günü'nün azabından kurtulmak için bunları fidye olarak verseler, bu onlardan asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem verici bir azap vardır.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Ayetleri görmezden gelenlere (kafirlere) gelince, yeryüzündeki her şey hatta bir o kadarı daha ellerinde olsa ve (mezardan) kalkış gününün azabından kurtulmak için fidye olarak verseler kabul edilmeyecektir. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Kuşkusuz, yeryüzünde bulunanların tümü ve yanında bir o kadarı daha nankörlük edenlerin olsa, Yeniden Yaratılış Günü'nün cezasına karşı kurtulmalık olarak verseler kabul edilmez. Çünkü onlar için, acı bir ceza vardır.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Kuşkusuz inkarda direnenler, eğer yeryüzündeki her şeyi, hatta onun iki katını Kıyamet Günü'nün azabından kurtulmak için fidye olarak verseler asla kabul ettiremezler. Can yakıcı bir azap onları bekler.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Küfre batanlar var ya, yeryüzündekilerin hepsi ve yanında bir o kadarı kendilerinin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için hepsini fidye verseler, onlardan bu bile kabul edilmez. Korkunç bir azap vardır onlar için.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Gerçek şu ki, inkar edenler, yeryüzünde olanların tümü ve bununla birlikte bir katı daha onların olsa, bununla da kıyamet gününün azabından (kurtulmak için) fidye vermeye kalkışsalar, yine onlardan kabul edilmez. Onlar için acı bir azab vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şüphesiz, o küfredenler, yeryüzündekilerin hepsi ve bir o kadarı kendilerinin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için tümünü fidye verecek olsalar, yine kendilerinden kabul edilmez. Onlara elem veren bir azap vardır.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Şüphe yok ki, hakikati inkara şartlanmış olanlar, Kıyamet Günündeki azaptan kurtulmak için yeryüzündeki her şeyi ve hatta iki kat fazlasını fidye olarak teklif etseler de kabul ettiremezler; çünkü şiddetli bir azap bekler onları.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar, onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolu bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Şübhesiz o küfredenler bütün Arzdaki ve daha bir o kadarı onların olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar kendilerinden kabul edilmez, onlara elim bir azab vardır
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
O inkar edenler var ya, eğer yeryüzünde olanların hepsi ve onun bir katı daha kendilerinin olsa da, kıyamet gününün azabından kurtulmak için (bunları) fidye verseler, kendilerinden kabul edilmez. Onlar için acı bir azab vardır.
Gültekin Onan
Gerçek şu ki, kafirler, yeryüzünde olanların tümü ve bununla birlikte bir katı daha onların olsa, bununla da kıyamet gününün azabından (kurtulmak için) fidye vermeye kalkışsalar, yine de onlardan kabul edilmez. Onlar için acı bir azab vardır.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
O inkar edib kafir olanlar (yok mu?) eğer yer yüzünde bulunan her şey ve onun bir o kadarı daha onların olsa da kıyaamet gününün azabından (kurtulmak için) onu feda etseler yine kendilerinden kabul olunmaz. Onlar için pek acıklı bir azab vardır.
İbni Kesir
Muhakkak ki yeryüzündeki bütün şeyler ve onların bir katı daha kafirlerin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için onu fidye olarak verseler; onlardan kabul olunmaz ve onlara elim bir azab vardır.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Doğrusu, yeryüzünde olanların hepsi ve bir misli daha kafirlerin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verseler kabul edilmez. Onlara acı verici bir azap vardır.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Kafirler, kıyamet günü cezaları olan azaptan kurtulmaları için, dünyada olan her şeyi, bir misli fazlasıyla verseler dahi kendilerinden kabul edilmez. Onlara can yakıcı bir azap vardır.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Hakikati inkar edenlere gelince; eğer yeryüzünde bulunanların hepsi ve bir o kadarı da beraber onların olsa da kıyamet sürecinin azabından kurtulmak için onu fidye verseler, onlardan bu asla kabul edilmez! Onlar için üzücü azap vardır.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Certainly, those who disbelieved, if they possessed everything on earth, even twice as much, and offered it as ransom to spare them the retribution on the Day of Resurrection, it would not be accepted from them; they have incurred a painful retribution.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
Those who have rejected, if they had all that is on the earth and the same again with it to ransom against the retribution of the Day of Resurrection, it will not be accepted from them; and they will have a painful retribution.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
Those who have rejected, if they had all that is on earth and the same again with it to ransom against the retribution of the day of Resurrection, it will not be accepted from them; and they will have a painful retribution.
# Kelime Anlam Kök
1 inne: şüphesiz
2 ellezine: kimseler
3 keferu: inkar eden(ler) كفر
4 lev: eğer
5 enne: şüphesiz
6 lehum: kendilerinin olsa
7 ma: olanların
8 fi:
9 l-erdi: yeryüzünde ارض
10 cemian: hepsi جمع
11 ve mislehu: ve onun bir katı daha مثل
12 meahu: onunla beraber
13 liyeftedu: fidye verseler فدي
14 bihi: onu
15 min:
16 azabi: azabına karşılık عذب
17 yevmi: gününün يوم
18 l-kiyameti: kıyamet قوم
19 ma:
20 tukubbile: kabul edilmez قبل
21 minhum: kendilerinden
22 velehum: ve onlar için vardır
23 azabun: bir azab عذب
24 elimun: acıklı الم