2. Bakara suresi 58. ayet

/ 286
Erhan Aktaş (Kerim Kur'an)

Hani: " Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde* ederek girin. Ve bizi bağışla deyin ki Biz de hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz." demiştik.

وَإِذْ قُلْنَا ادْخُلُواْ هَذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُواْ مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَداً وَادْخُلُواْ الْبَابَ سُجَّداً وَقُولُواْ حِطَّةٌ نَّغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْ وَسَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ
Ve iz kulnadhulu hazihil karyete fe kulu minha haysu şi'tum ragaden vedhulul babe succeden ve kulu hıttatun nagfir lekum hatayakum ve senezidul muhsinin.
Bayraktar Bayraklı
(Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali)
İsrailoğulları'na, "bu kente giriniz, orada bulunanlardan bol bol yiyiniz; kapısından boyun eğerek giriniz;'Hıtta/hatalıyız'deyiniz ki hatalarınızı bağışlayalım. Çünkü biz, iyi davrananlara fazlasıyla vereceğiz" demiştik.
Edip Yüksel
(Mesaj: Kuran Çevirisi)
'Bu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alçak gönüllü olarak girin ve dostça konuşun ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını veririz,' demiştik.
Erhan Aktaş
(Kerim Kur'an)
Hani: " Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde* ederek girin. Ve bizi bağışla deyin ki Biz de hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz." demiştik.
Süleymaniye Vakfı
(Süleymaniye Vakfı Meali)
Bir gün şöyle demiştik: "Şu şehre girin de beğendiğiniz yerden, çekinmeden* yiyin. Secde edip kapıdan girin ve ‘hıtta!' (günah yükümüzü kaldır!) deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara ikramımız olacaktır."
Ali Rıza Safa
(Kur'an-ı Kerim Gerçek)
Bir de şöyle demiştik: "Şu kente girin; artık, istediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve ‘Bizi bağışla!' deyin ki, suçlarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara, daha da çoğunu vereceğiz!"
Mustafa İslamoğlu
(Hayat Kitabı Kur’an)
Bir zaman da demiştik ki: Girin şu şehre, canınızın çektiklerinden bol bol yiyin! Ama (şehre ait) kapıdan tevazu içerisinde iki büklüm girin ve "Bizi affet!" diyin! Böylece biz de sizin hatalarınızı affedelim. Sonuçta, Allah'ı görür gibi kulluk edenlere ikramımızı arttıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
(Kur'an-ı Kerim Meali)
Şöyle demiştik: "Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve 'Affet bizi!' deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Biz güzel davranıp, güzellik üretenlere daha fazlasını da veririz."
Ali Bulaç
(Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı)
Ve hatırlayın, demiştik ki: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin; (biz de) hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların (ecirlerini) arttıracağız."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve bir vakit: "Şu şehre girin de nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve secde ederek kapıdan girin "günahlarımızı bağışla" deyin ki, size günahlarınızı mağfiret ediverelim, iyilik edenlere ise (nimetlerimizi) daha artıracağız" dedik.
Muhammed Esed
(Kur'an Mesajı)
Ve yine (hatırlayın o günleri), Biz, "Bu beldeye girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bol bol yiyin; fakat kapıdan (tevazu içinde) boyun eğerek girin ve 'Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!' deyin ki, günahlarınızı bağışlayayım ve iyilik yapanlara sınırsız mükafat vereyim" demiştik.
Diyanet İşleri
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Ve bir vakit "şu şehre girin de ni'metlerinden dilediğiniz veçhile bol bol yeyin ve secdeler ederek kapıya girin ve "hıtta" deyin ki size hatı'elerinizi mağfiret ediverelim, muhsinlere ise daha artıracağız" dedik
Süleyman Ateş
(Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali)
Demiştik ki: "Şu kente girin, oradan dilediğiniz yerde bol bol yeyin; secde ederek kapıdan girin ve "hitta (ya Rabbi, bizi affet)" deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım, güzel davrananlara daha fazlasını da veririz.
Gültekin Onan
Ve demiştik ki: "Şu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve "dileğimiz bağışlanmadır" deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Muhsinlerin (alacaklarını / karşılıklarını / ecirlerini) arttıracağız (seneziydülmuhsiniyn)".
Hasan Basri Çantay
(Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim)
Hani: ("Tih" den çıkdıkdan sonra) şu kasabaya girib dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek (eğilerek, saygı göstererek) girin ve (dileğimiz) hıtta (dır, günahlarımızın dökülüp düşmesidir) deyin, (tevbe edin de o sayede) kusurlarınızı örtelim, iyilik (ve itaat) edenler (in ecrin) i ise daha artıracağız" demişdik.
İbni Kesir
Hani; şu kasabaya girin, dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek girin, affet deyin, kusurlarınızı örtelim. İyilik
Şaban Piriş
(Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı)
Hani: -Şu kasabaya girip, dilediğiniz yerden istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından secde ederek girin ve "bağışla" deyin de sizi bağışlayalım. Güzel davrananların mükafatını da artıralım, demiştik.
Suat Yıldırım
(Kuran-ı Kerim ve Meali)
Bir zaman da şöyle dedik: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerden bol bol yiyin! Şehrin kapısından secde ederek, saygılı bir tavırla girin ve "Affet bizi ya Rebbena (hıtta)" deyin ki suçlarınızı affedelim; iyilik yapanların mükafatlarını daha da artıracağız.
Ahmed Hulusi
(Türkçe Kur'an Çözümü)
Hani şunu demiştik onlara: "Şu karyeye (boyuta) girin ve orada dilediğiniz şekilde (o boyutun nimetlerini) yeyin. . . Kapısından da secde ederek (varlığınızın yokluğunu, yalnızca Allah Esma'sının var olduğunu itiraf ederek) girin ve (benlik hissinizden dolayı) mağfiret dileyin. . . Ki (benliğinizin oluşturduğu) hatalarınızı mağfiret edelim.  Kendisine bağışlananları başkalarıyla karşılıksız paylaşanlara (muhsinlere) daha da arttıracağız. "
Rashad Khalifa
(The Final Testament)
Recall that we said, "Enter this town, where you will find as many provisions as you like. Just enter the gate humbly, and treat the people nicely. We will then forgive your sins, and increase the reward for the pious."
The Monotheist Group
(The Quran: A Monotheist Translation)
And We said: "Enter this town, and eat from it as you wish bountifully. And enter the passageway by crouching, and say: "Our load is removed," so that your wrongdoings will be forgiven, and We will increase for the good doers."
Edip-Layth
(Quran: A Reformist Translation)
We said, "Enter this town, and eat from it as plentifully as you wish; and enter the gate humbly, and talk amicably, We will then forgive your mistakes, and We will increase for the good-doers."
# Kelime Anlam Kök
1 ve iz: hani
2 kulna: demiştik ki قول
3 dhulu: girin دخل
4 hazihi: şu
5 l-karyete: kente قري
6 fekulu: yeyin اكل
7 minha: oradan
8 haysu: yerde حيث
9 şi'tum: dilediğiniz شيا
10 ragaden: bol bol رغد
11 vedhulu: girin دخل
12 l-babe: kapıdan بوب
13 succeden: secde ederek سجد
14 ve kulu: ve deyin قول
15 hittatun: hitta (ya Rabbi bizi affet) حطط
16 negfir: biz de bağışlayalım غفر
17 lekum: sizin
18 hatayakum: hatalarınızı خطا
19 ve senezidu: ve daha fazlasını vereceğiz زيد
20 l-muhsinine: güzel davrananlara حسن