7. Araf suresi 133. ayet

/ 206
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Bunun üzerine, Biz de ayrı ayrı ayetler* olarak onlara tufan, çekirge, haşarat, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayıp suçlu bir toplum olmaya devam ettiler.

فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الطُّوفَانَ وَالْجَرَادَ وَالْقُمَّلَ وَالضَّفَادِعَ وَالدَّمَ آيَاتٍ مُّفَصَّلاَتٍ فَاسْتَكْبَرُواْ وَكَانُواْ قَوْمًا مُّجْرِمِينَ
Fe erselna aleyhimut tufane vel cerade vel kummele ved dafadia ved deme ayatin mufassalatin festekberu ve kanu kavmen mucrimin.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirge, haşere, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve günahkar bir kavim oldular.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Üzerlerine tufan, çekirge, haşerat, kurbağa ve kan gibi ayrı ayrı işaretler gönderdik. Buna rağmen büyüklük taslamaya devam ettiler ve suçlu bir topluluk oldular.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Bunun üzerine, Biz de ayrı ayrı ayetler* olarak onlara tufan, çekirge, haşarat, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayıp suçlu bir toplum olmaya devam ettiler.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Biz de üzerlerine su baskını, çekirge, kımıl ve kurbağa salgını ve kanı, herbiri ayrı ayrı birer gösterge (ayet) olarak gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve suçlular topluluğu haline geldiler.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Bunun üzerine, başlarına, tufan, çekirge, haşarat, kurbağa ve kan gönderdik. Her biri, ayrı ayrı mucizelerdi. Yine de büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum oldular.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Bunun üzerine Biz de onlara tufanı, çekirge ve kurbağa sürülerini, zararlı böcekleri ve kan(kırmızı suyu) musallat etti; (bunlar) apaçık mesajlardı, fakat yine büyüklük tasladılar: Zira onlar günaha batmış bir topluluktular.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Biz de onlar üzerine, açık mucizeler olarak tufan, çekirge, haşerat, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de kibre saptılar ve günahkar bir topluluk oluverdiler.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Bunun üzerine, ayrı ayrı mucizeler (ayetler) olarak üzerlerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağa ve kan musallat kıldık. Yine büyüklük tasladılar ve suçlu-günahkar bir kavim oldular.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz de kudretimizin ayrı ayrı mucizeleri olmak üzere başlarına tufan, çekirge, haşereler, kurbağalar ve kan gönderdik. Yine inat ettiler ve çok suçlu bir toplum oldular.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Bunun üzerine, Biz de onlara selleri, çekirge (baskınlarını), haşereleri, kurbağaları ve kan(a dönüşen suyu) musallat ettik; (hepsi de) apaçık ayetler/alametlerdi (onlar için): ama burunlarını dikip kurumlandılar; çünkü günaha gömülüp gitmiş bir topluluktu onlar.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşarat), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders almadılar.) Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Biz de kudretimizin ayrı ayrı ayetleri olmak üzere başlarına tufan gönderdik, çekirge gönderdik, haşerat gönderdik, kurbağalar gönderdik, kan gönderdik yine inad ettiler ve çok mücrim bir kavm oldular
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Biz de onların üzerine ayrı ayrı mu'cizeler olarak tufan, çekirge, kımıl (haşerat), kurbağalar ve kan gönderdik; ama yine büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular.
Gültekin Onan
Bunun üzerine, ayrı ayrı ayetler olarak üzerlerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağa ve kan musallat ettik. Yine büyüklük tasladılar ve suçlu-günahkar bir kavim oldular.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Bunun üzerine biz de, ayrı ayrı alametler olmak üzere, başlarına tuufan, çekirge, haşerat, kurbağalar ve kan gönderdik. (Böyle iken) yine (iman etmeyi) kibirlerine yediremediler. Onlar öyle günahkarlar güruhu idiler.
İbni Kesir
Bunun üzerine, biz de birbirinden ayrı mucizeler olarak başlarına tufan, çekirge, haşerat, kurbağalar ve kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayıp suçlular güruhu oldular.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Bu yüzden onlara, tufanı, çekirgeyi, küçük keneyi, kurbağaları ve kanı apaçık işaretler olarak musallat ettik. Buna rağmen büyüklendiler. Onlar zaten suçlu bir toplum idi.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Biz de kudretimizin ayrı ayrı delilleri olarak onların üzerine tufan gönderdik, çekirgeler gönderdik, haşerat gönderdik, kurbağalar gönderdik, kan gönderdik. Yine de inad edip büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Biz de onların üzerine tafsilatlı işaretler olarak tufan, çekirge, haşerat, kurbağalar ve kan yağdırdık! (Yine de) büyüklendiler ve suçlu bir topluluk oldular.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Consequently, we sent upon them the flood, the locusts, the lice, the frogs, and the blood - profound signs. But they maintained their arrogance. They were evil people.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
So We sent them the flood, and the locust, and the lice, and the frogs, and the blood; all detailed signs; but they turned arrogant, they were a criminal people.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
So We sent them the flood, the locust, the lice, the frogs, and the blood; all detailed signs; but they turned arrogant, they were a criminal people.
# Kelime Anlam Kök
1 feerselna: biz de gönderdik رسل
2 aleyhimu: onların üzerine
3 t-tufane: tufan طوف
4 velcerade: ve çekirge جرد
5 velkummele: ve kımıl (haşerat) قمل
6 ve ddefadia: ve kurbağalar ضفدع
7 ve ddeme: ve Kan دمو
8 ayatin: mu'cizeler olarak ايي
9 mufessalatin: ayrı ayrı فصل
10 festekberu: ama yine büyüklük tasladılar كبر
11 ve kanu: ve oldular كون
12 kavmen: bir topluluk قوم
13 mucrimine: suçlu جرم