/ 200
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

İki katını tattırdığınız musibet, kendinize isabet edince, "Bu nereden geldi?" mi diyorsunuz? De ki: "Bu kendi nefsinizdendir." Kuşkusuz, Allah Her Şeye Güç Yetiren'dir.

أَوَلَمَّا أَصَابَتْكُم مُّصِيبَةٌ قَدْ أَصَبْتُم مِّثْلَيْهَا قُلْتُمْ أَنَّى هَذَا قُلْ هُوَ مِنْ عِندِ أَنْفُسِكُمْ إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
E ve lemma asabetkum musibetun kad asabtum misleyha, kultum enna haza, kul huve min indi enfusikum innallahe ala kulli şey'in kadir.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
İki katını Bedir'de düşmanınızın başına getirdiğiniz musibetten sonra, şimdi sizin başınıza da bir musibet geldiğinde, kendi kendinize, "Bu nasıl oldu?" diye soruyorsunuz, öyle mi?! De ki: "O sizin eserinizdir. Kuşkusuz Allah, dilediği herşeyi yapmaya kadirdir."
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Uğradığınız zararın iki katını (düşmanınıza) verdiğiniz halde, 'Bu da niçin,' dediniz. De ki, '(O) musibet, kendi tarafınızdandır.' ALLAH her şeye Kadirdir.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
İki katını tattırdığınız musibet, kendinize isabet edince, "Bu nereden geldi?" mi diyorsunuz? De ki: "Bu kendi nefsinizdendir." Kuşkusuz, Allah Her Şeye Güç Yetiren'dir.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Başınıza bir olay gelince* "Bu da nereden çıktı?" demeniz mi gerekir? Siz karşı tarafa bunun iki katını yapmıştınız. De ki "O, sizden kaynaklandı*. Her şeye bir ölçü koyan Allah'tır*."
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Başınıza bir yıkım geldiğinde, bunun iki katını onların başına getirmiş olmanıza karşın, "Nasıl oldu bu?" dediniz. De ki: "Kendi yüzünüzden!" Kuşkusuz, Allah, her şeye Gücü Yetendir.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Onları iki kat musibete uğrattıktan hemen sonra, o musibet sizin başınıza da geldi diye "Bu başımıza nereden geldi?" diye soruyorsunuz, öyle mi? De ki: "Sizin kendi yüzünüzden!" Hiç kuşku yok ki Allah, dilediği her şeyi yapmaya kadirdir.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Size, başkalarına iki katını dokundurduğumuz bir musibet dokununca: "Bu da nereden!" mi dediniz? De ki: "O, sizin öz benliklerinizdendir." Allah, her şeye Kadir'dir.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Başınıza bir bela gelince niçin: "Bu nereden?" diyorsunuz? Halbuki siz (Bedir'de) onların (düşmanların) başlarına bunun iki katı bela getirmiştiniz. Ey Peygamber, onlara de ki: "Bu belayı kendi başınıza siz getirdiniz." Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Düşmanlarınızın başına iki mislini getirdiğiniz bir bela kendi başınıza gelince mi: "Bu nereden?" dediniz? De ki: "O, kendi tarafınızdandır." Çünkü Allah, her şeye gücü yetendir.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
(Düşmanlarınızı) iki misli musibete uğrattıktan sonra şimdi aynı musibet sizin başınıza geldi diye, kendi kendinize "Bu nasıl oldu?" diye soruyorsunuz, öyle mi? De ki: "O, sizin kendi eserinizdir." Doğrusu, Allah dilediği her şeyi yapmaya kadirdir:
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Onların (müşriklerin) başına (Bedir'de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud'da) sizin başınıza geldiğinde, "Bu, nereden başımıza geldi?" dediniz, öyle mi? De ki: "O (musibet), kendinizdendir." Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Böyle iken size hasımlarınızın başına iki mislini getirdiğiniz bir musıbet isabet ediverince bu nereden mi dediniz? Deki o kendi tarafınızdan çünkü Allah her şey'e kadir
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Başınıza bir bela gelince -siz, onun iki katını onların başlarına getirmiş olduğunuz halde yine- Bu nereden başımıza geldi?" dediniz. De ki: "O (bela), kendinizdendir." Allah, herşeye kadirdir.
Gültekin Onan
İki misline uğrattığınız bir musibet size isabet edince mi: "Bu nereden" dediniz ? De ki: "O, sizin kendinizdendir." Şüphesiz Tanrı, herşeye güç yetirendir.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Size (Bedirde) onlara iki katını başlarına getirdiğiniz bir bela (Uhudde) kendinize çatmış olduğu için mi "Bu, nereden (geldi)" dediniz? De ki: "O, kendi katınızdandır". Şüphesiz ki Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.
İbni Kesir
Onları iki misline uğrattığınız bir musibete kendiniz uğrayınca; bu nereden? dediniz. De ki: O, kendinizdendir. Doğrusu Allah herşeye kadirdir.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
-Düşmanlarınızın başına iki katını getirdiğiniz bela sizin başınıza gelince mi "Bu nasıl olur?" diyorsunuz. De ki: -O, sizin kendinizdendir. Allah'ın her şeye gücü yeter.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Hal böyle iken, düşmanlarınızın başına iki mislini getirdiğiniz bir bela sizin başınıza gelince: "Bu nereden geldi?" mi diyorsunuz? De ki: "Bu felaket sizin yüzünüzdendir." Muhakkak ki Allah her şeye kadirdir.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Düşmanlarınıza iki katını tattırdığımız bir musibet sizin başınıza gelince "Bu nasıl, neden oldu?" diyorsunuz. De ki: "O, nefsaniyetinizin getirisidir!" Kesinlikle, Allah her şeye Kaadir'dir.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Now that you have suffered a setback, and even though you inflicted twice as much suffering (upon your enemy), you said, "Why did this happen to us?" Say, "This is a consequence of your own deeds." GOD is Omnipotent.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
And so it was when you suffered setback; even though you afflicted them with twice as much setback; you said: "Where is this coming from?" Say: "It is from yourselves." God is capable of all things.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
It was when you suffered setback. Even though you afflicted them with twice as much setback, you said, "Where is this coming from?" Say, "It is from yourselves." God is capable of all things.
# Kelime Anlam Kök
1 evelemma: için mi?
2 esabetkum: size geldiği صوب
3 musibetun: bir bela صوب
4 kad: doğrusu
5 esabtum: onların başlarına getirdiğiniz halde صوب
6 misleyha: onun iki katını مثل
7 kultum: dediniz قول
8 enna: nereden (başımıza geldi) اني
9 haza: bu
10 kul: de ki قول
11 huve: O (bela)
12 min:
13 indi: -dendir عند
14 enfusikum: kendiniz- نفس
15 inne: şüphesiz
16 llahe: Allah
17 ala: üzerine
18 kulli: her كلل
19 şey'in: şey شيا
20 kadirun: kadirdir قدر