4. Nisa suresi 4. ayet

/ 176
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

O kadınlara, mehirlerini seve seve verin. Eğer isteyerek o mehirden bir kısmını size verirlerse, o zaman onu dilediğiniz gibi yiyin.

وَآتُواْ النَّسَاء صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةً فَإِن طِبْنَ لَكُمْ عَن شَيْءٍ مِّنْهُ نَفْسًا فَكُلُوهُ هَنِيئًا مَّرِيئًا
Ve atun nisae sadukatihinne nıhleh. Fe in tıbne lekum an şey'in minhu nefsen fe kuluhu henien meria.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
Kadınlara mehirlerini hiçbir karşılık beklemeden veriniz; ama eğer onlar, kendi rızalarıyla bir kısmını size bırakırlarsa, ondan hoşnutluk ve gönül rahatlığıyla faydalanınız.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
Kadınlara mehirlerini tam verin. Kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu günül huzuruyla yiyebilirsiniz.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
O kadınlara, mehirlerini seve seve verin. Eğer isteyerek o mehirden bir kısmını size verirlerse, o zaman onu dilediğiniz gibi yiyin.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Kadınlara mehirlerini cömertçe verin. Eğer mehir olarak verdiğinizden bir şeyi gönül hoşluğu ile size bağışlarlarsa onu da gönül rahatlığıyla yiyin.
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Kadınlara, ödencelerini içtenlikle isteyerek verin. Kendi istekleriyle bir bölümünü size bağışlarlarsa, afiyetle ve gönül rahatlığıyla yiyin.
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Kadınlarınıza mehirlerini, gönül rızasıyla karşılık beklemeksizin verin! Ve fakat, kendi rızalarıyla bir kısmını size bırakırlarsa, onu da afiyetle yiyin!
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Kadınlara mehirlerini nazik ve cömert bir şekilde örf ve çevrenin kabullerine uygun olarak verin. Eğer ondan birazını kendileri kişisel istekleriyle size sunmuşlarsa artık onu içinize sine sine yiyin.
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Kadınlara mehirlerini gönülden isteyerek (ve bir hak olarak) verin, fakat onlar, gönül hoşluğuyla size ondan bir şeyi bağışlarlarsa, onu da afiyetle, iç huzuruyla yiyin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kadınlara mehirlerini efendicesine verin, şayet onun bir kısmını gönüllü olarak bağışlarlarsa, onu da içinize sine sine yiyin.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Kadınlara mehirlerini hiçbir karşılık beklemeden verin; ama eğer onlar, kendi rızalarıyla bir kısmını size bırakırlarsa ondan hoşnutluk ve gönül rahatlığıyla faydalanın.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
ve aldığınız kadınlara mihirlerini efendicesine verin, şayed ondan birazını kendileri gönül hoşluğile bağışlarlarsa onu da içinize sine sine yeyin
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Kadınlara mehirlerini bir hak olarak (gönül hoşluğuyla) verin; eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yeyin.
Gültekin Onan
Kadınlara mehirlerini gönülden isteyerek (ve bir hak olarak) verin, fakat onlar, gönül hoşluğuyla size ondan bir şeyi bağışlarlarsa, onu da afiyetle, iç huzuruyla yiyin.
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
(Aldığınız) kadınların mehirlerini yürekden isteyerek ve (Allahın) bir atiyye (si) olarak verin. Bununla beraber eğer ondan birazını gönül hoşluğu ile size bağışlamış olurlarsa onu da içinize sine sine yeyin.
İbni Kesir
Kadınların mehirlerini seve seve verin. Şayet ondan bir kısmını gönül hoşluğu ile size bağışlar iseler, onu afiyetle yiyin.
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Kadınlara mehirlerini seve seve verin. Eğer, kendi istekleriyle mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Evleneceğiniz kadınlara mehirlerini gönül hoşluğu ile verin. Eğer mehrin bir kısmını gönül rızasıyla size bağışlarlarsa onu içinize sine sine afiyetle yeyin.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Kadınlara mehrlerini (evlilik bağışı - hediyesi) severek bağışlayın. Şayet gönül hoşluğuyla bağışladığınızdan bir kısmını geri verirlerse, onu da içinize sinerek yeyin.
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
You shall give the women their due dowries, equitably. If they willingly forfeit anything, then you may accept it; it is rightfully yours.
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
And give the women their dues willingly, and if they remit any of it to you of their own will, then you may take it with good feelings.
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
Give the women their property willingly, and if they remit any of it to you of their own will, then you may take it with good feelings.
# Kelime Anlam Kök
1 ve atu: ve verin اتي
2 n-nisa'e: kadınlara نسو
3 sadukatihinne: mehirlerini صدق
4 nihleten: bir hak olarak نحل
5 fein: eğer
6 tibne: bağışlarlarsa طيب
7 lekum: size
8 an:
9 şey'in: bir kısmını شيا
10 minhu: ondan
11 nefsen: kendi istekleriyle نفس
12 fekuluhu: onu yeyin اكل
13 heniyen: afiyetle هنا
14 meriyen: iç huzuruyla مرا